Son Dakika Haberleri: Denizaltında Yaşayan Ölümcül Güzellik

Denizaltında Yaşayan Ölümcül Güzellik

6 yıl önce

1
Fizalya, yüzen bir hidrozondur. Physalia (Fizalya) veya Portekiz savaşçıları, denizin üstünde tehlikeli savaş gemileri gibi yüzerler. Küçük balıklara hücum edip beslenirler. İplikler gibi sarkan duyu organları, bazen 4 metre kadar uzar. Bu kollar, diş gibi keskin küçük dikenlerle örtülüdür. Fizalya tek bir hayvan gibi görünse de aslında bir hayvan topluluğu, bir kolonidir.

2
Bu cinsler , Atlantik Okyanusu , Atlantik Oyanusu , Büyük Oyanus , Hint Okyanusu , Karahip ve Sargasso Denizinde bulundu. Suyun Yüzeyinde veya yüzeye yakın yerlerde yaşarlar.

3
Fizalyalar, parlak renkleri ve uçucu yapısıyla insanı daha yakından bakmaya itiyor. Ama dikkatli olmakta fayda var; bu narin yaratık fazla yaklaşanları oldukça can yakıcı bir biçimde sokuyor.

4
"Portekiz savaş gemisi" olarak da bilinen hayvanın denizcilikle ilgili bu adının kökeni, pupa seyrinde camdan yapılmış bir yelkenliye benzemesinden geliyor. Bazen karaya vurma pahasına da olsa rüzgârda sürüklenerek yol almasının nedeni de zaten biçimi. Profesyonel fotoğrafçı Aaron Ansarov, onları karaya vurdukları bu sahillerde buluyor. ABD Ordusu'ndan emekli bir fotoğrafçı olan Ansarov, son yirmi yıldır Florida'daki bir kumsalda fizalya toplayıp fotoğraflıyor.

5
Florida'daki kumsala sürüklenmiş bir fizalya gördüğünde Ansarov'un dikkatini çeken ilk şey renkleri olmuş. Ansarov'un aksine fizalyalar çoğu kişinin zihninde sadece sokarken verdikleri korkunç acıyla bütünleşmiş. Ancak bu avcının, Ansarov'un merakını uyandıran bir başka özelliği daha var.

6
Fizalyalar, sifonoforlar olarak bilinen denizanalarıyla akraba bir gruba dahil. Bu gruptaki hayvanların özelliği, tek bir organizma gibi durmalarına rağmen aslında bir koloni olmaları. Sifonoforların, başka hayvanlarda olduğu gibi organları meydana getiren özel dokuları yok. Onun yerine, farklı görevlerde uzmanlaşmış genetik olarak özdeş bireylerden oluşuyorlar. Bireylerin bazıları dokunaçları meydana getirirken, bazıları da beslenme birimlerini, yüzerlik ya da üremeyle ilgili yapıları oluşturuyor.

7
Fizalyanın dokunaçları, yavru balıkları, küçük karidesleri ya da kopepod adı verilen minik eklembacaklı kabukluları yakalayıp hareketsiz hale getiriyor. Dokunaçların alt kısmında, adeta mavi ve mor bir inci dizisi gibi duran çizgili uzantılar olarak göze çarpıyor. Dokunaçlardaki hücre dizilerinde, nematosist adı verilen küçücük, içi boş mızraklar bulunuyor. Bu dikenli mızraklar enjeksiyon iğnesi gibi işlev görerek fizalyanın, kurbanına güçlü bir zehir enjekte etmesini sağlıyor.

8
Fizalyanın sokması, dokunaçları arasında yaşayıp beslenen denizanası balığı dışında tüm küçük deniz hayvanları için öldürücü nitelikte. İnsanlar içinse durum değişken. Honolulu'daki Hawaii Üniversitesi'nde sifonoforların yer aldığı grubun zehir yapısını inceleyen Angel Yanagihara, fizalya zehrinin insanlarda yarattığı tehlikenin, kurbanın yaşına ve nereden sokulduğuna bağlı olarak değiştiğini söylüyor.

9
Deri kalınlığı bedenin farklı yerlerinde değişik oluyor. "Kadınların ve çocukların derisi daha incedir" diyor. "Eğer bir çocuk, ensesi civarından sokulursa öldürücü olabilir çünkü zehrin büyük kısmı kan dolaşımına girebilir." Buna karşılık yetişkin bir erkeğin sırtından sokulmasının ancak kıymık batması gibi bir rahatsızlık vereceğini söylüyor.

10
"Bu tür yaratıklar, yok etmek için birçok yönteme sahip," diyor Yanagihara. Fizalyanın zehrinde ise bu ölümcül yöntemlerin hepsi bir arada bulunuyor.

11
Zehirdeki bir bileşenin hücre zarında delik açarak hücrenin ölümüne neden olduğunu belirtiyor. Başka bileşenlerse hücreyi çevreleyen protein ve yağları parçalayarak, fizalyanın avını dokunduğu anda sindirmeye başlamasına olanak veriyor.

12
Fizalyaların yüksek oranda UV ışınını nasıl tolere edebildiği, araştırmacıların bu hayvanlar hakkında bilmediği şeylerden sadece birisi. Bir diğeri de yaşam süreleri. "Bir aslanı etiketleyip izleyebilirsiniz ama aynı şeyi fizalyalara yapamazsınız." Fizalyalar esaret altında yaşamıyor. Hayvanları sınırlı bir süre ellerinde tutabilen araştırmacıların, henüz tüm yaşamlarını laboratuvarda geçirecek şekilde yetiştirmeyi başaramadıklarını belirtiyor.

13
14
15
16
17
18
19



Haber Yayın Tarihi: 30.09.2014 12:46 

YORUMLAR


Diğer Galeriler

Dünyayı ikiye bölen tartışma! Yıkayarak mı, silerek mi temizlenmeli? Kuzey Yıldızı İlk Aşk'ın mavi gözlü hırçın güzeli bakın kaç yaşında! Nefes alamıyor diye soluğu hastanede aldı! Burnundan çıkan şey doktorları bile şoke etti Sivas'ta şaşkına çeviren görüntü! Gören 'Çin Seddi gibi' diyor MasterChef'in yakışıklı İtalyan şefi Danilo Zanna'nın eşi Türk çıktı!