16:5500
Son Dakika Haberleri: Eğitim-Bir-Sen 7. Türkiye Buluşması

Eğitim-Bir-Sen 7. Türkiye Buluşması


Memur-Sen ve Eğitim-Bir-Sen Genel Başkanı Ahmet Gündoğdu, her türlü vesayete karşı olduklarını, illegal yapıların karşısında dün olduğu gibi bugün de dik duracaklarını belirtti.

Eğitim-Bir-Sen 7. Türkiye Buluşması,
Memur-Sen ve Eğitim-Bir-Sen Genel Başkanı Ahmet Gündoğdu, her türlü vesayete karşı olduklarını, illegal yapıların karşısında dün olduğu gibi bugün de dik duracaklarını belirtti.

Eğitim-Bir-Sen 7. Türkiye Buluşması, şube yönetimleri ve ilçe temsilcilerinin katılımıyla Antalya'da yapıldı. Toplantıda konuşan Memur-Sen ve Eğitim-Bir-Sen Genel Başkanı Gündoğdu, 17 Aralık küresel operasyonunun Gezi olaylarının devamı olduğunu belirterek, "Konu belli, 'büyük Türkiye' hedefini akamete uğratmaya dönük bir sivil vesayet çabası var. Türkiye kendi iç sorunlarını çözerse sadece süper güç olmayacak, Ortadoğu'ya örnek olacak bir ülke durumuna gelecek. En büyük korkuları bu" diye konuştu.

"Memur-Sen, özgürlük insana aittir, insana dairdir anlayışıyla hareket eden aksiyoner bir özgürlük hareketidir" diyen Gündoğdu, şunları kaydetti:

"Türkiye'nin içinden geçtiği ve vesayetin hakim kılınmaya çalışıldığı süreçlerde paranın veya özlük haklarının hesabı yapılmaz. Kuruş sendikacılığı değil, duruş sendikacılığı yapmalıyız. Ücret sendikacılığı amaç değil, araçtır. Siyaset kurumu, sendika, memuriyet, hepsi araçtır; amaç medeniyet davamıza hizmettir."

Örnek, değişime açık, değerler eğitimini bilen ve müfredata kendinden bir şeyler katabilen bir öğretmene ihtiyaç duyulduğunu belirten Gündoğdu, "Öğrenciyi test çözmede değil, hayata hazırlamada rol alacak idealist öğretmen istiyoruz" dedi.

Bu kapsamda sendika olarak yeni çalışmalara imza atmaya hazırlandıklarını ifade eden Gündoğdu, eğitimin kalitesini artırmak, tam demokrasiye geçmek, milli ve manevi değerlere sahip bir gençlik yetiştirmek için sorumluluk alacaklarını belirtti.

"PROVOKASYONLARA ÇANAK TUTULMASIN"

Berkin Elvan'ın yaşamını yetirmesinden sonra yapılan gösterileri de değerlendiren Gündoğdu, "Vatandaşların kurallar içerisinde yakmadan, yıkmadan ve suiistimal etmeden demokratik taleplerini meşru yollardan dile getirmeleri en tabii haklarıdır. Ancak huzura ve istikrara her zamankinden daha fazla ihtiyacımız olduğu şu günlerde gösterilerin marjinal gruplar tarafından farklı mecralara çekilmek istendiği aşikardır. Bir takım yapıların çözüm süreci ile sağlanan barış ortamından rahatsız olduğu bir dönemde yakaladığımız huzur ikliminin dağılmaması için samimi ve ortak bir gayretin içinde olmalıyız. İllegal gruplar tarafından atılan molotof ile otobüste diri diri yanarak hayatını kaybeden 17 yaşındaki Serap Eser'in cenazesinde aynı duyarlılığı sergilemeyen, hatta acılar üzerinden gerilim üretmek isteyenlerin sahneye koyduğu oyunların farkında olduğumuzun da herkes tarafından bilinmesini istiyoruz. Kritik bir eşikten geçen ülkemizde en önemli unsur birlik ve beraberliğin bozulmamasıdır. Bu birlik ve dirlik içinde hep birlikte büyük Türkiye ideali ve güçlü medeniyetimizin yeniden inşası için çalışmalıyız. Provokasyonlara çanak tutulmasın ki yeni Buraklar, yeni Berkinler gerginliklere kurban gitmesin" ifadelerini kullandı.

"HAKLARIMIZIN PEŞİNDEYİZ"

Toplu sözleşme kazanımlarıyla ilgili olarak Gündoğdu, şunları kaydetti:

"2014 yılı maaş zammının taban aylığa yapılan brüt 175, net 123 TL tutarındaki taban aylık üzerinden gerçekleşmesi, kamu görevlilerinin yüzde 90'a, emekli kamu görevlilerinin ise yüzde 95'e yakın bölümü açısından kapsamlı ve daha fazla getiri üretmiştir. 175 TL taban aylık zammı, her kamu görevlisi için devletin kasasından her ay 210 TL çıkması demektir. Bir başka ifadeyle taban aylık zammı kamu maliyesi bütçesinden kamu görevlileri için daha fazla pay ayrılması sonucunu üretmiştir. Taban aylık zammı sayesinde aralarında emekli eğitim çalışanlarının da yer aldığı emekli kamu görevlilerinin maaşları net 146 TL yükselmiş, emekli olacak kamu görevlilerine ödenecek emekli ikramiyesinde de 1 Ocak 2014'ten geçerli olmak üzere 5 bin 250 TL artış gerçekleştirilmiştir. Diğer taraftan 666 sayılı KHK ile ek ödemelere yapılan artışta unutulan ve ek ödemelerine zam yapılmayan öğretmenlerimiz için özel olduklarını hissettirecek biçimde 75+75 TL olmak üzere 2014 yılında 150 TL özel hizmet tazminatı zammı aldık. Öğretmenler için elde ettiğimiz ve Ocak 2014'te 75 TL'lik ve Temmuz 2014'teki 75 TL'lik özel hizmet tazminatı artışları ile taban aylık zammı birlikte değerlendirildiğinde 2014 yılında öğretmenlerimizin maaşında toplamda net 273 TL, brüt 325 (175+150) TL artış olması demektir. Bu kazanımlarla birlikte 666 sayılı KHK mağduriyetinin başladığı günden itibaren dile getirdiğimiz 'ek ödemeyi söke söke alacağız' vaadimizi bir hakkın yerine getirmiş olduk. Eğitim kurumu müdür ve müdür başyardımcılarının zorunlu ders görevlerinin 6 saatten 2 saate indirilmesi, 740 TL'lik öğretim yılına hazırlık ödeneğinin 2014'te 850 TL, 2015'te 950 TL'ye çıkarılması, 4/C kapsamındaki eğitim çalışanlarına aile yardımı alanlar için yüzde 50 yaklaşan ücret artışı, 4/C kapsamındaki bekar kamu görevlileri için brüt 350, net 253 TL artışı, nöbet ücreti ödenen öğretmenlerin kapsamının genişletilmesi, başta sağlık meslek liseleri olmak üzere okul ve branşları sayılmadığı ilave eğitim-öğretim tazminatı konusunda mağdur olan eğitim çalışanları için çalışma yapılması, farklı kurumlar tarafından yapılan sınavlarda ödenen sınav ücretlerindeki adaletsizliğin giderilmesine yönelik düzenleme yapılması gibi kazanımları da bu toplu sözleşmeyle eğitim çalışanlarımıza kazandırdık."

"MAĞDURİYETLER GİDERİLECEK"

Öğretim elemanlarının durumu hakkında ise Gündoğdu, "Toplu sözleşme masasında öğretim elemanlarının maaşlarındaki adaletsizlikle ilgili kapsamlı çalışma başlatılması kararı alınması, akademik personelin ücret mağduriyetinin toplu sözleşme aracılığıyla hükümet tarafından kabul edilmesi demektir. Ancak akademisyenlerin maaş ve ücretlerinin; öğretim görevlisi-öğretim üyesi, 20 yıllık ve daha uzun süreli üniversiteler ile yeni kurulmuş üniversiteler ve henüz 20 yılını tamamlamış üniversitelerde görev yapan 5 talep ettik, mücadele verdik, kazandık. Akademik personel arasında geliştirme ödeneği kapsamlı gelir farklılıkları, YÖK Kanunu değişiklik çalışması kapsamında akademik personele yönelik yeni ücret ve gelir kalemlerinin ortaya çıkacak olması gibi birçok parametreyi barındırması nedeniyle daha kapsamlı ve daha nitel bir çalışmayı gerektirdiği tartışmasızdır. Toplu sözleşme masasında yasal anlamda startını verdiğimiz akademik personelin maaş mağduriyetinin giderilmesi çabamızı, takibimiz ve kararlı mücadelemiz sonucu kazanıma dönüşeceğinden hiç şüphemiz yoktur" şeklinde konuştu.

Çözüm ürettiklerini belirten Gündoğdu, "Eğitim-Bir-Sen'in yetkili sendika sıfatıyla oturduğu iki toplu sözleşme masasındaki kararlı duruşu ve son toplu sözleşmedeki performansı, bundan önceki 8 yıllık süreçte yetkili olan iki sendikanın eğitim çalışanları adına kazanım üretme konusundaki yetersizliğini de tescillemiştir. Kazanım hanesinde koca birer sıfırın bulunduğu bu iki sendikanın Eğitim-Bir-Sen'in her seferinde yeni kazanımlar üretmek suretiyle toplu sözleşmeyi kazanımlar serisi haline getirmesini alkışlamayacaklarını biliyoruz. 2014-2015 yıllarını kapsayan hizmet kolu toplu sözleşmesini 'başarısız' olarak göstermek ve karalamak için bu kadar enerji harcamaları bizi yanıltmamıştır. Keşke, bizi ve toplu sözleşmeyi karalamak için kafa yoracaklarına eğitim çalışanlarına kazanım üretmek için çaba harcasalardı" diye konuştu.

Konuşmanın ardından 'Eğitim-Bir-Sen Güfte Yarışması'nda dereceye girenlere plaket ve ödülleri takdim edildi. Toplantı, Ömer Karaoğlu'nun konseriyle sona erdi. - ANTALYA

[Hata Bildir]
31.10.2014 16:55:46. #1.12#