Son Dakika Haberleri: Zeki Müren'in ilk ve tek büyük aşkı: Subay Kürşat

Zeki Müren'in ilk ve tek büyük aşkı: Subay Kürşat

2 ay önce

Zeki Müren ve özel hayatı hakkında ne kadar bilgi sahibisiniz? Mesela en büyük aşkının subay Kürşat olduğunu biliyor musunuz? İşte Radi Dikici'nin kaleme aldığı Zeki Müren isimli kitaptan, Müren'in "uhrevi" aşkı...

1
Kimse bilmiyor ama Zeki Müren, hayatının düzenini disiplinini bir kenara itti; aşk sarhoşluğunu iliklerine kadar yaşadı.
2
Müren'in, kalbini çalan kişi yakışıklı subay, havacıydı; ismi Kürşat idi. Hava Harp Okulu Mezunu'ydu. Kürşat Bey Türk Sanat Müziği aşığıydı. Zeki Müren'in sesinden dinlediği şarkıların bitmesini hiç istemiyordu. En büyük hayali onunla tanışıp sohbet edebilmekti. Çok yakın bir arkadaşının yardımıyla muradına erdi.
3
Zeki Müren her akşam gazino programından önce Cihangir'de bir saunaya giderdi. Kürşat Bey kendisine tarif edilen bu saunaya gitti, onu göremeyince giyinip çıkacakken kapıda karşılaşınca derhal geri döndü ve Müren'le tanışmayı başardı. Yanına gidip kendisini tanıttı ve ona ne kadar hayran olduğunu anlattı. Sırf onunla tanışmak için saunaya geldiğinden bahsetti.
4
İlişkileri yoktu ama aşk vardı..
İlişkileri yoktu ama aşk vardı..
Zeki Müren, Kürşat Bey'i çok beğenmişti. Hatta aşık olmuştu. Ama Kürşat Bey'in aklının köşesinden böyle bir ilişki geçmiyordu. O çok sevdiği sanatçıyla bir araya geldiği için mutluydu. Ertesi cumartesi için sözleştiler. Zeki Bey, Kürşat Bey'in de kendisine âşık olduğuna emindi. Bu nedenle ilk defa kuralını bozarak onu evine davet etti. Aralarında o sıralar herhangi bir ilişki söz konusu değildi. Farklı duygular vardı ama birbirlerine platonik anlamda bağlı gibiydiler.
5
Bu aşkın en büyük şahitlerinden Berrin Hanım da şöyle anlatıyor:
Bu aşkın en büyük şahitlerinden Berrin Hanım da şöyle anlatıyor:
"Bu çok büyük bir aşktı. O Kürşat Bey'i, Kürşat Bey de onu sevdi. Temelde ve başlangıçta platonikti. Geceleri gazinodan çıkınca yağmur çamur demiyorlardı. Sanki sevgili gibi sabahlara kadar dolaşıp geç saatte eve geliyorlardı." Kürşat Bey o hafta gelememişse, Zeki Bey çıldıracak gibi oluyordu. Gece yarısı arabaya binip yola çıkıyor, Kürşat Bey'in birliğinin olduğu kasabaya gidiyorduk. Kaç kez oraya gittik hatırlamıyorum. Sonunda ben orada bir ev kiraladım. Ama evi kiralamak bir sorunu da beraberinde getirmişti: Zeki Bey'in görüldüğünde tanınmaması mümkün değildi. Peki eve nasıl girecekti o zaman?
6
Sonunda çözümü yine kendisi buldu. Siyah kadın çarşafı aldık. Evde ilk defa çarşafı giyip özellikle kırıtarak yürüyerek, 'Ayol benden daha iyi kadın mı olur' deyince gülmekten yerlere yattık. O, çarşafı giyip arabanın arkasına geçiyordu. Kasabaya giriş için tenha saatleri seçiyorduk ve Zeki Bey'i arka koltuğa yatırıp üstünü örtüyorduk. Sonra Kürşat Bey geliyordu.
7
Kürşat Bey İstanbul'a gelecekse Zeki Bey adeta deliriyordu
Kürşat Bey İstanbula gelecekse Zeki Bey adeta deliriyordu
Her dakika saatine bakıyor, 'Bak hâlâ gelmedi, acaba başına bir şey mi geldi, acaba hayatında bir kadın var da beni mi kandırıyor,' diye evde dört dönüyordu. O yıllar benim için de zor geçti. Birçok şeyi idare etmekten çok yoruluyordum. Cumartesi günleri kâbustu. Çünkü söz verdiği halde Kürşat Bey gelmezse onu sahneye çıkarmak bayağı zor oluyordu. Tabii çıkardı. Ama çıkana kadar anamızdan emdiğimiz sütü burnumuzdan getirirdi.
8
Müren'in Gazeteci Mete Akyol ile 1987 yılında yaptığı söyleşiden bazı kesitler şöyle:
Mürenin Gazeteci Mete Akyol ile 1987 yılında yaptığı söyleşiden bazı kesitler şöyle:
'Peki sizce kara sevda nedir Zeki Bey?… Hani sırılsıklam tabir edilir ya… Hiç böylesine âşık oldunuz mu? Sırılsıklam?'
9
Öylesine bir aşka ikinci kez katlanamam!
Öylesine bir aşka ikinci kez katlanamam!
'Ben sekiz sene, 1962'den 1970'e kadar, büyük bir sarhoşluk içinde bir aşk yaşadım. Allah bana bir daha öyle aşk nasip etmesin. Çünkü bu kalbim dayanamaz aşkın öylesine. O günlere dönüyorum, düşünüyorum da… O nasıl bir çileymiş. Acılı bir yemek gibi. Yemeğin acılısını bilmiyorum ama, aşkın acısını tattım, aşkın acısını çok iyi biliyorum. Düşünemiyorum, hayatta öylesine bir aşka ikinci kez katlanabileceğimi. Onun için, âşık olmak için değil, olmamak için Tanrı'ya yalvarıyorum. Çünkü aşkın yaşı yok. Hem sonra insan çiçeği de sevmeli, güzel renkli kelebeği de sevmeli, güzel kanaryayı da sevmeli, güzel bir denizi de güneşli bir günü de sevmeli, belki yağmurlu bir günde de yaratan varlığı sevmeli. Yani Yunus Emre'nin felsefesine tapıyorum.
10
Cinsel kimlik sorusuna efsane yanıt
Cinsel kimlik sorusuna efsane yanıt
Bu arada Mete Akyol'a gazetenin yöneticileri tarafından "cinsel kimlikle" ilgili sorular sorması konusunda da baskı yapılmış. Mete Bey, Zeki Müren'in karşısında utanıp sıkılınca da malum soruyu Müren kendisi şöyle yanıtlamış: "Aslında dört duvar arasında kalan ve topluma, insanlığa zarar getirmeyen insan özellikleri, menfi olarak eleştireceği yerde özel hayata saygı duyulup, normal olarak kabul edilmelidir… Dört duvar arasında kalan özellikler ki bunlar Tanrı'nın çizdiği kader ve yaratıcılıkla ilgilidir, kişinin yalnız ve yalnız kendisini ilgilendirir.'"
11
Kürşat Bey ve Zeki Müren arasında yaşanan aşk kitapta şöyle devam ediyor:
Kürşat Bey ve Zeki Müren arasında yaşanan aşk kitapta şöyle devam ediyor:
Kürşat Bey o kadar onurluydu ki, Zeki Bey'den en küçük bir hediye dahi almadı. Hatta bir seferinde Zeki Bey onun için iki takım elbise diktirdiğinde aralarında resmen kavga oldu. 'Sen nasıl benim iznim olmadan böyle bir şey yaparsın. Asla kabul etmem,' diye bağırıyordu. O elbiseleri asla giymedi.
12
Aşk ilişkileri bittikten sonra dost olarak görüşmeye devam ettiler ancak hassas detaylar hiçbir zaman bitmedi
Aşk ilişkileri bittikten sonra dost olarak görüşmeye devam ettiler ancak hassas detaylar hiçbir zaman bitmedi
Kürşat Bey'in, işi müsait olduğu zaman, Zeki Bey'in her konserine gelip, kendisine göstermeden onu izlediğini biliyorum. Zeki Bey'i sözünü sakınmadan kritik edebilen tek kişiydi. Zeki Bey ona daima büyük saygı gösterdi. Hatta ondan çekinirdi. Çok kere dost olarak ziyaret ettiği benim bulunduğum dönemlerde, gelmeden önce haber verirdi. Zeki Bey o sırada hayatında bir başkası varsa, ki daima vardı, Kürşat Bey duymasın diye telefonların fişlerini çektirirdi. Olur olmaz bir saatte bunlardan biri telefon ederse Kürşat Bey eskiden olduğu gibi telefonu açar, 'Kimsin sen?' diye sorabilirdi. Bu yüzden o geldiğinde telefonlar çalışmazdı. Kürşat Bey bizim hayatımızda her türlü ayrıcalığa sahipti. Zeki Müren öldüğünde kasasında hiçbir şey çıkmamış.
13
Sadece Kürşat Bey'e yazdığı aşk mektupları. Kürşat Bey, ne olur ne olmaz diye, Zeki Bey yaşarken ona yazdığı tüm mektupları iade etti.
14
Ve veda zamanı... Zeki Müren vefat ettiğinde Kürşat Bey onu alnından öperek uğurladı
Ve veda zamanı... Zeki Müren vefat ettiğinde Kürşat Bey onu alnından öperek uğurladı

Zeki Müren 24 Eylül 1996 Salı günü vefat etti. Gömülmeden bir gece önce Bursa morgunda bir ziyaretçisi vardı. Kürşat Bey ve oğlu. Kürşat Bey, aynı meslekte çalışan hostes bir arkadaşıyla evlendi ve ondan bir oğlu oldu. Uzun uzun sevgili arkadaşına baktı. Gözyaşını oğluna belli etmemeye çalıştı. Alnından öperek ona veda etti.



Haber Yayın Tarihi: 24.09.2019 11:04 

YORUMLAR


Diğer Galeriler

En çok fidan sahiplenen 20 il açıklandı! Bakın ilk sırada kim var Trump hakkında skandal iddia! Dedesi genelev patronu çıktı 8 aylık hamile Müge Boz, 'Daha çekici hissediyorum' diyerek iç çamaşırlı poz verdi! Ünlü model mayoyla gezindiği New York caddelerini ateşiyle kasıp kavurdu Karadeniz halkının kabusu oldu! Gören derhal ihbar etsin