Son Dakika Haberleri: Tahliye Olduğu Gün Adam Vuran Ünlü Kabadayının Hayatı

Tahliye Olduğu Gün Adam Vuran Ünlü Kabadayının Hayatı

5 yıl önce

1
Tahliye olduktan 12 saat sonra bir kişiyi yaralayarak Türkiye'nin gündemine oturan Onur Özbizerdik, Türkiye'nin en eski kabadayı ve suç baronlarından Dündar Kılıç'ın öz torunuydu.
2
Annesi Uğur Özbizerdik, yeraltı dünyasının ünlü isimlerinden Alaattin Çakıcı‘nın ikinci eşiydi.
3
Onur henüz 13 yaşındayken annesi gözünün önünde cinayete kurban gitti. Onur ve annesi o tarihte Uludağ tatilindeydi. Annesinin katili kendisine büyük saygı duyduğu üvey babası Alaattin Çakıcı'ydı. Çakıcı o tarihte Fransa'daydı ve cinayeti Abdurrahman Keskin işledi.
4
Bu olayın ardından psikolojisi bozulan genç Onur, Şişli'de öğrenimine devam ettiği liseyi yarım bıraktı.
5
Daha 15 yaşlarındayken aracını düzgün park etmediğini iddia eden Ünal Acar'ı silahla topuğundan vurdu. Ünal Acar ise Özbizerdik'i çocuk olması nedeniyle affedip şikayetini geri almıştı.
6
1998 yılında ise Etiler'de bara girmesine izin vermeyen kahya Cenk Dikel'i silahla cinsel organından yaraladı, ancak serbest kaldı.
7
Birkaç yıl sonra da Alaattin Çakıcı'nın öz kardeşi Gencay Çakıcı'yı, adam yollayıp yaralanmasına sebep olmasından dolayı cezaevine girdi. Onur Özbizerdik mahkemede "Benim kan güttüğüm kişi Alaattin Çakıcı'dır. Akrabalarıyla işim yok" demişti.
8
Onur Özbizerdik, dedesi Dündar Kılıç'ın cenaze töreninde...
9
2005'de Etiler bölgesinde büyük bir çatışmaya adı karıştı. Çatışmada 2 kişi hayatını kaybederken, iki kişi de yaralandı. Bu çatışma basına "Küçük babaların kanlı çatışması" "Etiler'de galeri baskını" "Çatışmanın nedeni sigara külü" başlıklarıyla manşet oldu.
10
Onur Özbizerdik, çıkan haberlerin ardından direkt Romanya'ya kaçtı. 2008 yılının Nisan ayında Romen emniyet yetkililerinin yardımıyla Türk istihbaratına teslim edildi. Kasten adam öldürmeye teşebbüs etmekten mahkemeye çıkarıldı. Kısa bir zaman sonra serbest bırakıldı.
11
2009'da da Polat Towers'ta, işadamı Fatih Edremit isminin cinayetiyle ilgili şüpheli olarak tutuklandı. Yaklaşık 2 sene devam eden mahkeme süreci sonrasında serbest bırakıldı.
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
İşte içlerinde Dündar Kılıç'ın da bulunduğu yakın tarihimizin en ünlü kabadayıları...
25
1-) Odesalı Kosti (1895) - Yunanistan doğumlu, 'Odesalı' lakaplı Odesalı Kosti, Tünel'den Taksim'e kadar bütün mekanların haracını yiyor ve hiçbir ipucu bırakmadan kayıplara karışıyordu. Başı sıkışınca da işgal polisleri sayesinde paçayı sıyırıyordu. Odesalı'yı tanıtan sabit alameti ise; sağ kolunun iç kısmında eli kamalı bir kız resmi ve sol kolunda iki çiçek ortasında bir haç ve 'm' harfi bulunan dövmeleri olmasıydı. 'M' harfi metresi Mari'nin adını simgeliyordu.
26
2-) İpsiz Recep (1862) - İpsiz Recep'e 'İpsiz' lakabının verilmesine dair iki anlatım var. Birine göre; cesareti, gözü pekliği ve ataklığı sayesinde 'İpsiz' lakabını alır. Diğer bir anlatıma göre de; Elinde avucunda ne varsa, olanı da, olmayanı da verdiğinden ve kendisi 'cep delik, cepken delik' misali kaldığından adı 'İpsiz'e çıkmıştı. Milli mücadele'deki başarısıyla Atatürk'ten takdir toplayan İpsiz Recep, yelkenlisiyle Zonguldak üzerinden kömür taşımacılığı yaparken işlerinin bozulmasıyla eşkıyalığa başlamış, Kandıra civarında Müslüman halka zulmeden Rum çetelerine karşı Kuvayı Milliye saflarında başarıyla karşı koymuş.
27
3-) Solak Ligor (1888) - Küçük yaşta ailesi ve hısımları arasında çıkan silahlı çatışma sonucu sağ kolundan yaralanıp sakat kalan Ligor, Konya'dan babasıyla birlikte göç edip İstanbul'a geldi. Baba mesleği olan terziliği sakat kolu nedeniyle yapamayınca işi serseriliğe vurmaya başladı. Sağ kolun verdiği eksikliği sol koluyla kapatmaya çalışan Ligor, kısa sürede korkunç denecek hızda bıçak kullanmaya başlayıp ilk denemesini de Balat'ta bir Yahudi üzerinde yaptı. Unkapanı'ndan Eyüp'e kadar tam 4 yıl o bölgenin tek kabadayısı oldu. Fakat bir hayat kadınıyla olan birlikteliği ileride bu saltanatı bitirecekti.
28
4-) Piç Ardaş (1886) - Sivas doğumlu Piç Ardaş, İstanbul'a gelip Üsküdar'a göz koydu ve Manavcı Ali'yi öldürdükten sonra istediğini alıp Üsküdar'ın tek hakimi oldu. Söylentiye göre Piç Ardaş'ın girdiği düellolar en az 1 saat sürüyormuş. (Nasıl oluyorsa) Piç Ardaş'ın sabit alameti sağ elindeki baş ve işaret parmaklarının kesik olmasıydı
29
5-) Arap Hüsnü (1870) - Arap Hüsnü 'Heyüla gibi, iri yarı, gece insanın rüyasına girse korkutacak bir tip' diye anılıp, sağ kulağının kıkırdak kısmının olmaması, sol gözündeki perde ve çenesindeki çukurla dikkat çekiyordu. Trablusgarp doğumlu, Tophane semtini inim inim inleten insan azmanı için Ömer Ünal şunları söylüyordu: 'Onunla ilk kez Galata merkezinde karşılaştığımda kahvede içki satmaktan gelmişti. Meğer bu onun işlediği suçlar arasında en hafifiymiş. Trablusgarp'tan ne sebeple ve nasıl geldiğini kimse bilmiyordu. Ben ise henüz stajyer polistim. Onun hakkında bildiklerim, o tarihte benden eski olan meslektaşlarımdan duyduklarımdır. Zira onu tanıdığımda yaşı çoktan 45'i bulmuştu.
30
6-) Şık Manol (1890) - Tokat doğumlu Şık Manol ünlü İstanbul kabadayıları arasında adam öldürmemiş tek kişi unvanına sahip. Çıkan kavgalarda ve düellolarda da silah kullanmayan Şık Manol sadece kafasını ve yumruğunu kullanırdı.
31
7-) Baltalı Hano (İlk kadın kabadayı) - İstanbul'un varoş semtlerinden birinde yaşayan ve bir kabadayının sevgilisi olan Hanzade isimli bu kadın belki de ilk kadın kabadayı. 12 yaşındaki oğlunun bir gün ortadan kaybolmasıyla telaşlanan kadın oğlunu aramak için yollara düşeceği vakit kabadayı sevgili tarafından vazgeçirilir. Sonraki denemesinde yine aynı şey olur. Bunun üzerine Hanzade erkek kılığına girerek sevgilisini takip etmeye başlar. Sevgilisinin gece naralar atıp haraç topladıktan sonra bir hamamda geceyi sonlandırdığını fark eder. İçeri girdiğinde, oğlunu bir 'hamam oğlanı' olarak görür. Hamamı yakmak için bulunan odunların yanındaki baltayı kapmasıyla sevgilisi dahil 21 kişiyi öldürür. Oğlunu alıp kanlar içinde mahallesine döndüğünde ise 17 ay boyunca semttekilere kan kusturur. Bir müddet sonra haraç ve baltayla adam öldürmek suçlarından yargılanıp kurşuna dizilerek öldürülür.
32
8-) Dündar Kılıç - Trabzon'da doğan, kabadayılığı hapiste Oflu'lardan öğrenen Kılıç, kısa sürede İstanbul'un yeraltı dünyasında önemli yer edindi. 'Hata yapmam, özür dilemem' sloganıyla akıllara kazınan Dündar Kılıç, kabadayılık müesesesine İstanbul'a göç ettikleri sırada ters düştüğü ünlü kabadayı 'Avni Çakıroğlu'nu yaralayarak adım attı. Sayısız yaralama, silah taşıma ve uyuşturucu kaçakçılığından en az 38 kere hapse girdi, çıktı. Generallerle tutuklandığı da oldu, aynı generallerle yasadışı iş yaptığı da iddia edildi. Günlerce süren işkencelerden de geçti.
33
9-) İdris Özbir (Kürt İdris) (1937) - İstanbul'a geldikten sonra 70'li yıllarda kumar, dolandırıcılık, bıçakla ve tabanca ile adam yaralama gibi suçlarla adını duyuran Kürt İdris, yeraltı dünyasının sözü geçen isimlerinden biriydi. 'Kürt İdris' değişik tarihlerde suç örgütü yöneticiliği yapmak, silahla tehdit, zorla senet imzalatmak, zorla para almak, Ateşli Silahlar Kanunu'na muhalefet ve arazi mafyacılığı gibi suçlardan yargılandı. Yeraltı dünyasının baba isimlerinden Kürt İdris karaciğer kanseri'ne yenik düşerek hayatını kaybetti.
34
10-) Kürt Cemali (1950'ler) - Asıl adı Cemali Coşar olan Kürt Cemali 50'li ve 60'lı yılların Ankara'sının en belalı kabadayılarından. Zamanın diğer ünlü isimlerinden Kabadayı Mehmet 1953'de yakın arkadaşı Sarı Veli'yi bir alacak verecek meselesi yüzünden öldürmekten önceden tecilli cezasıyla birlikte 15 yıl hapis cezasına mahkum olur. Kumar oynatılan bölgelerin paylaşılamamasından Kürt Cemali ve Kabadayı Mehmet'in takışmaları bitmeyince, 1 Nisan'ı 2 Nisan'a bağlayan gece Kabadayı Mehmet konuşmak ve kumar oynamak için Kürt Cemalli'yi Hergele meydanındaki kulübüne davet etti. Gecenin ilerleyen saatlerinde aralarında çıkan çatışma sonucu Kürt Cemali vurularak öldürüldü. (Bir rivayete göre Kürt Cemali'yi vuran kişi Dündar Kılıç imiş)
35
11-) Çilli Burhan (1960'lar) Türkiye'de babalık 1960'lı yıllarda Dündar Kılıç, Çilli Burhan, Oflu Osman, Hüseyin Heybetli tarafından sahneye konulmaya başlandı. Eskiden kabadayılar saygılı, oturaklı, izzeti ve şerefine dokunulmadığında kimseye zarar vermeyen ve mahallenin otoritesi olarak kabul edilirdi. İstanbulda 1960'lı yıllarda Mafya denilince Oflular denilen Karadenizli gruplar ilk olarak akla gelirdi. Hasan Cevahiroğlu yahut Oflu Hasan lakaplı kabadayı 'babaların babası' unvanını kazanmıştı. Gençliğinde, Galata'da Araplar ve Lazlar arasındaki çete savaşlarında Lazlara liderlik yapıp efsanevi bir isim olmuştu.
36
12-) Mehmet Nabi İnciler ( İnci Baba) - Türkiye'de yaşamış en büyük mafya babalarından Mehmet Nabi İnciler, Urfa doğumludur. İnciler'in asıl mesleği müteahhitliktir. Yeraltı dünyasında "İnci Baba" olarak tanınır. Bulunduğu bölgede döneminin en büyük mafya babasıdır. En büyük faaliyetlerini başkent Ankara‘da gerçekleştirmiştir. Bunun yanı sıra eski devlet adamlarından Süleyman Demirel ve sanatçı Yılmaz Güney gibi ünlü kişilerle olan yakın dostluğu ile bilinir. İnci Baba, 1993 yılının 4 Aralık günü kendi adamı tarafından küçük çaplı bir çatışmada yanlışlıkla vurularak hayatını kaybetmiştir. (Olayın şahitlerine göre kasıtlı olabileceği de hala tartışılmaktadır.) Kendisini öldüren eski adamlarından Yakup Güven, cezasını tamamlayıp cezaevinden çıkmasına günler kala öldürülmüştür.
37

YORUMLAR


Diğer Galeriler

Amerika'da Kısa Mayo Giyenler Hapse Atılıyordu! İşte Tarihin Tozlu Sayfalarından Hiç Görmediğiniz Fotoğraflar Tartışmasız Dünyanın En Tuhaf 5 Ordusu Çernobil Faciası ve 11 Eylül Saldırılarını Bilen Kahinden 2019 Kehanetleri YHT Kazası Sonrası Paramparça Olan Vagonun İçinden Korkunç Görüntüler Yasak Elma'nın Cinsel İlişki Haritası Kafaları Karıştırdı