Dünyanın Gizemli Tarikatları - Son Dakika

Dünyanın Gizemli Tarikatları

5 yıl önce

1
Dünya üzerinde bulunan tarikatların arasında dini ve ruhani fanatik eğilimleriyle tanınan ve terörist faaliyetleri ile dehşet saçan topluluklar giderek artıyor. Hileli öğretileri ile bireyin bütün yaşam alanlarını kısıtlayıp üzerindeki sosyal kontrol mekanizmalarını istedikleri gibi kullanıyorlar. İşte dünyanın kan donduran tarikatları:

2
30 sene önce ölen lideri Jim Jones'un kurduğu tarikat bugün de 19 Kasım 1978 tarihinde yaşanan katliam ile anılıyor.

3
Üyelerine cenneti vaat eden Jones onlarla birlikte sık ormanda yaşamaya başladı.

4
Ancak umduklarını bulmayan tarikatçılar orayı terk etmek istediklerinde Jones kadın ve bebeklerin de olduğu insanları zehirli limonata içmeye zorladı, içmeyenleri ise silahla vurdu.

5
En büyük toplu intihar olayı, eski bir rahip olan Jim Jones'in kurduğu bu tarikatın Guyan'daki merkezinde, 1978 Kasım'ında yaşandı.

6
Tarikat mensupları, kendileri hakkında soruşturma yapmaya gelen Kongre üyesi Leo Ryan ile beraberindekileri öldürdükten sonra topluca zehir içtiler. İntiharı reddedenler arkadaşları tarafından vuruldu ve tarikata ait olan köyde 914 kişinin cesedi bulundu.

7
ALEF: Japonya'daki Aum olan eski adıyla bilinen Alef (Yüce gerçek), dünyanın en fanatik ve en tehlikeli tarikatı.

8
Üçüncü Dünya Savaşı'nı başlatmayı amaçlayan Alef, Tokyo'da 1995'te metrolara Sarin gazı ile düzenlediği saldırdırıda 12 kişi öldü, 5 bin 500 kişi ise zehirlenmişti.

9
15 kişinin öldüğü başka suçlardan da mahkum olan tarikat lideri Şoko Asahara (54) 2009 yılında idam edildi.

10
İki bin üyesi olduğu söylenen ve istihbarat tarafından gözetlenen Alef, Avrupa Birliği tarafından terör örgütü olarak tanımlandı.

11
BOKO HARAM: Terör tarikatı olan Boko Haram Kuzey Nijerya'da şeriat adına insanları kaçırarak ve öldürerek dehşet saçıyor.

12
2009 yılından beri 6 bin kişinin ölümünden sorumlu olan ve "Batılı tarzda eğitim yasaktır" anlamına gelen Boko Haram tarikatı son olarak kuzeydeki Chibok kentinde bulunan yatılı bir kız okulundan 150 kadar öğrenciyi kaçırdı.

13
ABD başkanı Barack Obama terör örgütünü baş düşman olarak tanımladı.

14
Dünyayı yönetenlerin asıl onlar olduğu söyleniyor. Dudak uçuklatan servetleri var ve milyonlarca üyeleri. Dünyayı yönettiği iddia edilen en gizemli örgütler hangileri? Amaçları nedir? Nasıl doğdular? Bu gizemli örgütler kaç kişiden oluşuyor?

15
MASONLUK: 'Mason' kelimesi taş ustası anlamına gelir. Başlangıçta mason loncaları gerçekten masonlardan, yani taş ustalarından oluşmaktaydı fakat daha sonra nedeni bilinmeyen bi şekilde, taş ustası olmayan birkaç kişi bu loncalara girdi ve bu akımla birlikte oluşan yeni gruba 'Hür ve kabul edilmiş mason' (free mason) dendi. Masonluk, başlangıcının resmi olarak 16'ncı yüzyılın sonu ve 17'nci yüzyılın başlarına dayandığı düşünülen bir çeşit 'Kardeşlik' organizasyonudur. Dünyanın birçok ülkesinde beş milyon üyesi bulunmaktadır. Sadece İngiltere, İskoçya ve İrlanda'da 480 bin, Amerika Birleşik Devletleri'nde ise iki milyona yakın üyesi bulunmaktadır.

16
İLLUMİNATİ: 1776 yılında Almanya'nın Münih kentinde, Adam Weishaupt isimli Kabbalacı bir hukuk profesörü ve Baron von Knigge önderliğinde kurulan gizli bir topluluktur. Illuminati, 'Aydınlanmış Olanlar' anlamına gelmektedir. Topluluğun kuruluş amacı cehaletle, baskıcılıkla ve kilisenin dogmalarıyla mücadele etmekti. Her ne kadar asıl amaç, aydınlanarak dinsel dogmalardan uzak, hür düşünceyi ve Newtoncu pozitif bilimin önünü açmak idiyse de, daha sonraları gizli siyasi amaçları olduğu öne sürüldü. İlluminati dünya siyaset tarihinin belki de zaman içerisinde üzerine en fazla komplo teorisi üretilmiş topluluğu halini almıştır.

17
OPUS DEİ: Opus Dei, 2 Ekim 1928'de Madrid'te sıradan bir papaz olan Jose Maria Escriva de Balaguery Albas tarafından kurulan 79 yıllık İspanyol asıllı bir örgüttür. Katolikliğe sadık, laik iş ve meslek sahiplerini biraraya getirerek Papa'ya Vatikan dışında destek olacak varlıklı ve iyi eğitim görmüş elit bir kadroyu oluşturmak amacı ile kurulan bu örgüt günümüzde Vatikan'da en etkili laik kurumdur. Gizli bir örgüt olan Opus Dei'nin tüm üyeleri Katolik meslek sahiplerinden oluşmaktadır. Bunun yanında her ülkede de örgütten sorumlu bir Kardinal bulunmaktadır. Onlara göre Papa'nın kimliği, Kilise'nin de, Papalık Makamı'nın da üstündedir. Papa, Tanrı-Krallığı'nın kutsal önderidir. Böylesine yüce bir mertebeye erişebilen kişi de elbette olağanüstü bir kişidir. Bu nedenle Opus Dei, böylesine olağanüstü bir kişi tarafından temsil edilen Vatikan Devleti'ni yüceltir ve Kilise'yi ikinci planda gör
18
KURU KAFA VE KEMİKLER TARİKATI: Bu tarikat, New Haven'deki Yale Üniversitesi'nde 1832 yılında William H.Russel'in öncülüğünde bir grup Yale'li öğrenci tarafından kuruldu.

19
Tarihin en gizemli topluluklarından biri de hiç kuşkusuz Tapınakçılar'dır. Fransızca'da “Templiers” , İngilizce'de “Templars” olarak adlandırılan bu şövalyelerin gizemi günümüzde de varlığını korumaktadır.

20
Özellikle de Mason Cemiyetlerinin bu şövalyelere sahip çıkmaları günümüzde de süregelen bir ilgiye kaynaklık etmektedir.

21
TARİKAT'IN DOĞUŞU: 1099 yılında Kudüs ve Filistin'deki kutsal yerler Haçlılar'ın eline geçmişti. Ancak Haçlı kuvvetlerinin burada güven içinde olduklarını söylemek çok güçtü.

22
Buradaki Müslüman kuvvetler, özellikle de 1071 Malazgirt Savaşı'ndan sonra akın eden Türkler Haçlıları güç durumda bırakmaktaydılar. Bölgeye Hristiyan hacı adaylarının da sürekli gelmesi bölgede özel güvenlik önlemlerinin alınmasını gerektirmekteydi. Hacı adayları ya fanatik Müslümanların ya da etraftaki haydutların kurbanı olmaktaydılar.

23
Bölgede güvenlik sağlanması ve hacı adaylarının güven içinde seyahatlerinin gerçekleştirilebilmesi için –kaynaklara göre- dokuz şövalye Fransa'da, Champagne bölgesinde, Hugues de Payns önderliğinde toplanmışlardır.

24
Kayıtlara göre bu şövalyeler Hugues de Payns, Geoffroy de Saint-Omer, André de Mantbard, Payen de Montdidier, Archambaud de Saint-Aignan, Geoffroy Bisol, Hughes Rigaud, Rossal ve Gondemare'dir.

25
Hac yollarının emniyeti için yola çıkıp Kudüs'e varan bu şövalyeler, kral II.Baudouin tarafından çok iyi karşılanmış ve kendilerine şehirde bir yer tahsis edilmiştir.

26
Bu yıllar, 1119-1120 yılları, tarikatın aynı zamanda ilk yıllarıdır. Tarikatın bu yıllardaki adı ise “İsa'nın Yoksul Şövalyeleri”dir.

27
Birkaç sene sonra ise kral II.Baudouin, oturmakta olduğu ve Süleyman'ın Tapınağı olarak bilinen yeri terk etmiş ve burayı bu şövalyelere tahsis etmiştir. İsa'nın Yoksul Şövalyeleri'nin adı ise bundan böyle “Tapınakçılar” olarak anılmaya başlamıştır.

28
Takip eden yıllarda Tapınakçı şövalyelerin sayısı hızla artmaya başlamıştır. Artık savunmaya ihtiyaç duyan hacıların korunmasını üstlenmek isteyen şövalyeler kendilerini Tapınakçıların arasında bulmaktadırlar.

29
Özellikle Hayfa Limanı ile Kudüs arasındaki yolun korunmasını Tapınakçılar üstlenmiştir. Tapınakçıların sayılarının artması artık Saint Augustin'den esinlenerek konulan kuralların yerine, bu tarikata mahsus yeni kuralların konulması gerektirmişti.

30
1127 yılında Hugues de Payns beş arkadaşı ile birlikte Roma'ya, Papa II.Honorius'u ziyarete gitmiş ve bu topluluk papa tarafından dini bir örgüt olarak tanınmış ve 13 Ocak 1128'de kurallar konulmuştur.

31
Latince olan bu kurallar “Latince kurallar” olarak geçer. 12 yıl sonra uygulanacak olan “Fransızca kurallar” ise bunlardan çok az farklıdırlar.

32
Aslında Tapınakçıların tanınmasında ve kuralların konmasında, daha başka bir deyişle tarikatlaşmasında önemli bir isim rol oynamıştır: Saint Bernard de Clairvaux.

33
1090 doğumlu olan Saint Bernard de Clairvaux, genç yaşlardan beri çevresinde tanınmaya başlanmış, gerek davranışları gerekse de din kültürü ile ünü yayılmıştır. 1153 yılındaki ölümüne kadar etrafında hem sevgi dolu bir din adamı hem de karizmatik bir lider olarak saygı görmüştür.

34
20 Ağustos'daki ölüm tarihi, ona ait bir kült gününe dönüşmeye başladığında ise kilise müdahale etmek zorunda kalmıştı.

35
Saint Bernard de Clairvaux gibi önemli bir kişiden destek alan Tapınakçılar böylece hem savaşçı şövalye olarak hem de dindar rahipler olarak kendi kurallarını uygulamaya başlamışlardır.

36
Tapınakçılar ayrıca kendilerini diğerlerinden ayırmak için beyaz elbiseler de giymeye başlamışlardır. Tapınakçıların kıyafetlerinin en belirgin özelliği ise beyaz elbisenin üzerinde bulunan kırmızı haçtır.

37
TARİKATIN BÜYÜMESİ: Zaman içinde Tapınakçılara birçok şövalye katılmış ve örgüt büyümeye başlamıştır. 1147 yılında tarikatın ikinci Üstadı Robert de Craon öldüğünde sadece Kudüs'de 700 şövalye ve onlara hizmet eden 2400 kişi vardı.

38
On üçüncü yüzılda bir çok eyalette varlık göstermekteydiler. Bunların arasında Provence, Bourgogne, Catalogne, Portekiz gibi yerler de vardı.

39
Filistin'de üç büyük eyalete bölünmüşlerdi: Kudüs, Tripoli ve Antakya. Bu yüzyılda Tapınakçıların 3468 adet şatoları vardı.

40
Tapınakçılar hem asker hem rahip oldukları için kadınlarla ilgilenmezler, boş vakitlerinin çoğunu ibadetle geçirirlerdi.

41
Tapınakçılar hem birtakım ayrıcalıklara sahip oldukları için hem de güvenilir oldukları için kutsal topraklara giden haçlıların paralarını da taşıyorlardı.

42
Tapınakçılar ayrıca hem katılanlardan gelen gelirle hem bağışlarla iyice de zenginleşmişlerdi. Bunun dışında söylentilere göre Tapınakçılar civardaki Müslümanlardan da para almaktaydılar.

43
Tarikatın ezoterik karakteri mühründe de görülmektedir. Aynı ata binmiş iki şövalye şeklindeki bu mühür değişik araştırmacılar tarafından değişik şekillerde yorumlanmıştır. Bazı araştırmacılar bu sembolü birbirini kollayan iki şövalye olarak yorumlarken bazıları da bunu tarikatın ilk yıllarındaki fakirliğini belirttiğini iddia etmişlerdir.

44
Aslında bu mühür , Saint Bernard'ın da «çarpışma iki yönlüdür, yeryüzünde ve gökyüzünde» şeklinde belirttiği gibi, misyonun maddi ve manevi olan iki yönünü temsil etmektedir. Bir başka deyişle görünüşteki amaçları Kutsal Topraklara giden hacılara yardım etmek olan tarikatın aslında bir de ruhsal bir amacı vardı. Tarikatın ezoterik yönünün bir başka göstergesi de inisiyasyon törenleridir. Bu törenler bütün ezoterik topluluklarda görülen törenlere benzemektedir.

45
Aday, kabul edilmeden önce çeşitli sınavlardan geçmektedir. Bu sınavların tam olarak neler olduğunu bilemesek de dört elementle ilgili bir takım törenler olduğunu, bazı moral değerlerin sorgulandığını öğrenmekteyiz.

46
Bu sınavları geçen adayı, geceleyin, on iki şövalye beklemekteydi. Dışarıda bekleyen adaya şövalyeler niçin kapıya geldiğini üç defa sorarlar, yanıtını kabul edince içeri alırlardı. Tarikata kabul edilme ise törenle olmaktaydı.

47
Tarikatın bir ilginç karakteri de o zamanki Orta Çağ düşüncesinden farklı düşünsel yapısı idi. Ezoterik düşünceye olan yatkınlığı Tapınakçıları diğer tarikatlardan ayırmakta ve etrafta yanlış anlamalara yer vermekte idi.

48
Tapınakçıları tam bir ezoterik topluluk olarak düşünmek doğru olmaz ancak tarikatın zaman içinde böyle bir karakter aldığını ve diğer ezoterik topluluklara kaynak olduğu için bu özelliğinin fazla abartıldığını söyleyebiliriz.

49
TAPINAKÇILARIN İSA HAKKINDAKİ GÖRÜŞLERİ: Tarih boyunca süregelen rivayetlere göre Tapınakçıların İsa hakkındaki görüşleri Hristiyanlıktan çok daha farklıdır. Yaygın olan bir rivayete göre Tapınakçı şövalyeler Johannit mezhebe mensupturlar.

50
Bilindiği gibi, Hristiyanlık tarihine baktığımızda İsa'nın gelişinden önce Vaftizci Yahya'nın kişiliğinin öne çıktığını görürüz. Ancak Yahya, kabul edilen İncillerde İsa'nın geleceğini müjdeleyip onun vaftiz olmasını sağlayan bir kişidir sadece. Hatta Matta İncili'nde Yahya şöyle der:

51
«Gerçi ben sizi tövbe için suyla vaftiz ediyorum, ama benden sonra gelen benden daha güçlüdür. Ben O'nun çarıklarını çıkarmaya bile layık değilim. O sizi Kutsal Ruh ve ateşle vaftiz edecek.»

52
Ancak zaman içinde bazı topluluklar Yahya'yı İsa'dan daha önemli tutmuşlar hatta bu düşüncelerini çağlar boyu, İsa betimlemelerinde aslında Yahya'yı resmederek sürdürmüşlerdir.

53
Tapınakçıların Johannit olduklarına dair çok da somut deliller yoktur, ancak kendilerine yöneltilen birtakım suçlamalarda Johannit mezhebe yöneltilen suçlamalara benzer suçlamalar vardır. Son yıllarda yapılan araştırmalar ise, biraz zorlamalı da olsa, bazı Tapınakçı sembollerinde Johannit mezhebine ait izler bulmaktadırlar. Tapınakçılara yakıştırılan başka inanışlara göre de Tapınakçılar İsa'nın Thomas isimli bir ikizi olduğuna ve yeniden dirilmenin ancak böyle gerçekleştiğine inanmakta ve ayrıca Maria Magdelena'nın İsa'nın karısı olduğunu öne sürmektedirler.

54
TAPINAKÇI ŞÖVALYELERİN MÜSLÜMANLARLA OLAN İLİŞKİLERİ: Haçlı seferleri sırasında kutsal topraklara giden haçlılar içinde Müslümanlar ile en yakın ilişkileri kuranlar Tapınakçılardır.

55
Söylentilere göre Tapınakçılar Müslümanlardan para da almaktadırlar. Tapınakçıların en çok ilişki kurdukları topluluk ise İsmailliye mezhebinden türeyen Haşhaşiler'dir. Haşhaşiler (Batıda “Assasin” diye anılırlar ve katil anlamına gelen bu sözcük buradan türemiştir.)

56
Hassan Sabbah'ın Alamut kalesini almasından sonra buraya yerleşen müritlere verilen isimdir. Haşhaş içtikten sonra cinayet işledikleri öne sürülen bu topluluk aslında dejenere olmuş bir ezoterik öğretiye bağlılardı.

57
Ancak Hassan Sabbah'ın kişiliğinden de kaynaklanan nedenlerle siyasete de karışan Haşhaşiler Tapınakçıların ezoterik İslam'ı tanımalarında etkili olmuşlardır.

58
Tapınakçılar Müslümanlarla ilişki kurdukları için çok suçlanmışlar, hatta Tapınakçıların taptığı ileri sürülen Bafomet/Bahomet adlı putun aslında Mahomet (Muhammed) sözcüğünden geldiği ve Tapınakçıların Muhammed'e taptıkları söylenmiştir.

59
Aslında Orta Çağ'da Batı'da Müslümanların Muhammed'e taptıkları zannedildiği bilindiğinden Tapınakçıların Müslüman olmakla da suçlandıklarını düşünebiliriz.

60
BU KÖYDE YAŞANANLAR KORKU FİLMLERİNİ ARATMIYOR/ Sırbistan'ın Zarozje köyünde yaşayanlar, yüzyıllardır vampir korkusuyla hayatlarını devam ettiriyor.

61
Bir dağ köyü olan Zarozje köyünde, efsaneye göre köylüler, yüzyıllar boyunca geceleri Sava Savanovic isimli vampirin evlerini harap edeceğini düşünüyor.

62
Sava Savanoviç isimli vampirin daha önce yaşadığı iddia edilen evde, bir aile tarafından satın alınıp turistlerin ziyaretine açılmış, ancak daha sonra ailenin vampir korkusuyla evi terk ettiği söyleniyor.

63
Ev zaman içinde harabeye dönerken barınacak yeri olmayan vampir Savanoviç'le ilgili söylentilerin sonuncusu; yeni bir ev arayışına girdiği ve kanını içtiği kişileri parçalara ayırarak, değirmende öğütmek için kurban avına çıktığı.

64
Ardından belediye başkanı Miodrag Vujetic: “Hepimiz korkuyoruz. Bu yüzden insanlara ‘Evlerinizin pencerelerine sarımsak ve haç koyun' duyurusu yapıldı.” dedi.

65
Bu söylentilerden sonra her evde sarımsak, sopa bulundurmak ve hava karardıktan sonra dışarı çıkmamak köy konseyi tarafından kural haline getirilmiş.

66
Köylüler, yaşamlarının her saniyesini vampir Savanoviç'in kendilerini öldüreceği korkusuyla yaşıyor. İşte o köyden kareler...

67
68
69
70
71
72
73
74
75
76
77
78
79
80

Haber Yayın Tarihi: 23.04.2015 12:27 

YORUMLAR


Diğer Galeriler

Asistan öğretmenden skandal! 2 öğrencisine uyuşturucu verip üçlü ilişkiye girdi Esra Erol'un yıllar önceki hali görenleri şoke etti! Efsane dizide figüranlık yapmış Tam paketi bir ev parası! İşte rende tasarımlı Apple Mac Pro ve özellikleri 'Doğal gaz faturası fazla geldi' diyenler dikkat! İşte süper tasarruf önerileri Hastanede kaptı, bir anda vücudunu yemeye başladı!