Bakan Özlü, Basın Mensuplarıyla Buluştu - Son Dakika

Bakan Özlü, Basın Mensuplarıyla Buluştu

03.04.2017 16:31
Bakan Özlü, Basın Mensuplarıyla Buluştu

Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Faruk Özlü, Türk otomotiv sanayisinin bir otomobili üretip piyasaya sürecek yeteneğe sahip olduğunu belirterek, "Otomotiv sanayimizin geldiği noktaya bakarak Türkiye'nin kendine ait bir markayı oluşturmaması çok yanlış olur.

Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Faruk Özlü, Türk otomotiv sanayisinin bir otomobili üretip piyasaya sürecek yeteneğe sahip olduğunu belirterek, "Otomotiv sanayimizin geldiği noktaya bakarak Türkiye'nin kendine ait bir markayı oluşturmaması çok yanlış olur. Bu alt yapımızı kullanacağız. Bir markamız olacak. Yerli marka otomobil projesinde küresel bir başarıyı hedefliyoruz." dedi.

Bakan Özlü, Düzce'de basın mensuplarıyla bir araya geldiği toplantıda yaptığı konuşmada, Antarktika'da "Türkiye Bilimsel Araştırma Üssü" kurulmasına yönelik 9 kişilik bir heyetin, fizibilite etüdü yapmak üzere Antarktika'ya gittiğini anımsattı.

Heyetin halen bölgede faaliyetlerini sürdürdüğünü belirten Özlü, "Orada mevsim farklı, 15 Nisan'a kadar kalacaklar. Antarktika'da hangi bölgeye konuşlanacağız, ona bakacaklar. Bu kapsamda, Meclisten Antarktika anlaşmasını geçirdik. Şu an Türkiye, danışman statüsündeki 53 ülkeden birisi. Antarktika ile ilgili bir karar alınacağı zaman, karar verici ülkelerden olduk. Oraya bir bilim üssü kuracağız. Oradaki heyet bize bir fizibilite raporu hazırlayacak." diye konuştu.

Özlü, fizibilite raporunda belirtilecek esaslara göre 15 Kasım'dan itibaren Antarktika'ya gidileceğini aktararak, "Bu defa gemiyle gideceğiz. Buz kıran özelliği olan bir gemi yapacağız, hazırlayacağız. Antarktika'da kuracağımız üsse ilişkin yapıları, Türkiye'de hazırlayıp gemiyle götüreceğiz. Orada inşallah gelecek yıl kalıcı bir üssümüz olacak." ifadelerini kullandı.

"İlk otomobilimizin elektrikli olmasını arzu ediyoruz"

Bir gazetecinin yerli otomobil çalışmalarındaki son durumu sorması üzerine Bakan Özlü, yerli marka otomobil konusunun ticari ağırlıklı bir konu olduğunu söyledi.

"Yüzde 80 ticari, yüzde 20 teknoloji ağırlığı olan bir konu" diyen Özlü, şöyle devam etti:

"Ticari ağırlığı fazla olduğu için iş modeli değişikliğine gittik. Devletin değil, özel sektörün önde olduğu ve devletin desteklediği bir modele geçtik. Burada sanayicilerimizle görüşüyoruz, görüşmeler iyi gidiyor. Bunun sözleşmesini imzalayacağız. İlk otomobilimizin taksi modeli ve elektrikli olmasını arzu ediyoruz. Türkiye'nin teknolojik olarak geldiği bu noktada, Türkiye'nin alt yapısı, otomotiv ana sanayisi, yan sanayisi, Türkiye'nin tasarım mühendisleri, üretim mühendisleri, bir otomobili tasarlayıp üretip piyasaya sürecek yeteneğe sahip. Otomotiv sanayimizin geldiği noktaya bakarak Türkiye'nin kendine ait bir markayı oluşturmaması çok yanlış olur. Bu alt yapımızı kullanacağız. Bir markamız olacak. Yerli marka otomobil projesinde küresel bir başarıyı hedefliyoruz.

Amacımız Türkiye için lokal bir ürün çıkartmak değil, Türkiye zaten otomobil üretiyor. Geçen sene üretilen 1,5 milyondan fazla otomobilin yüzde 77'si ihraç edildi. Biz aslında dünyaya çalışıyoruz. Türkiye'deki otomobil fabrikaları teknolojik ve alt yapı olarak son derece yetkin. Türkiye'deki otomotiv yan sanayisi dünyadaki en prestijli, en ileri markalarına parça üretiyor. Çok esnek üretim hatlarımız var. Çin ve Hindistan'la rekabet edebiliyoruz. Onlar yüksek adetli üretimlere cevap verebiliyorlar. Bizim sanayimiz her miktardaki talebe karşı reaksiyon verebiliyor."

"Her OSB'de bir teknik kolej kurulmasını hedefliyoruz"

Sanayiciler ile yapılan tüm toplantılarda nitelikli personel ihtiyacı talepleri aldıklarını anlatan Özlü, bu kapsamda Yüksek Öğretim Kurulu (YÖK) ve Milli Eğitim Bakanlığı ile görüşüldüğünü belirtti.

Bakanlık bünyesinde Bilim, Teknoloji ve Sanayi Eğitimi Daire Başkanlığını kurduklarını aktaran Özlü, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"YÖK başkanımızı davet edip brifing verdik. Çünkü yüksek öğretim kurumlarımıza sanayimizin ihtiyaç duyduğu profildeki insanları yetiştirmeleri için bilim, sanayi ve teknoloji anlamında girdi sağlamak istiyoruz. Milli Eğitim Bakanlığımızla temasa geçtik, protokol imzaladık. Türkiye'de yaklaşık 300 OSB var. Her OSB'de bir teknik kolej kurulmasını hedefliyoruz. Bir yıl İngilizce öğreniyorlar. Çok modern laboratuvarları var. Bu laboratuvarlarda sanayinin ihtiyaç duyduğu alanlarda pratik yapıyorlar.

Bundan sonra organize sanayi bölgesi kurmak isteyenlere bunu şart koşacağız; teknik kolej kurmayı kabul etmeyenlerin OSB talepleri onaylanmayacak. Milli Eğitim Bakanlığımız ayrıca bu kolejlere öğrenci başına 6 bin 500 lira destek verecek.Teknik kolej kuracak OSB'lere bina ve laboratuvar yapımı için 15 yıl vadeli, bölgesine göre ilk 3 yılı geri ödemesiz ve yüzde 1 faizle kredi vereceğiz. Kurulacak kolejlerin binası, ekipmanı, laboratuvarları Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığından, öğrencilerin müfredatının nasıl olacağını OSB'ler talep edecek, Milli Eğitim Bakanlığı da buradaki öğrencilere 6 bin 500 liraya kadar destek verecek. Mükemmel bir şey, buna hemen başladık."

"Bir ülkenin ekonomisi tepede, demokrasisi yerde sürünüyorsa çok uzun yaşamaz"

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Şaban Dişli de ülke insanının siyasi istikrara baktığını, siyasi istikrarın ardından ekonomik istikrarı da görmek isteyeceklerini ifade etti.

Asıl önemli olanın, cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi ile daha hızlı karar verebilmek ve o kararı uygulayabilmek olduğunu dile getiren Dişli, böylece yeniden kalkınma, büyüme hikayesinin yazılabileceğini vurgulayarak, "Son 2-3 yıldır, özellikle Avrupa 2008'den bu yana büyük problemlerle karşı karşıya. Yunanistan'ın iflasını ertelediler ama şimdi IMF'e ödeme süreci geldiğinde de.. İngilizler Avrupa Birliğinden ayrılma yönüne gitti. Dolayısıyla bizim bu süreç içerisinde hızlı hareket edip, yeniden güçlü bir ekonomiye ulaşmamız lazım." değerlendirmesinde bulundu.

İktidara geldiklerinde iki dengenin önemli olduğunu ve bu yönde icraatlarda bulunduklarını anlatan Dişli, "Birincisi özgürlük-güvenlik dengesi. Özgürlük ortamını sağlamak için çok hızlı reform paketleri yaptık. Anayasa üzerinde, demokrasiyi ileri seviyeye getirmek için 9 reform yaptık. Gezi olaylarından başlayıp bugüne kadar gelen sürede güvenlik dengemiz bozulunca, ileri demokrasilerin de yaptığı gibi Fransa'nın da yaptığı gibi Birleşmiş Milletlere ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine başvurarak bazı özgürlüklerden geçici olarak vazgeçeceğimizi bildirdik." diye konuştu.

Dişli, diğer dengenin de ekonomik büyüme ile demokrasi dengesi olduğunu aktararak, "Bir ülkenin ekonomisi tepede, demokrasisi yerde sürünüyorsa çok uzun yaşamaz. Bu süreçte beklediğimiz bir oranla 'evet'i çıkarttığımız zaman, şeytan taşlamaktan tavaf yapmaya fırsat bulamayan hükümetimiz, Cumhurbaşkanımız başkanlığında Meclis dışında kurulacak kabine, ekonomik canlanmayı hızla sağlayacaktır." dedi.

(Bitti)

Düzce havalı silahlar Türkiye üçüncüsü Düzce havalı silahlar Türkiye üçüncüsü Düzce'de pedallar bağımlılıktan uzak nesiller için döndü Düzce'de pedallar bağımlılıktan uzak nesiller için döndü Düzceli oryantiringçiler 9 madalya Düzceli oryantiringçiler 9 madalya
Kaynak: AA

Son Dakika Güncel Bakan Özlü, Basın Mensuplarıyla Buluştu - Son Dakika


Advertisement