Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç Açıklaması - Son Dakika

Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç Açıklaması

19.01.2012 13:01
Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç Açıklaması, System.String[]

Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, Hrant Dink davası kararıyla ilgili olarak, "Vicdanen ben şahsen şunu düşünüyorum."

Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, Hrant Dink davası kararıyla ilgili olarak, "Vicdanen ben şahsen şunu düşünüyorum: Bu çok feci ve çok iğrenç bir olaydır. Eğer bir insan yönlendirilerek bu noktaya getirilmişse, onu azmettirenlerin, bir proje dahilinde ona bu görevi verenlerin varlığını kabul etmek ve mümkünse onların hepsini birden yargılamak gerekirdi" dedi.

Başbakan Yardımcısı Arınç, Genel Kurul sonrası oluşan yeni yönetimi tebrik etmek üzere Türk-İş'i ziyaret etti. Arınç, burada gazetecilerin gündeme ilişkin sorularını cevaplandırdı. Hrant Dink davası kararıyla ilgili bir gazetecinin, 'Hükümetimiz döneminde derin yapılarla, çetelerle, karanlık yapılarla hem mücadele ediyoruz diyorsunuz. Bu kararla birlikte 'derin yapıların hala aktif olduğu' yorumları yapılıyor. Bu yorumlara katılıyor musunuz?' şeklindeki sorusu üzerine, şunları söyledi:

"Bizim vazifemiz bir güvenlik bir adalet, bir hukuk düşüncesi içerisinde yasadışı hiçbir şeyin yapılmaması, bunların önlenmesi, yapılıyorsa da faillerinin yakalanarak yargı önüne çıkarılmasıdır. Hrant Dink olayında ve pek çok olayda, geçmişte üstleri örtülen, bulunamayan, ihmal edilen suçlarda olduğu gibi bir kara örtü örtülmemiştir. Failler, delilleri ile birlikte 30 saatin içinde yakalanmış ve yargının önüne çıkarılmıştır. Her olaya tek tek bakın; iki günü geçmeyen bir süreç içerisinde failler

yakalanabilmiştir. Ben 200 öncesini de, 90 öncesini de 80 öncesini de çok iyi bilen bir insan olarak söylüyorum; geçmişte olayların üstü kapalı kalırdı, failler belli olmazdı, hatta aramızda ellerini kollarını sallayarak dolaşırlardı. 80 öncesini yaşamış, 80 sonrası mağdurlardan biri olarak söylüyorum; AK Parti hükümetleri döneminde üzerlerine gidilmiştir, yakalanmıştır ama bizim işimiz yargının önüne götürmekle sınırlıdır. Yargı bağımsızdır, o kendi işini yapacaktır, yapmalıdır. Süratli bir yargılamayla

adaletli bir sonuca ulaşmak hepimizin amacıdır."

"AZMETTİRENLERİN VARLIĞINI KABUL ETMEK GEREKİRDİ"

Arınç, devletin gücüyle, hukuk devleti olmanın gücünün bir araya geldiğini ifade ederek, "Hrant Dink olayında aslında şunlar şunlar da şu cezayı almalıydı diyecek bir noktada değiliz. Buna mahkeme karar verecektir. Ama vicdanen ben şahsen şunu düşünüyorum: Bu çok feci ve çok iğrenç bir olaydır. Eğer bir insan yönlendirilerek bu noktaya getirilmişse, onu azmettirenlerin, bir proje dahilinde ona bu görevi verenlerin varlığını kabul etmek ve mümkünse onların hepsini birden yargılamak gerekirdi" diye

konuştu.

AİHM'E GİDEBİLİRLER

Arınç, Hrant Dink'in eşi Rachel Dink'in, eşinin cenazesindeki, 'Bir çocuktan bir katil yaratan nasıl bir düşüncedir?' sözlerini de hatırlatan Arınç, " Türkiye'de bir çocuktan bir katil yaratılabiliyorsa, buna etki eden sebepleri ayrı ayrı düşünmemiz lazım. Bir çocuğu bir katil haline getiren şartlar bazen Hrant Dink'i vurabiliyor, bazen sevgilisini testereyle doğrayabiliyor, bazen en yakınına kurşun çekebiliyor, bazen anne babasını katledebilecek duruma gelebiliyor. Suçlu yaratan bir toplum olmamalıyız"

diye konuştu.

Türkiye'de veya dünyada bir çocuğu katil haline getirecek şartlar varsa, aslında bu şartlarda mücadele etmek gerektiğine işaret eden Arınç, "İşin yargı faslında yargı asli failler varsa, azmettiriciler varsa, bunların her birine ayrı ayrı ceza tertip etmeliydi. Etmiş midir, bunu Yargıtay aşamasında göreceğiz. Yargıtay'ın kararına karşı da Türkiye'de söylenecek hiçbir şey yok. Elbette bu davayı takip edenler, daha sonra Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne de giderek belki iddialarını devam ettirebilirler.

Hukukun yolu açık Türkiye'de. Türkiye'de biterse AİHM'e de gidilebilir" diye konuştu.

12 EYLÜL DAVASI

Arınç, 12 Eylül davası ile ilgili değerlendirmesinin sorulması üzerine, 12 Eylül 1980'de askeri darbe yaparak meşru hükümetleri uzaklaştıran ve daha birçok işinde de insan hak ve ihlallerini ortaya koyan pek çok insanın eziyet ve işkence görmesine yol açan, hukuk dışı davranışlarla Türkiye'nin bütünlüğünü, birliğini bozan bir olayla karşılaşıldığını kaydetti. Bu darbenin etkilerinin 30 yıl devam ettiğini vurgu yapan Arınç, 12 Eylül 2010'daki anayasa değişikliği referandumu ile darbecileri koruyan

hükümlerin yürürlükten kaldırıldığını hatırlattı. Geçici 15. madde yürürlükten kalkması ile artık 12 Eylül öncesi ve sonrasında bu darbenin içinde olanların yargılanması gerektiğine işaret eden Arınç, "Çünkü önce savcılık, sonra da mahkeme iddianameyi tanzim ve kabul etti. Şimdi de yargılamanın yapılacağı gün tayin edilmiş oldu. Bundan sonrası her olayda olduğu gibi tamamen yargısal bir işlemdir. Mahkemeler gerekli öncelikli işleri tespit ederler, ifadeler alınır, sorgular, savunmalar yapılır ve sonunda bir

karar verilir. Bu çok önemli bir dava olacak. Yaşları ne olursa olsun bu darbeyi bizzat işleyenler hakkında yapılacak muhakemenin sadece Türkiye'de değil, bütün dünyada ibretle ve özenle takip edileceğini düşünüyorum. Verilecek karar da Türkiye'nin demokratikleşmesi konusunda attığı adımların bir sonucu olacaktır" dedi.

Arınç, Hrant Dink davasının rant elde etmek amacıyla siyasete malzeme edilmemesi gerektiğini de ifade ederek, "Hrant, hepimizin ortak acısıyla katledilmiş bir basın emekçisidir. Meseleye bu gözle bakmamız daha uygun olur" dedi.

"AĞANIN ELİ TUTULMAZ"

Başbakan Yardımcısı Arınç, İntibak Yasası'nın hala Meclise gönderilmediğinin hatırlatılması üzerine, "Gider 'Hasretle beklenen gelir mutlaka; Sultan fikir, şanlı otağa gelir' diyor şair. İntibak da gidiyordur. Bazen yan yana bürolardan birbirine evrak bir haftada gider, bazen de uçar gider. Başka yolu yok, Meclise gidecek" dedi.

Arınç, emekli aylıklarına yapılacak zammın üst sırının kendisi tarafından 290 lira, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik tarafından da 322 lira olacağını söylediğinin hatırlatılması üzerine, "E tabii, ağanın eli tutulmaz. Benim elimdeki çizelgede 10-20 arasında başlıyor, 250-290 arasında bitiyordu. Ama bonkör bir hükümetiz. Bak bakanımız üzerine biraz daha koymuş" dedi. - ANKARA

- Kaynak: İHA

Son Dakika Güncel Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç Açıklaması - Son Dakika


Son Dakika

Ibrahimovic'ten Ronaldo'ya koronalı gönderme: Sen Zlatan değilsin, virüse meydan okuma Yapay zekalı kameralar, hakemin keliyle topu karıştırınca gol ekrana yansımadı Slovakyalı şirket, üç dakika içerisinde otomobilden uçağa dönüşen araç geliştirdi Son Dakika! Putin: Karabağ görüşmelerinde Türkiye dahil birçok ülke yer almalı Son dakika: Yükselişleri durdurulamıyor! Dolar ve euro rekor üstüne rekor kırıyor Ünlü oyuncu Melisa Döngel, arkadaşlarıyla gittiği kafeye alınmayınca olay çıkardı: Sizi bitireceğim Bu acıya yürek dayanmaz! Evde çıkan yangında kardeşler mahsur kaldı, 8 aylık bebek kurtarılamadı Azerbaycan Cumhurbaşkanı Yardımcısı Hajiyev: Karabağ'ın sözde Savunma Bakanı Celal Harutyunyan cehenneme gönderildi