20:5900
Son Dakika Haberleri: 2013 Yıl Sonu Enflasyon Tahmini 0.9 Puan Artışla %6.2 Oldu

2013 Yıl Sonu Enflasyon Tahmini 0.9 Puan Artışla %6.2 Oldu


Merkez Bankası Başkanı Erdem Başçı, 2013 yılı yılsonu enflasyon tahminlerini 0.9 puan yukarı yönlü güncellediklerini bildirdi.

2013 Yıl Sonu Enflasyon Tahmini 0.9 Puan Artışla %6.2 Oldu,
Merkez Bankası Başkanı Erdem Başçı, 2013 yılı yılsonu enflasyon tahminlerini 0 Merkez Bankası Başkanı Erdem Başçı, 2013 yılı yılsonu enflasyon tahminlerini 0.9 puan yukarı yönlü güncellediklerini bildirdi. Enflasyonun 2013 yılı sonunda orta noktasının yüzde 6.2 olmak üzere yüzde 5.2 ile yüzde 7.2 aralığında gerçekleşeceğini tahmin ettiklerini belirten Başçı, 2014 yıl sonu tahmininin ise orta noktasının yüzde 5 olmak üzere yüzde 3.3 ile 6.7 aralığında tahmin edildiğini vurguladı.

Merkez Bankası Başkanı Erdem Başçı, 2013 yılı 3. Enflasyon Raporu'nu açıkladı. Başçı konuşmasında son dönemdeki para politikası gelişmelerine değindi. Geçen yılın üçüncü çeyreğinden itibaren enflasyon görünümünün iyileşmesi ve sermaye girişlerinin güçlenmesi nedeniyle kademeli olarak parasal genişlemeye gittiklerini belirten Başçı, bu süreçte küresel risk iştahına bağlı olarak dönem dönem dalgalanmalar gözlense de likidite politikasının büyük ölçüde destekleyici konumda olduğunu vurguladı. 2013 yılının Mayıs ayına kadar kısa vadeli faiz oranlarını daha düşük seviyelere indirirken Merkez Bankası'nın ortalama fonlama faizini düşürdüğünü belirten Başçı, sermaye girişlerinin finansal istikrar üzerindeki olumsuz etkilerini azaltmak amacıyla da Rezerv Opsiyonu Katsayılarını kademeli olarak artırdıklarını, böylelikle hızlı sermaye girişlerinin makroekonomik istikrar üzerindeki olumsuz etkilerini sınırladıklarını bildirdi.

-"TÜRK LİRASI LİKİDİTESİNİN KOMPOZİSYONUNDA GEREKEN AYARLAMALARI YAPABİLİRİZ"-

Mayıs ayının sonlarından itibaren küresel gelişmelerin para politikası duruşunun değiştirilmesini gerektirdiğini vurgulayan Başçı bu dönemde küresel para politikalarına dair artan belirsizlikler bütün gelişmekte olan ülkelerde olduğu gibi Türkiye'de de sermaye akımlarında ciddi oynaklığa yol açtığını kaydetti. Bu gelişmenin Türk lirasında aşırı değer kaybına ve finansal piyasalarda dalgalanmalara yol açması üzerine piyasaya verdikleri likiditenin kompozisyonunu değiştirerek likidite politikasını sıkılaştırdıklarını dile getirdi. Son aylarda enflasyonu artıran birden fazla unsurun aynı dönemde ortaya çıkmasının kısa vadede enflasyonun öngörülenden daha yüksek seyretmesine neden olduğunu dile getiren Başçı şunları kaydetti:

"Bu gelişmelerin fiyatlama davranışlarında bozulmaya yol açmasını engellemek ve finansal istikrarı desteklemek amacıyla Temmuz ayı toplantımıza faiz koridorunun üst sınırını 75 baz puan artırma kararı aldık. Ayrıca, ek sıkılaştırma dönemlerinde faiz koridoru ve likidite politikasının etkisini güçlendirmek amacıyla bazı ilave düzenlemeler yaptık. Bu noktada, enflasyon görünümü orta vadeli hedeflerle uyumlu olana kadar para politikasının temkinli duruşunu koruyacağımızı ve gerektiğinde ek parasal sıkılaştırmaya gidebileceğimizi vurgulamakta fayda görüyorum.

Küresel ekonomiye dair belirsizlikler ve sermaye akımlarındaki oynaklık karşısında daha etkili bir politika uygulayabilmek amacıyla Türk lirası likidite politikasının esnekliğini artırdık. Bu çerçevede, fiyat istikrarını ve finansal istikrarı etkileyen gelişmeleri yakından takip ederek Türk lirası likiditesinin kompozisyonunda gereken ayarlamaları yapabileceğimizi hatırlatmak isterim."

"-DÖVİZ KURUNDAKİ OYNAKLIK YENİDEN AZALMA EĞİLİMİ GÖSTERDİ"-

Faiz koridoruna dair aldıkları bu kararların döviz kuru oynaklığını azaltmakta oldukça etkili olduğunu gördüklerini belirten Başçı, son dönemde gelişmekte olan ülke risk primlerinde görülen artışın ve döviz piyasalarında yaşanan dalgalanmaların etkisiyle döviz kuru oynaklığının göreli olarak bir miktar yükseldiğini vurguladı. Ancak, faiz koridorunu genişletici yönde bir adımın Kurul gündemine alınacağına dair açıklama ve sonrasında üst sınırı artırmalarının ardından döviz kurundaki oynaklığın yeniden azalma eğilimi gösterdiğini dile getiren Başçı, yakın dönemde Türk lirasının ima edilen döviz kuru oynaklığın cari açık veren gelişmekte olan ülke para birimlerine kıyasla düşük seviyelerini korumaya devam ettiğini bildirdi.

-"KORİDORUN ÜST SINIRINI ARTIRMAMIZ FİYAT İSTİKRARI AÇISINDAN GEREKLİ"-

Son aldıkları kararı finansal istikrar açısından da değerlendiren Başçı, sermaye girişlerinin yoğun olduğu dönemlerde parasal sıkılaştırmanın yerli para üzerindeki aşırı değerlenme baskısını daha da artırarak finansal istikrarı olumsuz etkileyebildiğini vurguladı. Mevcut durumda ise Türk lirasının aşırı değerli olma noktasından oldukça uzak olması nedeniyle böyle bir sakıncanın söz konusu olmadığını dile getiren Başçı, "Bunun yanı sıra kredilerdeki artışın halen referans değerin üzerinde seyrediyor olması parasal sıkılaştırmanın bu kanaldan finansal istikrarı da destekleyeceğine işaret ediyor. Sonuç olarak böyle bir konjonktürde koridorun üst sınırını artırmamızın hem fiyat istikrarı açısından gerekli olduğunu hem de finansal istikrara katkıda bulunduğunu vurgulamak istiyorum" dedi.

-"KREDİLER GÜÇLÜ SEYRİNİ DEVAM ETTİRDİ-

Son aylarda sermaye akımlarındaki yavaşlamaya rağmen kredilerin güçlü seyrini devam ettirdiğini belirten Başçı, Temmuz ayı itibarıyla toplam kredilerin artış eğiliminin geçmiş yılların ortalamasından daha hızlı bir büyümeye işaret ettiğini vurguladı. Bu gelişmeler sonucunda yıllık kredi artış oranları da referans değer olarak açıkladıkları seviyenin belirgin olarak üzerinde seyrettiğini dile getiren Başçı, finansal piyasalardaki belirsizliğin artmasına bağlı olarak hem kredi arzının hem de kredi talebinin büyüme hızlarında bir miktar yavaşlama gözlenebileceğini tahmin ettiklerini söyledi. Başçı, bununla birlikte 2013 yılı sonu itibarıyla kredilerin yıllık büyümesinin referans oranın üzerinde gerçekleşmesini beklediklerini açıkladı.

Yılın ikinci çeyreğinde finansal koşullarda bir önceki çeyreğe kıyasla sınırlı bir sıkılaşma gözlenirken, çeyrek genelinde finansal koşullar destekleyici konumunu sürdürdüğünü ifade eden Başçı, Mayıs ayının sonlarından itibaren gözlenen sermaye akımlarındaki zayıflamaya paralel olarak, Temmuz ayı itibarıyla finansal koşulların daha sıkı bir konuma geçtiğini tahmin ettiklerini vurguladı. Başçı, para politikasının temkinli duruşunu da göz önüne alarak, tahminlerini üretirken yılın ikinci yarısında finansal koşulların iç talep ve krediler üzerindeki destekleyici etkisinin ortadan kalktığı bir görünümü esas aldıklarını belirtti.

-"ENFLASYON ÖNGÖRÜLERİN ÜZERİNDE ARTIŞ GÖSTERDİ"-

Enflasyonun 2013 yılının ikinci çeyreğinde öngörülerin üzerinde bir artış göstererek yüzde 8.3 düzeyinde gerçekleştiğini belirten Başçı, "Enflasyonun beklenenden yüksek seyretmesinde esas olarak Nisan Enflasyon Raporu'nda yukarı yönlü risk oluşturduğunu vurguladığımız işlenmemiş gıda fiyatlarındaki gelişmeler belirleyici oldu. Nitekim yansıda da gördüğünüz gibi işlenmemiş gıda ve tütün dışı enflasyon, öngörülerimizle büyük ölçüde uyumlu gerçekleşti" dedi.

-"GEÇEN ÇEYREKTE ENFLASYONUN TAHMİNLERİN ÖTESİNDE ARTMASINDA HİZMET ENFLASYONU ETKİLİ OLDU"-

Geçen çeyrekte enflasyonun tahminlerin ötesinde bir artış göstermesinde hizmet enflasyonunun beklenenden yüksek gerçekleşmesinin de kısmen rol oynadığını dile getiren Başçı, "Bu gelişmenin 2013 yıl sonu enflasyon tahmini üzerindeki etkisi yaklaşık 0.1 puan artırıcı yönde oldu. Döviz kurundaki hareketlerin temel mal grubu fiyatları üzerindeki etkileri Haziran ayı itibarıyla henüz gözlenmedi. Yılın ikinci çeyreğinde temel mal grubu fiyatları baz etkisinin de katkısıyla düşüş eğilimini sürdürdü. Bu gelişmeler çerçevesinde temel enflasyon göstergeleri son dönemde yatay bir görünüm sergiledi. Bununla beraber döviz kurundaki oynaklığın enflasyon üzerindeki yansımalarına bağlı olarak önümüzdeki dönemde temel enflasyonun bir miktar artış göstereceğini tahmin ediyoruz. Biraz önce de bahsettiğim gibi, bu artışın geçici olmasını sağlamak ve genel fiyatlama davranışları üzerindeki olumsuz etkileri sınırlamak için son dönemde faiz koridorunu genişletmek suretiyle politika duruşumuzu sıkılaştırdık. Enflasyon görünümü hedefle uyumlu hale gelene kadar bu sağlam duruşumuzu koruyacağımızı burada açıkça ifade etmek isterim" diye konuştu.

-"2014 YIL SONU ENFLASYON ÖNGÖRÜLERİ 0.1 PUAN AŞAĞI YÖNLÜ ETKİLENDİ"-

İç ve dış talep gelişmeleri birlikte değerlendirildiğinde, tahminlerini güncellerken toplam talep koşullarının enflasyondaki düşüşe katkısının bir önceki rapor dönemine kıyasla sınırlı ölçüde arttığı bir görünümü esas aldıklarını söyleyen Başçı, "İktisadi faaliyetin enflasyon üzerindeki etkilerinin genelde gecikmeli olarak ortaya çıkması nedeniyle, bu güncelleme 2013 yıl sonu enflasyon tahminlerimizde önemli bir değişime yol açmazken 2014 yıl sonu enflasyon öngörülerimizi 0.1 puan aşağı yönlü etkiledi" dedi.

-"GIDA, ENERJİ VE İTHALAT FİYATLARI ÖNEMLİ ROL OYNADI"-

Enflasyon tahminlerinde gıda, enerji ve ithalat fiyatlarının da önemli rol oynadığını dile getiren Başçı, sözkonusu değişkenlere ilişkin varsayımlarını şöyle aktardı:

"Son üç aylık dönemde ithalat fiyatları Nisan Enflasyon Raporu varsayımlarımızla uyumlu gerçekleşerek yatay seyretti. Ancak yakın dönemde gözlenen döviz kuru hareketlerine bağlı olarak Türk lirası cinsinden ithalat fiyatlarında belirgin bir artış gözlendi. Bunun yanı sıra Nisan ayında 103 dolar olarak belirlenen 2013 yılı ortalama petrol fiyatı varsayımımızı, son dönemdeki gelişmeler doğrultusunda yukarı yönlü güncelleyerek 107 dolara yükselttik. Bu gelişmeler 2013 yılsonu enflasyon tahminini 0.8 puan, 2014 tahminini ise 0.2 puan yukarı yönlü etkiledi."

-"2013 YIL SONU ENFLASYON TAHMİNİNDE MALİYE POLİTİKASINDAN KAYNAKLANAN BİR DEĞİŞİKLİK OLMADI"-

Gıda fiyatlarının yıllık artış oranına dair varsayımlarını ise bir önceki Rapor'da olduğu gibi yüzde 7 olarak koruduklarını dile getiren Başçı, şunları söyledi:

"Son dönemde işlenmemiş gıda fiyatlarında gözlenen olumsuz seyrin geçici olacağı ve fiyatların Ağustos ayından itibaren kademeli olarak normalleşeceği varsayımını esas aldık. Orta vadeli tahminlerimizi üretirken yılın kalanında tütün ve enerji ürünlerine yönelik ek vergi ayarlaması yapılmayacağını varsaydık. Öte yandan, her zaman olduğu gibi, diğer vergi ayarlamaları ve yönetilen/yönlendirilen fiyatların enflasyon hedefleri ve otomatik fiyatlama mekanizmaları ile uyumlu olacağı bir görünümü esas aldığımızı belirtmek isterim. Maliye politikasının duruşu için ise her zaman olduğu gibi Orta Vadeli Program projeksiyonlarını temel aldık. Bu çerçevede, önümüzdeki dönemde mali disiplinin süreceğini ve faiz dışı harcamaların GSYİH'ye oranının yılın ilk yarısına kıyasla önemli bir değişim göstermeyeceğini varsaydık. Dolayısıyla, 2013 yıl sonu enflasyon tahmininde maliye politikasından kaynaklanan bir değişiklik olmadı."

-2013 YILI SONU ENFLASYON TAHMİNİ YÜZDE 6.2'YE YÜKSELDİ-

Orta vadeli tahminleri oluştururken yakın dönemde küresel düzeyde para politikalarına ilişkin artan belirsizlik ve zayıflayan sermaye akımları karşısında para politikasının temkinli ve esnek duruşunu koruduğu bir çerçeveyi esas aldıklarını söyleyen Başçı, "Tahminlerimiz likidite politikasının genel olarak sıkı tutulduğu ve faiz koridorunun gerektiğinde aktif olarak kullanıldığı bir çerçeveyi temel alıyor. Kredilerin yıllık büyüme oranının ise önümüzdeki dönemde kademeli olarak yavaşlayarak 2014 yılının ortalarında yüzde 15 düzeyine ineceğini varsaydık. Bu çerçevede, enflasyonun, 2013 yılı sonunda orta noktası yüzde 6.2 olmak üzere yüzde 5.2 ile yüzde 7.2 aralığında gerçekleşeceğini tahmin ediyoruz. 2014 yıl sonu tahminimiz ise orta noktası yüzde 5 olmak üzere yüzde 3.3 ile yüzde 6.7 aralığında yer alıyor. Enflasyon tahminlerine temel oluşturan varsayımlar ve dışsal koşullar bir arada değerlendirildiğinde, döviz kuru ve petrol fiyatlarında yaşanan gelişmeler göz önüne alarak yıl sonu enflasyon tahminini 0.9 puan yukarı yönlü güncelledik" şeklinde konuştu.

-"ENFLASYONUN KISA VADEDE DALGALI BİR SEYİR İZLEMESİNİ BEKLİYORUZ"-

Enflasyonun kısa vadede enerji fiyatlarındaki baz etkisi kaynaklı olarak dalgalı bir seyir izlemesini beklediklerini söyleyen Başçı, bu çerçevede yıllık enflasyonun Temmuz ayında bu yılın tepe noktası olan yüzde 9 civarına ulaştıktan sonra Ağustos ayından itibaren aşağı yönlü bir eğilim sergileyeceğini tahmin ettiklerini ifade etti. Enflasyonun yıl sonunda yüzde 5 hedefinin sınırlı bir miktar üzerinde gerçekleşmesini beklemekle beraber, 2014 yılının başlarında yüzde 5 hedefine yaklaşacağını öngördüklerini vurgulayan Başçı, açıklamalarına şöyle devam etti:

"Bunun sebebi 2013 yılı Ocak ayında tütün fiyatlarında gözlenen yüksek artışın yıllık enflasyon üzerindeki etkisinin önümüzdeki yılın başında büyük ölçüde ortadan kalkacak olması. H ve I çekirdek enflasyon göstergelerinin ise son dönemdeki döviz kuru hareketlerinin gecikmeli etkilerine bağlı olarak yılın üçüncü çeyreğinde sınırlı bir yükseliş gösterdikten sonra yıl sonuna kadar genelde yatay bir seyir izlemesini bekliyoruz." - Ankara

Haber Yayın Tarihi : 30.07.2013 12:32 (Ankara Haber Ajansı)
[Hata Bildir]
20.09.2014 20:59:33. #1.12#