1 kadın, 1 göç, 1 başarı! Dünyanın gerçek Masterchef'i Mardin'de yaşıyor - Son Dakika

1 kadın, 1 göç, 1 başarı! Dünyanın gerçek Masterchef'i Mardin'de yaşıyor

18.03.2021 12:07

Adını dünyanın en iyi 10 şefi arasına yazdıran Şef Ebru Baybara Demir, topraktan tabağa olan muhteşem hayat hikayesiyle etkiliyor. İşte genç yaşına rağmen hayatına onlarca başarı ve ödül sığdıran Ebru Baybara Demir'in şaşırtıcı hayat hikayesi.

1
Mardin'in ilk turistik işletmesi Cercis Murat Konağı'nın sahibi Ebru Baybara Demir, film gibi hayat hikayesini StoryBox kanalına anlattı. Dünyanın en iyi 10 şefinden biri olma sürecine giden yolu anlatan Demir'in anlattıkları herkesi hayrete düşürdü.
2
Başkalarına ilham olacak hayat hikayesini anlatan Demir "Ben Mardinli bir ailenin üçüncü kızı olarak dünyaya geldim. Annem çok güzel bir kadındı. Mardin'de ve Güneydoğu Anadolu'da bir arada olmak gücü gerektiriyor. Erkek çocuk çok önemli. Benim annem yedinci gelin. Annemin bütün talihsizliği iki kız çocuğu doğurması. Annemin oğlunun olmadığı üzerine gidiyorlar. Annem tekrar hamile. Doğum için hastaneye gidiyorlar." dedi.
3
Demir "Gece saat 11:00'de hemşire müjdeyi veriyor onlara. Diyor ki 'Gözün aydın teyze' diyor, 'Bir kızın oldu', o kız çocuğu bendim. Babam 'Benim üç tane kızım var ama ben çocuklarımı okutacağım' diyor" diyerek anlattı.
4
İşsiz kaldığı zamandan bahseden Demir "Bütün aile içerisinde okuyan tek çocuklarız. Biz hepimiz üniversite bitirdik. Profesyonel turist rehberiyim aslında. 98 yılında bir meslektaşımla evlendim. Eşim İzmirliydi. İkimizde turizm sektöründe çalışıyorduk. Ülkede turizm durma noktasına geldiği yerde biz işsiz kaldık." diye konuştu.

5
"Amacım turizm yapmaktı"
Amacım turizm yapmaktı
Mardin'e yerleşme sürecini anlatan Demir "99 yılının sonlarında eşime dedim ki 'Gel, Mardin'e gidelim. Bir şey yapacaksak mutlaka burada yapmalıyız. Bu şehre çok inandın ben. İçimde bir heyecan vardı. 'Burada yaşar mıyız? Ben denemek istiyorum' dedim. Amacım Mardin'de turizm yapmaktı. Destinasyonlar hazırladım, çalışmalar yaptım. İstanbul Rehberler Odası'nın genel sekreterliğini yürütüyordum o zaman. Birçok acenteci ve rehber tanıyordum o dönemde ve İstanbul'a gidip Mardin'i anlatmaya başladım herkese." ifadelerini kullandı.
6
"Aslında zordu, çok zordu"
Aslında zordu, çok zordu
Mardin'de tek bir otel olduğu zamanı anlatan Demir "Acentelere bunu pazarlamaya başladım. Mardin o dönemde, 99 yılları sonları, güvenlik sorunu çözmemiş, tek bir otel var, çok kötü bir otel ve esnaf lokantasından başka turizm yatırımı olmayan bir yer. İnsanlar kötü bir süreç geçirdikleri için işte hiç bilmedikleri bir sektörde 'hayırlı olsun' diyorlar. Aslında zordu, çok zordu" dedi.

7
"Babama kafa tuttum"
Babama kafa tuttum
Babasıyla sorun yaşadığına değinen Demir "Aile ile başladı zorluk. Önce babamla başladı. Dedim ki 'Mardin'de yaşayacağım', 'yaşayamazsın' dedi. Dedim ki 'buna sen karışamazsın', babama kafa tuttum 23 yaşında. Babam 'sen gidersen eşin orada yaşayamaz. İsteseydim ben orada kalırdım, orada yaşatırdım ben sizi' dedi. Kapıyı çarptım ve geldim. O zaman babam 1,5 yıl konuşmadı " şeklinde konuştu.

8
"Yaşadıkça anladım"
Yaşadıkça anladım
Şehirde dayısının evinde kaldığını belirten Demir "Benim bu kadar gözü kara olmam onu korkutuyordu. Mardin'de o yaşayamadı. Ben babamı korkularıyla baş başa bıraktım, burada büyük bir savaşa hazırlandım. Ama hiçbir şeyin burada bir anlamı olmadığını yaşadıkça anladım. Hayallerimden vazgeçmedim. Çok yenildim, çok ağladım. Dayımın evinde kalıyordum dayım vefat ettikten sonra 4 katlı bir konakta yengem ve kuzenlerimle birlikteyim. Herkes o evde." diye anlattı.
9
"Başımızı belaya sokacak"
 Başımızı belaya sokacak
Kuzenleriyle sorunlar yaşadığını belirten Demir "Giyimim, yaşam şeklim, evliliğe bakış açım, kocamla aramdaki ilişki her şey çok bambaşkaydı. Zaman içerisinde yengem bu iletişimi sağlıyordu. Kuzenlerim yengemi çok sıkıştırmışlar, 'söyle gitsin yoksa başımızı belaya sokacak' diye. Ben gitmedim." dedi.
10
Kente turistler getirdiğini söyleyen Demir "2000 yılının Eylül ayında gezdirdiğim bir Alman turist grubu var. Bu arada küçük küçük gruplar getirtmeye başlamıştım. Grup gelecek 5 kişi, 10 kişi. Oteli önceden gidip temizletiyordum. Bu benim gururum aslında." ifadelerini kullandı.
11
Alman turistlerle yaşadıklarını anlatan Demir "2000 yılının Eylül ayında Alman konsolosluğunun 28 kişilik bir grubunu Mardin'de ağırlıyoruz. Öğlen yine otele geldiler. Akşam 'ben grubumla dışarıda yemek yemek istiyorum' dediler. Ertesi günü de öğlen yemeği yiyecek uzun bir programları var. Akşam yemeğini beğenmediler." dedi.
12
Yaşananlar sonrası ağladığını anlatan Demir "Turistler 'Yarın öğlen yemeğini nerede yiyoruz, biz burada yemek yemeyeceğiz' dediler. Almanca rehber arkadaşım bana 'bak Ebru, radikal bir karar aldın, Mardin'e geldin. Bir otel, bir restoranla iş yürütemezsin. Burada yaşayabilmen için mutlaka alternatif yaratmak zorundasın' dedi. Eve gittim, çok ağladım." şeklinde ifade etti.
13
Yengesinin teklifini anlatan Demir "Yengem gelip 'ne oldu' dedi. Bende 'yarın misafirlerimi yemeğe götürecek yer yok. Oradaki yemekler çok yağlı yemediler.' dedim. Yengem hiçbir şey söylemeden bana 'buraya gelin kaç kişiler' teklifini yaptı. '28 kişi, yapabilecek misin' dedim. Yengem 'her gün kaç 28 kişiye yemek yapıyorum haberin var mı' dedi. Beni yengem karşılamadı sadece, bütün mahalle bizim evin içerisinde." ifadelerini kullandı.

14
Turistlerin çok memnun kaldığını vurgulayan Demir "Yapılan yemekler muazzamdı. Bütün programı alt üst ederek grup 4'te çıktı. Sonra 'ben bu işi yapacağım' dedim. Yengeme 'Ben size turist getirsem siz böyle yemekler yapar mısınız evde?' dedim. Yengem hemen 'iş çıkartma bana' dedi, kadınlar ise hepsi 'yaparız' dediler." diye konuştu.
15
Müzede yemek verdiği söyleyen Demir "Topkapı Sarayı, Dolmabahçe Sarayı'nda turistlere yemek veriliyordu. 'Niye Mardin Müzesi'nde verilmesin' diye dönemin valisine gidip durumu anlattım. O çok beni ciddiye almadı ama 'ne istiyorsanız gidin yapın müzede' dedi. Müzenin kafeteryasını kiraladım. Müzede bir ekonomi dönmeye başladı." şeklinde anlattı.
16
Şikayet edildiklerinden bahseden Demir "Kişi başına da müze derneğine bir para ödüyoruz ama etrafta enteresan bir durum var. 21 tane kadın aynı mahalleden tek sıra halinde, elinde tencerelerle Cumhuriyet Meydanı'nı geçip müzeye gidiyor her gün. Birileri şikayet etti durumdan müzenin kapıları kapandı." diye konuştu.
17
Tüm kadınlarla beraber ağladıklarını söyleyen Demir "Yine 'niye?'lere döndüm. Tabi bu sefer değişik bir fark vardı, bu sefer tek başıma ağlamıyordum. 21 kadın vardı, birlikte ağlamaya başladık. Eğer şimdi dönersem kapısına gidip, sektör çok küçük, insanlara hayallerimi anlattım. 'Mardin'e gelin, şöyle iş yaptım buradayım ben' dedikten sonra gidip de 'Ben o işi yapamadım. Bana kaldığım yerden iş verin' demek bana göre değildi." ifadelerini kullandı.
18
İşletme kuran Demir süreci "İçimde fırtınalar kopuyordu ama zor bir fırtınaydı bu. 2001 yılı, 8 Haziran. Ben, bana inanan o kadınlarla birlikte, Mardin'in turistik işletmesini birlikte kurduk. 2000 yılı. Bir kadın, 23 yaşında. İçkili bir restoran işletiyor ve mutfağında kadınlar çalışıyor. Bu dinamiklerin kaldırabileceği bir şey değildi. 4 ay boyunca akıllarına gelen her şeyi söylediler. Hiçbiri duymadım yoluma devam ettim." sözleriyle anlattı.
19
Kırılma noktasını anlatan Demir "Bir gün bir beyefendi geldi. Altmışlı yaşlarda. Korktum önce. 'Sen Ebru musun' dedi, 'evet' dedim, 'gel, konuşacağız, çay söyle' dedi. 'Benim seninkinden daha güzel evim var. Ona otel mi yapayım, sana lokanta mı yapayım. Sen söyle' dedi. İşte benim için kırılma noktası oydu ve yola devam ettiler. Ondan sonra benle uğraşmayı bıraktılar." dedi.
20
"Çok büyük bedel de ödedim"
Çok büyük bedel de ödedim
'Dünyaya neler bırakabilirim' ile ilgili olduğunu anlatan Demir "Mutfağımda bir sürü insan çalışıyor ve bu insanların hiçbir tanesi daha önce turizm veya gastronomi eğitim almış insanlar değil. İyi şeflerim var. Yemeğin lezzeti kadar kaç kişinin hayatını etkilediği ile çok ilgiliyim. Ben 'dünyaya neler bırakabilirim?' ile ilgiliyim. Tarımdan, çiftçiden başlayıp tedarik zincirine ve ondan sonra tüketiciye kadar bir ekosistem yaratmanın ne kadar gerektiğini gördüm. Ağladım, çok büyük bedel de ödedim." dedi.
21
22
23
24

Son Dakika 1 kadın, 1 göç, 1 başarı! Dünyanın gerçek Masterchef'i Mardin'de yaşıyor - Son Dakika


YORUMLAR (4)
Tüm yorumlar için tıklayınız

Diğer Galeriler

Grinin Elli Tonu'nun yıldızı yeni işiyle şaşırtmadı! Tanıttığı ürünü ne siz sorun ne biz söyleyelim Müzisyen Ezra, sosyal medya hesabından trans olduğunu itiraf etti Canlı yayında iğrenç anlar! Ünlü model, bebeğinin plasentasını yedi Hangi kelime yürekteki yangını söndürür! Acılı anne 5 yaşındaki kızına yapılanı öğrenince aklını kaybetti Kaçak maymun besleyen sosyal medya fenomeni Meriç İzgi'nin 5 yıl hapsi istendi