Son Dakika Haberleri: "Türkiye'nin Sualtı Zenginlikleri Değerlendirme Ve Tanıtma" Çalıştayı

"Türkiye'nin Sualtı Zenginlikleri Değerlendirme Ve Tanıtma" Çalıştayı

7 yıl önce

Kültür ve Turizm Bakanlığı Tanıtma Genel Müdürlüğü ile BOSAV işbirliğiyle düzenlenen "Türkiye'nin Sualtı Zenginlikleri Değerlendirme ve Tanıtma Çalıştayı" başladı.

Kültür ve Turizm Bakanlığı Tanıtma Genel Müdürlüğü ile Bodrum Karya Kültür Sanat ve Tanıtma Vakfı (BOSAV) işbirliğiyle düzenlenen "Türkiye'nin Sualtı Zenginlikleri Değerlendirme ve Tanıtma Çalıştayı" başladı. Sualtı zenginliği ve batıkların korunmasına ilişkin çözüm önerilerinin görüşüldüğü çalıştayın açılışında konuşan Tanıtma Genel Müdürü Cumhur Güven TaşbaşıBodrum ve Türkiye'nin diğer bölgelerindeki dalış alanlarının tanıtım faaliyetini yürütmek amacıyla BOSAV, Türkiye Sualtı Sporları Federasyonu ve ilgili kurumların katılımıyla bir araya geldiklerini söyledi. Türkiye'nin sualtı zenginliği ve dalış alanlarını tartışacaklarını, çözüm önerilerini beklediklerini belirten Taşbaşı, "Ortak paydada anlaşamasak bile fikir ve yöntemlerimiz konusunda birbirimizi aydınlatacağız. Bürokratik olarak neler yapmamız gerekiyorsa bunları konuşacağız. Çalıştaydan çıkan sonuçları da ilgili kurumlara ileteceğiz" dedi. Kültür mirasının yanlış restorasyonu ve yanlış korunmasının önemli olduğunu dile getiren Taşbaşı, sözlerini şöyle sürdürdü: "Bu hastanın yanlış ilaçla tedavisi gibidir. Türkiye'de su altında birçok batık bulunuyor. Batıkların bir çoğu sualtı işleriyle uğraşan kuruluşlar ve devlet tarafından biliniyor. Ancak bilinmeyen batıkların da olması mümkün. Batıkları ortaya çıkarmak için araştırma yapmak gerek. Bu da bizim gibi ülkelerde pek kolay olmuyor. Kanuni prosedürler var. Hem bütçe hem de yasal mevzuat bu işi kolay kılmıyor. "-"SUALTINDAKİ ZENGİNLİKLERİMİZ NE DURUMDA?"Taşbaşı, bu durumda, "Peki su altındaki dünya mirasımızı korumayacak mıyız? Bunları turizmde bir ürün olarak kullanamayacak mıyız?" gibi soruların akla geldiğini ifade ederek, "Sualtındaki zenginliğimiz ne durumda? Buna bakmalıyız. Ben bu değerlerin yasakla korunacağını düşünmüyorum" diye konuştu. Batıkların korunması için "kafes" ve "kamera" gibi bazı görüşlerin olduğunu belirten Taşbaşı, "Bu görüşleri burada tartıştıktan sonra ortaya çıkan sonuca göre bir değerlendirme yapılabilir. Korumanın yasaklamakla değil tartışarak doğruyu bularak olabileceğini düşünüyorum" değerlendirmesinde bulundu. -"ZENGİNLİĞİMİZİ KASAYA KİLİTLİYORUZ"-Türkiye Sualtı Sporları Federasyonu Başkanı İnkılap Obruk, sualtı zenginliklerinin dalışa açılmasını "Türkiye tropik zenginliklere sahip değil, rengarenk balıklarımız, resiflerimiz yok belki ama inanılmaz bir zenginliğimiz var ve bütün dünya gıpta ile bakıyor. Biz ise bu güzellikleri kasaya kilitlemişiz" sözleriyle değerlendirdi. Batıkların dalışa açılması konusunda çeşitli görüşler olduğunu anlatan Obruk, başta Kültür ve Turizm Bakanlığı olmak üzere çok önemli adımlar atılacağına inandığını kaydetti. -KAFES SİSTEMİ ÖNERİSİ-Çalıştayda konuşan BOSAV Başkanı Tufan Turanlı da sualtı zenginliklerinin korunmasının çok önemli olduğunu belirterek, dalış yasağının çözüm olmadığını söyledi. "Kültür varlıklarının sportif dalışlara yasaklanarak korunamadığını vurgulayan Tufanlı, katılımcılarla şu anısını paylaştı: "İskandil Burnu Batığı'na ilk kez 1982 yılında bir dalış yaptım. Türkiye'nin en iyi korunmuş batığı idi o zamanlar. İlk gördüğümde hayretler içinde kalmıştım. Daha sonraki yıllarda defalarca ziyaret ettim ve inceledim. Geçen yıl daldığımızda batıktan geriye pek bir şey kalmadığını gördüm. Bizim yasaklarla koruduğumuz bu batık feci şekilde soyulmuştu. "Batıkları tehdit eden bir diğer unsurun da gemi çapaları olduğunu anlatan Tufanlı, çözüm önerilerini paylaştı. Hırvatistan'da kullanılan "kafesli koruma yöntemi" hakkında bilgi veren Tufanlı, şunları söyledi: "Nokta olarak belirlenen kültür varlıkları kafeslerle korunabilir. Kuvvetlice yapılan kafeslerle bu sağlanabilir. Hırvatistan'daki arkadaşlar bu konuda destek vermeye hazır. 'Serbest istediğiniz gibi soyun' demek yerine bir kafesin konulması başlangıç olabilir. Hem eser çalınmasına kesin çözüm, hem de kanunları tatbik etmiş oluyoruz. Aynı zamanda etrafındaki alanları dalıcıların izlemesi mümkün oluyor. Balık ve diğer canlılara koruma sağlıyor. Çapa zararlarını önlüyor. Derinlerdeki kültürel varlıkların tespiti için ileri teknoloji kullanılmalı. İnanılmaz bir sualtı kültürel varlığının üzerindeyiz bunu akıllı koruma yöntemleriyle tüm dünyayla paylaşmak hepimizin görevidir. "Tufanlı, çalıştay kapsamında Yassıada'da yarın yapacakları dalışa izin verilmediğini belirterek, batığın bulunduğu bölgeye 25 metre sınırı getirilmesi önerisinde bulundu. Çalıştay, öğlenden sonra çözüm önerilerinin değerlendirileceği oturum ile devam edecek. İlgili kurumların sunumlarının ardından çalıştay sonuçları açıklanarak kapanış yapılacak. - MUĞLA


Oğullarını Kaybeden Yılmaz Ailesinden Cenaze Öncesi Talep: Çelenk Göndermeyin Mesut Yılmaz'ın En Acı Günü! Oğlunun Tabutunu Omuzladı
Galatasaray, Teknik Direktör Tudor'la Yollarını Ayırma Kararı Aldı