| Prof. Koçak: Anayasa İhtiyaca Cevap Veremiyor, Tüm Kesimlerinin Katılımıyla Yeni Bir Anayasa Yapılmalı |
| İstanbul Okan Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mustafa Koçak, Mevcut Anayasanın İhtiyaca Cevap Veremediğini İfade Ederek, Halkın Tüm Kesimlerinin Katılımıyla, Görüşüyle Bir Anayasa Oluşturulması Gerektiğini Belirtti. |
|
Haber Yayın Tarihi: 04.07.2009 18:25 |
İstanbul Okan Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mustafa Koçak, mevcut anayasanın ihtiyaca cevap veremediğini ifade ederek, halkın tüm kesimlerinin katılımıyla, görüşüyle bir anayasa oluşturulması gerektiğini belirtti.
Gazi Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Dr. Levent Köker de askerlerin sivil mahkemelerde yargılanmaları konusundaki düzenlemeyi desteklediğini ifade ederken, Iğdır Barosu Başkanı Mustafa Buluş, yeni çıkarılacak anayasada düşünce ve ifade özgürlüklerinin uluslararası standartların üzerine çıkartılması gerektiğine dikkat çekti.
Anayasa Mahkemesi Üyesi Prof. Dr. Sacit Adalı ise Anayasada temizlikçisinden cumhurbaşkanına, başbakana kadar herkesin eşit olduğuna işaret ederek, "Bu ülkenin birliğe ihtiyacı vardır. İç barışı kurmalıyız. Birbirimize güzel ve sevgiyle bakmalıyız. Öyle bir anayasa yapılmalıdır ki tırnak kalpten ayrı olmasın. Nasıl ki bir insanın vücudu uyum içerisinde çalışıyorsa, Anayasada da her birim uyum içerisinde olmalıdır." dedi.
Iğdır Barosu ve Iğdır Üniversitesi'nin ortaklaşa düzenledikleri 5. Hukuk Sempozyumu yapıldı. Iğdır Kültür Sarayı'nda yapılan sempozyumda konuşan katılımcılar, hukuk devleti ve yeni anayasa vurgusu yaptılar.
Sempozyumun açılış Konuşmasını yapan Iğdır Barosu Başkanı Mustafa Buluş, sempozyumun, Türkiye'de demokratik hukuk devleti ilkelerinin yerleşmesi ve sivil bir anayasanın acilen çıkarılmasına yardımcı olmayı amaçladığını söyledi. Yeni çıkarılacak anayasada düşünce ve ifade özgürlüklerinin uluslararası standartların üzerine çıkartılması gerektiğine dikkat çeken Buluş, "İnsanların düşüncelerini özgürce açıklayabilme imkânlarını sağlayan, farklılıkları zenginlik olarak gören bir anayasa modeli oluşturmalıdır. Bugün Türkiyemizde hukuk herkese dokunmaktadır. Müdahalelerle, muhtıralarla, post modern darbelerle yara alsa da yine de ayakta duran bir demokrasiye sahibiz." diye konuştu.
İki oturumdan oluşan sempozyumun ilk oturumunu Anayasa Mahkemesi Üyesi Recep Kömürcü yönetti. 1. oturumda konuşan Anayasa Mahkemesi Üyesi Prof. Dr. Sacit Adalı 'Anayasa ve Sibernetik' konularına değindi. Prof. Adalı, toplumun kurallarının anayasa ile belirlendiğini belirterek, "Öyle bir anayasa yapılmalıdır ki tırnak kalpten ayrı olmasın. Nasıl ki bir insanın vücudu uyum içerisinde çalışıyorsa, anayasada da her birim uyum içerisinde olmalıdır. Ben bir parti kuracak olsaydım adını vatandaşın hayatını kolaylaştırma partisi koyardım. Çünkü Türkiye'de herkes birbirine engeller çıkartarak vatandaşın hayatını zorlaştırıyor. Halbuki Peygamberimizin (SAS) dediği gibi. Her şeyi zorlaştırmayıp kolaylaştırmalıyız. Anayasamızda temizlikçisinden cumhurbaşkanına, cumhurbaşkanından başbakana kadar herkes eşittir. Sadece birilerinin mevki ve konumu farklıdır. Bu ülkenin birliğe ihtiyacı vardır. İç barışı kurmalıyız. Birbirimize güzel ve sevgiyle bakmalıyız." şeklinde konuştu.
"MEVCUT ANAYASA İHTİYACA CEVAP VERMEMEKTE"
İstanbul Okan Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mustafa Koçak ise 'Anayasa ve Hak Arama Özgürlüğü' konusunda yaptığı konuşmasında, Türkiye'de durmadan anayasa değişikliği yapıldığını, 1982'den bugüne kadar 15 defa Anayasa değişikliğine gidildiğine vurgu yaptı. Prof. Koçak, şöyle devam etti: "Çünkü 1982 Anayasası halka sorulmadan hazırlanmıştır. Mevcut anayasa ihtiyaca cevap vermemektedir. Halkın tüm kesimlerinin katılımıyla görüşüyle bir anayasa oluşturulmalıdır." Medyanın yargıyı yönlendirmeye çalıştığını belirten Mustafa Koçak, Türkiye'de gelişen olaylardan dolayı hâkim ve savcılar adına medya kuruluşlarının karar vererek suçsuz insanları mahkûm ettiğini belirtti.
Hâkim bağımsız, yargı tarafsız olmazsa o zaman sıkıntı başlayacağını ifade eden Mustafa Koçak, şunları ifade etti: "Bugün hiçbir delil ve sonuca ulaşmadan medya hakim adına karar veriyor. Hüküm veriyor. Serbest kalması gereken bir kişiyi, tutuklanacak şeklinde yayınlarla hakimi baskı altına alıyorlar. Böyle bir ortamda nasıl sağlıklı karar verilecek. Yargıç devlete karşı da vatandaşının yanında olmalıdır. Adaleti gözü kapalı dağıtmalıdır. Bugün bazı savcılar çıkıyor konuşma yapıyor. Bunu tasvip etmiyorum. Savcılar iddianameleriyle hakimler ise kararlarıyla konuşur."
Programda kürt meselesiyle ilgili bir soruya cevap veren Prof. Koçak, bütün sorunların demokratik ortamda konuşularak çözüleceğine inananlardan olduğunu belirterek, "Asırladır bir arada yaşamışız, bundan sonra da yaşayacağız." dedi.
Programın ikinci bölümünde ise ilk olarak Gazi Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Levent Köker, 'Demokratik Anayasa ve Özgürlükler' konusunu işledi.
Ülkemizde tam demokrasi yoktur fakat hukuk devleti vardır diyen Levent Köker: "Demokrasi geliştikçe hukuk da gelişiyor. Vatandaşlar yeni haklara kavuşuyor. Toplumad demokratik devlet anlayışının yerleştirilmesi gerektiğini ifade eden Köker, bunun da siyasi irade ve vatandaşla olabileceğini kaydetti. Levent Köker, Türkiye'nin 3 önemli sorunu olduğunu ifade ederek, "Bunların başında Kürt Meselesi gelmektedir. Acil olarak çözülmelidir. Bir başka sorun ise din ve vicdan hürriyeti meselesidir. Alevi ve laiklik anlayışı din ve vicdan hürriyeti çerçevesinde çözüme kavuşturulmalıdır. 3. sorun ise Devlet Bakanı Ali Babacan'ın dediği gibi, bu ülkede Müslümanların da din ve vicdan hürriyeti problemi vardır. Bu çerçevede, Lozan Antlaşması'nı doğru uygulamak gerekir." şeklinde ifade etti. Yeni bir anayasaya İhtiyaç olduğunu söyleyen Levent Köker, bunun, halkın kendisini İfade edebileceği bir anayasa olması gerektiğine işaret ederek, "Malesef bugün anayasansın bekçiliğini Anayasa Mahkemesi yapmaktadır." şeklinde konuştu.
"HALKIN İRADESİNİN YANSIDIĞI BİR ANAYASA YAPAMADIK"
Sempozyuma katılan Anayasa Mahkemesi Raportörü Doç. Dr. Osman Can ise 'Anayasa ve Siyasi Katılım' Konusunu işledi. 1921 Anayasasına sıklıkla vurgu yapan Osman Can, "Bu anayasa halkın temsil edildiği bir Anayasa idi, daha sonra kaldırıldı. O günden bugüne halkın iradesinin yansıdığı bir anayasa yapamadık. 1961 ve 1982 anayasası bu millete layık mı ? tartışılır." dedi. Halkın iradesinin devlete hakim olabilmesi lazım geldiğine işaret eden Osman Can, "İletişimin olmadığı yerde kavga vardır. 1930 yılından bu zaman kadar 60 siyasi parti kapatılmıştır. Bunlar muhtıralar veya darbeler sonucu kapatılmıştır. Türkiye, artıık büyük bir değişim yaşıyor." İfadelerini kullandı.
Sempozyumun soru-cevap bölümünde askerlerin sivil mahkemelerde yargılanmaları konusunda bir soruya cevap veren Prof. Dr Levent Köker, "Askerlerin sivil mahkemelerde yargılanmaları konusundaki düzenlemeyi destekliyorum. Bu yasada eksiklilikler var. Vatandaşı askerlikten soğutma gibi suçlar da askeri mahkemelerden alınıp sivil mahkemelere verilmeliydi." şeklinde cevap verdi.
Bir diğer soruya cevap veren Anayasa Mahkemesi Raportörü Osman Can ise 1961 ve 1982 Anayasasının, halkın yaptığı bir anayasa olmadığını, bu nedenle halkın iradesini yansıtmadığını kaydetti. Can, "Yeni bir anayasaya ihtiyaç vardır. Bu nedenle yeni bir anayasa yapılıp halkın katılımı sağlanmalı" dedi.
Seçim barajına da değinen Osman Can, seçim barajının toplumsal siyaseti engellediğini söyledi. Bu nedenle konulan barajların Türkiye'de çok ciddi yıkımlara ve acılara yol açtığını savunan Can, seçim barajı olmaması gerektiğini ifade etti. Can, "Eğer olacaksa en fazla yüzde 2-3 oranında olabilir. Toplumsan barış için baraj kalkmalıdır." dedi. Kürt meselesine de değinen Osman Can, bu meselenin demokrasi içerisinde çözüleceğini, demokratik siyasi iradenin karar verdiği anda hukuk kurallarının değişip bu meselenin çözülebileceğini söyledi.
(CİHAN)
|
|
|
 |
Son Dakika Haberleri |
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|