Son Dakika Haberleri: Dha İstanbul Bülteni - 1

Dha İstanbul Bülteni - 1

7 gün önce

1- ERDOĞAN: DÜNYADAKİ 193 ÜLKENİN KADERİNİN SADECE 5 ÜLKEYE, HATTA BİR ÜLKEYE BAĞLI OLMASI EN BÜYÜK ADALETSİZLİKTİR*Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan: "Milyarlarca insanın umut bağladığı uluslararası sistem, kelimenin tam anlamıyla çatırdıyor.

Dha İstanbul Bülteni - 1, System.String[]
1- ERDOĞAN: DÜNYADAKİ 193 ÜLKENİN KADERİNİN SADECE 5 ÜLKEYE, HATTA BİR ÜLKEYE BAĞLI OLMASI EN BÜYÜK ADALETSİZLİKTİR

*Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan:  

"Milyarlarca insanın umut bağladığı uluslararası sistem, kelimenin tam anlamıyla çatırdıyor. 'En kötü düzen düzensizlikten iyidir'

sözü, kötü düzenin sürmesine değil, tam tersine bir an önce ıslahının gerekliliğine işaret eder. Biliyorsunuz Türkiye olarak, her fırsatta Birleşmiş Milletler'de özellikle de Güvenlik Konseyinde reforma ihtiyaç duyulduğunu söylüyoruz. 'Dünya 5'ten büyüktür' diye formüle ettiğimiz bu çağrımızın temelinde adalet talebi vardır"

"Türkiye, çoğunluğu Suriye'den olmak üzere Irak, Afganistan, Afrika'dan gelen 4 milyonun üzerinde sığınmacıya ev sahipliği

yaparak, uluslararası toplumun hem yükünü taşıyor hem onurunu kurtarıyor. Üstelik bunu uluslararası toplum ve kuruluşlardan kayda değer bir yardım almadan yapıyoruz. Şu an itibariyle 33 milyar dolar biz sadece Suriye'den gelen mülteciler için harcama yaptık"

Haber-Kamera: Mehmet İlkay ÖZER İSTANBUL, 

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan Erdoğan, Dolmabahçe Sarayı'nda düzenlenen, 4. Uluslararası Yüksek Mahkemeler Zirvesi akşam yemeğine katıldı. Burada bir konuşma yapan Erdoğan, dünyanın farklı ülkelerinden İstanbul'a zirve için gelen konuklara teşekkür etti. Adaletin hangi ırktan, hangi inançtan, hangi renkten, hangi coğrafyadan olursa olsun tüm insanlığın ortak değeri ve talebi olduğunu kaydeden Erdoğan, "İlk insandan beri peşinden koşulan, aranan, mücadelesi verilen bu kavram, medeniyetlere rengini veren en temel değer olmuştur. Mensubu olduğumuz medeniyet de adaleti mülkün, yani devletin, ülkenin, toplumun temeli saymaktadır. Bunun için bizim adliye binalarımızın kapılarında, mahkemelerimizde hakimlerimizin arkalarındaki duvarda hep bu yazı yer alır. Yine bizim kültürümüzde 'Şeriat'ın kestiği parmak acımaz' diye bir söz vardır. Yani yargının verdiği kararın sonuçları ne kadar ağır olursa olsun, bireyler ve toplum nezdinde kabule şayandır anlamındaki bu söz de adalete olan saygıyı ve güveni ifade eder." diye konuştu.

-"İnsanı yaşat ki devlet yaşasın"

Erdoğan, şöyle devam etti: "Ecdadımızın bir başka sözü daha vardır ki o da esasında adalete vurgu yapar. Bu söz, Osmanlı Devleti'nin manevi kurucusuna atfedilen, 'İnsanı yaşat ki devlet yaşasın' ifadesidir. Sadece ülkemizin ve bölgemizin değil, dünyanın her yerinde derin izler bırakmış olan Hazreti Mevlana'nın adalet konusunda şahsen sık sık başvurduğum çok önemli sözleri vardır. Her şeyden önce Mevlana Hazretleri, hukuku, adalet denizinde bir katre olarak görür. Mevlana Hazretleri, 'Hakimler, Tanrı'nın ölçüsü ve terazisi gibi hareket etmek zorundadır' der. Asıl önemlisi Mevlana Hazretlerine göre, adalet demek her şeyin yerli yerinde olması demektir.

Bu yaklaşımı da ayakkabının ayakta külahın başta olmasıyla örneklendirir. Şayet bunların yeri değişir, ayakkabı başa çıkar, külah ayağa inerse adalet terazisi bozulur. Sadece ülkemizin değil, genel olarak Doğu felsefesinin özünde adalet konusu vardır. Batı'daki devrimlere, kanlı sosyal dönüşümlere baktığımızda hepsinin de temelinde öyle veya böyle bir adalet arayışının yattığını görürüz.

Günümüzde de bir ülkenin gelişmişliğinin veya geri kalmışlığının en önemli ölçülerinden biri hukuk sistemlerinin iyi çalışıp çalışmadığı yani adalet mekanizmasının işleyip işlemediğidir. Peki madem ilk insandan bugüne kadar adalet, hukuk, kanun bu kadar önemli, öyleyse niye hala bunca zulüm, bunca haksızlık, bunca feryat, bunca göz yaşı vardır. İnsanlık daha dün Bosna'da, çok daha yakın zamanda Myanmar'da, Suriye'de 10 binlerin, yüz binlerin, milyonların hunharca katledilmesine engel olamıyorsa, yeryüzünde nasıl adaletten bahsedebiliriz?"

"ŞU AN İTİBARİYLE 33 MİLYAR DOLAR BİZ SADECE SURİYE'DEN GELEN MÜLTECİLER İÇİN HARCAMA YAPTIK."

"Batı toplumlarının çöpe atarak israf ettiği yiyecekler, Afrika'daki tüm açları doyuracak boyuta ulaşmışsa burada hangi adaletten söz edilebilir?" diyen Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: "Sadece kendi güvenlik ve refahı için mazlumlara, mağdurlara kapılarını kapatan ülkelerin gelişmiş sıfatını taşıdıkları bir dünyada hangimiz kendimizi adalet dairesi içinde hissedebiliriz. İnsanların, toplulukların,

devletlerin, uluslararası kuruluşların kendi aralarında sürekli bir adalet tartışması yaşanıyorsa, hep birlikte durup düşünmeli, kendimizi sigaya çekmeliyiz." Cumhurbaşkanı Erdoğan, BM başta olmak üzere dünyada amacı insanlığın topyekun güvenlik ve refahını sağlamak olan pek çok kurumun, bu doğrultuda imzalanmış pek çok uluslararası belgenin bulunduğunu hatırlatarak, şunları kaydetti: "Üzüntüyle belirtmek durumundayım ki ne bu kurumlar ne de bu belgeler öngörüldüğü şekilde çalışmıyor.Milyarlarca insanın umut bağladığı uluslararası sistem, kelimenin tam anlamıyla çatırdıyor. 'En kötü düzen düzensizlikten iyidir' sözü, kötü düzenin sürmesine değil, tam tersine bir an önce ıslahının gerekliliğine işaret eder. Biliyorsunuz Türkiye olarak, her fırsatta Birleşmiş Milletler'de özellikle de Güvenlik Konseyi'nde reforma ihtiyaç duyulduğunu söylüyoruz. 'Dünya 5'ten büyüktür' diye formüle ettiğimiz bu çağrımızın temelinde adalet talebi vardır. Dünyadaki 193 ülkenin  kaderini sadece 5 ülkeye, hatta bir ülkeye bağlı olması en büyük adaletsizliktir. Bunun için biz sistemin yeniden kurulmasını istiyoruz. Buranın tamamen reforme edilmesinin gereğine inandığımızı söylüyoruz. Dünyadaki kıta, inanç, kültür dağılımlarını gözeten, adil bir yapı tesis edilemeden Birleşmiş Milletler'in ve Güvenlik Konseyi'nin insanlığın geleceğinde varlığını sürdürebilmesi mümkün değildir. Türkiye, çoğunluğu Suriye'den olmak üzere Irak, Afganistan, Afrika'dan gelen 4 milyonun üzerinde sığınmacıya ev sahipliği yaparak, uluslararası toplumun hem yükünü taşıyor hem onurunu kurtarıyor. Üstelik bunu uluslararası toplum ve kuruluşlardan kayda değer bir yardım almadan yapıyoruz. Şu an itibariyle 33 milyar dolar biz sadece Suriye'den gelen mülteciler için harcama yaptık."

"10 BİNLERCE İNSANI ÖLÜMDEN, MİLYONLARCA İNSANI DA SEFALETTEN KURTARDIK"

Erdoğan, konuşmasında Suriye'deki gelişmelere değinerek, "Son olarak İdlib'te sağladığımız istikrar ile 10 binlerce insanı

ölümden, milyonlarca insanı da sefaletten kurtardık." diyen Erdoğan, "Türkiye olarak Suriye'de huzuru tesis ettiğimiz her yerde ilk olarak güvenlik ve adalet sistemini işler hale getiriyoruz. Bunu başarmadan diğer hususlarda mesafe katedemeyeceğimizi, büyük  fedakarlıklarla oluşturduğumuz huzur iklimini koruyamayacağımızı biliyoruz." ifadesini kullandı. Buna karşılık bölgede hala Türkiye'nin insani duruşunun karşısına terör örgütleriyle iş birliği yaparak çıkan ülkelerin bulunduğuna dikkati çeken Erdoğan, "Üstelik bu terör örgütleri, kontrolleri altındaki bölgelerde insanların can ve mal güvenliğine en büyük tehdidi oluşturuyor. Buna rağmen lafa geldiğinde

ağızlarından demokrasiyi, insan haklarını, hukuk devletini düşürmeyenler bu örgütleri desteklemekte, palazlandırmakta hiçbir beis görmüyorlar." diye konuştu. Erdoğan, temsil ettikleri tarih ve medeniyetin gereği olarak adalet çizgisinden ayrılmadan kendileri, bölgedeki kardeşleri ve tüm insanlık için en iyisini yapmanın mücadelesini verdiklerini söyledi.

Demokrasisine, özgürlüğüne ve hukuk devleti ilkesine sahip çıkma kararlılığını 15 Temmuz 2016 tarihindeki darbe girişimi sırasında canıyla ortaya koymuş bir ülke olarak bu konuda çok rahat olduklarını vurgulayan Erdoğan, Türkiye'nin yaşadığı tüm sıkıntılara rağmen bölgesinin istikrar ve güven abidesi konumundaki bir ülke olduğunu dile getirdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, bunun için çevresinde gördükleri haksızlıklara böylesine kararlı bir şekilde karşı çıkabildiklerini ve sözünü yüksek sesle ifade edebildiklerini belirterek, "Türkiye'nin küresel meselelere adalet merkezli yaklaşımını en iyi siz hukuk insanlarının anlayacağına inanıyorum." dedi.

Yüksek Mahkemeler Zirvesi'nde üzerinde en çok durulacak hususlardan birinin yargı bağımsızlığı olduğuna işaret eden Erdoğan, şöyle konuştu: "Karşınızda okul kitaplarında yer alan bir şiiri okuduğu için hapse mahkum edilmiş ve demir parmaklıklar ardına girmiş birisi olarak duruyorum. Dolayısıyla yargı bağımsızlığının anlamını ve önemini bizzat yaşayarak öğrendim. Bunun için ülkeyi yönetme sorumluluğunu üstlendiğimizde, milletimize, ülkemizi eğitim, sağlık, adalet ve güvenlik temeli üzerinde yükseltme sözü verdik. Göreve

gelir gelmez adalet teşkilatımızın fiziki altyapısının geliştirilmesinden, insan kaynağının zenginleştirilmesine ve mevzuatının yenilenmesine kadar bir dizi reformu hayata geçirdik."

"245 ADALET SARAYI İNŞA EDİP HİZMETE SUNDUK"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, darbe girişiminde bulunan bir çetenin yargı içindeki mensuplarını tasfiye ederek bu konuda en büyük sorunu çözdüklerini belirtti. Bugün hakim ve savcı sayısının 17 binin üzerine çıktığını ifade eden Erdoğan, bu sayının hala yetersiz olduğunu bildiklerini dile getirdi. Yüksek nitelikli personel alımı ve bunların en ileri düzeyde eğitimiyle sayıyı arttırdıklarını anlatan Erdoğan, bakanlıktaki ve adliyelerdeki yardımcı personel sayısını 61 binden 140 bine çıkartarak burada da önemli bir mesafe katettiklerini söyledi. Hükümete gelene kadar Türkiye'de adliyelerin çoğunlukla hükümet binalarının alt katlarındaki kötü şartlara sahip yerlerde faaliyet yürüttüğünü aktaran Erdoğan, "Biz kalitenin fiziki iyileştirmeyi gerektirdiği anlayışıyla, ülke çapında mimarisi ve diğer altyapısıyla çok ileri standartlara sahip 245 adalet sarayı inşa edip hizmete sunduk. Yine adalet sisteminin önemli bir unsuru olan adli tıp hizmetlerini yaygınlaştırdık ve modernleştirdik. Temel kanunlarımızın tamamını, günün şartlarına uygun hale getirerek yeniledik. " dedi.

Erdoğan, istinaf mahkemelerini kurarak, Yargıtay ve Danıştay'daki yığılmanın önüne geçtiklerini, şu ada 9 bölge adliye ve 7 bölge idare

mahkemesinin hizmete geçtiğini ifade etti.

"MAHKEMELERE GİTMEDEN ÇÖZÜM ÜRETECEK ALTERNATİFLER GETİRDİK"

Vatandaşlara alternatif bir hak arama yolu olarak Kamu Denetçiliği'ni kurduklarını hatırlatan Erdoğan, "Anayasa Mahkemesi'ne bireysel başvuru hakkını getirerek, vatandaşlarımızın hak arama yollarına bir yenisini daha ekledik. Ara buluculuk ve uzlaştırma konularında mahkemelere gitmeden çözüm üretecek alternatifler getirdik. İnsan haklarından kişisel verilerin kullanımına kadar geniş bir alanda kurumsal yapılar oluşturduk. Birçok yöntemi, kurumu, düzenlemeyi ve uygulamayı hayata geçirerek, ülkemizin demokratik hukuk devleti niteliğini güçlendirdik. İnşallah bundan sonra da aynı şekilde yolumuza devam edeceğiz." diye konuştu.

Erdoğan, bu zirvede tartışmaya açılacak olan yargıda şeffaflığa ilişkin İstanbul deklarasyonunun, adaletin tesisi ve yargıda şeffaflığın güvence altına alınması konusundaki çalışmalarda bir dönüm noktası olacağına inandığını ifade etti. 4. Uluslararası Yüksek Mahkemeler Zirvesi'nin hayırlı olmasını dileyen Erdoğan, zirvenin düzenlenmesine ve oturumlara katkıda bulunan başta Yargıtay

Başkanı İsmail Rüştü Cirit'e teşekkür ederek sözlerini tamamladı.

Görüntü dökümü:

------------------

-Erdoğan'ın açıklamaları

12.10.2018 - 19.58 Haber Kodu : 181012232_

=============================

2- SUUDİ ARABİSTAN BAŞKONSOLOSLUĞU'NDAN YENİ AÇIKLAMA

Haber: Enver ALAS-Kamera: İSTANBUL,  

Suudi Arabistan İstanbul Başkonsolosluğu, konsolosluğa girdikten sonra kendisinden bir daha haber alınamayan Washington Post muhabiri Suudi Arabistan vatandaşı gazeteci Cemal Kaşıkçı'nın kaybolmasına ilişkin yeni bir açıklama yaptı. Konuya ilişkin Suudi Arabistan'ın İstanbul Başkonsolosluğu'na ait twitter hesabından yapılan açıklamada, "Suudi Arabistan yetkili kaynağı, Kardeş Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı'nın Suudi Arabistan'ın Suudi vatandaşı Cemal b. Ahmet b. Hamza Kaşıkçı'nın İstanbul'da kaybolması ile ilgili gerçekleri ortaya çıkartmak amacıyla kurulmasını talep ettiği ve kardeş iki ülkenin uzmanlarını bir araya getirecek olan ortak çalışma grubunun oluşturmasını olumlu karşılamasından dolayı memnuniyet duymaktadır. Anılan kaynak bu olumlu adımı takdir ederek, söz konusu ortak çalışma grubunun yeteneğine ve üstleneceği görevi işbirliği içinde en iyi şekilde yerine getireceğine olan güvenin tam olduğunu ve ayrıca Suudi Arabistan'ın, nerede olursa olsun vatandaşlarının güvenliği ve selametini önemsediğini vurgulamaktadır" denildi. 

Görüntü dökümü:

-------------------

-Sosyal medyadaki açıklamanın fotoğrafı

12.10.2018 - 23.06 Haber Kodu : 181012252_

========================

3- BAĞCILAR EĞİTİM VE ARAŞTIRMA HASTANESİ'NDE YANGIN 

Haber-Kamera:  Ersan SAN - İSTANBUL DHA

Bağcılar Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde yangın çıktı. 

Hastanenin çocuk acil bölümündeki ameliyathanede saat 17.15 sıralarında kabloların tutuşması sonucu çıktığı belirtilen yangına müdahale için çok sayıda itfaiye ekibi sevkedildi. Bu sırada hastalar tahliye edildi. Olay yerine gelen itfaiye ekipleri yangını kısa sürede söndürdü. Yoğun duman nedeniyle ameliyathanedeki hastalar ambulanslarla başka hastanelere götürüldü.

Görüntü Dökümü:

-------------

-Hastane önünden görüntüler

-İtfaiyenin müdahalesi

-Hastaların tahliyesi

-Ambulanların gidişi

-Detaylar

12.10.2018 - 18.21  Haber Kodu : 181012209_

==========================

4- İSTANBUL'UN 39 İLÇESİNDE YEDİTEPE HUZUR-18 DENETİMİ

Haber-Kamera: Ali Kerem BENGİ - Melih OKUMUŞ - Soner HASIRCIOĞLU/İSTANBUL,

İstanbul Emniyet Müdürü Mustafa Çalışkan'ın talimatları doğrultusunda il genelinde 39 ilçede 20.00-00.00 saatleri arasında "Yeditepe Huzur-18" asayiş denetimleri yapılıyor. İstanbul Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü koordinesinde yaklaşık 5 bin polisin katılımıyla gerçekleştirilen denetimlere, İlçe Emniyet Müdürlükleri ile Özel Harekat, Narkotik Suçlarla Mücadele, Önleyici Hizmetler, Trafik Denetleme Şube Müdürlüğü, Deniz Limanı Şube Müdürlüğü, İstanbul Atatürk Havalimanı Şube Müdürlüğü, Foto Filim Şube Müdürlüğü ve İstanbul Sabiha Gökçen Havalimanı Şube Müdürlüğü personeli katıldı.

18'sinci Yeditepe Huzur denetimleri kapsamında 39 ilçede şüpheli araç ve otobüslerde aramalar yapılırken bazı eğlence alanları ve iş yerleri denetlendi. Denetimlerde çok sayıda kişi de genel bilgi taramasından (GBT) geçirildi.

Denetimlerden biri TEM Otoyolu Çamlıca Gişeleri İstanbul istikametinde yol kenarındaki denetim noktasıydı.  Polis ekipleri TEM otoyolunda şüpheli araçları ve şehirlerarası yolcu otobüsleri durdurarak denetim noktasına yönlendirildi. Yolcuların ve sürücülerin Genel Bilgi Taraması (GBT) yapılırken kişilerin üzerleri didik didik arandı. Araçların içerisi ve otobüslerin bagaj kısmında Zoro isimli narkotik köpeği arama yaptı. Özel Harekat polisleri denetim noktalarında çevre güvenliği alırken denetimler gece saat 24.00' e kadar devam edecek.

Görüntü Dökümü:

----------------------

-ÇAMLICA GİŞELER

-Polislerin araçları durdurması

-Araçlarda arama yapılması

-GBT'ndan geçirilenlerin üzerlerinin aranması

-Özel Harekat polisleri

-Yolcu otobüsleri

-Zoro isimli narkotik köpeği

-Bagajların aranması

-Genel bilgi taramasından noktası

-Genel ve detaylar

-MAHMUTBEY

-Polisler

-Araçların aranması

-Polis köpekleriyle arama

12.10.2018 - 22.08 Haber Kodu : 181012245_I

 

=========================

5- İŞTE ARDA TURAN-BERKAY KAVGASININ GÖRÜNTÜLERİ

Haber-Kamera: İSTANBUL,

Başakşehirli milli futbolcu Arda Turan ve şarkıcı Berkay Şahin'in bardaki kavgası ve ardından hastanede yaşananların görüntüleri bu akşam Buket Aydın'la Kanal D Haber'de yayınlandı. Görüntülerde o gece yaşananlar saniye saniye görülüyor.

O GECE NELER YAŞANDI

Emirgan'daki eğlence mekanında Arda Turan şarkıcı Berkay Şahin'in burnuna kafa attı.

Saatler sabaha karşı 06.21'i gösterirken mekandan önce Berkay çıktı. Görüntülerde kavgada burnu kırılan Berkay Şahin'in sinirle elindeki şişeyi hızlıca yere attığı görülüyor.

Berkay'ı barın dışındakiler sakinleştirmeye çalışıyor ama şarkıcı el işaretiyle, uzak durmalarını istiyor. Hatta eğlence merkezinin işletmecisi Umut Evirgen de şarkıcının yanına gidiyor. Berkay'ın yanındakiler, şarkıcıyı caddenin karşısındaki otobüs durağına doğru götürüyor.

ARDA TURAN AYAKTA DURMAKTA ZORLUK ÇEKİYOR!

Herkes Berkay Şahin'i sakinleştirmeye çalışırken bu kez, saatler 06.22'yi gösterdiğinde kameranın açısına Trabzonsporlu milli futbolcu Burak Yılmaz giriyor. Yılmaz'ı kapıdaki görevliler durdurmak istese de başarılı olamıyor. O da Berkay'ın yanına doğru ilerliyor.

Burak'tan tam 1 dakika sonra bu kez saatler 06.23'ü gösterdiğinde kavganın diğer tarafı, milli futbolcu Arda Turan kameranın açısını giriyor. Ayakta durmakta zorluk çeken milli futbolcuyu etrafında bulunun 8 kişi durdurmakta zorluk çekiyor. Turan otobüs durağında bekleyen Berkay'ın yanına gitmek istiyor. Ama yanındakiler ikilinin sokakta kavga etmemesi için büyük çaba harcıyor.

Hatta devreye oyuncular Oğuzhan Koç ve İbrahim Büyükak giriyor. Onlar da Arda Turan ile konuşarak, milli futbolcuyu sakinleşmeye çalışıyor. Saatler 06.25'i gösterdiğinde durakta burnu kırık halde bekleyen Berkay taksiye bindiriliyor ve hastaneye götürülüyor. Arda Turan da Berkay'ın hastaneye gittiğini öğrenince aynı hastaneye doğru yola çıkıyor.

HASTANEDE NELER YAŞANDI?

Saatler 06: 24'ü gösterdiğinde Arda hastaneye geliyor. Yanında kardeşi Okan Turan var. Kapıdan girişi sırasında Arda'nın belindeki kabarıklık dikkat çekiyor. Arda'nın bir eliyle silah olduğu sanılan kabarıklığı tuttuğu da görülüyor. Diğer eliyle de perdelemeye çalışıyor. İkili seri adımlarla içeri giriyor.

Tam iki dakika sonra kameranın saati 06: 26'yı gösterirken, Berkay Şahin ve Arda Turan hastanenin check-up servisinde kadraja giriyor.

İkili bir koltuğa oturuyor sohbet etmeye başlıyor. Arda verdiği ifadeye göre, özür diliyor. Berkay'ın eşiyle ilgili bir yanlış anlaşılma olduğunu söyledi. O sırada hastane personeli de içecek servisi yaptı.

SİLAH DEFALARCA EL DEĞİŞTİRDİ

Tam 18 dakika sonra,  saatler 06: 44'ü gösterirken Berkay ve Arda arasındaki tartışma hararetleniyor. Arda ifadesinde belirttiği gibi yanında getirdiği silahı, namlusuna mermi sürerek sehpanın üstüne atıyor. "Bana inanmıyorsan bu silahla istediğini yapabilirsin" diyor.

Şarkıcı Berkay, o silahı sehpadan aldıktan sonra "Daha fazla rezilliğe gerek yok" diyerek yanlarındaki koltuğun üstüne atıyor. Silah defalarca koltukta yer değiştiriyor. Saatler 06: 47'yi gösterirken, şarkıcı Berkay ifadesine göre Arda'ya hatalı olduğunu ve özür dilemesi gerektiğini söylüyor. Bunun üstüne Arda sinirleniyor. Silahı bir kez daha alıyor. ve yere tek el ateş ediyor. İkili o sırada yalnız. Kameranın da kör noktasındalar. Yerden seken mermi hastane içindeki bir printer'e saplanıyor. Silah sesine rağmen odaya kimse gelmiyor.

Ancak Berkay ile Arda arasındaki tartışma bir kez daha hararetleniyor. Yaklaşık 5 dakika boyunca tartışan ikili yine geldikleri yoldan birlikte yürüyerek hastanenin check-up servisinden çıkıyor.

Saatler 07: 07'yi gösterirken Arda bu kez kalabalık bir grupla birlikte hastanenin acil servis kapısında görülüyor. O grubun içinde olan şarkıcı Murat Dalkılıç da kolunu Arda Turan'ın omzuna atıyor. Hastaneden çıkış yapıyorlar. Berkay ise yanında koruması ve hastane görevlileri ile birlikte check-up servisine geri dönüyor. Arda'nın ateş ettiği yeri gösteriyor. Onlarla birlikte merminin kovanını arıyor. O kovan daha sonra polisin olay yerinde yaptığı incelemede bulundu.

Görüntü dökümü:

----------------

-Güvenlik kamera görüntüleri 

12.10.2018 - 22.08 Haber Kodu : 181012244_



Suçlamaları Kabul Etti! 400 Erkek Basketbolcuya Cinsel İstismar ve Taciz... Ünlü Bir Gıda Firmasındaki Konkordato Tartışmasında Silahlar Konuştu: Şirketin 3 Yöneticisi Yaralandı

İstanbul Barosu Genel Kurulunda, Mevcut Başkan Mehmet Durakoğlu Protesto Edildi Sağlığa Zararlı 15 Bin Oyuncak ile 6 Bin 250 Saat Ele Geçirildi