Son Dakika Haberleri: Son 15 Yılın En İyi 100 Filmi

Son 15 Yılın En İyi 100 Filmi

10 yıl önce

1
15. yılını kutlayan Sinema dergisi, yayın hayatı boyunca çekilmiş en iyi 100 filmi seçti. Bu seçki, son 15 yılın sinemasına ışık tutan ve bu dönemde öne çıkan eğilimleri özetleyen bir nitelik taşıyor. İşte söz konusu filmler:
2
100-Chungking Ekspresi - Chung Hing sam lam (1994)

Yönetmen: Wong Kar Wai Oyuncular: Brigitte Lin, Takeshi Kaneshiro, Faye Wong, Tony Leung

3
Wong Kar Wai ile, defalarca birlikte çalıştığı görüntü yönetmeni Christopher Doyle, görsel açıdan başdöndürücü bir iş çıkarıyorlar; hem mecâzen hem de zaman zaman kelime anlamıyla…Farklı film hızları kullanarak, kameralarını sürekli hareketli tutarak, kareleri capcanlı renklerle bezeyerek, kentten çarpıcı ve her biri kendi karakterlerine sahip mekânlara yer vererek, Hong Kong'tan nefes kesici bir sinemasal dünya yaratıyorlar.
4
Hem melankolik, hem umut dolu, yarı-fütürist ama geleceği belirsiz bir dünya bu. İçinde hem ‘Blade Runner' var hem de Fransız Yeni Dalgası'nın Paris'i. Caz gibi, hem geleneklerden yola çıkmayı seven hem de serbest ve çağrışımcı bir sinema.” Sinema Kasım 2007/ Sayfa 88 –Kutlukhan Kutlu
5
99-Saklı - Caché (2005)

Yönetmen: Michael Haneke Oyuncular: Daniel Auteuil, Juliette Binoche

6
Aslında ‘Saklı', Haneke'nin şu ana kadarki filmlerinin hemen hepsinde yaptıklarının, özellikle de bir üçleme oluşturan ‘Yedinci Kıta', ‘Benny'nin Videosu' ve ‘Tesadüfi Bir Kronolojinin 71 Parçası'nda ele aldığı temaların bir nevi yeniden elden geçirilmiş hâli. Laurent ailesinin evinin girişini gösteren bir kamera görüntüsünden oluşan açılış planıyla beraber aklımız ‘Benny'nin Videosu'ndan ‘Ölümcül Oyunlar'a pek çok Haneke filmine gidiyor.
7
‘Saklı'da tipik bir kentsoylu ailenin hayatının,evlerine gönderilen video kasetlerle sarsılışını izlerken, Haneke'nin önceki filmlerinden öğrendiğimiz şu cümle tekrar kafamızda yankılanmaya başlıyor: ‘Ayakta kalmak ve kendinizi korumak için kurduğunuz sistem bir gün sizi de yutacak.' (...) Laurent'lar gözlerini kapayıp uyumayı tercih ediyor ve gerçeklerle yüzleşmeyi ancak rüyalarında beceriyor olabilirler .
8
Ama ‘Saklı'nın pek çok insanın gözünü açma, üzerine konuşulması ve yazılması gereken konuları bir kez daha gündeme getirme gücü var. Başka bir deyişle, Haneke'nin yeni filmi sadece yönetmenin filmografisindeki en iyi işlerden birisi değil, uzun süre seyircinin ve eleştirmenlerin zihnini meşgul edecek, hakkında uzun uzadıya tartışılacak bir başyapıt.” Sinema Şubat 2006/ Sayfa 23 –Engin Ertan
9
98-Sonbahar - (2008)

Yönetmen: Özcan Alper Oyuncular: Onur Saylak, Megi Kobaladze

10
Sonbahar'da farklı kişiler, öyküler, temalar karşımıza çıkıp dursa da her köşe başında yüzünü gösteren, her bakışın veya sözün altına sinen bir tek şey var, o da ölüm. İnsanların ölümü, düşüncelerin ölümü, rüyaların ölümü, ülkelerin ölümü, çocukluğun ölümü… Asıl çarpıcı olan ise filmin buna rağmen karanlık bir film olmaması. Bunun iki nedeni var. Birincisi Alper'in dünya görüşünde gizli:

11
‘Batı nihilizmiyle Rus nihilizmini birbirinden çok farklı görüyorum. Batı nihilizminde çıkış yoktur, kayboluş vardır. Rus nihilizminde ise insana dair bitmeyen bir inanç vardır.' (...) İkinci sebebi ise ‘Sonbahar'ın son derece ölçülü bir film olması. Siyasetten bahsederken slogan atmayan, ölümden bahsederken ağlamayan, yalnızlıktan bahsederken umutsuzluğa kapılmayan bir film bu.
12
97-Son Umut - Children of Men (2006)

Yönetmen: Alfonso Cuaro´n Oyuncular: Clice Owen, Julianne Moore

13
Sahile yaklaşıp da giderek daha çok sefaletin, daha çok şiddetin, daha çok tozun, dumanın, patlama ve silah sesinin içine girdiğimizde, Alfonso Cuaro´n'un kamerası Ridley Scott'ın ‘Kara Şahin Düştü/Black Hawk Down' ya da Spielberg'in ‘Er Ryan'ı Kurtarmak/Saving Private Ryan'ını hatırlatan bir dinamizm kazanıyor.
14
Yer yer sarsıcı ve başdöndürücü olmakla birlikte, tüm patlamalarına rağmen hayli insan odaklı olan filmden seyirciyi biraz koparma riski taşıyan bir tercih bu. Ne kadar hareketli olsa da üzerine kan sıçrayana kadar, ‘kamera'nın farkında olmuyorsunuz. Kan epey yadırgatıcı bir etki yapıyor –seyirciyi bir anda öyküden alıp savaş haberi izliyor ruh haline taşıdığı için de bizi doğruca günümüze bağlıyor.
15
Ancak Cuaro´n'un, muhtemelen istemli bu küçük ‘yadırgatma seansı' dışında, kamerası ne kadar hareketli olsa da odağını hep karakterlerin üzerinde tutmayı başardığı, manzarayı insan üzerinden tanımladığı söylenebilir. ‘Son Umut'u sadece ‘gelecekte geçen bir kovalamaca filmi' değil de etkileyici bir distopya yapan şeyler de Cuaron'un bu tür tercihleri zaten.” Sinema Ocak 2007/ Sayfa 18 –Kutlukhan Kutlu
16

96-Dogville -(2003)

Yönetmen: Lars von Trier Oyuncular: Nicole Kidman, Paul Bettany


17
Trier'in tavrında insan nefreti veya yargılama yok. Dogme95 hareketiyle sinemanın özünü yakalamaya çalıştığını söyleyen yönetmenin, insanlığın özünü yakalamaya çalışması ve gördüklerini göstermeye çalışması bu. Kendi dahil herkese yöneltilmiş olan alaycı tavrı ise böylesine zor bir konuyu mesafeli ve daha az acıtacak bir şekilde ele almanın bir yolu. Güç, iktidar, kibir, insan doğası hakkında konuşurken kendisini de bunların dışında bırakmıyor.
18
Kendisi gibi yazar olan Tom'a, Grace'in kasabalılarla yaşadıklarının bir oyun olduğunu söyletiyor. Trier'e göre de ‘Dogville', kendisinin de bir parçası olduğu, yeni kuralları olan bir sinema oyunu. Dekorun, dolayısıyla duvarların ve sınırların olmadığı, hikâyenin bir tiyatro sahnesinde geliştiği bu filmde, oyunun fikir babası olarak Trier, gördüklerine ayna tutma ayrıcalığına sahip bir figür.
19
Sinemasını tüm kandırmacalardan ve fazlalıklardan arındırma isteği sürecinde de böyle bir yabancılaştırma unsurunu kullanmayı deniyor. Böylece karakterler ve hikâye ön plana çıkıyor; Trier dekorsuz da sürükleyici bir film ve unutulmaz karakterler yaratılabileceğini gösteriyor.” Sinema Ocak 2004/ Sayfa 16 –Burcu Aykar Şirin
20
95-Dönüş - Vozvrashcheniye (2003)

Yönetmen: Andrei Zvyagintsev Oyuncular: Vladimir Garin, Ivan Dobronravov, Konstantin Lavronenko

21
Niçin görmeliydiniz: Yer yer Tarkovski'nin ruhunu çağıran meditatif sineması için. Özellikle büyüleyici görüntü yönetimiyle akıllara kazınan ‘Dönüş', Altın Aslan ödülünü kazandığı 2003 yılındaki Venedik Film Festivali'nden bu yana tüm dünyada ses getirmekteydi.
22
İki yıl önce, İstanbul Film Festivali'ndeki ilk gösteriminin ardından geçtiğimiz yıl başında ülkemizde geniş gösterime giren film, burada da büyük beğeniyle karşılandı. SİYAD (Sinema Yazarları Derneği) tarafından geçtiğimiz sezonun en iyi yabancı filmi seçildi. 4 yıl sonra yapılacak 10 yıllık seçkilerde de adına rastlarsanız şaşırmayın.” Sinema Şubat 2006/ Sayfa 97
23
94-Köstebek - The Insider (1999)

Yönetmen: Michael Mann Oyuncular: Al Pacino, Russell Crowe, Christopher Plummer

24
Onur, sadakat, dürüstlük ve aile gibi kavramlar Michael Mann için önemli. Bugüne kadarki bir avuç filminde bu temaların bir kısmına doğrudan, bir kısmına ise dolaylı bir biçimde değindi. ‘Köstebek'te de Mann'in genelde öyküsünü anlatırken incelemeyi sevdiği bu temaları bulmak mümkün.
25
Ama bir noktayı gözden kaçırmamak gerek: Masaya yatırdığı bu temalar konusunda kesin yargılar bildirmekten hoşlanmıyor Mann. Olabildiğince nesnel betimliyor her şeyi, ki izleyici kendi sentezine ulaşsın. (...)
26
Henüz yalnızca bir elin parmakları kadar sinema filmine imza atmış olan Michael Mann, Hollywood'un en iyi yönetmenleri arasına adını yazdırma yolunda her filmiyle bir engeli daha aşıyor. ‘Köstebek' ise onun en iyilerinden biri.” Sinema Nisan 2000/ Sayfa 22 –Burçin S. Yalçın
27

93-Duvara Karşı - Gegen die Wand (2004)

Yönetmen: Fatih Akın Oyuncular: Birol Ünel, Sibel Kekilli, Meltem Cumbul


28
Festivalin yarışma bölümüne Almanya adına katılan iki filmden birisi olan ‘Duvara Karşı', Berlinale'nin en büyük ilgi odaklarındandı. Filmin basın için yapılan ilk gösteriminden başlayarak büyüyen hayranlık dalgası, ödül gecesi Fatih Akın'ın elinde Altın Ayı heykeliyle gazetecilere poz vermesiyle son buldu.
29
Genç yönetmen sadece istediği gibi bir film çekmekle kalmamış, en inandığı, en güvendiği filmiyle takdir toplamayı ve son derece önemli bir ödül kazanmayı da becermişti. İzleyen hemen herkesin memnun kaldığı ‘Duvara Karşı'nın en büyük kozlarından birisi hikâyesi. Aslında en basit hâliyle melodram da diyebiliriz ‘Duvara Karşı' için. Ancak bu tanımın başına ‘ağdalı' gibi bir sıfat eklemek yanlış olur.
30
Daha ziyade, amiyane tabirle ‘harbi bir film' karşımızdaki. Yönetmenin, anlattığı hikâyeye gerçekten inanması ve samimiyeti, filmdeki acıları daha da keskin hâle getiriyor ve karakterlerin vücutlarına attıkları kesikler izleyicinin yüreğine işliyor âdeta.” Sinema Mart 2004/ Sayfa 52 –Engin Ertan
31
92-Düşüş - The Fall (2006)

Yönetmen: Tarsem Singh Oyuncular: Catinca Untaru, Lee Pace, Justine Wadde

32
Yönettiği video klipler ve reklam filmleriyle büyük bir ün kazanan, 2000 yapımı ilk uzun metraj filmi “Hücre” ile farklı tepkiler çeken Tarsem Singh, altı yıllık bir aradan sonra “Düşüş” ile sinemaya dönmüştü.
33
Sakatlanan bir dublör (Lee Pace) ve yattığı hastanede tanıştığı küçük bir kız çocuğun (Catinca Untaru) dostluğu üzerine şekillenen, hikâye anlatmanın doğası üzerine bu masalsı film, 4 yıl boyunca yirminin üzerinde farklı ülkede çekilmişti. ABD'de ancak 2008 yılında gösterime girdiğinde pek parlak bir gişe hasılatı elde edemeyen “Düşüş”, Türkiye dâhil pek çok ülkede vizyon şansı da yakalayamamıştı.
34
Fakat gösterildiği festivallerde ve DVD baskısı aracılığıyla kendisine azımsanmayacak bir hayran kitlesi edindi. Örneğin İstanbul Uluslararası Film Festivali'ndeki gösterimi ertesinde Beyoğlu Emek sinemasında alkışların koptuğu hâlâ aklımızda.
35
91-Kayıp Otoban - Lost Highway (1997)

Yönetmen: David Lynch Oyuncular: Patricia Arquette, Bill Pulman

36
Lynch, finalde tekrar başa dönüyor ama filmin hikâyesini kasten boşlukta bırakıyor. Ayrıca kendi adıma bütün ipuçlarını takip ettiğimde çıktığım yer derin ve karanlık bir boşluktan başka bir şey değil. Şöyle de diyebiliriz: Baştan sona bir rüya olmaya çalışan bir film.
37
Ya da resimde değişik öğeleri tek bir çerçevenin içinde toplayarak anlamı bir çeşit kurguyla yaratmaya çalışan ressamlar gibi David Lynch'in de filmin bütün karelerini tek bir tablonun parçaları gibi tasarlayıp çektiğini… Dolayısıyla ‘Kayıp Otoban', Lynch'in hem rüyanın hem de resmin mantığını filmsel anlatıma çok iyi uyarladığının bir kanıtı.
38
Buradan bakıldığında Lynch'in günümüz sinemasındaki yenilikçi yönetmenler arasındaki yeri daha da netleşiyor. ‘Kayıp Otoban' da sinema anlatımını yenileyen, geleceğin sinemasındaki potansiyel eğilimleri haber veren bir film.” Sinema Aralık 1997/ Sayfa 32 –Mehmet Açar
39

90-Son Samuray - The Last Samurai (2004)

Yönetmen: Edward Zwick Oyuncular: Tom Cruise, Ken Watanabe


40
Zafer/Glory” ve “Ateş Altında Cesaret/Courage Under Fire”te savaş ve cesaret ilişkisini irdeleyen Edward Zwick “Son Samuray/The Last Samurai”da da yine benzer bir konuyu ele alıyor. Ancak bu seferki durağı samurayların mistik diyarı, yani Japon tarihi... 1870'lerde Amerikan ordusundan alkolik bir yüzbaşının Japon ordusunu eğitmek üzere ülkeye gelişiyle başlayan film, Amerikalı askerin burada geleneksel samuray kültürüyle tanışıp hem yabancılarla hem de kendisiyle barışmasını anlatıyor
41
Modernleşme ve geleneksellik, yani Doğu ile Batı değerleri arasındaki tezattan beslenen yapım, ‘silah icat oldu, mertlik bozuldu' düsturunda ilerleyip, modası geçmek üzere olan samuray yaşantısını kutsarken, bir yandan da her ‘Beyaz Adam'ın kötü olmadığını, hatta yeri geldiğinde ait ve sahip olmadığı şeyler için savaşmaktan kaçınmayacağının altını çiziyor.
42
Filmin tahmin edilir ve klişelerle süslü finalini saymazsak, Kurosawa'ya öykünen savaş sahneleri, göz alıcı kostümleri ve Hans Zimmer'in müzikleri “Son Samuray”ın ön plana çıkan özellikleri. Tom Cruise'un varlığından güç alır gibi görünen filmin asıl ağır topu ise samurayların komutanı Katsumoto rolündeki vakur duruşuyla Ken Watanabe.
43

89-Harry Potter ve Azkaban Tutsağı - Harry Potter and the Prisoner of Azkaban (2004)

Yönetmen: Alfonso Cuaro´n Oyuncular: Daniel Radcliffe, Rupert Grint, Emma Watson


44
Columbus, görsel olarak ilk iki kitabın hakkını vermiş sayılabilir (ana karakterlerden bazılarının castingi hep tartışma konusu olarak kalacak) ama, onun filmleri gerçek bir filmden çok, özel efektlerle desteklenmiş, beyazperdeye aktarılmış ‘okumalar'a benziyordu. Harry'nin başına gelen her şeyi filme sığdırma gayretiyle, olaylar nefes almaya fırsat bırakmadan birbirini izlemiş, işin duygusal yanı, kitabın altmetni hayli havada kalmıştı.
45
Cuaro´n ise, özel efektlerle aksiyonu biraz geri plana itip, karakterlerin duygusal dünyası üzerinde durmuş. Tabii bu konuda Columbus'tan daha avantajlı, çünkü kahramanlar büyüdükçe duygusal dünyaları da zenginleşiyor. Ayrıca Harry ile birlikte Potter seyircilerinin yaş ortalaması da gittikçe yükseldiği için, serinin daha karanlık yanlarının filmlere dâhil edilmesi de kolaylaşıyor.” Sinema Temmuz 2004/ Sayfa 16 –Sevin Okyay
46
88-Üç Maymun - (2008)

Yönetmen: Nuri Bilge Ceylan Oyuncular: Yavuz Bingöl, Hatice Aslan, Ahmet Rıfat Şungar, Ercan Kesal

47
Her bir plan popüler sinema izleyicilerinin alışık olduğundan epeyce uzun duruyor perdede. Repliklerin kendileri kadar o repliklere nasıl varıldığına, eylemlerin kendileri kadar o eylemler arasındaki tereddütlere de önem veren bir anlatım tarzı bu. Alışıldık hazırcevap alışverişler gidiyor, onların yerine iç dünyalarıyla boğuşan insanların sadece söyledikleri şeylerle değil hissettirdikleri şeylerle de yürüyen bir imalar dünyası geliyor.
48
Her aşamada tam olarak onaylamadıkları ama işlerine gelen kararlar veren ‘Üç Maymun' karakterlerinin baştan sona bir duygusal hazım problemi yaşadıkları söylenebilir; Nuri Bilge Ceylan'ın telaşsız gözlemciliği de bu hazım problemini çarpıcı bir şekilde sinemasallaştırıyor.” Sinema Kasım 2008/ Sayfa 26 –Kutlukhan Kutlu
49
87-Konuş Onunla - Hable con Ella (2002)

Yönetmen: Pedro Almodóvar Oyuncular: Javier Cámara, Leonor Watling, Rosario Flores

50
Almodóvar'ın yeni filmi ‘Konuş Onunla', -önceki filmleri- ‘Çıplak Ten/Carne trémula' ve ‘Annem Hakkında Her Şey/Todo sobre mi madre'nin izinden gidiyor. Yönetmenin sinemasından alışık olduğumuz kimi temaları bu filmde de görmek mümkün. Aralarında ilk dikkat çekeniyse sıra dışı, saplantılı bir aşk hikâyesi. Ancak yönetmen bu filminde mizaha neredeyse hiç yer vermiyor. Melodrama yakın duran öyküsünü fazla sulandırmadan anlatmayı tercih ediyor.
51
Filmin dramatik yapısı da önceki filmlerine oranla daha karmaşık. Almodóvar, hikâyesini karakterlerin bir araya geldiği anlarda parçalara ayırıyor ve zamanda ileri-geri gitmekten çekinmiyor. Hatta ‘Konuş Onunla' için, Almodóvar'ın olgunluk döneminin yönetmenlik sanatı açısından en iddialı ve en zorlayıcı filmi diyebiliriz.Eski hayranları mizahın eksikliğinden yakınacak olsa bile, karşımızdaki yönetmenin ustalıkla kotardığı,son derece etkileyici bir film.”Sinema Kasım 2002/Sayfa 67–Engin Ertan
52
86-Batman Başlıyor - Batman Begins (2005)

Yönetmen: Christopher Nolan Oyuncular: Christian Bale, Michael Caine, Katie Holmes

53
En başarılı Batman uyarlamaları sayılan Tim Burton filmlerinin izinden giderek çizgi romanın Frank Miller'ın etkisiyle daha karanlık ve sert bir havaya bürüdüğü dönemini temel alan Christopher Nolan, Batman'i her zamankinden gerçekçi ve karakter merkezli bir yaklaşımla perdeye yansıtmak iddiasını taşıyor.
54
Hikâyenin hiçbir noktasında seyircinin bir şeyleri önceden bildiğini farz ederek hareket etmemiş ve Kara Şövalye'nin üstün yeteneklerinden tutun da giydiği kostüme kadar her şeye mantık sınırlarını zorlamayan, gerçekçi bir açıklama getirmeye çalışmış. İnandırıcılıktan ve derinlikten çok maceranın boyutlarını önemseyen diğer süperkahraman filmlerinin aksine bu kez her şeyin bir sebebi var.” Sinema Haziran 2005/ Sayfa 42 –Senem Erdine İşmen
55
85-Üç Renk: Kırmızı - Trois Couleurs: Rouge (1994)

Yönetmen: Krzysztof Kieslowski Oyuncular: Irène Jacob, Jean-Louis Trintignant

56
Üç Renk üçlemesinin son filmi olan ‘Kırmızı'yı kardeşlik ilkesi üzerine kurmuştu Kieslowski. Onun kardeşlikten kastı, kelimenin genel anlamından biraz farklıydı. Bugün bizim için önemli olan bütün insanların bazı tesadüflerle hayatımıza girmiş olduklarını söylüyordu. Öyleyse henüz tanımadığımız herkes, yaşamımızın bir parçası olmaya adaydı. Ve bu durum tüm insanları görünmez bir kardeşlik bağıyla bağlıyordu.
57
Filmin başkahramanı Valentine, arabasıyla çarptığı köpeğin sahibini ararken tanışıyordu emekli yargıç Kern ile. İnsanlarla diyalogunu büyük ölçüde kesmiş olan yaşlı adamın tek meşgalesi komşularının telefon konuşmalarını dinlemek, mahremiyet sınırlarını aşarak bir anlamda ‘Tanrı'yı oynamaktı. Kaldı ki, meslek hayatı boyunca insanların hayatlarını yönlendiren kararlar vermiş, kimilerinde son derece kişisel davranmış, kendisini görevinin de üstünde görmüştü.
58
Valentine'in naif kişiliğinden çok etkilenen Kern,telsizini kapatıp kendini ihbar edecek,‘Tanrı'olmanın yorucu sorumluluğundan bir rastlantı eseri tanıştığı genç kız sayesinde kurtulacaktı.Duygusal açılımlar ve kişilik tahlilleri açısından da üçlemenin en güçlü filmi‘Kırmızı'yalnızlık,riyakârlık,sevgi açlığı ve bencillik üzerine de düşünmeye çağırıyordu seyircisini.Kern'in hayatlarına tanıklık ettiği hemen herkes büyük yalanlar üzerine kurmuştu yaşamını ve çoğunun bundan haberi bile yoktu.”
59
84-Kader - (2006)

Yönetmen: Zeki Demirkubuz Oyuncular: Ufuk Bayraktar, Vildan Atasever

60
Bir filmi çekerken ‘Ben bunu niye çekiyorum' diye çok fazla düşünmem ve bu işi sezgilerime, coşkularıma bırakırım. Biraz da bunu maddi manevi koşullara bırakırım. Film bittikten sonra ise hep beraber izleyiciyle birlikte ben de düşünürüm. Şimdi de aslında küçük bir üçkağıtçılık yapıyorum ve siz sorduğunuz için düşünüyorum bu konu üzerine. Evet, insanın kötülüğüne, akıl dışılığına ilgi duyan biriyim.
61
Çünkü insanın iyiliğinde ve aklî oluşunda benim için anlaşılabilir bir şey yok. Genel olarak filmlerimin çoğunda vardır. Karakterler hep akıl dışıdır... Hep bir imkânsızın peşinde koşma duygusu vardır, kendi kendini yok etme, kendi zararına olduğu halde bir şeyi isteme vardır. ‘Kader' de tüm bunlara olan ilgimi anlatabileceğim en sert hikâyelerden biri.
62
Galiba bu konuyu ele alma amacım bu. Ama film yapmak benim için neden ve sonuçla ilgili bir mesele değil. Ben bunu seviyorum, yani film yapmayı... Bunun benim için çok özel bir yanı var. Hiç kimsenin anlamadığı hiç kimsenin sezmediği bir yanı var.” Zeki Demurkubuz Sinema Kasım 2006/ Sayfa 54 -Röportaj: Murat Emir Eren, Senem Erdine İşmen
63
83-Gözü Tamamen Kapalı - Eyes Wide Shut (1999)

Yönetmen: Stanley Kubrick Oyuncular: Nicole Kidman, Tom Cruise

64
Stanley Kubrick'in ölmeden önce çektiği son filmi nihayet gösterimde…Daha çekimleri başlamadan bir efsane olan film, New Yorklu bir burjuva çiftinden yola çıkarak cinsellik üzerine odaklanıyor…Warner Bros.'un cinsel saplantı üzerine psikolojik bir gerilim olarak nitelendirdiği ve şirket yetkilileri tarafından, Amerika'da vizyona çıktığı güne kadar, yalnızca iki başrol oyuncusuna,Tom Cruise ve Nicole Kidman'a gösterilmiş olan film,sinemanın şimdiye kadar en çok merak uyandıran macerası oldu.
65
Koca stüdyonun koca koca yöneticileri, en ünlü film eleştirmenleri, Cruise ve Kidman'ın dışındaki tüm oyuncular ve hatta –şaka değilbu ikisi için gerçekleştirilen gösterimin makinisti bile filmi görebilmek için vizyonu beklemek durumunda kaldı. Ne var ki filmi vakitsizce (!) gören birileri vardı yine de: MPAA, yani endüstri sansür kurulu! Onlar filmi gördüler ve hiç çekinmeden NC-17 (17 yaşından küçükler izleyemez) sınıflandırması ile taçlandırdılar.
66
Bu,yaklaşık olarak 65 milyon dolara mal olmuş film için bir kabus, olası bir gişe hezimeti demekti.Bununla birlikte Stanley Kubrick'in,bizzat yürüteceği kurgu aşamasının ardından ortaya çıkacak nihai kurguya hiçbir gerekçeyle dokunulamayacağına,filmin ancak ve ancak o hâliyle seyirciye sunulabileceğine ilişkin bir şartı vardı. Warner Bros.yetkilileri bütün endişelerine rağmen Kubrick'in çok önem verdiği bu şarta riayet etmek zorunda olduklarını pekâlâ biliyorlardı.”Sinema Ekim 1999/Sayfa 52
67

82-Buz Devri - Ice Age (2003)

Yönetmen: Chris Wedge ve Carlos Saldanha. Seslendirenler: Ray Romano, John Leguizamo, Denis Leary


68
Sadece çocuklara değil yetişkinlere de hitap eden, ustaca tasarlanmış, yeni animasyon harikalarından biriyle karşı karşıyayız: ‘Buz Devri'. Batı'da büyük ilgi gören ve gişede çok başarılı olan film, animasyon tekniğine getirdiği yeniliklerle de dikkat çekiyor. Animasyon filmlerde beceriksiz oyunculukla ilgili sorunlar yaşanabileceğini ‘Final Fantasy' gibi örneklerden biliyoruz.
69
Sadece seslendirme değil yüz mimikleri açısından da sınıfta kalan, Dolph Lundgren muadili oyuncular gördük. ‘Buz Devri' bu açıdan epeyce zor bir işe girişiyor; hayvanlarla çalışıyor. İki ayağı üzerinde yürüyen Sid karakterini ve pek şahane bir vücut dili tutturmuş Diego karakterini bir tarafa bırakalım,
70
ama kocaman burnu yüzünden ağzı görünmeyen, dolayısıyla mimik potansiyeli yarıya düşen, vücut dili namına aheste beste yürümekten başka hiçbir potansiyel içermeyen devasa bir mamuttan, yani Manfred'den çıkarılan performansa ne demeli? Sadece bakışlarıyla oynayan Manfred'in hakkını Chris Wedge'e vermek gerekir. Filmdeki oyunculuğun bu açıdan birinci sınıf olduğunu belirtmeliyiz.” Sinema Şubat 2003/ Sayfa 64 –Ferhat Neptün
71
81-Not Defteri - The Notebook (2004)

Yönetmen: Nick Cassavetes Oyuncular: Ryan Gosling, Rachel McAdams, Gena Rowlands

72
lü Amerikalı yazar Nicholas Charles Sparks'ın aynı adlı romanından uyarlanan “Not Defteri”, iflah olmaz aşk filmi tutkunlarının yeni nesil “Aşk Hikâyesi”… Rivayete göre Sparks'ın eşinin dedesi ve büyükannesinin arasındaki aşk, bu romana esin kaynağı olmuş. Yıllar içinde yazarın bestseller olmuş üç romanı (Message in a Bottle, A Walk to Remember, Nights in Rodanthe) daha sinemaya uyarlandı ancak hiçbiri “Not Defteri” etkisi yaratamadı.
73
Klasik Yeşilçam melodramlarını aratmayan “Not Defteri”; çevrenin, koşulların ve zamanın karşılarına çıkardığı tüm engellere direnen zengin kız ile fakir çocuğun aşkını konu almakta. Ryan Gosling ile Rachel McAdams arasındaki güçlü kimyadan destek alan yapım, beyazperdede katıksız bir aşk masalına dönüştü.
74
İzleyiciyi kâh hastane odasında ağlattı, kâh lunaparkta yeşermiş ilk aşkını hatırlatıp tebessüm ettirdi. En çok da “her zaman, her yerde, her koşulda tek vazgeçilmez şey aşktır” diyerek aşkı arayan ama bulamayan, bulup da kaybeden ya da bulmaktan ümidi kesenleri, masallarda yaşanabilecek büyülü bir sevda öyküsüyle teselli etti.
75
80-Sweeney Todd: Fleet Sokağının Şeytan Berberi - Sweeney Todd: The Demon Barber of the Fleet Street (2008)

Yönetmen: Tim Burton Oyuncular: Johnny Depp, Helena Bonham Carter, Alan Rickman

76
Karındeşen Jack'in rakibi, İngiliz edebiyatının ucuz macera romanlarının unutulmaz karakteri Sweeney Todd, Tim Burton tarafından, Broadway müzikalinden yola çıkılarak beyazperdeye uyarlandı… Film üzerine varılan ortak görüş, dönemin İngilteresi'ni başarıyla anlatan setleriyle ve siyah-beyaz tonlarının hâkimiyetindeki sadece kan kırmızısıyla renklenen genel atmosferiyle, Burton'ın madalyonun karanlık yüzüne olan ilgisini son derece başarıyla yansıtıyor olması.
77
Cinayetleri bol kanlı bir gösteriye dönüştürmekten çekinmeyen yönetmenin en büyük kozlarının oyuncuları Johnny Depp ve Helena Bonham Carter olduğuna şüphe yok. Her zamanki Burton estetiğinin seyirci üzerinde hipnotik bir etki yarattığından bahseden eleştirmenler, bu yılın en iyi on filmi arasına şimdiden ‘Sweeney Todd: Fleet Sokağının Şeytan Berberi'ni yerleştirmiş durumdalar. Filmin Burton hayranları için büyük bir şölen olacağı kesin. Eşinin elinden yiyeceğimiz börekler de cabası!”
78
79-Fargo (1996)

Yönetmen: Joel ve Ethan Coen. Oyuncular: Steve Buscemi, Peter Stormare, Frances McDormand, William H. Macy

79
"Fargo", yan yana varolan iki ayrı görsel dünyadan oluşuyor. Karla kaplı, donuk, soluk bir gökyüzünün altında uzanan bembeyaz düzlükler ve kasvetli, loş iç mekânlar… Her iki dünya da aşağı yukarı aynı şeylerin altını çiziyor: Can sıkıntısı, boşluk ve tekdüzelik… Hikâye ise hiç tekdüze değil.
80
Tam tersine gayet akıcı. Fakat bütün bu akıcılığa rağmen ‘gündelik hayatın bayağılığı' diye kısaca özetleyebileceğim bir durum var ki, bu, filmin her yerinden sızıyor ve ‘Fargo'ya asıl kimliğini, temel özelliğini kazandırıyor: Depresif bir kış mevsiminde cinnete ve şiddete doğru sapan sıradan insanlar…
81
Ve finalde bir hiç uğruna ölen onca insana, yıkılan bir aileye, hiç kimsenin işine yaramayan, karlar altındaki o yüz binlerce dolara ve filmin tümüne sinmiş o ironiye, kara mizaha rağmen, hayatın olanca yeknesaklığıyla akıp gitmesi gerçekten insanın tüylerini ürpertiyor. O noktada Coen'lerin bir ‘suç filmi' kisvesi altında ‘gündelik hayatın içinde saklanmış melankoli, şiddet ve sıradanlık' üzerine ironik bir zihin jimnastiği yaptığı ihtimali daha da kuvvetleniyor.”
82


78-Babil - Babel (2006)

Yönetmen: Alejandro González Iñárritu Oyuncular: Cate Blanchett, Brad Pitt, Gael García Bernal


83
Babil'in, adının da gösterdiği gibi, çok net bir merkezi teması var: İletişimsizlik. Semalara ulaşmak isteyen insanoğlunun Tanrı tarafından dili dolaştırılarak cezalandırılışının ve bunun sonucunda lisanlarının doğuşunun öyküsüne gönderme yapan ‘Babil' ismi, filmin üç ayrı kıtada ve dört ayrı dilde geçen dört parçası için bir tür şemsiye oluşturuyor.
84
Filmde, dil farkı, insanlar arasındaki iletişimin önündeki ilk gözle görülür engeli teşkil ediyor etmesine ama ‘Babil'in asıl derdi bu gibi görünmüyor. Aynı dili konuşup anlaşamayan karakterleriyle de ifade edildiği üzere, insan deneyiminin, genelde ‘evrensel' tanımlaması uygun görülen niteliklerine rağmen, insanların birbirlerinin meramlarını anlamak konusundaki arızaları asıl mesele.
85
‘Babil'in ortaya koyduğu manzaradaki temel ironi şu: Enformasyon zengini bu yeni dünyada ‘anlayış' değil ‘iletim' hızlanıyor sadece; bu da en az ‘anlaşmayı' olduğu kadar anlaşmazlıkları da hızlandırıyor.” Sinema Aralık 2006/ Sayfa 28 –Kutlukhan Kutlu
86
77-Vol-i - Wall-E (2008)

Yönetmen: Andrew Stanton Seslendirenler: Ben Burtt, Elissa Knight, Jeff Garlin

87
Vol-İ' pek çok açıdan cesur bir animasyon. Öncelikle öykünün kahramanı uzun yıllar çöp toplamaktan artık paslanmış, modası geçmiş ve eski teknoloji ürünü bir robot! Dev çöp kulelerinin yükseldiği iç karartıcı bir kıyamet sonrası dünya manzarası, filmin fonunu oluşturuyor. Ve en önemlisi de filmin ilk yarım saati diyalogsuz geçiyor. Vol-İ'nin günlük yaşamından kesitler sunan ve Eve ile karşılaşmasını anlatan bu bölüm, modern bir sessiz film izlenimi yaratıyor insanda.
88
Daha sonrasındaysa insanoğlunun Buy and Large (Satın al ve Genişle) adlı bir şirket yüzünden düştüğü içler acısı durum var ki, bu açıkça günümüz ABD'sinin tüketim alışkanlıklarına ve sağlıksız beslenmenin sembolü olarak gerçek bir probleme dönüşmüş obeziteye sert bir eleştiri. (...) ‘Vol-İ' bir komedi olarak yola çıkıyor ama sonra merkezine bir aşk hikâyesi yerleştiriyor.
89
Tekinsiz bir gelecek atmosferi çizerek seyirciyi ister istemez çevreyle ilgili kafa yormaya zorluyor ama bunun yanında aksiyondan da payını alan ve birkaç türü birleştiren zengin bir animasyona dönüşüyor. Üstelik film, teknik kalitesiyle de diğer animasyonlardan büyük farkla ayrılıyor.” Sinema Eylül 2008/ Sayfa 50 –Ebru Çeliktuğ
90
76-Ateşten Kalbe, Akıldan Dumana - Lock, Stock and Two Smoking Barrels (1998)

Yönetmen: Guy Ritchie Oyuncular: Jason Flemyng, Dexter Fletcher, Nick Moran

91
İngiliz yönetmen Guy Ritchie, ilk iki filmiyle kendisine çabucak pek çok hayran edinmiş, eski eşi Madonna hatırına yönettiği “Swept Away”le ise kariyeri aynı hızla irtifa kaybetmişti. Yine de zamanında dünyanın dört bir yanındaki sinemaseverlerin kalplerini çaldığı “Ateşten Kalbe, Akıldan Dumana” ve “Kapışma” günümüz sinemasının en sevilen filmleri arasındaki yerlerini koruyorlar.
92
Ritchie'nin bu iki filmi gösterime girdikleri dönemde, genç yönetmenin ekseriyetle Quentin Tarantino ile karşılaştırılmasına neden olmuşlardı. Benzer şekilde küçük suçluların dünyasına dalan Ritchie, Tarantino vari laf cambazlıklarına ve esprili diyaloglara bolca yer vermekteydi. Diğer yandan, tıpkı Tarantino gibi o da müzik kullanıma önem veriyor, ancak bu noktada Amerikalı meslektaşından ayrılıyordu.
93
Yıllar önce Hollywood'a transfer olan kimi İngiliz ustaları gibi, Ritchie de hızlı bir kurguyu ve bugün ‘video klip estetiği' diye anılan görsel tarzı tercih ediyordu. Seyircisine soluk aldırmadan, sayısız aksiliğe gebe bir suç öyküsü anlatan “Ateşten Kalbe, Akıldan Dumana” gerek biçimi, gerekse zekice senaryosuyla epey ilgi görmüştü. Aradan geçen 10 yıla rağmen seyir keyfinden bir şey kaybetmediğini söylemekse yanlış olmaz.
94
75-Karanlıkta Dans - Dancer in the Dark (2000)

Yönetmen: Lars von Trier Oyuncular: Björk, Catherine Deneuve, David Morse

95
Trier, müzikal türünün geleneksel yapısını, belki de tarihinde ilk kez düşünsel bir temele oturtuyor. Hikâyenin, türün basit bir malzemesi olduğu yapıyı tersine çeviriyor; türü, hikâyesinin bir aracı haline getiriyor. (...) Öte yandan Trier'in müzikalinde korkunç şeyler de oluyor. Böylece Trier, filminin gerçekten ‘müzikal' olup olmadığını da tartışmaya açık hâle getirmek istiyor gibi. (...) Yönetmenlik için söylenebilecek tek şey, mükemmel olduğu...
96
‘Karanlıkta Dans'ın her anı gibi sonu da kelimenin tam anlamıyla göz kamaştırıcı. Trier, başından beri söylediği tüm sözleri özetleyip bir sonuca bağlarken, aynı zamanda bu sözlere yeni anlamlar kazandıran ve seyircinin zihninde ve kalbinde filmin ardından devam edecek yeni tartışmalara kapı açan, etkileyici bir finalle filmine noktayı koyuyor.
97
Hiçbir görüntünün olmadığı, simsiyah ekranın üzerinde müziği işittiğimiz bir sahneyle başlamıştı filmine Trier ve böylelikle, gözleri görmeyen Selma'nın ağzından ‘Görülecek ne kaldı?' sorusunu duyduk bir ara... Trier sonuçta bu sorunun yanıtını veriyor: Görülecek çok şey var. Daha önemlisi ‘görmek için gözlere ihtiyacımız yok'. Hayata ‘kulak verin'. Hayatı hissedin.” Sinema Aralık 2000/ Sayfa 15 –Uygar Şirin
98


74-Başkalarının Hayatı - Das Leben der Anderen (2006)

Yönetmen: Florian Henckel von Donnersmarck Oyuncular: Ulrich Mühe, Sebastian Koch, Martina Gedeck


99
Alman yönetmen çok bilinen bir stereotipten yola çıkıp,gerçek bir karaktere doğru giden uzun bir yolculuk sunuyor seyirciye. Görkemli dramatik kırılma anlarından çok, küçük adımlarla ilerleyen bir yolculuk bu.Ve Wiesler rolündeki Ulrich Mühe'ninki başta olmak üzere, güçlü performanslarla ayakta duran bir yolculuk.Çünkü sonuçta büyük bölümü bir tavan arasında, bir dairenin içinde ve onun penceresinden baktığı sokakta geçen, kullandığı mekânın kısıtlılığı ile bir TV oyununu andıran bir film bu.
100
Tamamen oyunculuklarına, jest ve mimiklere, konuşmalara yaslıyor sırtını. Yönetmenin bu dar alanda görsel olarak da etkileyici, paranoya sinemasının estetik geleneğinden epey faydalanan, nostaljik tatlarla dolu, canlı bir film çıkardığı söylenebilir. Gözetlenme kuşkusuyla dışarıda atılan turlar, duvarların içine gizlenen kablolar, tavan arasında yerleşmiş suratsız gözetlemeciler, sistemin gücünü kendi çıkarları için kullanan ‘yetkili'ler, metodik sorgular...
101
Öte yandan filmin temel kaygısı, eski bir rejimi yerden yere vurmaktan ziyade, enformasyon patlaması yaşayan ve başkalarının hayatına konuk olmanın eğlence türü haline geldiği bir devirde bile geçerliliğini koruyan bir insan öyküsü anlatmakmış gibi görünüyor.” Sinema Nisan 2007/ Sayfa 34 –Kutlukhan Kutlu
102
73-Sihirbaz - The Illusionist (2006)

Yönetmen: Neil Burger Oyuncular: Edward Norton, Paul Giamatti, Jessica Biel

103
Steven Millhauser'in Eisenheim the Illusionist adlı kısa hikâyesinden Neil Burger'ın uyarladığı ve yönettiği ‘Sihirbaz', kostümleri ve dekorlarıyla, 20. yüzyıl başlarından, etkileyici bir Viyana atmosferi getiriyor beyazperdeye. Hikâye ise hem sihirbazlık hem de sinemasal anlatım açısından bilindik birçok numarayı, yani klişeyi barındırıyor.
104

72-Kelebek Etkisi - The Butterfly Effect (2004)

Yönetmen: Eric Bress ve J. Mackye Gruber Oyuncular: Ashton Kutcher, Melora Walters, Amy Smart


105
71-Boş Ev - Bin Jip (2004)

Yönetmen: Kim ki Duk Oyuncular: Lee Seung-yeon, Lee Hyun-kyoon, Kwon Hyuk-ho

106
70-Uzak (2002)

Yönetmen: Nuri Bilge Ceylan Oyuncular: Muzaffer Özdemir, Mehmet Emin Toprak, Zuhal Gencer

107
69-Ruhların Kaçışı - Sen to Chihiro no kamikakushi (2001)

Yönetmen: Hayao Miyazaki Seslendirenler: Rumi Hîragi, Miyu Irino, Mari Natsuki

108
68-İnce Kırmızı Hat - The Thin Red Line (1998)

Yönetmen: Terrence Malick Oyuncular: Sean Penn, Adrien Brody, Ben Chaplin

109


67-Amerikan Güzeli - American Beauty (1999)

Yönetmen: Sam Mendes Oyuncular: Kevin Spacey, Annette Bening, Thora Birch


110
66-21 Gram - 21 Grams (2003)

Yönetmen: Alejandro González Iñárritu Oyuncular: Sean Penn, Naomi Watts, Benicio Del Toro

111

65-Köstebek - The Departed (2006)

Yönetmen: Martin Scorsese Oyuncular: Leonardo DiCaprio, Matt Damon, Jack Nicholson


112
64-12 Maymun - Twelve Monkeys (1995)

Yönetmen: Terry Gilliam Oyuncular: Bruce Willis, Brad Pitt, Madeleine Stowe

113
63-Issız Adam - (2008)

Yönetmen: Çağan Irmak Oyuncular: Cemal Hünal, Melis Birkan

114

62-Çarpışma - Crash (2004)

Yönetmen: Paul Haggis Oyuncular: Don Cheadle, Matt Dillon, Sandra Bullock


115
61-Kırmızı Değirmen - Moulin Rouge! (2001)

Yönetmen: Baz Luhrmann Oyuncular: Nicole Kidman, Ewan McGregor, John Leguizamo

116


60-Masumiyet -(1997)

Yönetmen: Zeki Demirkubuz Oyuncular: Güven Kıraç, Derya Alabora, Haluk Bilginer


117
59-Soysuzlar Çetesi - Inglourious Basterds (2009)

Yönetmen: Quentin Tarantino Oyuncular: Brad Pitt, Mélanie Laurent, Christoph Waltz

118


58-Trainspotting - (1996)

Yönetmen: Danny Boyle Oyuncular: Ewan McGregor, Jonny Lee Miller, Ewen Bremner


119
57-Milyonluk Bebek - Million Dollar Baby (2004)

Yönetmen: Clint Eastwood Oyuncular: Clint Eastwood, Hilary Swank, Morgan Freeman

120
56-Gizemli Şehir - Dark City (1998)

Yönetmen: Alex Proyas Oyuncular: Rufus Sewell, William Hurt, Kiefer Sutherland, Jennifer Connelly

121
55-Truva - Troy (2004)

Yönetmen: Wolfgang Petersen Oyuncular: Brad Pitt, Eric Bana, Orlando Bloom, Diane Kruger

122
54-Kan Dökülecek - There Will Be Blood (2008)

Yönetmen: Paul Thomas Anderson Oyuncular: Daniel Day Lewis, Paul Deno

123

53-Günah şehri - Sin City (2003)

Yönetmen: Robert Rodriguez ve Frank Miller Oyuncular: Benicio Del Toro, Clive Owen, Jessica Alba, Mickey Rourke


124
52-The Matrix Reloaded - (2003)

Yönetmen: Andy Wachowski, Larry Wachowski Oyuncular: Keanu Reeves, Carrie-Anne Moss, Laurence Fishburne

125
51-Yıldız Savaşları: Bölüm III - Sith'in İntikamı Star Wars: Episode III - Revenge of the Sith (2005)

Yönetmen: George Lucas Oyuncular: Ewan McGregor, Hayden Christensen, Natalie Portman

126
50-Büyük Balık - Big Fish (2003)

Yönetmen: Tim Burton Oyuncular: Ewan McGregor, Albert Finney, Billy Crudup

127
49-Kill Bill: Vol. 2 - (2004)

Yönetmen: Quentin Tarantino Oyuncular: Uma Thurman, David Carradine

128

48-Aşk Zamanı - Fa yeung nin wa (2000)

Yönetmen: Wong Kar Wai Oyuncular: Tony Leung, Maggie Cheung


129

47-Büyük Hesaplaşma - Heat (1995)

Yönetmen: Michael Mann Oyuncular: Al Pacino, Robert DeNiro, Val Kilmer


130
46-Kapışma - Snatch (2000)

Yönetmen: Guy Ritchie Oyuncular: Brad Pitt, Benicio Del Toro, Jason Statham

131
44-Alacakaranlık - Twilight (2008)

Yönetmen: Catherine Hardwicke Oyuncular: Kristen Stewart, Robert Pattinson

132
43-The Truman Show (1998)

Yönetmen: Peter Weir Oyuncular: Jim Carrey, Ed Haris, Natasha McElhone

133

42-Altıncı His - The Sixth Sense (1999)

Yönetmen: M. Night Shyamalan Oyuncular: Bruce Willis, Haley Joel Osment, Toni Collette


134
41-Testere - Saw (2004)

Yönetmen: James Wan Oyuncular: Danny Glover, Cary Elwes, Tobin Bell

135


40-Pan'ın Labirenti - El laberinto del fauno (2006) Yönetmen: Guillermo del Toro Oyuncular: Ivana Baquero, Sergi López, Maribel Verdú

136


39-Karanlık Yolculuk - Donnie Darko (2001)

Yönetmen: Richard Kelly Oyuncular: Jake Gyllenhaal, Jena Malone, Drew Barrymore


137


38-Karayip Korsanları: Siyah İnci'nin Laneti - Pirates of the Caribbean: The Curse of the Black Pearl (2003)

Yönetmen: Gore Verbinski Oyuncular: Johnny Depp, Geoffrey Rush, Orlando Bloom


138
37-Akıl Oyunları - A Beautiful Mind (2001)

Yönetmen: Ron Howard Oyuncular: Russell Crowe, Ed Harris, Jennifer Connelly

139
36-Mulholland Çıkmazı - Mulholland Dr. (2001)


Yönetmen: David Lynch Oyuncular: Naomi Watts, Laura Harring, Justin Theroux Mulholland

140
35-Büyük Lebowski - The Big Lebowski (1998)

Yönetmen: Joel ve Ethan Coen Oyuncular: Jeff Bridges, John Goodman, Steve Buscemi

141

34-Geçmişin Gölgesinde - American History X (1998)

Yönetmen: Tony Kaye Oyuncular: Edward Norton, Edward Furlong, Beverly D'Angelo


142
33-Kill Bill: Vol. 1 - (2003)

Yönetmen: Quentin Tarantino Oyuncular: Uma Thurman, Lucy Liu, David Carradine

143
32-V/ V for Vendetta - (2005)

Yönetmen: James McTeigue Oyuncular: Natalie Portman, Hugo Weaving, Stephen Rea

144
31-Tanrı Kent - Cidade de Deus (2002)

Yönetmen: Fernando Meirelles ve Kátia Lund Oyuncular: Alexandre Rodrigues, Leandro Firmino, Phellipe Haagensen

145
30-Milyoner - Slumdog Millionaire (2008)

Yönetmen: Danny Boyle Oyuncular: Dev Patel, Saurabh Shukla, Anil Kapoor

146
29-Paramparça Aşklar Köpekler - Amores perros (2000)

Yönetmen: Alejandro González Iñárritu Oyuncular: Gael García Bernal, Emilio Echevarría, Goya Toledo

147
28-Hayat Güzeldir - La vita è bella (1997)

Yönetmen: Roberto Benigni Oyuncular: Roberto Benigni, Nicoletta Braschi, Giorgio Cantarini

148
27-Benjamin Button'ın Tuhaf Hikâyesi - The Curious Case of Benjamin Button (2008)

Yönetmen: David Fincher Oyuncular: Brad Pitt, Cate Blanchett, Taraji P. Henson

149
26-Piyanist - The Pianist (2002)

Yönetmen: Roman Polanski Oyuncular: Adrien Brody, Thomas Kretschmann, Frank Finlay

150
25-Amélie - Le Fabuleux Destin d'Amélie Poulain (2001)

Yönetmen: Jean-Pierre Jeunet Oyuncular: Audrey Tautou, Mathieu Kassovitz, Rufus

151

24-Eşkıya (1996)

Yönetmen: Yavuz Turgul Oyuncular: Şener Şen, Uğur Yücel, Sermin Şen


152

23-Bir Rüya için Ağıt - Requiem for a Dream (2000)

Yönetmen: Darren Aronofsky Oyuncular: Ellen Burstyn, Jared Leto, Jennifer Connelly


153
22-Er Ryan'ı Kurtarmak - Saving Private Ryan (1998)

Yönetmen: Steven Spielberg Oyuncular: Tom Hanks, Matt Damon, Tom Sizemore

154

21-Babam ve Oğlum (2005)

Yönetmen: Çağan Irmak Oyuncular: Çetin Tekindor, Fikret Kuşkan, Hümeyra


155
20-Prestij - The Prestige (2006)

Yönetmen: Christopher Nolan Oyuncular: Hugh Jackman, Christian Bale, Michael Caine

156

19-Yeşil Yol - The Green Mile (1999)

Yönetmen: Frank Darabont Oyuncular: Tom Hanks, Michael Clarke Duncan, David Morse


157


18-Sil Baştan - Eternal Sunshine of the Spotless Mind (2004)

Yönetmen: Michel Gondry Oyuncular: Jim Carrey, Kate Winslet, Mark Ruffalo


158

17-Akıl Defteri - Memento (2000)

Yönetmen: Christopher Nolan Oyuncular: Guy Pearce, Carrie-Anne Moss, Joe Pantoliano


159
16-Yüzüklerin Efendisi: İki Kule - The Lord of the Rings: The Two Towers (2002)

Yönetmen: Peter Jackson Oyuncular: Elijah Wood, Viggo Mortensen, Ian McKellen

160

15-Sevginin Gücü - Léon (1994)

Yönetmen: Luc Besson Oyuncular: Jean Reno, Natalie Portman, Gary Oldman


161
14-İhtiyar Delikanlı - Oldboy

Yönetmen: Park Chan-wook Oyuncular: Choi Min-sik, Yu Ji-tae, Kang Hye-jeong

162
13-Gladyatör - Gladiator (2000)

Yönetmen: Ridley Scott Oyuncular: Russell Crowe, Joaquin Phoenix, Connie Nielsen

163


12-Titanik - Titanic (1997)

Yönetmen: James Cameron Oyuncular: Leonardo DiCaprio, Kate Winslet, Gloria Stuart


164

11-Olağan Şüpheliler - The Usual Suspects (1995)

Yönetmen: Bryan Singer Oyuncular: Gabriel Byrne, Kevin Spacey, Benicio Del Toro


165

10-Forrest Gump (1994)

Yönetmen: Yönetmen: Robert Zemeckis Oyuncular: Tom Hanks, Sally Field, Robin Wright


166
9-Yedi - Se7en (1995)

Yönetmen: David Fincher Oyuncular: Brad Pitt, Morgan Freeman, Kevin Spacey

167
8-Cesur Yürek - Braveheart (1995)

Yönetmen: Mel Gibson Oyuncular: Mel Gibson, Sophie Marceau, Patrick McGoohan

168
7-Yüzüklerin Efendisi: Yüzük Kardeflliği - The Lord of the Rings: The Fellowship of the Ring (2001)

Yönetmen: Peter Jackson Oyuncular: Elijah Wood, Viggo Mortensen, Ian McKellen

169
6-Kara Şövalye - The Dark Knight (2008)

Yönetmen: Christopher Nolan Oyuncular: Christian Bale, Heath Ledger, Michael Caine

170
5-Ucuz Roman - Pulp Fiction (1994)

Yönetmen: Quentin Tarantino Oyuncular: John Travolta, Samuel L. Jackson, Uma Thurman

171


4-Yüzüklerin Efendisi: Kralın Dönüşü - The Lord of the Rings: The Return of the King (2003)

Yönetmen: Peter Jackson Oyuncular: Elijah Wood, Viggo Mortensen, Ian McKellen


172
3-Matrix - The Matrix (1999)

Yönetmen: Andy ve Larry Wachowski Oyuncular: Keanu Reeves, Laurence Fishburne, Carrie-Anne Moss

173
2-Esaretin Bedeli - The Shawshank Redemption (1994)

Yönetmen: Frank Darabont Oyuncular: Tim Robbins, Morgan Freeman, Bob Gunton

174
1-Dövüş Kulübü - Fight Club (1999)

Yönetmen: David Fincher Oyuncular: Edward Norton, Brad Pitt, Helena Bonham Carter



Haber Yayın Tarihi: 04.01.2010 10:43 

YORUMLAR


Diğer Galeriler

Eski playboy modeli cumhurbaşkanı adayı oldu! Fuhuş vaadi pes dedirtti Sen Anlat Karadeniz'in Hazan'ı, estetiksiz haliyle görenleri şoke etti! Yasaklar ülkesinde sansür skandalı! Kadın fotoğraflarını yok ettiler Günde 2 tatlı kaşığı tüketen yaşadı! Kısırlıktan prostata her derde deva Mucize Doktor'un sinsi Kıvılcım'ını hiç böyle görmediniz! Cesur pozlarıyla yürek hoplatıyor