Son Dakika Haberleri: Dha Yurt Bülteni 1

Dha Yurt Bülteni 1

2 yıl önce

15 TEMMUZ ŞEHİDİ POLİSİN EŞİ DE POLİS OLDU FETÖ/PDY'nin 15 Temmuz darbe girişiminde Gölbaşı Özel Harekat Daire Başkanlığı'na yapılan bombalı saldırıda ikizi Ahmet Oruç ile birlikte şehit düşen Mehmet Oruç'un eşi Kübra Oruç, polis oldu.

Dha Yurt Bülteni 1, System.String[]

15 TEMMUZ ŞEHİDİ POLİSİN EŞİ DE POLİS OLDU



FETÖ/PDY'nin 15 Temmuz darbe girişiminde Gölbaşı Özel Harekat Daire Başkanlığı'na yapılan bombalı saldırıda ikizi Ahmet Oruç ile birlikte şehit düşen Mehmet Oruç'un eşi Kübra Oruç, polis oldu.


Aksaray Şehit Önder Güzel Polis Meslek Eğitim Merkezi'nde dün düzenlenen törenle 275'i kadın, 764 aday polisliğe ilk adımını attı. Aksaray Valisi Aykut Pekmez, protokol üyeleri ve polis adaylarının ailelerinin katıldığı törende duygulu anlar yaşandı. Törende, 15 Temmuz darbe girişiminde darbeciler tarafından bombalanan Gölbaşı Özel Harekat Daire Başkanlığı'nda ikizi Ahmet Oruç ile birlikte şehit düşen Mehmet Oruç'un eşi Kübra Oruç da yemin ederek polis oldu.


Gelinin mezuniyet törenine katılan şehit babası Ali Oruç, oğulları Ahmet ve Mehmet Oruç'un yazdığı şiirin okunması üzerine duygulandı. Şehit olan evlatları ve polis olan geliniyle gurur duyduğunu belirten Ali Oruç, "Cenab-ı Allah onlara şehitlik nasip etti. Sonsuz şükürler olsun. Allah'ıma hamdolsun. Ben evlatlarımla gurur duyuyorum. Gelinim de burada mezun oldu. Evladımın bıraktığı yerden devam ediyor. Onun da görevinde başarılar diliyorum" dedi.


GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ


-----------------


Mezuniyet töreninden detay


Şehit eşi ve babasından detay


Genel ve detay


Haber- Kamera: Hasan BÖLÜKBAŞ/ AKSARAY


GÖRÜNTÜ GEÇİLDİ


=======================================


KKTC'DE ŞAFAK NÖBETİ


Haber: Nuri PİR - Kamera: Akif ÖZDEMİR/ GİRNE,(Kıbrıs), -


Kıbrıs Barış Harekatı'nın 44'üncü yıldönümü nedeniyle Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nde (KKTC) vatandaşlar meşalelerle şafak nöbeti tuttu. 20 Temmuz Barış ve Özgürlük Bayramı'nın 44'üncü yıl kutlaması, adaya barış ve huzuru getiren barış harekatının başladığı yer olan Yavuz Çıkarma Plajı'nda şafak nöbetiyle başladı. Sahilde, ellerinde Türk ve KKTC bayrakları ile meşaleler bulunan vatandaşlar, renkli görüntüler oluşturdu. Sahilin karşısındaki alanda yapılan ışık gösterileri, vatandaşların ilgisiyle karşılandı. Şafak nöbeti organizatörü Fevzi Tanpınar, geleneksel hale gelen etkinlik sayesinde mücahit torunları ile Mehmetçik torunlarının kucaklaştığını söyledi. Melisa ve Hakan US isimli çift ise, babalarının Kıbrıs Harekatı'nda gazi olduğunu belirterek, etkinlik için KKTC'ye geldiklerini söyledi.


KKTC'DE ŞAFAK NÖBETİ SONA ERDİ


44 yıl önce gerçekleştirilen Kıbrıs Barış Harekatı'nın başladığı yer olan Girne'deki Yavuz Çıkarma Plajı'nda çok sayıda vatandaşın katılımıyla tutulan şafak nöbetinde, şehitler için dualar edildi. Donanmaya ait tekneler açık suda beklerken, hava kuvvetlerine ait askeri helikopterler de sahildeki kalabalığı selamladı. Daha sonra su altındaki özel kuvvetler personeli, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ve Türk bayraklarıyla sahile çıktı. Özel kuvvetler personeli, vatandaşların sevgi seliyle karşılandı. Nöbet etkinliğin sonunda, iki müezzin tarafından sembolik sabah ezanı okundu. Bu sırada art arda patlatılan havai fişekler, vatandaşlara görsel şölen sundu.



Görüntü Dökümü


----------------------


Fener alayı yürüyüşünden görüntüler


Sahilde şafak nöbeti tutanlar


Organizasyon Komite Başkanı Fevzi Tanpınar ile röp.


Işık gösterisi


Sahildeki vatandaşlar


Gazi çocuklarıyla röp.


Özel Kuvvetlerin bayraklarla sudan çıkması


Helikopterlerin vatandaşları selamlaması


Ezan okunması


Havai fişek gösterileri


Genel ve detay görüntüler


=====================


SAÇLARI GO-KART ARACINA DOLANAN GENÇ KIZ YARALANDI


SAMSUN'da go-kart aracının lastiğine saçları dolanan Türkmenistan uyruklu üniversite öğrencisi Nurjemal Annalyyeva, ağır yaralandı. saç derisi yüzülen ve acı içinde kıvranan genç kız, ambulansla hastaneye kaldırıldı.


Olay, 22.00 sıralarında İlkadım ilçesi Batıpark'ta bulunan go-kart pistinde meydana geldi. Ondokuz Mayıs Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Biyoloji bölümü 4'üncü sınıf öğrencisi Türkmenistan uyruklu Nurjemal Annalyyev, arkadaşlarıyla birlikte gittiği go-kart pistine giddi. Pistte yarışan genç kızın saçları aracın arka sağ lastiğine dolandı. Çevredekilerin dehşet dolu bakışları arasında meydana gelen kazada Nurjemal Annalyyev, kurtarmak için başını hızla yukarı kaldırdığı sırada saçları koptu ve saç derisi yüzüldü. Annalyyev, acı içinde kıvranırken, ihbar üzerine olay yerine sağlık ve polis ekipleri geldi. Sağlık görevlisinin yaptığı ilk müdahalenin ardından Nurjemal Annalyyev, ambulansla  Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Tıp Fakültesi Hastanesi'ne kaldırıldı. Hayati tehlikesi bulunan genç kızın hemen ameliyata alındığı öğrenildi.


Bu arada Go-kart pistinde inceleme yapan polis, olayla ilgili soruşturma başlattı.


GO KART PİSTİNDE İLK KAZA DEĞİL


Özellikle gençlerin ilgi gösterdiği go-kart pistinde geçmiş yıllarda da benzer kazalar yaşandı. Adapazarı'nda 2013 yılında meydana gelen kazada Sakarya Üniversitesi (SAÜ) Çevre Mühendisliği üçüncü sınıf öğrencisi 24 yaşındaki Tuğba Erdoğan, go-kart pistinde hızla bariyere çarpınca başı koparak feci şekilde can verdi.


Yine benzer bir kaza da geçen Nisan ayında İstanbul Sarıyer'de meydana geldi. Genç bir kız, saçlarının go-kart aracına dolanması sonucu ağır yaralanmıştı.


GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ


--------------


-Go-kart pistinden detay


-Hastaneden detay


(Süre: 01.33 dk ) (boyut: 174 MB)


GÖRÜNTÜ GEÇİLDİ


==================================================


KAYIP EVRİM'İN DEDESİNİN MEZARI AÇILDI


Turhal ilçesine bağlı Yenisu köyünün yaylasında babaannesi Sati Atış'ın 10 Temmuz'da hayvanları suya götürürken evde bıraktığı, döndüğünde ise kaybolduğu belirlenen küçük Evrim'in bulunması için AFAD ve jandarma ekipleri arama çalışmalarına gün boyu devam etti. Arama çalışmalarında Jandarma Arama Kurtarma (JAK) arama köpeği 'Mavi'den de yararlanıldı. Küçük Evrim, 10 gündür süren arama çalışmalarına rağmen bulunamadı. Gece geç saatlere kadar arama çalışmaları devam etti. Öldürülüp mezarlığa gömülmüş olabileceği şüphesiyle ekipler dün aramaları köy mezarlığında yoğunlaştırdı. Ancak yapılan aramalarda minik Evrim'in izine rastlanılamadı.


EVRİM'İN DEDESİNİN MEZARI AÇILDI


Jandarmaya yapılan bir ihbar, akşam saatlerinde aramaların seyrini değiştirdi. Yenisu Köyü içerisinde köy mezarlığında bulanan, Evrim'in 1 yıl önce vefat eden dedesi Sadık Atış'ın mezarına gömüldüğü ihbarını alan Tokat İl Jandarma Komutanlığı ekipleri saat 21.00 sıralarında köy mezarlığına gitti. Jandarma ekipleri tarafından Sadık Atış'ın mezarı 1.5 saat süren çalışma sonrasında açıldı. Yapılan incelemede ise Evrim'e ait hiç bir ize rastlanmadı. Mezarın tekrar kapatılmasının ardından jandarma ekipleri Evrim'i arama çalışmalarına son verdi. Arama çalışmalarına sabahın erken saatlerinde devam edileceği öğrenildi.


GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ:


-------------------------------


-Mezarlıktan görüntü


-Mezarın açılması


-Arama çalışmaları


-Genel Detay


Haber-Kamera: Fatih YILMAZ/TURHAL (Tokat), -


GÖRÜNTÜ GEÇİLDİ


===========================================


ALPEREN'İN SERVİSTE ÖLÜMÜ DAVASINDA KARAR ÇIKTI



İZMİR'in Çiğli ilçesinde, kreş servisinde unutulan Alperen Sakin'in (3) ölümüne neden olmakla suçlanan ve olayın ardından tutuklanan servis şoförü Taner İşgören ile eşi okul sahibi Yurdagül İşgören'in de aralarında bulunduğu, 2'si tutuklu 6 sanığın yargılandığı davada karar çıktı. Mahkeme Taner İşgören ve D.K.'ya 9 yıl, Yurdagül İşgören, Ahmet Somun ve Bekir Gül'e 5'er yıl, Arzu Gülmez'e ise 6 yıl hapis cezası verdi.


Çiğli'nin Köyiçi Mahallesi'nde, 15 Ağustos 2017 tarihinde meydana gelen olayda, Buket- Serkan Sakin çiftinin oğulları Alperen, Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı Çiğli Özel Sevgi Yumağı Anaokulu'na götürülmek üzere servis sürücüsü Taner İşgören (47) ile rehber personel D.K.'ya (17) teslim edildi. Öğrenciler indirildiği sırada D.K., ağlayan bir öğrenciyi alarak, okula girdi. Serviste uyuyan Alperen'i fark etmeyen sürücü, aracı okulun yanında bulunan ve otopark olarak kullanılan boş arsaya çekti. Alperen'in kreşte olmadığını saatler sonra fark eden öğretmenler ile görevliler, okul ve bahçesini aramaya başladı. Aramadan sonuç alınamayınca, okulun güvenlik kamerası kayıtları incelendi ve Alperen'in okula girmediği görüldü.


Bunun üzerine okul servisine bakan görevliler, minik Alperen'in, sabah oturduğu koltukta cansız bedenini buldu. Okul yöneticileri, polise verdikleri ilk ifadelerinde gerçeği saklayarak, Alperen'in uyku saatinde uyutulduğunu ve bir daha uyanmaması üzerine hastaneye götürüldüğünü söyledi. Bu durumdan şüphelenen polis, bir görevlinin ifadesinden yola çıkarak, olayı aydınlattı. Alperen'in kreş servisinde unutulduğu için öldüğü ortaya çıkarıldı. Soruşturma kapsamında, servis sürücüsü Taner İşgören ile eşi okul işletmecisi Yurdagül İşgören, tutuklandı. Kamuoyunun tepkisine neden olan olayın ardından Cumhuriyet savcısı tarafından hazırlanan iddianamede, tutuklu sanıklar servis sürücüsü Taner İşgören ile eşi Yurdagül İşgören, tutuksuz sanıklardan servis görevlisi D.K. ve sorumlu müdür Bekir Gül hakkında 'bilinçli taksirle ölüme neden olmak' ile 'suç delillerini yok etmek' suçlarından toplam 14'er yıl hapis cezası istendi. Öğretmen Arzu Gülmez hakkında, 'taksirle ölüme sebebiyet vermek'ten 6 yıla kadar hapis cezası, okul çalışanı Ahmet somun hakkında ise 'suç delillerini yok etmek'ten 5 yıla kadara hapis cezası talep edildi.


'OĞLUMU EMANET ETTİĞİM KİŞİLERDEN KORUYAMADIM'


Duruşma öncesi açıklama yapan Alperen'in annesi Buket Sakin, "Ben oğlumu koruyamadım. Nasıl ki Ceylin'in annesi Eylül'ün annesi, yavrularını koruyamadıysa ben de koruyamadım. Ki ben oğlumla parklarda oynarken bir adım arkasında düşerse diyen duran bir anne. Ama ben oğlumu emanet ettiğim kişilerden koruyamadım. Alınacak karar emsal olarak hayatımıza girecek. Bundan sonrada benzer davalarda önemli bir etkisi olacaktır" diye konuştu.


'OĞLUM HAKİMİN SOL YANINDA OLACAK'


Oğlunun geçtiğimiz 6 Temmuz'da doğum günü olduğunu ve yaşasaydı 4 yaşına gireceğini gözyaşları içinde anlatan anne Sakin, "Oğlum yaşasaydı 4 yaşında olacaktı. Yaşıtları gibi emziğini bırakacaktı. Doğum gününde mumları üfleyecekti. Kocaman gözleri mutluluktan büyüyecekti. Mumları üfleyemedi. Biz oğlumdan sonra doğum günü kutlayamıyoruz. Bugün çıkacak vicdani kararla bizim evde de o mumlar yanacak. Bugün oyun arkadaşları da burada. Unutmayalım ki o bir melek oyun arkadaşlarının oyunlarına katılamasa da o bizim yanımızda. O sol yanımda. Benim sol yanımı çok severdi. Sol yanımda uyur, sol yanımı tutar. Biraz sona mahkeme salonunda da koca adam hakimin de sol yanında olacak" ifadelerini kullandı.


Karşıyaka 2'nci Asliye Ceza Mahkemesi'ndeki davanın duruşmasına, minik Alperen'in babası Serkan Sakin ile annesi Buket Sakin, tutuklu sanıklar Yurdagül- Taner İşgören çifti, tutuksuz sanıklar D.K. katılırken, sorumlu müdür Bekir Gül ve Arzu Gülmez gelmedi. Davaya müdahil olan Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı'nın avukatı Müjgan Bilgen Özen ve tarafların avukatları da hazır bulundu. Duruşmada Sakin ailesinin avukatı Şenol Diş sanıkların emniyette verdiği ilk ifadelerinden bölümler okuyup, minik Alperen'in servis içinde değil, okul içinde öldürüldüğünü iddia etti. Bununla ilgili Alperen'in otopsi raporunu okuyan Diş, "Raporda 'Alperen'in başının sağ tarafında deri altında 1 santimlik kanama olduğu, beyinde ve ciğerlerinde ödem gözlemlendiği, midesinin boş olduğu gözlemlenmiştir' deniyor. Buda sanık Arzu'nun ifadesini yalanlar niteliktedir" dedi.


Sakin ailesinin Avukatı Şenol Diş, duruşmaya gelmeyen tutuksuz sanık Ahmet somun'un duruşmaya getirilerek dinlenmesini talebinde bulundu. Avukat Diş, ayrıca olaydan sonra servis koltuğunda ve Alperen'in okul içindeki yatağında vücut izi çalışmasının yapılmamasının ihmal olduğunu öne sürdü. Olayda birçok gerçeğin Alperen'in ölümünden sonra ortaya çıktığını söyleyen Diş, okula giden öğrenci ailelerinin verdiği okulda işkence yapıldığı yönündeki ifadelerin dikkate alınmadığını belirterek, "Bu sebeple Alperen'in yaz sıcağında ceza vermek suretiyle okulda bir odaya kapatıldığı, olası kast ile Alperen'in öldüğü düşünüyoruz" dedi.


Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı'nın Avukatı Müjgan Bilgen Özen ise suçun işleniş bakımından dolayı davanın ağır ceza mahkemesinde görülmesini talep etti.


"OĞLUMUN YAŞAM HAKKI ELİNDEN ALINDI"


Baba Serkan Sakin ise sanıklara en yüksek cezanın verilmesini isteyerek "Benim çocuğumun yaşam hakkı elinden alınmıştır. Biz yurtdışında yaşayan gurbetçi bir aileyiz. Çocuğumu kreşe vermeye karar verdiğimizde birçok kreş gezdim. Bu anaokulunda çocuğumun 3 yaş altında olmasının sorun olmadığını söylediler. Bu konuda biz kandırıldık. Biz çocuğumuzun derdindeyken, mal derdine düşen sanıklara indirim yapılmadan en yüksek cezanın verilmesini istiyorum. Benim çocuğumun yaşam hakkı istismar edilmiştir. İstismar sadece cinsellikle olmaz" dedi.


Anne Buket Sakin ise Alperen'in serviste öldüğüne inanmadığını söyleyerek, "Oğlumun serviste öldüğüne inanmıyorum. O gün 10 çocuk servisteyken D.K.'nin Alperen'i orada unutacağına ihtimal vermiyorum. Ben bu olayda birçok şeyin gizlendiğini düşünüyorum. O yüzden kamera kayıtlarının ortaya çıkarılmasını istiyorum" dedi.


Sanık avukatları da müvekkillerinin beraat ve tahliyesini talep etti.


Son savunmasını yapan sanık Taner İşgören "Olaydan dolayı çok üzgünüm. 11 aydır tutukluyum. Bilirkişi raporunda asli kusurlu olanlar tutuksuzken, ben tutukluyum. Ortada bir unutma eylemi var. Beraatımı ve tahliyemi talep ediyoru" dedi.


Duruşmada ağlayarak son sözü sorulan Yurdagül İşgören ise eşinin söylediklerine katıldığını söyleyerek, "Ben çok üzgünüm. Velilerimiz gayet memnunmuş ki o kadar öğrenci kitlesine sahip olmuşuz. Kış döneminde hiçbir zaman sorun yaşamadan atlattık. Ama yaz döneminde böyle bir olay başımıza geldi. Ben kazaya ve kadere inanıyorum" dedi. Diğer sanık D.K. ise beraat talebinde bulundu.


Aranın ardından mahkeme, Taner İşgören ve D.K.'ye bilinçli taksirle ölüme sebebiyet vermekten 9 yıl hapis cezası verdi. Yurdagül İşgören, Bekir Gül ve taksirle ölüme sebebiyet vermekten 5 yıl, Arzu Gülmez taksirin ağırlığı göz önüne alınarak 6 yıl, Ahmet Somun ise delilleri karartmaktan 5 yıl hapis cezasına çarptırıldı. Taner İşgören ve Yurdagül İşgören'in tutukluluk hallerinin devamına karar verildi.


BABA SAKİN: SANIKLAR GEREKEN CEZAYI ALMADI


Duruşma sonrası açıklama yapan baba Serkan Sakin, "Sanıklar gereken cezayı almadı. Biz istinafa başvuracağız. Bu işin peşini bırakmayacağız" dedi.


GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ:


-------------------------------


Anne Buket Sakin açıklama


Genel ve detay görüntü


------------------------------


(ARŞİV)


Baba Serkan Sakin ile röp.


Taziyeye gelenlerden görüntü


Evden görüntü


Genel ve detay görüntü


Haber: Mehmet CANDAN- Kamera: Tekin GÜRBULAK/ İZMİR,


GÖRÜNTÜ GEÇİLDİ


================================================


SÜPER LOTO'NUN REKOR İKRAMİYESİ SİVRİHİSARLI TALİHLİNİN OLDU



SÜPER Loto'da 9 haftanın ardından 27 milyon 95 bin TL'ye ulaşan rekor ikramiye, kuponunu Eskişehir'in Sivrihisar ilçesinden yatıran talihlinin oldu. Kuponun yatırıldığı bayinin sahibi Taner Çakır, geçen yıl da bir talihlinin yine bayilerinden  oynadığı Şans Topu'ndan 320 bin TL ikramiye kazandığı söyledi.


Milli Piyango İdaresi'nin Ankara gerçekleştirdiği çekilişle birlikte Süper Loto'nun 9 hafta devam eden heyecanı sona erdi. Gerçekleştirilen çekilişle 19, 20, 27, 31, 37 ve 53 numaralara isabet eden 27 milyon 95 bin 109 TL'lik rekor ikramiyenin, Eskişehir'in Sivrihisar ilçesinden oynandığı ortaya çıktı. İkramiyenin Sivrihisar ilçesi Kurşunlu Mahallesi, Tabakhane Caddesi üzerinde bulunan 260-311 numaralı bayiden oynandığı belirlendi. Bayi sahibi Taner Çakır, ikramiyenin Sivrihisar'a isabet ettiğinin ortaya çıkması üzerine talihlinin ilçede merak konusu olduğunu söyledi.


Taner Çakır, geçen yıl da bayilerinden oynanan Şans Topu kuponuna 320 bin TL ikramiye isabet ettiğini belirterek, "Bugün çok fazla oynandı. İkramiye yüksek olunca, bizde çok merak ediyoruz. Mutlaka çevremizden tanıdığımız bir kişiye isabet etmiştir. Geçtiğimiz yıl da Şans Topu'na bayimizden 320 bin TL isabet etti. Onun talihlisi de ortaya çıkmadı. Acaba bu talihli ortaya çıkacak mı merak ediyoruz" dedi.


GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ


-----------------------------


Kuponun yatırıldığı bayii


Bayinin sahibi Taner Çakır ve vatandaşlarla röp.


Detaylar


Haber-Kamera: Hakan TÜRKTAN/SİVRİHİSAR (Eskişehir),


GÖRÜNTÜ GEÇİLDİ


================================================


BİRECİK'TE İKİ OTOMOBİL KAFA KAFAYA ÇARPIŞTI: 2 ÖLÜ, 2 YARALI



ŞANLIURFA'nın Birecik ilçesinde, iki otomobilin kafa kafaya  çarpışması sonucu 2 kişi hayatını kaybetti, 2 kişi yaralandı.


Kaza, akşam saatlerinde Şanlıurfa-Gaziantep karayolu Arat Dağı mevkiinde meydana geldi. İddiaya göre, sürücülerinin isimleri öğrenilmeyen 02 AAE 108 ile 06 DD 0193 plakalı iki otomobil kafa kafaya çarpıştı. Kazada, otomobilde bulunan Mahmut Kartal ile İbrahim Halil Eskin, olay yerinde hayatını kaybetti. Ağır yaralanan 2 kişi ise 112 Acil servis ekipleri tarafından Birecik Devlet Hastanesi'ne kaldırıldı. Kazayla ilgili soruşturma başlatıldı.


GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ


------------------------------


Kazaya karışan otomobiller


Acil servis önünde bekleyenler


Genel ve detay görüntüler


Haber-Kamera: BİRECİK (Şanlıurfa), -


GÖRÜNTÜ GEÇİLDİ


===============================================


ANDIRIN'DA MİNİBÜS DEVRİLDİ: 3 YARALI


KAHRAMANMARAŞ'ın Andırın ilçesinde, minibüsün devrilmesi sonucu meydana gelen trafik kazasında 3 kişi yaralandı.


Kaza, akşam saatlerinde Andırın-Kadirli Karayolu'nun 7'nci kilometresinde meydana geldi. İddiaya göre, Osmaniye'nin Kadirli ilçesinden Andırın'a giden Cafer Miral yönetimindeki 80 FE 828 plakalı minibüs, Çatak mevkiinde sürücüsünün direksiyon kontrolünü yitirmesi sonucu devrildi. Kazada, sürücü Cafer Miral ve eşi Eşe Miral ile kızları Esmaülhüsna Miral yaralandı. Kazayı hafif yaralı olarak atlatan sürücü, devrilen minibüste cep telefonunu aradı.


Yaralılar, olay yerine ambulanslarla götürüldüğü Andırın Devlet Hastanesi'nde tedaviye alındı.


Kazayla ilgili soruşturma başlatıldı.


GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ


-----------------------------


Devrilen minibüs


İtfaiye ve ambulansın kaza yerine gelmesi


Yaralılara ambulansta müdahale edilmesi


Cafer Miral'in minibüste telefonunu araması


Genel ve detay görüntüler


Haber-Kamera: İskender ZENGİN/ANDIRIN (Kahramanmaraş),


GÖRÜNTÜ GEÇİLDİ


===============================================


PARK HALİNDEKİ MİNİBÜSE ÇARPAN OTOMOBİLDE SIKIŞTI


DÜZCE'de otomobil park halindeki minibüse çarptı. Araçta sıkışan bir kişi itfaiye ekiplerince kurtarıldı.


Kaza akşam saatlerinde Aydınpınar Caddesi üzerinde meydana geldi. Yunus Daştan idaresindeki 59 YV 790 plakalı otomobil sürücünün kontrolünü kaybetmesi sonucu yol kenarında park halinde bulunan 81 AK 938 plakalı minibüse çarptı. Hasar gören otomobilde Solmaz Daştan sıkışarak yaralandı. İtfaiye ekiplerinin yaptığı çalışma sonucu Solmaz Daştan araçtan çıkarıldı. Sağlık ekibinin ilk müdahalesinin ardından Atatürk Devlet Hastanesi'ne kaldırılan Solmaz Daştan tedavi altına alındı. Kazayla ilgili soruşturma başlatıldı.


GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ


----------------------------


Olay yerinden görüntü


Araç içerisinde sıkışan kadının görüntüsü


İtfaiye ekiplerinin kurtarma görüntüsü


Park halinde minibüsün görüntüsü


Yaralı kadının ambulansa bindirilirken görüntüsü


Haber-Kamera: Tezcan SOLMAZ/DÜZCE,


GÖRÜNTÜ GEÇİLDİ


==========================================


GELİN ARABASIYLA DRİFT ATAN DAMADA PARA CEZASI


BURSA'nın Nilüfer ilçesinde sanayi sitesi içinde gelin arabasıyla drift atan damat M.Ç. ile arka koltukta tabanca ile havaya ateş açan arkadaşı M.H.K., bu sırada çekilen görüntünün 2 yıl sonra sosyal medyada paylaşılması üzerine gözaltına alındı. İfadelerinin ardından serbest bırakılan 2 kişiden M.Ç.'ye, 1989 TL para cezası uygulandı.


Damadın, üstü açık gelin arabasıyla drift yaparken, arkasında oturan arkadaşının da tabanca ile havaya ateş ederken çekilen görüntüsü sosyal medyada paylaşıldı. Nilüfer İlçe Emniyet Müdürlüğü Suç Önleme ve Soruşturma Büro Amirliği ekipleri, içinde gelinin de bulunduğu araçla ilgili inceleme başlattı. Yapılan araştırmada olayın, 24 Temmuz 2016 tarihinde Beşevler Sanayi Sitesi içinde meydana geldiği saptandı. Kimliği belirlenen damat M.Ç., dün Osmangazi ilçesi Altınova Mahallesi'nde gözaltına alındı. Cumhuriyet Savcısının talimatı ile 'Trafik güvenliğini tehlikeye düşürmek' suçundan ifadesi alınan M.Ç., 'Saygısızca araç kullanmak' tan 1989 TL trafik cezası uygulanarak serbest bırakıldı.


Görüntüde havaya eteş ettiği saptanan M.H.K.'nin ise Antalya'nın Alanya ilçesinde gözaltına alındığı, 'Genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması' suçundan ifadesi alınarak serbest bırakıldığı belirtildi.


Süre: 57 saniye Boyut: 106 MB


GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ:


--------------------------------


-Sosyal medyada paylaşılan drift ve silah sıkma görüntüsü


Haber: BURSA,


GÖRÜNTÜ GEÇİLDİ


==============================================


KAZADA YANARAK ÖLEN 3 KİŞİ SON YOLCULUKLARINA UĞURLANDI


SAMSUN'da önceki gece bariyerlere çarpan otomobilin alev alması sonucu meydana gelen kazada yanarak hayatını kaybeden 3 kişi, dün düzenlenen cenaze töreniyle son yolculuğuna uğurlandı.


Kaza, Vezirköprü-Kastamonu Karayolu Vezirsuyu mevkiinde önceki gece meydana geldi. Ünal Dursun (24) yönetimindeki 55 GH 916 plakalı otomobil, sürücüsünün direksiyon kontrolünü yitirmesi sonucu bariyerlere çarptı. Ardından aracın LPG tankı patladı ve yangın çıktı. Yanan  otomobilde bulunan sürücü ile kardeşi Mustafa (21) ve amcasının oğlu Mustafa Dursun (21) yanarak hayatını kaybetti. İtfaiye tarafından araçtan çıkarılan 3 kişinin cenazeleri kimlik tespiti için Trabzon Adli Tıp Kurumu'na gönderildi.


Ünal Dursun'un uzman çavuş olarak Trabzon'da görev yaptığı ve tatil için memleketi Vezirköprü'ye geldiği belirtildi. Kardeşi Mustafa Dursun'un ise Amasya Üniversitesi Eğitim Fakültesi öğrencisi olduğu öğrenildi. Kuzenleri Mustafa Dursun'un da kısa bir süre önce vatani görevini yapıp askerden geldiği, ardından Ankara'da bir inşaatta çalışmaya başladığı belirtildi.


Kimlik tespitinin ardından cenazeler dün Vezirköprü ilçesine getirildi. Avdan Mahallesi'nde saat 19.00'da İlçe Müftüsü Ali Erbaş tarafından cenaze namazı kıldırıldı. Ardından cenazeler aynı mahalledeki mezarlıkta toprağa verildi. Cenaze törenine İlçe Kaymakamı Yunus Emre Altuner, ölen üç kişinin yakınları ve yaklaşık 2 bin kişi katıldı.


GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ:


----------------------


-Cenaze namazının kılınması


-Cenazelerin taşınması


-Detaylar


(SÜRE: 2.01 Dk) (BOYUT: 359 MB)


Haber-Kamera: Suat PALA/VEZİRKÖPRÜ(Samsun),


GÖRÜNTÜ GEÇİLDİ


===============================================


BİRECİK'TE YANGINDA MAHSUR KALAN AİLEYİ İTFAİYE KURTARDI


ŞANLIURFA'nın Birecik ilçesinde, 4 katlı binanın üçüncü katında çıkan yangında yoğun duman nedeniyle mahsur kalan 3 kişiyi, itfaiye merdivenle evden çıkardı.


Yangın, akşam saatlerinde Meydan Mahallesi'nde bulunan 4 katlı Köprü Apartmanı'nda meydana geldi. 3'üncü katta oturan Mehmet Darıcı'nın evinde klimadan dolayı yangın çıktı. Evden sızan dumanları gören komşular itfaiyeye haber verdi. Olay yerine gelen itfaiye ekipleri, balkonda yoğun duman nedeniyle mahsur kalan 3 kişiyi yangın merdiveniyle bulunduğu yerden kurtardı. Dumandan etkilenen 3 kişilik aile, olay yerinde hazır bekletilen ambulansla Birecik Devlet Hastanesi'ne kaldırıldı. Bu sırada itfaiye ekipleri ise, evde çıkan yangına müdahalede bulunarak kontrol altına aldı. Maddi hasara yol açan yangınla ilgili soruşturma başlatıldı.


GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ


--------------------------------


Olay yerine gelen itfaiye ekibi


Balkonda mahsur kalanları yangın merdiveniyle indiren itfaiye


Olay yerinde toplanan kalabalık


Genel ve detay görüntüler


Haber: Ali LEYLAK-Kamera: ŞANLIURFA - DHA)


GÖRÜNTÜ GEÇİLDİ


==============================================


6 KATLI BİNANIN ÇATISI ALEV ALEV YANDI, 2 KİŞİ DUMANDAN ETKİLENDİ


KOCAELİ'nin Gebze ilçesinde, 6 katlı  binanın çatısı yandı. İtfaiye yangını yaklaşık 2 saat süren çalışma ile söndürürken, 2 kişi dumandan etkilendi. Yangın drone ile havadan da görüntülendi.


Yangın, akşam saatlerinde Gebze Tatlıkuyu Mahallesi 1340. Sokak'ta bulunan bir apartmanın çatısında henüz bilinmeyen nedenle çıktı. Yangın bir anda büyüyerek bütün çatıyı sardı. Alevleri gören çevredekilerin haber vermesi üzerine olay yerine polis, itfaiye ve sağlık ekipleri sevk edildi. İtfaiye ekipleri, yangın merdiveni ile binaya yanaşarak alevlere müdahale ederken, Darıca'dan da takviye ekipler geldi. Yangında dumandan etkilen 2 kişi Gebze Fatih Devlet Hastanesi'ne kaldırıldı. Yangın itfaiye ekiplerinin yaklaşık 2 saat süren zorlu çalışmasıyla söndürüldü.


Öte yandan, itfaiyenin söndürme çalışmaları sırasında çevrede toplanan vatandaşlar merakla çalışmaları izledi. Bazı vatandaşlar ise cep telefonlarıyla kayıt yaparken, bazılarının da aralarında espriler yapıp gülüşmeleri dikkat çekti.


Yangınla ilgili soruşturma başlatıldı.


GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ


-------------------------------


-Drone ile alevli görüntüler


-Aktüel alevli görüntüler


-İtfaiyenin çalışmaları


-Detay


HABER: Dinçer AKBİR-KAMERA: Alişan KOYUNCU/ GEBZE (Kocaeli)


GÖRÜNTÜ GEÇİLDİ


================================================


BODRUM'DA KORKUTAN YANGIN


MUĞLA'nın Bodrum ilçesindeki makilik alanda çıkan yangında 12 hektarlık alan zarar gördü. Yangın, ekiplerin yaklaşık 2 saat süren müdahalesinin ardından söndürüldü.


Yangın, saat 18.00 sıralarında Gündoğan Mahallesi'nde çıktı. Alevler Yalıkavak Mahallesi Küdür Yarımadası'ndaki makilik alanlara da sıçradı. Rüzgarın da etkisiyle hızla büyüyen yangını fark eden çevredekiler durumu itfaiye ekiplerine bildirdi. İhbar üzerine bölgeye 17 arazöz, 2 dozer, 2 yangın söndürme uçağı ve 1 helikopter sevk edildi. Ayrıca 40 orman işçisinin de müdahale ettiği alevler yaklaşık iki saatlik çalışmayla söndürülürken, 12 hektarlık makilik alan da zarar gördü.


Yangının çıkış nedeninin belirlenmesi için başlatılan soruşturma sürüyor.


GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ:


--------------------------------


Cep telefonu ile çekilen yangından görüntü


Haber - Kamera: Yaşar ANTER/ BODRUM (Muğla),


GÖRÜNTÜ GEÇİLDİ


============================================


ADAPAZARI'NDA EVLER SULAR ALTINDA KALDI


ADAPAZARI'nda etkili olan sağanak yağış sonrası caddeler, sokaklar ile ev ve işyerlerinin bodrum katları sular altında kaldı.


Adapazarı'nda dün akşam saatlerinde şiddetli sağanak yağış etkili oldu. Yağış, en çok Korucuk, Karaman ve 15 Temmuz Camili Mahallesi'nde hayatı olumsuz etkiledi. Yağış sonrası cadde ve sokaklar sular altında kaldı. Bazı araçlar, yarım metreyi aşan su birikintilerinin içinde mahsur kaldı. İtfaiye ekipleri yolda kalan araçları suların içerisinden çekti. 3 mahallede binaların bodrum katlarını sular bastı. Sakarya Büyükşehir Su ve Kanalizasyon İdaresi ve itfaiye, evlerdeki suları tahliye etti. Çok sayıda vatandaşın evindeki eşyalar kullanılamaz hale geldi.


GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ


------------------------------


Sular altında kalan sokaklar


Genel ve detay


Haber-Kamera: Aziz GÜVENER/ADAPAZARI(Sakarya),


GÖRÜNTÜ GEÇİLDİ


===============================================


6 GÜNDÜR KAYIP OLAN PİDE USTASININ CANSIZ BEDENİ İPE ASILI BULUNDU


KOCAELİ'nin Gölcük ilçesinde, 6 gündür kayıp olan pide ustası Ömer Ankara'nın (26), bağ evinin önündeki çardakta ipe asılı cesedi bulundu.


Gölcük'te en son cuma namazı çıkışında görülen pide ustası Ömer Ankara'dan bir daha haber alınamadı. Hüseyin T. dün öğleden sonra, Gölcük Yukarı Değirmendere Mahallesi Çifte Selvi mevkiinde bulunan bağ evine gittiğinde çardakta asılı bir kişiyi görünce jandarmaya haber verdi. Olay yerine gelen jandarma ekibi, ölen kişinin 6 gündür kayıp olan Ömer Ankara olduğunu belirledi. Ömer Ankara'nın kaybolduğu gün öldüğü tahmin edilirken, olay yerinde yapılan incelemenin ardından ceset morga kaldırıldı. Ömer Ankara'nın ölümüyle ilgili soruşturma başlatıldı.


GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ


-------------------------------


-Olay yeri inceleme ekibinin çalışması


-Cesedin cenaze arabasına bindirilmesi


-Olay yerinden detay görüntüler


-Detaylar


HABER: Soner GÜLEZER-KAMERA: Alişan KOYUNCU/GÖLCÜK(Kocaeli),


GÖRÜNTÜ GEÇİLDİ


============================================


OTOMOBİLİNİN YANINDA BAŞINDAN TABANCAYLA VURULMUŞ HALDE BULUNDU



AKSARAY'da Kanbercan Cansu (22), otomobilinin yanında başından tabancayla vurulmuş halde ölü olarak bulundu.


Olay, merkeze bağlı Bağlıkaya Beldesi'nde meydana geldi. İddiaya göre, yoldan geçen vatandaşlar 34 BEC 014 plakalı otomobilin yanında kanlar içerisinde hareketsiz yatan bir kişiyi gördü. Vatandaşların ihbarı üzerine olay yerine jandarma ve sağlık ekipleri sevk edildi. Sağlık ekipleri, başından vurulmuş olan Kanbercan Cansu'nun hayatını kaybettiğini tespit etti. Jandarma ekiplerinin yaptığı incelemede ise Cansu'nun yanında tabanca bulundu. Olayın intihar olabileceği ihtimali üzerinde duran jandarma, soruşturma başlattı.


GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ


----------------------------


Olay yeri detay


Jandarma ekiplerinin incelemeleri


Genel ve detaylar


Haber-Kamera: Hasan BÖLÜKBAŞ/ AKSARAY


GÖRÜNTÜ GEÇİLDİ


=================================================


PAZARCILAR İNCİR TEZGAHI YÜZÜNDEN SİLAHLI KAVGA ETTİ


ADANA'da, semt pazarında yan yana incir tezgahı açmak isteyen 2 pazarcı arasında kavga çıktı. Av tüfeği ve tabancaların kullanıldığı, ölen ya da yaralanan olmadığı olayda, 6 kişi gözaltına alındı.


Olay, Çukurova ilçesi Yurt Mahallesi'nde bulunan kapalı semt pazarında meydana geldi. İddiaya göre, yan yana incir satmak isteyen pazarcılar yer kavgası yüzünden tartıştı. Kavganın büyümesi üzerine birbirlerine sopalarla saldıran iki grup daha sonra araçlarında bulunan av tüfeği ve tabanca ile havaya ateş açtı. Bu sırada alışveriş yapan vatandaşlar panik halinde pazardan kaçarak uzaklaşmaya çalıştı. İhbar üzerine olay yerine sevk edilen çok sayıda polis ekibi, kavga edenlere biber gazı ile müdahale etti. Motorlu yunus ekipleri ise, havaya ateş eden kişilere müdahale ederek ellerindeki av tüfeği ve tabancayı aldı. Olayda ölen ya da yaralanan olmazken, 6 kişi gözaltına alındı. Olayla ilgili soruşturma başlatıldı.


GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ


----------------------------


Olay yerindeki kalabalık ve polis ekiplerinden görüntü


Pazar yerindeki koşuşturma


Polisin koşması


Şahısların koşarak kavga halinde pazar yerinden çıkmaları


Bir şahsın polis tarafından götürülmesi


Pazar yerinin önünde bekleyen polisler


İncir tezgahı ve incirlerden detay


Yerdeki silah


Biber gazından etkilenen taraflardan bir pazarcının görüntüsü


Pazarcının aracı


Aracın içindeki polpalı tüfek


Diğer araç ve kalabalıktan görüntü


Gözaltına alınan bir pazarcının polis aracına bindirilmesi


Olay yerindeki polis ekiplerinden detaylar


Aracın altındaki silahtan görüntüler


Kalabalık ve polisin görüntüsü


Polisin elindeki uzun namlulu silah


Polis aracının gidişi


Semt pazarının tabelası ve genel görüntüsü


SÜRE: 03'06" BOYUT: 189 MB


Haber: Çağlar ÖZTÜRK-Kamera: ADANA,


GÖRÜNTÜ GEÇİLDİ


=========================================


KONYA'DA JANDARMADAN UYUŞTURUCU OPERASYONU


KONYA'nın Kadınhanı ilçesinde, jandarma tarafından bir eve düzenlenen operasyonda 13 kilo 850 gram kubar esrar ile yaklaşık 4 bin 350 kök hint keneviri ele geçirildi.


Konya İl Jandarma Komutanlığı Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şubesi ekipleri, ilçeye bağlı Saçıkara Mahallesi'nde bir evde kenevir yetiştirildiği bilgisini aldı. Bunun üzerine Ali G.'ye ait eve, Atlantı Jandarma Karakol Komutanlığı'na bağlı ekipler ile birlikte operasyon düzenlendi. Düzenlenen operasyonda sera haline getirilmiş bahçede ekili vaziyette 4 bin 350 kök hint keneviri ile 13 kilo 850 gram kubar esrar ele geçirildi. Gözaltına alınan Ali G., ifadesi alınmak üzere Jandarma Komutanlığı'na götürüldü. Soruşturma sürüyor.


GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ


------------------------------


Jandarmanın bahçede kenevir araması ve bulması


Haber-Kamera: Tolga YANIK/ KONYA


GÖRÜNTÜ GEÇİLDİ


======================================================


KANSER HASTASI MELİKE'NİN ÖLÜMÜNE SORUŞTURMA


BURSA'da, Melike Bütün'ün (21), kanser tedavisi gördüğü hastanede kemoterapi seansı sırasında yüksek dozda ilaç verilmesi sonucu yaşamını yitirdiği iddia edildi. Başsavcılık, Bütün'ün ölümüyle ilgili soruşturma, hastane yönetimi de inceleme başlattı.


Yıldırım ilçesindeki Yüksek İhtisas Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde yaklaşık 1 yıldır 'lenfoma' tanısı ile tedavi gören Melike Bütün, 12 Temmuz günü hastanedeki kemoterapi seansı sırasında rahatsızlandı. Aynı hastanede yoğun bakım ünitesinde tedaviye alınan Bütün, önceki akşam doğum gününden 1 gün sonra yaşamını yitirdi. Aile, kızlarının kemoterapi seansı sırasında yüksek dozda ilaç verilmesi sonucu öldüğünü iddia ederek şikayette bulundu. Teyze Sema Çelik, "Melike kemoterapi sırasında rahatsızlandı. Karnı şişti ve morarmıştı. Melike ilk gün şikayetçi değildi, sonra bana, 'Teyze burada 3 gün yaşadıklarımın hesabını sorun' dedi. Biz Melike'nin adına şikayetçiyiz" dedi.


BAŞSAVCILIKTAN AÇIKLAMA


Bursa Cumhuriyet Başsavcılığı, Melike Bütün'ün ölümüyle ilgili soruşturma başlattı. Yapılan açıklamada, "Melike Bütün, 18 Temmuz tarihinde tedavi gördüğü Yüksek İhtisas Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde saat 23.40'ta hayatını kaybetmiştir. Kesin ölüm sebebinin belirlenmesi için cenazesi Adli Tıp Kurumu'na sevk edilmiştir. Bütün'ün ölümüyle ilgili soruşturma başlatılmıştır" denildi.


HASTANE İNCELEME BAŞLATTI


Genç kızın ölümüyle ilgili hastane yönetimi de inceleme başlattı. Hastane başhekimliğinden yapılan açıklamada, 12 Temmuz tarihinde 'ileri evre hodgkin lenfoma' tanısı nedeniyle kemoterapi verilen Melike Bütün'ün, kemoterapi sırasında rahatsızlandığının tespit edildiği belirtilerek şöyle denildi:


"Hastamız, bunun üzerine kontrol amaçlı hastanemiz bünyesindeki yoğun bakım ünitesinde takibe alınmıştır. Hastanın 12-16 Temuz tarihleri arasında yoğun bakımda takibi sürdürülmüştür. Daha sonra genel durumunun iyi olması nedeniyle yoğun bakımdan kliniğe alınmıştır. Hastanın klinikteki takiplerinde ateşinin yükseldiğinin tespit edilmesi üzerine ilgili doktor tarafından gerekli müdahaleler ivedi olarak yapılmıştır. Hastadan istenilen tomografi, kontrol amaçlı istenmiştir. Hastanın genel durumu 18 Temmuz günü tekrar kötüleşince yoğun bakım ihtiyacı olmuştur. Hastanemizde boş yoğun bakım yatağı olmadığı için sevki planlanmış olup gerekli ambulans ve donanımlar hazırlanmıştır. Ancak bu esnada hastada 'arrest' gelişmiş olup tıbbi müdahaleye yanıt alınamamıştır. Olayla ilgili gerekli idari inceleme başlatılmıştır."


TOPRAĞA VERİLDİ


Melike Bütün için Alemdar Mahallesi'ndeki Hacı Bayram Camii'nde cenaze namazı kılındı. Cenazeye Bütün'ün ailesi, yakınları, arkadaşları ve vatandaşlar katıldı. Babası 6 yıl önce ölen genç kızın üzerinde duvak konulan tabutunu omuzlayan kardeşi Kadir Bütün, gözyaşlarını tutamadı. Bütün'ün cenazesi, gözyaşları içinde toprağa verildi.


DAYISI KONUŞTU


Basın mensuplarına açıklama yapan Melike Bütün'ün dayısı Mustafa Çelik, yeğeninin hastalıktan kurtulma ümidiyle kemoterapi seansına girdiğini, ancak hayatını kaybettiğini belirterek, şöyle konuştu:


'GÜLE EĞLENE GİTTİĞİ HASTANEDEN CENAZESİ GELDİ'


"Hastalığı bitecekti. Yürüyerek, güle eğlene gittiği hastaneden cenazesi geldi. Doktorların söylemesine göre normalde verilmesi gereken ilacın yanlışlıkla iki katı ilaç veriliyor. Acilen yoğun bakıma alınıyor. Hastaneyi aradığımda, 'Hastanıza fazla dozda ilaç verilmiştir. Gereken yapılacaktır' dediler. Daha sonra hiçbir şekilde haber alamadık. Yoğun bakımdan çıktıktan sonra hastamız enfeksiyondan kaynaklı yüksek ateşle mücadele etti. En son dün (önceki gün) karnında ve belirli yerlerinde şişmeler olması üzerine doktor çağırdık. Doktor gelmeyince Melike'yi doktorun yanına götürdük. Doktor eliyle kontrol ederek gazı olduğunu, geçeceğini belirterek ultrason çekilmesini istedi. Ultrason için gece 03.00'e randevu verdiler. Biz hastayı saat 21.00'de kaybediyoruz. Burada bir tiyatro yaşadık. Olumsuzluk üzerine olumsuzluk. Ben yapılan son müdahaleyi gördüm ve öldüğünü fark ettim. Ama bana, 'Ölmedi, kalbi tekrar çalıştı. Müsaade ederseniz özel hastaneye sevk edeceğiz. Orada müdahale edilecek' dediler. Biz de izin verdik ki bir an önce gitsin. Hastamızı sevk etmek için odasından sedye ile asansöre bindirip dışarı çıkardılar; ama sevk için ambulans gelmemişti. Tekrar içeri alıp acil servisteki müşahade odasına aldılar. Yaklaşık 1.5 saat sonra bize vefat haberini verdiler. Hastane yönetimi ve doktorlardan, sorumlu her kimse şikayetçiyiz. Gerekenin yapılmasını istiyorum, adalete güveniyorum."


GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ


-----------------------------


-Cenaze namazı


-Cenazeye katılan kalabalık


-Tabutun üzerindeki duvak


-Tabutun omuzlarda taşınması


-Ağabeyin ağlaması


-Dayı Mustafa Çelik ile röp.


Süre: 4.59


Haber-Kamera: Mehmet İNAN/BURSA,


GÖRÜNTÜ GEÇİLDİ


==============================================


TEMİZLİK GÖREVLİSİ, SÜPÜRGESİNE TAKILAN ALTINLARI SAHİBİNE TESLİM ETTİ


MERSİN'de, temizlik görevlisi Yılmaz Altınsoy, Sebze ve Meyve Hali'nde yerleri süpürürken bulduğu 6 adet cumhuriyet altınını sahibine ulaştırdı.


Merkez Akdeniz ilçesindeki Sebze ve Meyve Hali'nde meydana gelen olayda Turan Turan, Adıyaman'da düğün yapacak kayınbiraderine göndermek istediği 6 adet cumhuriyet altınını gazete kağıdına sarıp, o kente gidecek bir minibüsçüye teslim etti. Bir müddet sonra alışveriş yapan minibüs şoförü, cebinden parasını çıkarırken gazeteye sarılı altınları düşürdü. Altınların cebinde olmadığını fark eden şoför, Turan'ı arayarak altınları düşürdüğünü söyledi. Turan hemen olay yerine gelerek şoförle birlikte altınları aramaya başladı. Bu sırada etrafı süpüren halin temizlik görevlisi Yılmaz Altınsoy, süpürgesine takılan gazete kağıdının içinde altın  olduğunu gördü. Altınlar işçi tarafından müdüriyete teslim edilirken, hal hoparlörlerinden kayıp altınlar için anons yapıldı. Anonsu duyan Turan Turan, müdüriyete giderek altınlarını teslim aldı.


'KENDİMİ RAHAT HİSSEDİYORUM'


Yaşadığı olayı anlatan temizlik görevlisi Yılmaz Altınsoy, "Sabah saat 08.00 sıralarında mıntıkamızda temizliğe başladık. Etrafı süpürürken bir anda kovanın önünde altınları gördüm. Onları aldım ve saydım. 6 tane altın olduğunu fark ettim. Arkadaşımla birlikte idareye gidip teslim ettik. İdare de ilan verdi ve sonra ilanı duyan altın sahipleri idareye geldiler. Kendimi çok rahat hissediyorum. Yaptığım işin doğru olduğunu düşünüyorum. Yine bulsam yine aynısını yaparım. Helal paraymış ki sahibini buldu. Biz de çok rahatladık, sahibine teslim edildiği için. Şu anda da içim çok rahat. Görevimi doğru yaptığım için mutluyum. Bir daha olsa yine aynısını yaparım" dedi.


'BÖYLE ADAM ZOR BULUNUR'


Altınların sahibi Turan Turan ise temizlik görevlisine teşekkür ederek, "Kayıp anonsu üzerine geldik ve zabıtaların sorularını cevapladık. Soruları cevaplayınca altınlarımızı bize teslim ettiler. Böyle bir adam zor bulunur" diye konuştu.


GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ


---------------------------


Altınların sahibi ile temizlik işçisinin görüntüsü


İşçinin çalışmasından genel görüntüler


Yolu süpürmesinden detay görüntü


İşçi ile röportaj


Altınların sahibi ile röportaj


(BOYUT: 146 MB) (SÜRE: 01.20 DK)


Haber: Adnan AÇIKGÖZ - Kamera: MERSİN,


GÖRÜNTÜ GEÇİLDİ


==============================================


DEAŞ'LI PRAKASH'IN AVUSTRALYA'YA İADE TALEBİ REDDEDİLDİ



ABD'nin terör listesinde de bulunan DEAŞ terör örgütünün sözde üst düzey yöneticisi Avustralya uyruklu Neil Christopher Prakash'ın Avustralya'ya iadesine ilişkin talep reddedildi.


Kilis'te, 24 Ekim 2016 tarihinde İnanlı köyü Suriye sınır hattından kaçak yollarla Türkiye'ye geçmek üzereyken bir grup arkadaşıyla beraber sınır devriyeleri tarafından yakalanan Avustralya uyruklu Neil Christopher Prakash, çıkarıldığı mahkemece tutuklanarak Gaziantep H Tipi Cezaevi'ne gönderildi. Prakash, terör örgütüne üye olmak suçu ile ilgili ülkesine iade edilmesi yönündeki yargılandığı davayla ilgili Kilis Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen duruşmaya Sesli Görüntülü Kayıt ve Video Konferans Sistemi (SEGBİS) ile katıldı. Avustralya Ankara Büyükelçiliği yetkilileri ve Avustralyalı gazetecilerin de takip ettiği duruşmada Cumhuriyet Savcısı, DEAŞ'lı sanığın Avustralya'ya iadesine karar verilmesini talep etti.


Mahkeme heyetinin savcının bu talebini sorması üzerine sanık Prakash, "Yukarıda Allah her şeyi görüyor, siz benim hakkımda hüküm veremezsiniz, Allah hüküm verir, ben suçsuzum" karşılığını verdi. Mahkeme heyeti, kısa bir aranın ardından Prakash'in Avustralya'ya iadesi yönündeki talebin reddine ve başka suçtan dosyası yoksa tahliyesine karar verdi. Prakash'ın avukatı Mehmet Alper Ünver, duruşma çıkışında yaptığı açıklamada, "Muhtemelen mahkeme heyeti neden iade etmediğini gerekçeli kararda yazacaktır. Neil Christopher Prakash'ın Avustralya makamlarının iade talebinin reddine karar verdi" dedi.


Neil Christopher Prakash'ın daha önceki duruşmalarda Avustralya'ya iade edilmek istemediğini, eğer bir ülkeye iade edilecekse, Müslüman bir ülkeye iade edilmek istediğini ifade etmişti.


Prakash'ın yargılandığı terör örgütü üyeliğine ilişkin dava kapsamında ise, tutukluluk hali devam ediyor.


GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ


----------------------------------


Adliyeden görüntü


Avukatının konuşması


Genel ve detay görüntüler


Haber-Kamera: Reşit ÇELEBİOĞLU-KİLİS-DHA)


GÖRÜNTÜ GEÇİLDİ


============================================


FETÖ'CÜ SOSYAL MEDYA UZMANI YUSUF İNAN TUTUKLANDI


MİLLİ İstihbarat Teşkilatı (MİT) Başkanlığı'nın, Ukrayna'da getirdiği FETÖ/PDY'nin sosyal medya uzmanlarından Yusuf İnan, İzmir'de, sevk edildiği adliyede çıkarıldığı mahkemece tutuklandı.


FETÖ/PDY'nin sosyal medya uzmanlarından Yusuf İnan, MİT'in yaptığı operasyonla pazartesi günü öğle saatlerinde Ukrayna'dan Türkiye'ye getirildi. 15 Temmuz hain darbe girişiminden önce internet siteleri kurduğu ve sosyal medya hesapları üzerinden algı operasyonları yürüttüğü, Pensilvanya'nın talimatlarıyla bazı yayınlar yaptığı öğrenilen İnan, dün akşam saatlerinde sevk edildiği adliyede, çıkarıldığı mahkemece 'terör örgütü üyesi olmak' suçundan tutuklandı. İnan, cezaevine götürülmek üzere polis otosuna bindirilirken, gazetecilere, "Başkan'a söyleyin, adalet katliamı" diye seslendi.


GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ:


------------------------------


İnan'ın polis otosuna bindirilişinden görüntü


Haber-Kamera: Davut CAN/ İZMİR,


GÖRÜNTÜ GEÇİLDİ


======================================


ENGELLİLER, KAFENİN MÜHÜRLENMESİNİ PROTESTO ETTİ


BALIKESİR'in Bandırma ilçesinde, Engelli ve Engelli Aileleri Derneği üyeleri, sahilde derneğe ait kafenin ruhsatsız olduğu gerekçesiyle mühürlenmesini, Balıkesir Büyükşehir Belediyesi Güney Marmara Koordinasyon Daire Başkanlığı önüne siyah çelenk koyarak protesto etti.


Balıkesir Büyükşehir Belediyesi Zabıta Müdürlüğü ekipleri, salı günü derneğin gelir kapısı olan sahildeki 'Çadır Kafe'yi ruhasatsız olduğu gerekçesiyle mühürleyerek işletmeye kapattı. Dernek Başkanı Hüseyin Uçar ve üyeler, Büyükşehir Belediyesi Güney Marmara Koordinasyon Daire Başkanlığı önünde siyah çelenkle protestoda bulundu. Uçar, ruhsat için Büyükşehir Belediye Başkanı ile birçok kez görüşmek istediklerini; ancak randevu verilmediğini söyleyerek şöyle konuştu:


"7 aydır derneğimize ait sahildeki kafe için Büyükşehir Belediyesi ile görüşmelerimiz devam ediyor. Salı günü yuvamız, evimiz, misafirlerimizi ağıladığımız, çocuklarımızın yuvası olan derneğimizin tek gelir kaynağı kafemiz mühürlendi. Mühürlenme sebebi ruhsatsız olmasıdır. Ancak Bandırma sahilde ruhsatsız birçok yapı varken, kirasını ödemeyen birçok yapı varken, bir tek bizim derneğimizin kafesi mühürledi. Sayın Başkan Zekai Kafaoğlu'ndan talebimiz çadırımızı açıp, gönüllerimizi yapmasını bekliyoruz. Bizim sorunumuz ne kadar kendisine iletildi, bilmiyoruz; ancak gönlümüzü alacağına inanıyoruz."


'Çadırıma dokunma', 'Yuvamızı yıkma Büyükşehir', 'Engelliye engel olma' yazılı dövizler açan dernek üyeleri, açıklamanın ardından ruhsat sürecinde kendilerine destek veren Bandırma Belediyesi önüne de teşekkür etmek için beyaz çelenk bıraktı.


GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ:


---------------------------


Hüseyin Uçar'ın açıklamaları


Siyah çelenk bırakılması


Taşınan pankartlar


238 mb


Haber-Kamera: Tufan DALGIÇ/BANDIRMA (Balıkesir), (DHA )-


GÖRÜNTÜ GEÇİLDİ


=======================================


ACIGÖLLÜLER, ÇÖP KAMYONUNDA KÖPEK KATLİAMI İDDİASINA TEPKİ GÖSTERDİ


NEVŞEHİR'in Acıgöl ilçesinde geçen hafta belediyede görevli temizlik işçilerinin çöp kamyonuna koydukları köpeği ittirdikleri görüntülerin ardından, Hayvan Hakları Savunucuları Platformu üyelerinin ilçeye geleceği haberini alan vatandaşlar, belediye binası önünde toplandı. İlçe sakinleri, "Hayvan hakları savunucuları, hayvan sevgisini görmek istiyorlarsa, ilçemize gelsinler. Bizi karalamak için geliyorlarsa, burada işleri yok, buna izin vermeyiz" ifadelerini kullandı. İlçeye gelmekten vazgeçen platform üyeleri ise Vali İlhami Aktaş ve Acıgöl Belediye Başkanı Ercan Ertaş ile görüştü.


Acıgöl'de geçen hafta, belediyede görevli temizlik işçilerinin çöp kamyonuna koydukları köpeği ittirdikleri görüntüler tepki çekmişti. Bazı kişiler belediye işçilerinin köpekleri öldürdüğünü iddia ederken, Acıgöl Belediye Başkanı Ercan Ertaş ise olayın yanlış anlaşılmadan ibaret olduğunu söyleyerek, "O çöp arabasını biz, hayvan toplama aracı olarak kullanıyoruz. Görüntülerde arkadaşlar, köpeği araca koyduktan sonra kapağını kapatırken, hayvanın ayakları sıkışmasın diye müdahale ediyorlar" demişti. Olayın ardından Acıgöl Kaymakamlığı ve Nevşehir Valiliği soruşturma başlatmıştı.


'TEMİNAT BİZİZ'


Görüntü ve iddiaların ardından, Hayvan Hakları Savunucuları Platformu üyelerinin ilçeye geleceği haberini alan vatandaşlar, belediye binası önünde toplandı. Acıgöl sakinleri, belediyenin köpekleri katletmediğini, bunun bir karalama kampanyası olduğunu ileri sürerek, Hayvan Hakları Savunucuları Platformu üyelerinin ilçelerine gelmelerine tepki gösterdi. İlçe sakinlerinden bazıları da yanlarında pitbull, Aksaray malaklısı ve Kangal köpeklerini getirdi. İlçe sakinleri, "Bizim ilçemizde böyle bir köpek katliamı kesinlikle olmamıştır. Bunu yazanlar, ilçemizi karalamak istediler ama biz biliyoruz ki bu doğru değildir" diye konuştu. İlçede başıboş dolaşan köpeklerden şikayetçi olduklarını belirten kadınlar da şunları söyledi:


"Biz belediye başkanımızdan memnunuz. Köpekleri bizler şikayet ediyoruz. Çocuklarımız, torunlarımız okula gidemiyorlar, köpekler onlara saldırıyorlar. Biz köpeklerin öldürülmesine karşıyız, öldürtmeyiz biz. Çevreden köpekleri getirip ilçemize atıyorlar. Acıgöl'ümüze, belediyemize atılan iftiraları şiddetle kınıyoruz. Bu bizim ilçemiz üzerinde oynanan büyük bir oyundur. Bu konuda da hukuki süreç başlamıştır. Acıgöl'de yaşayanların 10'da 9'u hayvan besliyor. O hayvanların teminatı bizleriz. Gelin Acıgöl'e, hayvan sevgisi nasılmış görün. Biz hayvan sevgisini onlardan öğrenecek değiliz. Nasıl aslı olmayan yalanlara inanıyorlar? Bunu şiddetle kınıyoruz. Biz hayvanların, köpeklerin öldürülmesine kesinlikle karşıyız."


İlçe sakinlerinden biri de, 20 köpek beslediğini belirterek, "Ben kazancımı köpeklere yediriyorum. O hayvanseverler, bir tane köpeğe bakıyorlar mı acaba? Gerçek hayvansever benim. Hayvanı sevmeyen, insanı sever mi?" dedi. Yurt dışında yaşayan ve bu olay yüzünden ilçe halkına destek vermek için geldiğini ifade eden Ecevit Çiftçi de, "Böyle katliam iddialarını kesinlikle doğru bulmuyorum. İlçemizde böyle bir olay yaşanmamıştır" ifadelerini kullandı.


Acıgöl'ün 4 mahalle muhtarı da ilçelerinde kesinlikle hayvan katliamı yapılmadığını belirtti. Cumhuriyet Mahallesi Muhtarı Hüseyin Türk, "İlçemize yapılan bu suçlamayı kesinlikle kabul etmiyoruz. İlçemizde böyle bir canilik, insanlık dışı uygulama kesinlikle yapılmamıştır ve yapılmaz da" diye konuştu. İlçede aynı zamanda ticaret ve tarımla uğraşan bir başka muhtar ise "Geçenlerde 2 köpek benim bahçeme girdi ve 47 kazımı öldürüp, bir kısmını da yedi. Ben o köpeklere hiçbir şey yapmadım, yakalayıp ilçenin dışında bir yere bıraktım. Onlara vurmadım, öldürmedim. Bu katletme iddiaları kesinlikle inandırıcı değildir" dedi.


DİZİ OYUNCUSU İĞDİGÜL, ACIGÖL'DE


Hayvan hakları savunucusu ve dizi oyuncusu Semih İğdigül de inceleme yapmak ve olayın doğrusunu öğrenmek için ilçeye geldiğini belirterek, köpeğin içine atılıp preslenerek öldürüldüğü iddia edilen çöp kamyonunun başında açıklamalarda bulundu. İğdigül, "Eski bir çöp arabasını hayvan toplama aracı olarak kullanıyorlar. Bu araçta pres yok. Saldırgan ve ürkek bir hayvan. Belediyede çalışan arkadaşlarımız, hayvan yakalama aparatıyla köpeği yakalayıp araca getiriyorlar ve kucaklayıp içine koyuyorlar. Burada yanlış var mı? Evet ufak yanlışlar olabilir. Bu hayvanın veteriner hekimle birlikte alınması lazım. Ufak bir ilçe olduğu için veteriner hekim yok" ifadelerini kullandı.


Türkiye'de 500'den fazla hayvan barınağını gezdiğini ve incelemelerde bulunduğunu belirten Semih İğdigül, şunları kaydetti:


"Başıboş köpekler, hemen hemen bütün küçük ilçelerin ortak sorunu. Çevre köylerden  kamyonlarla, çuvallarla köpekler getirilir, ilçe civarına atılır. Acıgöl Belediyesi de bu köpeği almış, 3-4 kilometre ileride bir yere bırakmış. Biz bu dönüşümü zaten çok çok iyi biliyoruz. Öldürmüyorlar, burada hayvan katliamı ya da öldürülmesi yok. Biz ne belediyeler gördük, hayvanları kamyonlara koyup ormanlara atan. Bu hayvanları toplayanlar, belediyenin adamları. Eğitimleri yok, bu işlerin nasıl yapılacağını bilmezler. Eğer bizler bir şeyler anlatabilseydik, eğitimden geçirseydik o tarz davranabilirlerdi. Hayvan saldırgan, mecburen hayvan yakalama aparatıyla yakalıyorlar, alıyorlar ve bu aracın içine koyuyorlar. Sonra da ileriye doğru itiliyor. Şimdi, 'Köpek alındı, çöp arabasına atıldı ve preslenerek katledildi' deniliyor. Yok böyle bir şey. Araçta pres yok. Hem öyle olsa, her yer kan olur ve bu işi yapan da bir insan, eğer vicdan ve merhamet sahibiyse oturup ağlar. Ben Acıgöl halkını belediyenin önünde gördüm ve takdir ettim. Herkes başkanına ve ilçesine sahip çıkıyor."


HAYVAN HAKLARI SAVUNUCULARI, İLÇEYE GELMEDİ


Günler öncesinden 19 Temmuz günü saat 14.00'te Acıgöl'e gelerek belediye önünde açıklama yapacaklarını duyuran Hayvan Hakları Savunucuları Platformu üyeleri ise program değişikliğine giderek önce Nevşehir'e gelerek Vali İlhami Aktaş'la görüştü. Görüşmenin ardından Demirören Haber Ajansı'na açıklamalarda bulunan platform üyeleri, geliş amaçları konusunda yanlış bilgilendirilen ya da geliş amaçlarını yanlış anlayan halkla karşı karşıya gelmemek için Acıgöl'e gelip açıklama yapmaktan vazgeçtiklerini ifade etti.


Bu arada, Nevşehir Valisi İlhami Aktaş, konunun taraflarca konuşulup bir çözüme kavuşturulması amacıyla, Acıgöl Belediye Başkanı Ercan Ertaş ile Hayvan Hakları Savunucuları Platformu üyelerini Topuzlu Han'da bir araya getirdi. Taraflar arasındaki görüşme, basına kapalı gerçekleşti.


GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ:


--------------------------


-Belediye önünde toplanan kadınlardan görüntü


-Kadınlarla röportaj


-Belediye önünde toplanan erkeklerden görüntü


-Erkeklerle röportaj


-Hayvan hakları savunucusu ve dizi oyuncusu Semih İydigül ile röportaj


-Belediye önüne getirilen köpeklerden görüntü


-Detay


Haber-Kamera: Zafer BARIŞ/ NEVŞEHİR


GÖRÜNTÜ GEÇİLDİ


============================================


YARALIYKEN BİLE YAVRULARINI EMZİRMEYE DEVAM ETTİ


KAHRAMANMARAŞ'ın Andırın ilçesinde karnındaki yara nedeniyle yürüyemeyen sokak köpeği, yaralı olmasına rağmen 4 yavrusunu emzirmeye devam etti.


Çınargeçidi Mesire Alanı'ndaki oyun parkında yaralı bir köpeği gören vatandaşlar hemen Andırın Belediyesi'ni arayarak yardım istedi. Karnındaki yara nedeniyle yürümeyen köpek ise yanındaki 4 yavrusunu emzirmeye devam etti. Yarası nedeniyle ayağa kalkamayan köpeğin yavrularını emzirmesi vatandaşları duygulandırırken, çocuklar da anne köpeğe et, yavrulara ise süt getirdi.


Vatandaşların yakından ilgilendiği anne köpek ile 4 yavrusu, yetkililerin bilgi vermesi üzerine parka gelen Büyükşehir Belediyesi'ne bağlı ekipler tarafından alınarak Hayvan Barınağı'na götürüldü.


GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ


-----------


Yaralı köpek yerde yatarken


yavrularını emzirmesi


Çocukların köpekleri beslemesi


Köpeğin sürünmesi


Zabıtanın olay yerine gelmesi


Köpek ve yavruların araca alınması


Genel ve detay görüntüler


Haber-Kamera: İskender ZENGİN/ KAHRAMANMARAŞ


GÖRÜNTÜ GEÇİLDİ


============================================


KUVEYT'TEN SAMSUN'A DİREKT UÇAK SEFERİ BAŞLADI


TÜRK Hava Yolları (THY), tarafından Samsun ile Kuveyt arasında direkt uçuşlar başlatıldı. Kuveyt'ten, Samsun-Çarşamba Havalimanı'na inen ilk uçak, su takı ile karşılandı. Yolculara ise lokum ve gül ikram edildi.


Türk Hava Yolları, tarafından Kuveyt ile Samsun arasında direkt uçuşların başlamasıyla birlikte ilk uçak kente geldi. Kuveyt'ten kalkan ve Samsun-Çarşamba Havalimanı'na inen TK1417 sefer sayılı ilk uçak, su-takı ve halkoyunları ile karşılandı. Seferlerin karşılıklı olarak 23 Ağustos'a kadar her Perşembe yapılacağı belirtildi.


Öte yandan, Kuveyt'ten Samsun'a gelen 107 kişilik kafile, havalimanında coşkulu bir şekilde karşılandı. Yolculara, uçaktan inişleri sırasında havalimanı görevlileri tarafından gül ve lokum ikram edildi. Apronda ise Büyükşehir Belediyesi Halkoyunları ekibi tarafından da davul-zurna eşliğinde gösteri yapıldı. Samsun'a ilk kez geldiklerini belirten Kuveytli turistler, Samsun başta olmak üzere Orta Karadeniz'deki şehirleri gezeceklerini söyledi.


GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ-HD


----------------------------


-Uçağın havada görüntüsü


-Uçağın inişi


-İtfaiyelerin uçağı ıslaması


-Yolcuların uçaktan inişleri


-Yolculara gül ve lokum ikram edilmesi


-Yolcuların dış hatlar terminalinden çıkışları


-Yolcularla röportaj


(SÜRE: 2.37 Dk) (BOYUT: 294 MB)


Haber-Kamera: Gökhan İÇKİLLİ/SAMSUN,


GÖRÜNTÜ GEÇİLDİ


============================================


YÜKSEKOVA'DA 'DÜNYA FENERBAHÇELİLER GÜNÜ' UNUTULMADI



HAKKARİ'nin Yüksekova ilçesinde, İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü ile Emniyet Müdürlüğü tarafından 'Dünya Fenerbahçeliler Günü' anısına halı saha turnuvası düzenlendi. Öğrencilere maç öncesi forma hediye edildi.


İlçeye bağlı Yeni Mahallede bulunan Şemsettin Onay Anadolu Lisesi ait halı sahada yapılan turnuvaya Yüksekova İlçe Emniyet Müdürü Haluk Baş, İlçe Milli Eğitim Müdürü Servet Çanlı ile Şube Müdürleri İskender Akdoğan, Cumalı Kaya ve çeşitli okullardaki öğrenciler katıldı.


Turnuva öncesi Yüksekova İlçe Emniyet Müdürlüğü ile Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından öğrencilere Fenerbahçe forması hediye edildi. Daha sonra resmi kurum personelleri ile öğrenciler 'Dünya Fenerbahçeliler Günü' anısına maç yaptı. Maç renkli görüntülere sahne oldu.


GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ


----------------------------------


Halı sahadan detaylar


Öğrencilerin antrenman görüntüleri


Detaylar


Öğrencilere forma hediye edilmesi


Detaylar


Hatıra fotoğrafının çekilmesi


Maçtan detaylar


Haber-Kamera: Yaşar KAPLAN/ YÜKSEKOVA (Hakkari), -


GÖRÜNTÜ GEÇİLDİ


=========================================


YALOVA'NIN DÜŞMAN İŞGALİNDEN KURTULUŞUNUN 97'İNCİ YILDÖNÜMÜNDE KİBARİYE KONSERİ


YALOVA'nın düşman işgalinden kurtuluşunun 97'inci yıldönümü kutlamaları kapsamında ünlü şarkıcı Kibariye, kent meydanında konser verdi.


Kutlamalar kapsamında ilk olarak Edirne Belediye Bandosu ile bir yürüyüş gerçekleştirildi. Yürüyüşün ardından ise 15 Temmuz Demokrasi ve Cumhuriyet Meydanı'nda bir etkinlik gerçekleştirildi.


Programda kısa bir konuşma yapan Yalova Belediye Başkanı Vefa Salman, Yalova'nın "Atatürk'ün kenti" olduğunu vurguladı. Salman, "Dünyanın en güzel kenti, bu dünyadaki cennet, Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün kentinin 97'inci düşman işgalinden kurtuluşunun yıldönümüne hepiniz hoş geldiniz, şerefler verdiniz" dedi.


"BEN DAMARCI KADINIM"


Ardından sahneye çıkan Kibariye ise kendi şarkılarının yanı sıra pop ve arabesk müziğin bilinen eserlerini de seslendirdiği konserinde büyük coşku yaşadı. Hayranlarına ve Yalovalılara unutulmaz bir gece yaşatan Kibariye, sempatik tavırlarıyla da geceye renk kattı. Roman havası isteyen hayranlarına seslenen Kibariye, "Benden roman istiyorlar ama daha vakit var. Başkanım bile roman istedi. İyi de benim damarları da kaçırmayın be kardeş. Her zaman bir araya gelemiyoruz. Ben damarcı kadınım. Yıllardır ben böyle büyüdüm. Beni böyle sevdiniz" dedi.


Ardından Kibariye'nin okuduğu Roman havasında ise meydanda konseri izleyen Roman vatandaşlar göbek attı. Gecenin sonunda ise İzmir Marşı ve Onuncu Yıl Marşı eşliğinde havai fişek gösterilerinde bulunuldu.


Süre: 2.32 dk


Boyut: 284 mb


GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ:


---------------------


-Kibariye konseri


-Kibariye konuşması


-Roman havası


-Havai fişek


Haber-Kamera: Süheyla GÖZDERELİLER/YALOVA,-


GÖRÜNTÜ GEÇİLDİ

Haber Yayın Tarihi: 20.07.2018 08:53 Kaynak: DHA



Gölgesi için diktiği ağaçtan 40 bin TL kazandı
Cani koca, öldürdüğü eşini kıyma makinesiyle parçalayıp çöpe attı! Son Dakika: Türkiye'yi ayağa kaldıran Emine Bulut cinayetiyle ilgili Bakanlık harekete geçti