Son Dakika Haberleri: Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Büyük Ödülleri Töreni

Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Büyük Ödülleri Töreni

4 yıl önce

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Orhan Gencebay'ın müziğinin köklerini, tınısını, ritmini bu coğrafyadan aldığını, aynı zamanda günlük hayattaki sevdaları, isyanları, üzüntüleri, beklentileri, hatta ümitleri konu edindiğini belirterek, "Onun sevdasını da isyanını da doğru anlamayanlara inat milletimiz kendisine sahip çıkmış, sanatını bağrına basmıştır" dedi.

Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Büyük Ödülleri Töreni, System.String[]
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Orhan Gencebay'ın müziğinin köklerini, tınısını, ritmini bu coğrafyadan aldığını, aynı zamanda günlük hayattaki sevdaları, isyanları, üzüntüleri, beklentileri, hatta ümitleri konu edindiğini belirterek, "Onun sevdasını da isyanını da doğru anlamayanlara inat milletimiz kendisine sahip çıkmış, sanatını bağrına basmıştır" dedi. 

Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde düzenlenen Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Büyük Ödülleri Töreni'nde yaptığı konuşmada, ödül alan kültür, sanat ve ilim adamlarıyla ilgili düşüncelerini ve hissiyatını paylaştı. 

Sinema alanında ödüle layık görülen, 90 yaşını geride bırakan Münir Özkul'un, tiyatro ile başlayan, sinemayı da ekleyerek devam ettirdiği 75 yılı bulan sanat hayatıyla adeta bir "sanat çınarı" olduğunu ifade eden Erdoğan, Özkul'un tiyatro, sinema ve günlük hayatın estetik bir yorumu olan geleneksel temaşa sanatlarını başarıyla temsil ettiğini söyledi.

Mizahı ve sevgiyi en samimi, en yalın haliyle sanatına yansıtmayı başaran Münir Özkul'un yeni nesiller tarafından da bilindiğini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Sayın Münir Özkul, kimi zaman fakir ama gururlu böyle bir aile babası, kızları burada bunu çok daha iyi yaşadılar, biliyorlar, kimi zaman vefakar, cefakar öğretmen olarak hafızalarımızdaki mümtaz yerini daima muhafaza edecektir. Bizleri zaman oldu çok güldürdü, zaman oldu ağlattı. Ben kendisine Allah'tan şifalar diliyorum" dedi.

"7 Güzel Adam'dan biri"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, edebiyat alanında ödül alan Rasim Özdenören'in de Türkiye'nin en önemli edebiyatçılarından biri olduğuna işaret ederek, "Aynı zamanda kendisi 7 Güzel Adam'dan biridir. Bir neslin değil adeta nesillerin ağabeyidir, benim de ağabeyimdir. Bir dava ve mücadele adamıdır" ifadesini kullandı. 

Özdenören'in Mavera dergisinin çıkış gerekçesini "Tarihte hiçbir uygarlık ilkin bir edebiyat hazırlığı geçirmeden, kelam eğitimini tamamlamadan yani düşünce söze, söz de eyleme dönüşmeden varolma ortamına kavuşamamıştır" diyerek anlattığını hatırlatan Erdoğan, "Tek başına bu cümlenin dahi onun edebiyatla birlikte bir bütün olarak hayata bakışını da yansıtmaya yettiğine inanıyorum. Kendisi 75 yıllık hayatına başarılı bir bürokrasi kariyeri ki Devlet Planlama Teşkilatımızda uzun yıllar aldığı görevlerin hakkını verme dönemi oldu, onlarca hikaye ve deneme kitabı, çeviriler, binlerce gazete yazısı, her biri hala birer efsane olarak anılan edebiyat dergileri sığdırmayı başarmış bir abide isimdir. Sayın Özdenören'in eserlerinin yeni kuşakları da doyuracağına, aydınlatacağına inanıyorum" değerlendirmesinde bulundu.

"Kendisine geçmişte yapılan haksızlıkların da telafisi" 

Cumhurbaşkanı Erdoğan, müzik alanındaki ödülün sahibi Orhan Gencebay'ın bir dönem çok avami olarak telakki edilen, bu şekilde gösterilen, itilen, kakılan, adeta boğulmaya, yok edilmeye çalışılan bir müzik türünün en özgün, en verimli ve en kıymetli temsilcisi olduğunu söyledi.  

Gencebay'ın müziğinin köklerini, tınısını, ritmini, bu coğrafyadan aldığını, günlük hayattaki sevdaları, isyanları, üzüntüleri, beklentileri, hatta ümitleri konu edindiğini belirten Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Onun sevdasını da isyanını da doğru anlamayanlara inat milletimiz kendisine sahip çıkmış, sanatını bağrına basmıştır. 1970'lerin, 1980'lerin o sıkıntılı dönemlerinde takside, dolmuşta, kahvehanede, evde, günlük hayatımızın her safhasında Orhan Gencebay müziğiyle karşılaşmamız olağan bir durumdu. Geçmişte başkalarının yanında Orhan Gencebay'ı ve müziği eleştiren ama muhtemelen yalnız kaldığında yine onu dinleyenlerin olduğunu da biliyorum. 1990'lardan sonra biz bunu çok daha farklı yaşadık, hatta bazı özel yaşadıklarım var ki burada bunu söylemem yanlış olur, insanı hakikaten şaşırtıyordu. Çünkü bunlar sanata ve sanatçıya da değer vermeyi anlayamamış kadar ne yazık ki bir yanlışın içindeydiler. Bugün Sayın Gencebay'a verdiğimiz bu ödülün, kendisine geçmişte yapılan haksızlıkların da telafisi manasına geldiğine inanıyorum."

"Tercihini güncelden değil kalıcı olandan yana kullandı"

Sosyal bilimler ve tarih alanında ödüle layık görünen Mehmet Genç'in de Osmanlı'ya, Osmanlı iktisat tarihine en vakıf tarihçilerden biri olduğunu ifade eden Erdoğan, Genç'in sohbetlerinden, derslerinden her yaştan insanın istifade ettiğini, tevazu ve zarafetiyle dikkat çeken bir "tarih pınarı" olduğunu söyledi. 

Erdoğan, "Hocamızın her kelimesi aslında yılların imbiğinden geçirilerek yazılmış eserleri Osmanlı'ya, Osmanlı tarihine, iktisadına, bürokrasine, daha da önemlisi yaygın Osmanlı algısına yönelik bakış açısını kökten değiştirmiştir. İlmi ciddiye alan, tercihini güncelden değil kalıcı olandan yana kullanan ve bu duruşunu yarım asırdır devam ettiren Mehmet Genç hocamızı, ülkemizin sahip olduğu en önemli değerlerden bir olarak görüyorum. Bugün burada kendisine takdim edeceğimiz ödül, milletimizin ve devletimizin bu kıymetli ilim adamımızın emeğine olan saygısının ifadesi olarak kabul edilmelidir" diye konuştu.

"Ruh hendesesi hat sanatını bugüne ve gelecek nesillere taşıyan sanatkarımız" 

Erdoğan, "Kur'an Mekke'de nazil oldu, Kahire'de okundu, İstanbul'da yazıldı" sözünü hatırlatarak, bu sözün bugün hala geçerliliğini korumasında geleneksel sanatlar alanında ödül alan Hattat Hüseyin Kutlu'nun büyük katkısı bulunduğunu vurguladı.

Hat sanatı tarihinde ve Türk-İslam medeniyetinde çok büyük öneme sahip Bursa Ulucami, Selimiye, Süleymaniye, Sultanahmet ve diğer şehirlerdeki abide camilerin, büyük bir ruh inceliğiyle yazılmış hat ve tezhip sanatının en güzel örnekleriyle dolu olduğuna dikkati çeken Erdoğan,  şöyle konuştu:

"Allah lafzı ve Peygamber'imizle birlikte Hazreti Ebubekir, Hazreti Ömer, Hazreti Osman, Hazreti Ali, elbette Hazreti Hasan ve Hazreti Hüseyin isimlerini hat sanatının en güzel örnekleriyle camilerimizin duvarlarına bezeyen anlayıştaki inceliğe bugün ne kadar çok ihtiyacımız var değil mi? Hattat Hüseyin Kutlu Hocamız, lafzıyla, manasıyla bir ruh hendesesi olan hat sanatını ilim, irfan ve hikmetin diviti ve mürekkebinden damıtarak bugüne ve gelecek nesillere taşıyan bir sanatkarımızdır" dedi. 

"Bizi ümrandan uygarlığa taşıdığı o sohbetler aklımıza geldi"

Kültür ve Sanat Vefa Ödülü'ne layık görülen merhum Cemil Meriç'in "Bilgi sonu gelmeyen bir fetihtir" sözünü anımsatan Erdoğan, şunları kaydetti:

"Merhum Cemil Meriç üstadımızı anlatmaya ne sözümüz ne zamanımız ne de gücümüz yeter. Az önce muhterem kızları, hocamızı dinlerken doğrusu gözlerimiz yaşardı. Çünkü Kubbealtı sohbetleri aklıma geldi, Milli Türk Talebe Birliği'ndeki hafta sonu sohbetleri aklıma geldi ve bizi ümrandan uygarlığa taşıdığı o sohbetler aklımıza geldi. Güneşin ülkeleri aydınlattığı gibi sözlerin de milletleri aydınlattığına inanan rahmetli Cemil Meriç, tüm ömrünü bu yolda harcamış, geride nesiller boyunca okunsa, tartışılsa, üzerinde düşünülse bitmeyecek bir hazine bırakmıştır. Üstadımız insandan başlayarak aydın, din, sağ, sol, tarih, irfan, ümran gibi pek çok kavramı yorumlayışıyla, bu yorumlar üzerinden hayata bakışıyla fikir hayatımızda nevi şahsına münhasır bir yer edinmiştir. Kendisine Allah'tan rahmet diliyorum."

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sanat, kültür ve fikir insanlarına, onların temsilcilerine ödüllerin verildiğini ifade ederek, ödül alanları kutladı, değerlendirme yapan heyete de teşekkürlerini sundu. 

Cumhurbaşkanı Erdoğan, ödül töreninin ardından davetlilere resepsiyon verdi. Erdoğan, resepsiyonda ödüle layık görülen kültür adamları, sanatçılar ve yakınlarıyla sohbet etti. 

(Bitti)
Haber Yayın Tarihi : 09.12.2015 04:42 Kaynak: AA



"Kafa Keseceğim" Diyen Suriyeli Sığınmacı Gözaltına Alındı! Anne ve Babasını Siyanürlü Şerbetle Öldüren Cani Evladın Cezaevinde 1 Gün Kaldığı Ortaya Çıktı Kemerle Saldıran Sürücünün Yediği Yumrukla Nakavt Olduğu An Kamerada!