Son Dakika Haberleri: Dha Yurt Bülteni - 1

Dha Yurt Bülteni - 1

3 gün önce İlandır

1AKŞENER: 'ERDOĞAN'I SEVENLER VE NEFRET EDENLER DİYE İKİYE AYRILMIŞ BİR TOPLUM'İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, İzmit'te düğün salonunda partisinin Kocaeli'nin ilçelerinin belediye başkan adaylarının tanıtımına katıldı.

Dha Yurt Bülteni - 1, System.String[]
DHA YURT BÜLTENİ - 1

AKŞENER: 'ERDOĞAN'I SEVENLER VE NEFRET EDENLER DİYE İKİYE AYRILMIŞ BİR TOPLUM'

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, İzmit'te düğün salonunda partisinin Kocaeli'nin ilçelerinin belediye başkan adaylarının tanıtımına katıldı. Akşener, toplumun 'Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı sevenler ve ondan nefret edenler' olarak ikiye ayrıldığını savunarak, şunları söyledi:

"Bir insan AK Parti'yi beğenip içinde yer alıp ona oy verebilir hakkıdır, bir insan Cumhuriyet Halk Partisi'nin içinde yer alabilir ona oy verebilir, taraf olabilir en önemli hakkıdır. Aynı şekilde Milliyetçi Hareket Partisi'nin içinde yer alabilir, ona oy verebilir, İYİ Parti'nin içinde yer alır, ona oy verebilir diğer siyasi partilerimizin Saadet Partisi gibi, Demokrat Parti gibi siyasi partilerimizin içinde yer alıp onların adaylarına oy verebilir, o partiler için çalışabilir. Dün bu böyleydi, bugün siyasi bir kümelenme maalesef yok. Bugün sayın Cumhurbaşkanı Sayın Erdoğan'ı sevenler ve ondan nefret edenler diye ikiye ayrılmış bir toplumla karşı karşıyayız. Nefret edenlerin bakış açısı ne olursa olsun 'Bu adam gitsin', sevenlerin bakış açısı da 'Türkiye nereye giderse gitsin yeter ki bu adam yerinde kalsın' diye şekillendi. Böyle bir yönetme biçimi olamaz, bu şekilde bir bakış açısıyla bir ülke yönetilemez ve her hatadan münezzeh bir yere siyasi bir insan konulamaz. Hiçbir insan mükemmel değildir, hiçbir insan hatadan, günahtan münezzeh değildir ve her insan hata yapar, hata yapmalıdır. Hata yaparsanız ders alır ona göre yürürsünüz."

'SANKİ SAVAŞA GİDİYORUZ'

İYİ Parti olarak bir çok kez haksızlıklara uğradıklarını ifade eden Akşener, şöyle konuştu:

"Şimdi mahalli seçimler var ama Cumhur İttifakı'nın büyük ve küçük ortağının diline baktığınız zaman 'Allah Allah' nidalarıyla sanki savaşa gidiyoruz. Mübarekler muhtar seçilecek, belediye meclis üyesi seçilecek, il genel meclis üyesi seçilecek, belde belediye başkanı seçilecek, il belediye başkanı seçilecek, büyükşehir belediye başkanı seçilecek. Her siyasi partiden aşağı yukarı 21 bin insanı seçilmek için gayret ettiği ve seçildikten sonra da o şehrin, o beldenin, o ilin, o mahallenin bütün insanlarına oy verenlerine, vermeyenlerine hizmet edecek başkanlar, muhtarlar, belediye meclis üyeleri olacak. Böyle bir dille insanları birbirinin karşısına diken bir dille belediye seçimlerinin, mahalli idareler seçimlerin sükunetle olması çok mümkün görünmüyor. Onun için biz İYİ Parti olarak, her adımında haksızlığa uğramış, her bir davranışında iftiraya uğramış insanların bulunduğu ve sonuçta 7'den 77'ye gerçekten cesur insanların bir araya geldiği bir siyasi organizasyon, bir siyasi hareket olarak kimseden korkmadığımızı ne haydutlardan korktuğumuzu, ne kabadayılardan korktuğumuzu herkese ispatlamış, Allah'tan başka, milletimizden başka korkmadığımızı ispatlamış insanlar olarak bu gidişatı doğru görmediğimizi ve pek çok haksızlığa uğramış olmamıza rağmen, pek çok iftiraya uğramış olmamıza rağmen bütün bunları bir kenara koyup bu seçimlerin suhuletle ve mümkünse bir düğün, bayram heyecanı içerisinde yapılması için elimizden gelen gayreti göstereceğimizi buradan sizlerle paylaşmak isterim."

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ:

-------------------------------

Tanıtımdan detaylar ve konuşma

Haber-Kamera: Dinçer AKBİR - Alişan KOYUNCU/ KOCAELİ,

GÖRÜNTÜ GEÇİLDİ

==============

BAKAN PAKDEMİRLİ: UFACIK SORUNLAR ANKARA'YA VARMADAN DAĞ OLUYOR

BURSA ziyaretleri kapsamında bir takım temaslarda bulunmak için Karacabey ilçesine gelen Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, burada Karacabey Ziraat Odası binasının açılış törenine katıldı. Törende konuşan Pakdemirli, "Bürokratlar ve genel müdürler ile Türkiye'deki tüm illeri ziyaret etmeye başladık. Bu sırada gördüm ki ufacık problemler, Ankara'ya varmadan dağ gibi oluyor. Bizim daha çok sahada olmamız, vatandaşa ve üreticiye dokunmamız lazım. Bizim tarım politikalarını yazarken danışmanlara ihtiyacımız yok. 'En büyük danışmanımız, köylümüz ve çiftçimiz' diyerek, 81 ili dolaşmaya başladım. Burada polar konusu meydana çıktı. Bununla ilgili şu an bir cevap veremiyorum ama bu konuyu çalışacağız. Eğer poları 12'ye sabitleyebilirsek üretim artacak gibi gözüküyor. Eğer üretimi artıracak, poları 12'ye sabitleyecek olursak şehir dışından gelen ürünler gelmemiş olacak. Gelirken bir hesabını yaptık, karıyla zararı 3 aşağı 5 yukarı aynı. 'O zaman bu iş olur' dedik. İnşallah bir çalışalım, bununla ilgili müjdeyi veririz" dedi.

'ÜRETİCİYE HER GÜN SORMALIYIZ'

Ziraat odalarının, ilçe müdürlüklerinin daha faydalı olabilmesi için sahaya inmesi, her gün üreticilerle temas halinde olmaları gerektiğini vurgulayan Bakan Pakdemirli, "Bugün gördüğüm kadarıyla bizim ilçe müdürlüklerimiz, Çiftçi Kayıt Sistemi'nden (ÇKS) dolayı çok yoğun. Bu kayıtları da yavaş yavaş sivil topluma devretmemiz lazım. Bununa ilgili Aydın'da bir pilot proje başlatmıştık. İnşallah ikinci pilot uygulamayı da Bursa'da başlatacağız. Son 16 yılda Bursa'ya 1,4 milyar lira hibe, orman ve su alanlarında 3,4 milyar lira yatırım yapmışız. Yapılanlar da, gelinen mesafe de, ödevimiz de büyük. Ödev, 20 yıl içinde Türkiye'yi yüzde 50 daha fazla gıda üretir hale getirmek. Hepimiz daha verimli olmanın yollarını arayacağız. Devlet olarak biz sizin önünüzü açmanın yollarını arayacağız" diye konuştu.

'ÇİFTÇİ ÇOK ÇOK ÇALIŞIR, AZ AZ KAZANIR'

Çiftçilerin temel ihtiyaçlarında fiyatları düşürmek için çalışma yaptıklarını söyleyen Pakdemirli, "Çiftçi çok çok çalışır, az az kazanır. Bunun genel kanunu ne yazık ki böyle. Son dönemde hızlı bir şekilde artan döviz kurlarından dolayı gübre, yem, ilaç fiyatları arttı. Bunların hepsini biliyoruz. Günbegün bütün üreticilerin üzerinde inanın sizlerin adına baskı kuruyoruz. 'Tamam bir iki ay döviz kurları çok arttı ama şimdi geriye geldi. Hadi bunları düşürün' diyoruz. Olmazsa olmazımız, Türkiye'nin üretimi, sizlerin üretmeniz. Bir ülkede tarım, savunma kadar önemli. Her şeyiniz olabilir, uçağınız, roketleriniz, hatta uzay mekiğiniz olabilir ama buzdolabı boşsa bunun bir anlamı yok. Buzdolabını dolduran da sizlersiniz. Gelecek yılın çok daha bereketli ve verimli olacağına inanıyorum" dedi.

Konuşmaların ardından tesisin açılış kurdelesi Bakan Bekir Pakdemirli, Bursa Valisi Yakup Canbolat, AK Parti Bursa Milletvekili Hakan Çavuşoğlu, Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş, Karacabey Belediye Başkanı Ali Özkan, Karacabey Ziraat Odası Başkanı Erhan Erdem ve bazı davetliler tarafından kesildi.

"BALIK TÜKETME KONUSUNDA İYİ DEĞİLİZ"

Açılışın ardından Ziraat Odaları Toplantısına katılan Bakan Pakdemirli  burada yaptığı konuşmasında ise et, tavuk ve balık gibi ürünlerin kişi başına düşen tüketim miktarlarındaki artışa dikkat çekti. Pakdemirli, "2002 yılında kişi başına 6 kilogram et tüketiyorduk, şimdi 14 - 15 kilogram et tüketiyoruz, 10 kilogram tavuk tüketiyorduk, şimdi 26 kilogram tavuk tüketiyoruz, 6.7 kilogram balık tüketiyorduk, 5.5 kilogram balık tüketiyoruz. Demek ki balığı tüketme konusunda iyi değiliz. Balıkta da 1 milyar doların üzerinde ihracatımız var. Bunu daha fazla arttırabiliriz. Tavukta 400 milyon dolar ihracatımız var. Yani biraz daha fazla balık yememiz lazım diye düşünüyorum. Gıdadan sorumlu tarım bakanı olarak özellikle belli yaşın üzerindekilere et değil balık tüketimine yönlenmesi gerekiyor diye düşünüyorum" dedi.

"ÜRETİCİDE 1 LİRA, TÜKETİCİ 4 LİRAYA YİYOR"

Hal ve perakende yasaları ile üreticiyle tüketiciyi birbirlerine yaklaştırmayı hedeflediklerini söyleyen Pakdemirli, "Hal ve perakende yasası bizim de üzerine çalıştığımız bir konu çünkü hep şunu söylüyoruz; üreticide ürün 1 lira ama tüketici bu ürünü 4 liraya yiyor. Üretici bu ürünü 1 liraya değil 2 liraya satsın, tüketici de bunu 4 liraya değil 3 liraya yesin diyoruz. Yani üretici ve tüketiciyi biraz daha birbirine yakınlaştırmamız gerekiyor. Burada yeni hal ve perakende yasası devreye girecek. Biz biraz daha arka tarlada yetişen coğrafi işaretli ve yerel ürünleri zincir mağazaların manav reyonlarına taşıyabilirsek biraz daha fayda fayda sağlayacağız. Tarlada yüzde 10 kaybediyoruz, yüzde 25 hale giderken kaybediyoruz, yüzde 10 markette, yüzde 5 - 10'da evde kaybediyoruz. Yani tarladan eve gelene kadar yüzde ürünü yüzde 50 kaybetmiş oluyoruz" şeklinde konuştu.

Basına kapalı olarak devam eden toplantının ardından Bakan Pakdemirli Bursa'dan ayrıldı.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ:  

-------------------------------

-Karacabey ticaret odası açılışı

-Bakan'dan çiftçilere plaket

-Detaylar

(EK)

-Çalıştay ekibinden detaylar 

-Bakan Pakdemirli'nin plaket takdimi

-Bakan Pakdemirli konuşması 

Haber-Kamera: Enver Fatih TIKIR - Muammer İRTEM/ BURSA,

GÖRÜNTÜ GEÇİLDİ

=====================================================

CHP'Lİ ÖZTRAK: BİZİM ABDESTİMİZDEN ŞÜPHEMİZ YOK

CHP Genel Başkan Yardımcısı Faik Öztrak, Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu'nun Almanya ziyaretine ilişkin yapılan eleştirilere cevap vererek, "Biz bu ülkenin bütünlüğünden yanayız. Bizim abdestimizden şüphemiz yoktur" dedi.

CHP Genel Başkan Yardımcısı Faik Öztrak, partisinin Tekirdağ'daki bir düğün salonunda düzenlenen toplantısına katıldı. CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun Almanya ziyaretinde Türk-Alman Parlamenter Grubu'nda yer alan parlamenterlerle görüşmesi sonrası yapılan eleştirileri değerlendiren Öztrak, "Biz bu ülkenin bütünlüğünden yanayız. Bizim abdestimizden şüphemiz yoktur. Bu parti Mustafa Kemal'in kurmuş olduğu savaş meydanlarında emperyalizme kafa tutan ve bugüne kadar bu ülkeyi bölmek isteyen her türlü emperyalist politikalara karşı duran, emperyalistlerin her türlü girişimine karşı duran bir partidir. Biz onların söylediklerini dinleriz, bunların içerisinde yanlışlar varsa eleştirileri yaparız. Ama bizim kırmızı çizgilerimiz bellidir. Biz hiçbir ayrılıkçı ile dini etnik cinsel herhangi bir ayrım yapan hiç kimseyle aynı çizgide olmadık, olmayacağız. Biz bu ülkenin bütünlüğünden yanayız. Cumhuriyet Halk Partisi, Mustafa Kemal Atatürk'ün kurduğu, kuruluşun ve kurtuluşun partisidir" dedi.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ:  

-------------------------------

-Toplantı salonu genel gör.

-CHP Genel Başkan Yardımcısı Faik Öztrak açıklaması

-Detaylar

Haber-Kamera: Ruhan YALÇIN/ TEKİRDAĞ,

GÖRÜNTÜ GEÇİLDİ

========================================

ASGARİ ÜCRET TESPİT KOMİSYONU'NDAKİ İŞÇİ: ELİMDE 3 LİRA KALIYOR

ASGARİ Ücret Tespit Komisyonu, doğrudan 7 milyona yakın çalışanı ilgilendiren asgari ücret görüşmelerinin bu yılki ilk toplantısını Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı'nın ev sahipliğinde gerçekleştirdi. Komisyonda ilk kez asgari ücretle geçinen bir işçi de yer aldı.

İlk toplantının ardından evinin kapılarını basın mensuplarına açan Yalova Üniversitesi Merkez Yerleşke'de güvenlik görevlisi olarak çalışan Gülden Görmez (40), aldığı maaşı olan 1603 TL'lik asgari ücretten kendisine sadece 3 TL kaldığını söyledi. Yalova'da İstanbul Caddesi üzerinde bir dairede kiracı olan 2 çocuk annesi Gülden Görmez, ailenin geçimini kredilerle sağladığını dile getirdi. Görmez, "İnşallah 2 bin TL üstü ve enflasyon oranının maaşa yansımasını istiyoruz. Enflasyon rakamları çok yüksek şu an. Böyle olursa belki biraz en azından nefes alabilirizö dedi.

1603 TL'DEN YALNIZCA 3 TL KALIYOR

Eşinden ayrı 2 çocuğu ile birlikte yaşadığını söyleyen Gülden Görmez, 1603 liralık asgari ücretten kendisine 3 lira kaldığını söyledi. Evinde makarna pişiren Görmez, "15 gün önce yakmaya başladım doğalgazı. Bu 15 günlük bir fatura. 150 lira gelmiş. 850 lira zaten kira ödedim. Bin lira yaptı. Şimdi kredi taksitim var 650 lira. Onu ödeyeceğim. Bin 650 lira yapıyor. Ben yol ve yemek ücreti alıyorum ama işyerinde yemek yiyorum. Çalışma saatinin içerisinde yemek yemek zorundayım. Para zaten oraya gidiyor. Yol parası da zaten yola gidiyor. 1603 liradan ayda elimde 3 lira kalıyor. Kredi ve kiraya gidiyor para. Bu faturaları kredi kartlarımdan ödüyorum. Diğer kartım müsaitse oradan çekip onun asgarisini, oradan çekip diğerinin asgarisini yatırarak böyle yürüyor. Bu krediyi de onun için çektim zaten çünkü kredi kartlarım doluydu artık dönmüyordu. Kredi çekip en azından biraz rahatlayayım istedim. Kriz yönetimi gibi. İyi mi oldu? Hayır iyi olmadı. Şimdi 650 lira hem kredimi ödüyorum hem de kredi kartımı kullanmaya devam etmek zorunda kalıyorum. Bunu da orada dile getirdimö diye konuştu.

"HERKESİN SESİ OLARAK ORADAYDIMö

Komisyonun ilk toplantısında asgari ücretle geçinen işçilerin sorunlarını dile getirdiğini söyleyen Görmez, "İnşallah buna duyarlı olurlar çünkü bir tek bu durumda olan ben değilim. Ben orada herkesin sesi olarak oradaydım ve birçok asgari ücretli de bu şekilde geçiniyor. Kredi kartı olmayan da var, kredi alamayan da var, sadece o parayla döndürmeye çalışan var. İnsanlar çocuklarını okutamıyor. Bırakın, okul masraflarına bu para yetmiyor bile. Servis tutmak zorunda kalıyorlar, okul için başka ihtiyaçlar oluyor. Yani olmuyor, gitmiyor artık. Bugünkü yemeğimiz makarna daha ne anlatayım ki. Anlatacak bir şey yok. Aslında herkes farkında. Asgari ücretlinin ne kadar sıkıntı çektiğinin herkes bilincinde. Bu sefer farklı bir yerden bakarlarsa bizim sıkıntılarımızı daha iyi anlarlar diye düşündük. İnşallah bu sene güzel olacak diye umut ediyorumö dedi.

2 BİN TL VE ÜSTÜ ASGARİ ÜCRETLİNİN UMUDU

Asgari ücretin ne kadar olması gerektiği sorulan Görmez, "O artık onların duyarlılığına, gerçekten bizi anlayıp anlamadığına bağlı. İnşallah 2 bin üstü ve enflasyon oranının maaşa yansımasını istiyoruz. Enflasyon rakamları çok yüksek şu an. Böyle olursa belki biraz, yine bu tabi eksik ama en azından nefes alabiliriz. En azından çocuğa bugün makarna değil de canı istediği bir şey alabilirim belkiö şeklinde konuştu.

İki oğlu olduğunu söyleyen Görmez, "Büyük oğlum Balıkesir'de üniversite okuyor. Küçük oğlum da liseyi terk etti. Şimdi onu Milli Eğitim Bakanlığı onaylı bir proje var. Oraya yazdırdık. Başarılı olursa hem dışarıdan liseyi bitirecek hem de aşçılık diploması alacakö dedi.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ:

-------------------------------

-Güvenlik görevlisi olarak işyerinden görüntü

-Evinden detay görüntüler

-Mutfaktan görüntüler

-İşçi ile röp

Haber-Kamera: İsmail ÖZTÜRK/ YALOVA,

GÖRÜNTÜ GEÇİLDİ

======================================

DİYARBAKIR'DA OTOBÜS KAMYONA ÇARPTI: 4 ÖLÜ, 5'İ AĞIR 25 YARALI

 

DİYARBAKIR'ın Çınar ilçesi yakınlarında, Büyükşehir Belediyesi'ne ait yolcu otobüsü, yağışlı ve sisli havada kontrolden çıkıp, önündeki kum yüklü kamyona arkadan çarptı. Kazada 4 kişi öldü, 5'i ağır 25 kişi yaralandı.

Kaza, Diyarbakır- Mardin karayolunun 25'inci kilometresinde, Çınar ilçesi yakınlarında meydana geldi. Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi'ne ait, 21 AAE 344 plakalı yolcu otobüsü, yağmur ve sis nedeniyle görüş mesafesinin çok düşük olduğu dün akşam saatlerinde, önünde seyreden kum yüklü 21 VF 040 plakalı kamyona arkadan çarptı. Yoldan geçen araç sürücülerinin haber vermesi üzerine kaza bölgesine, çok sayıda UMKE, itfaiye, sağlık ve jandarma ekibi sevk edildi.

Çarpma sonucu meydana gelen kazada, 4 kişi hayatını kaybederken, 5'i ağır 25 kişi de yaralandı. Otobüs içerisinde sıkışan yolcular, UMKE, itfaiye ve sağlık ekiplerinin kısa süren çalışmasıyla çıkarıldı. İlk müdahaleleri kaza bölgesinde yapılan yaralılar, kent merkezindeki özel ve devlet hastanelerine kaldırılarak tedaviye alındı.

Kaza bölgesinde güvenlik önlemi alan jandarma ekipleri, ikinci bir kazanın yaşanmaması için yolu trafiğe kapattı. Kaza bölgesindeki çalışmalar devam ediyor.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ:

-------------------------------

-Kaza bölgesinden genel

-Polisin güvenlik önlemleri

-Kaza yapan araçlar

-Genel ve detaylar

Haber-Kamera: Canan ALTINTAŞ - Serdar SUNAR/ DİYARBAKIR,

GÖRÜNTÜ GEÇİLDİ

========================================

ÇUKUROVA BELEDİYESİ'NDE ZABITA DEHŞET SAÇTI: 2 ÖLÜ, 1 YARALI

 

ADANA'nın merkez Çukurova  Belediyesi'nde amirliği alındıktan sonra zabıta memuru olarak çalışmaya devam eden Ahmet Altuğ, tartıştığı Zabıta Müdürü Cengiz Aydoğdu ile 2 zabıta memurunu kurşun yağmuruna tuttu. Olayda ağır yaralanan 3 kişiden, eski emniyet müdürü olduğu öğrenilen Zabıta Müdürü Cengiz Aydoğdu ile Zabıta Komiseri Habil Aykan hastanede öldü. Kenan Özdemir'in tedavisi sürerken, bahçeye çıkarak tabancasını çenesine dayayan saldırgan Altuğ, yaklaşık yarım saat süren ikna çabaları sonucunda teslim oldu.

Olay, dün saat 16.00 sıralarında, Çukurova Belediye binasının birinci katında, Zabıta Müdürü Cengiz Aydoğdu'nun makam odasının önünde meydana geldi. Eski zabıta amiri olan ve rütbesi alındıktan sonra zabıta memuru olarak görev yapmaya devam eden Ahmet Altuğ, bilinmeyen nedenle Zabıta Müdürü Cengiz Aydoğdu ve 2 zabıta ile tartışmaya başladı. Tartışma büyüyünce cinnet getiren Ahmet Altuğ, belindeki tabancasını çekip, karşısındaki 3 kişiye kurşun yağdırdı. Belediye binasında büyük panik yaşanırken, Zabıta Müdürü Cengiz Aydoğdu, Zabıta Komiseri Habil Aykan ve Zabıta Amiri Kenan Özdemir, kanlar içinde yerde kaldı. Saldırgan Ahmet Altuğ ise elindeki tabancayla bahçeye çıkarak, bir bankın üzerine oturdu. Altuğ daha sonra da tabancayı çenesinin altına dayadı. Bu sırada belediye binasına çok sayıda polis ve sağlık ekibi sevk edildi. Ağır yaralı 3 kişi, ilk müdahalelerinin ardından hastanelere kaldırıldı. Zabıta Müdürü Cengiz Aydoğdu ve Zabıta Komiseri Habil Aykan, burada doktorların tüm çabalarına rağmen kurtarılamadı. Durumu ağır olan Zabıta Amiri Kenan Özdemir'in ise tedavisi sürüyor.

Özel Hareket ekiplerinin de sevk edildiği belediye binasının bahçesindeki bankta tabanca çenesine dayalı halde oturan Ahmet Altuğ, yaklaşık yarım saat süren ikna çabaları sonucunda teslim oldu. Gözaltına alınan Altuğ, sorgulanmak üzere Emniyet'e götürülürken, polis tartışmanın çıkış nedenini araştırıyor.

SALDIRI 'GELİYORUM' DEMİŞ

Çukurova Belediyesi'nde Zabıta Müdürü Cengiz Aydoğdu ve Zabıta Komiseri Habil Aykan'ı öldürüp, Zabıta Amiri Kenan Özdemir'i de ağır yaralayan zabıta memuru Ahmet Altuğ'un olaydan bir hafta önce sosyal paylaşım sitesindeki paylaşımlarıyla saldırının mesajını verdiği ortaya çıktı. Altuğ'un sosyal medya hesabından 'Ben mevki ve makam için doğmadım ama namussuz olanlara da biat etmedim', 'Herşeyin vakti saati varmış. Şimdi tam zamanı herkes yaptığının bedelini ödeyecek, kalanlar da vicdanı ile baş başa kalacaklar', 'Aralık ayının on beşinden sonra kim istifa edecek kim canının derdine düşecek hep beraber göreceğiz' şeklinde paylaşımlarda bulunduğu görüldü.

BAŞKAN ÇETİN: ÇOK ÜZGÜNÜM

Belediye binasında yaşanan olayın ardından bir açıklama yapan Çukurova Belediye Başkanı CHP'li Soner Çetin, çok üzgün olduğunu söyledi. Çetin, "İnsanlar bir toplumsal cinnet mi yaşıyor, anlayabilmiş değilim. Olayı duyunca hemen geldik ama saldırganı ve yaralıları götürmüşlerdi. Biz de olayın şaşkınlığını yaşıyoruz. Saldırgan şu anda mevcut belediye memuru, kendisi de zabıta memuru. Yapı kontrol de görevli. Şu anda görevde olan bir personel, kendi aralarındaki şahsi meselenin ne olduğunu şu anda tespit etmeye çalışıyoruz. Herkes şokta şu anda nedenini de kimse bilmiyor" dedi.

ZABITA AMİRLİĞİNDEN YOLSUZLUK İDDİASIYLA ALINMIŞ

Çukurova Belediyesi'nde zabıta müdürü ile zabıta komiserini öldüren katil zanlısı Ahmet Altuğ'un, yolsuzluk iddiasıyla Zabıta Amirliği görevinden alınıp, Yapı İşleri Müdürlüğü'nde memur olarak görevlendirildiği bildirildi. Ahmet Altuğ'un sorgusu sürüyor.

VALİ DEMİRTAŞ, HASTANEDE

Öte yandan Adana Valisi Mahmut Demirtaş, Adana Şehir Hastanesi'ne gelip saldırıda yaralanan Kenan Özdemir'in sağlık durumu hakkında doktorlardan bilgi aldı. Vali Demirtaş, olayın oluş şeklinin araştırıldığını, daha sonra ayrıntılı açıklama yapılacağını söyledi.

ÖNCE KOMİSERE, SONRA MÜDÜRE SALDIRMIŞ

Hastanede ağır yaralı olan Zabıta Amiri Kenan Sönmez'i ziyaret eden Çukurova Belediye Başkanı Soner Çetin, olay öncesinde, Halk Günü etkinliğinin ardından belediye dışında başka bir etkinliğe gittiğini söyledi. Başkan Çetin, saldırganın belediye binasında önce Zabıta Komiseri Habil Aykan'a silahlı saldırıda bulunduğunu, sonra Zabıta Müdürü Cengiz Aydoğdu'yu odasında öldürdüğünü söyledi. Ahmet Altuğ'un daha sonra yaralı Kenan Özdemir'e saldırıda bulunduğunu belirten Çetin, "Olayın bir şahsi meseleden kaynaklandığı söyleniyor. Aralarında görev değişikliğinden kaynaklı, daha öncesine dayalı tartışma yaşandığı söyleniyor. Ama bir insan görev yeri değiştirildi diye 5 dakikada kendi aralarında çözebilecekleri konuyu; birbirinden değerli iki kardeşimizin hayatını kaybetmesi, birinin de yaşam mücadelesi vermesi beni gerçekten çok üzdü" dedi.

'SİLAHI BİNA İÇİNDE BIRAKMIŞ OLABİLİR'

Başkan Soner Çetin, saldırganın silahı belediye binasına nasıl soktuğu konusunda sorulan bir soruya ise "Belki daha önceden de bina içerisinde bırakmış olabilir. Bilemiyorum yani bu işi, taammüden yaptıysa daha önceden tasarladıysa. Bir müdüre görev verdikten sonra onun iç düzende yapacağı düzenlemeye karışamayız. Bu arkadaşı, rahmetli Müdürümüz Cengiz Aydoğdu, 'Ben bununla çalışacağım' demiş almış yanına. Zabıta personeli başka bir birimde görev yaparken, yanına getirmiş üstelik. Daha sonra ne yaşanmışsa ne olmuşsa bilemiyoruz. Onu da dönmüş başka bir birime vermiş. Önce yol işlerine vermiş. Saldırgan demiş ki 'Şantiyeye gidip gelmem zor oluyor', ondan sonra arkadaşlarla görüşüyor rica ediyor. Sonrasında bina içerisinde yapı kontrolde görev veriliyor kendisine. Yine zabıta memurluğu görevi devam ediyor. Yani bu kurumun içerisinde olağan bir görev değişikliği."

SİLAHI, ARKADAŞINA SATMAK İÇİN YANINA ALMIŞ

Saldırganın ilk ifadesinde, belediyeye izin almaya geldiği, silahını da arkadaşına satmak için yanına aldığını ileri sürdüğü öğrenildi. Belediyenin idari bürosuna giderken Habil Aykan ile aralarında tartışma yaşandığı ve saldırganın önce Aykan'ı ve daha sonra silah seslerini duyup, dışarı çıkan Zabıta Müdürü Aydoğdu'ya ateş ettiğini, zabıta memuru Özdemir'i ise nasıl vurduğunu hatırlamadığını söylediği kaydedildi.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ:

-------------------------------

-Belediyeden görüntü

-Kalabalıktan görüntü

-Zabıtaların tepkisi

(EK)

Saldırgan bankta otururken (ÖZEL GÖRÜNTÜLER)

(EK)

-Ambulans ve polisten görüntü

-Belediye önünden detaylar

(EK)

-Olayın gerçekleşme anı (GÜVENLİK KAMERASI)

(EK)

Fotoğraflar

1. FOTO - Saldırgan Ahmet Altuğ'un (soldan ikinci) facebook paylaşımı. Saldırıda ölen zabıta müdürü Cengiz Aydoğdu (soldan üçüncü)

2. FOTO - Saldırıda öldürülen zabıta komiseri Habil Aykan 

(EK)

-Hastaneden görüntü

Vali Mahmut Demirtaş ile röp.

Çukurova Belediye Başkanı Soner Çetin ile röp.

Genel ve detaylar

Haber-Kamera: Akif ÖZDEMİR-Nuri PİR/ ADANA,

GÖRÜNTÜ GEÇİLDİ

===========================================

BABASININ YANINA SIĞINAN EŞİNİ ÖLDÜRDÜ, KAYINPEDERİNİ YARALAYIP KENDİSİNİ VURDU

ANKARA'nın  Kahramankazan ilçesinde, boşanma aşamasında olduğu eşi Emine T.'yi pompalı tüfekle vurarak öldüren, kayınpederini de yaralayan Ahmet T., olayın ardından aynı tüfeği çenesinin altına dayayıp, ateşleyerek ağır yaralandı.

Olay, dün akşam saatlerinde Saray Mahallesi'ndeki çiftlikte meydana geldi. İddiaya göre, bir çocuk annesi eşi Emine T. ile boşanma aşamasında olan Ahmet T., kayınpederinin bahçıvan olarak çalıştığı ve eşinin de yaklaşık 7 aydır yanında kaldığı çiftliğin girişinde pusu kurdu. Ahmet T., işten dönen eşini görünce, pompalı tüfekle ateş açtı. Ardından olayı görerek kendisine müdahale etmek isteyen kayınpederini de yaralayıp, olayda kullandığı aynı tüfeği çenesinin altına dayayıp ateşleyerek ağır yaralandı.

Silah seslerini duyan çevredekilerin ihbarı üzerine olay yerine jandarma ve sağlık ekipleri sevk edildi. Ağır yaralanan Emine T., sağlık ekiplerinin olay yerinde yaptığı ilk müdahalenin ardından hastaneye kaldırılırken yolda hayatını kaybetti. Ağır yaralı olan Emine T.'nin babası ve Ahmet T. ise Hacettepe Tıp Fakültesi'ne kaldırılarak tedaviye alındı. Talihsiz kadının cansız bedeni ise Hamdi Eriş Devlet Hastanesi morguna konuldu. Olayla ilgili soruşturma başlatıldı.

BABA DA HAYATINI KAYBETTİ

Ankara'nın Kahramankazan ilçesinde, Emine T.'nin hayatını kaybettiği olayda ağır yaralanan baba Bekir Metin de kaldırıldığı Gülhane Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı. Saldırıyı gerçekleştiren ve kullandığı pompalı tüfekle kendisini de vuran Ahmet T.'nin tedavisi ise sürüyor.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ:

-------------------------------

Saldırın gerçekleştiği olay yeri

Polis aracı

Hastane ve morg girişi, cenaze aracı

Emine T. sağlık fotoğrafı

Emine T.'nin babası Bekir Metin'in sağlık fotoğrafı

Haber-Kamera: Muhammet BAYRAM - Hasan POLAT/ANKARA,

GÖRÜNTÜ GEÇİLDİ

======================================================

SEYİR TERASINDA TÜFEKLE İNTİHAR ETTİ

ANTALYA'da kent girişindeki seyir terasına gelen Erol D. (40), başına dayadığı tüfeği ateşleyip yaşamına son verdi.

Olay, dün saat 17.30 sıralarında Kepez ilçesi Antalya Bulvarı üzerinde bulunan seyir terasında meydana geldi. Erol D., 07 ABJ 968 plakalı motosikletiyle kenti yukarıdan gören seyir terasına geldi. Burada bir süre manzarayı izleyen D., daha sonra sırt çantasında getirdiği tüfeğini çıkarttı. Başına dayadığı tüfeği ateşleyen Erol D., olay yerinde yaşamını yitirdi. Erol D.'nin üzerinde bulunan cep telefonu uzun süre çalarken, polis ekipleri telefona cevap veremedi. Erol D.'ın cansız bedeni morga götürüldü. Polis, intiharın nedenini öğrenmek için çalışma başlattı.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ:

-------------------------------

-intihar eden şahsın yerde yatarken görüntüsü

-Şahsın motosikletinin  görüntüsü

-Yerde bulanan tüfeğin görüntüsü

-Polis ekiplerinden görüntü

-Antalya manzarası ve cesette görüntü

-Ölen şahsın opak görüntüsü

-Detaylar

Haber-Kamera: Semih ERSÖZLER - Bülent TATOĞULLARI/ANTALYA,

GÖRÜNTÜ GEÇİLDİ

============================================================

DERSE GİTMEYEN ÖĞRETİM GÖREVLİSİ EVİNDE ÖLÜ BULUNDU

DENİZLİ'de, Pamukkale Üniversitesi'nde öğretim görevlisi olan Önder Çivril (50), kendisinden haber alınamaması üzerine ekiplerin kapısını kırılarak girdikleri evinde ölü bulundu.

Olay, dün saat 18.00 sıralarında Pamukkale ilçesindeki Çamlaraltı Mahallesi'nde meydana geldi. Pamukkale Üniversitesi Teknik Bilimler Meslek Yüksekokulu Bilgisayar Teknolojileri Bölümü Öğretim Görevlisi Önder Çivril'in, dün derse girmemesi üzerine öğrencileri okul yönetimine haber verdi. Okuldaki yöneticiler, Çivril'e cep telefonundan ulaşmaya çalıştı ancak Çivril telefonunu açmayınca durum yakınlarına bildirildi. Yakınları da Önder Çivril'den haber alamayınca, polise haber verdi. Çivril'in evine giderek kapıyı çalan polis ve itfaiye ekipleri, cevap alamayınca kapıyı kırdı. İçeri giren ekipler, banyoda Çivril'in cesediyle karşılaştı. Çivril'in cansız bedeni, savcının incelemelerinin ardından otopsi için Pamukkale Üniversitesi Hastanesi Adli Tıp Kurumu Morgu'na kaldırıldı. Vücudunda herhangi bir yara izine rastlanmayan Çivril'in ölüm nedeni, yapılacak otopsi sonrası belli olacak.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ:

-------------------------------

Evden ve sokaktan görüntü

Çivril'in evin önünde toplanan öğrencileri ve yakınlarından görüntü

Cesedin evden çıkarılmasından görüntü

Önder Çivril'in fotoğrafı

Haber-Kamera: Ramazan ÇETİN/DENİZLİ,

GÖRÜNTÜ GEÇİLDİ

======================================

YANGINDA MAHSUR KALAN 4 KİŞİYİ İTFAİYE KURTARDI

 

ADANA'da bir evde çıkan yangında çatıya kaçan 4 kişi, itfaiye erleri tarafından kurtarıldı.

Gece yarısı merkez Seyhan ilçesi Yeşilyurt Mahallesi 70105 Sokak'taki bir iki katlı binanın birinci katında yangın çıktı. Henüz belirlenemeyen bir nedenle çıkan yangında, alevlerin hızla büyümesi üzerine binada yaşayan Ali Diktürk (80) ile kızı ve torunları, çatıya çıkarak yardım istedi. Komşularının ihbarı üzerine olay yerine sevk edilen itfaiye ekibi, çatıya uzattığı merdiven ile mahsur kalan ve dumandan etkilenen 4 kişiyi kurtardı. İtfaiye erlerinin çalışmasını korkulu gözlerle izleyen mahalle sakinleri, bir yandan da yangından kurtarılan yaşlı adam ve kızını teselli etmeye çalıştı. Evde hasara yol açan yangın, diğer evlere sıçramadan söndürüldü. Çağırılan ambulansta ayakta tedavi edilen 4 kişinin durumlarının iyi olduğu öğrenildi. Uzman itfaiye erleri, yangının kesin çıkış nedenini belirlemek için çalışma başlattı.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ:

-------------------------------

Yangın yerinden görüntü

Evden yükselen dumanlardan görüntü

İtfaiye erlerinin binaya girmesi

Binadaki itfaiye erinden görüntü

Mahsur kalan bir kişinin merdivenle indirilmesi

Ev sahibi yaşlı adamdan görüntü

Mahallelilerin ev sahibini teselli etmesi

Balkondan itfaiye erlerinin çalışmasını izleyen bir vatandaş

İtfaiye aracından görüntü

Haber-Kamera: Gökhan KESKİNCİ/ ADANA,

GÖRÜNTÜ GEÇİLDİ

=======================================

FRENİ BOŞALAN HALK OTOBÜSÜ DURAĞA ÇARPTI: 4 YARALI

ERZURUM'da freni boşalan özel halk otobüsünün durağa dalmasıyla dört kişi yaraladı.

Kaza, dün saat 17.30 sıralarında merkez Yakutiye ilçesine bağlı Gürcükapı semtinde meydana geldi. Yıldızkent- Hilalkent seferini yapan Adem Ecer yönetimindeki 25 H 0007 plakalı Özel Halk Otobüsü durağa yaklaşacağı sırada iddiaya göre frenleri boşaldı. Sürücü Ecer, otobüsün ön tekerlerini kaldırıma sürterek yavaşlatmaya çalıştı. Otobüsü durdurmayı başaran sürücü Adem Ecer, durağın önünde duran dört kişiye çarptı. Çevredekilerin ihbarı üzerine olay yerine polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Sağlık ekiplerinin ilk müdahelesinin ardından yaralılar, Bölge Eğitim Araştırma Hastanesi ile Yakutiye Araştırma Hastanesi Acil servislerine kaldırıldı. Yaralıların, sağlık durumlarının iyi olduğu bildirilirken, sürücü Ecer'in yoğun çabası sonucu otobüsü güçlükle durdurması üzerine dolu olan duraktaki kişilerin hayatını kurtardığı ifade edildi.

Kazadan sonra otobüs sürücüsü Adem Ecer (38) ifadesi alınmak üzere Gürcükapı Polis Merkezine götürüldü. Frenleri boşalan Özel Halk Otobüsü ise çekici yardımı ile olay yerinden kaldırıldı.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ:

-------------------------------

-Freni boşalan otbüsten detay 

-Durakta bekleyen vatandaşlardan detay 

-Trafik Polislerinden detay 

-Özel halk otobüsünden detay 

Haber-Kamera: Zafer KUMRU/ ERZURUM,

GÖRÜNTÜ GEÇİLDİ

======================================

SİVAS'TA KAR YAĞIŞI

SİVAS'ta dün aralıklı olarak etkili olan yağmur akşam saatlerinde yerini kara bıraktı. Kar yağışı kent merkezinde güzel görüntüler ortaya çıkardı.

Kentte, dün sabah saatlerinden itibaren aralıklı olarak başlayan yağmur, kar yağışına dönüştü. Akşam saatlerinde yüksek kesimlerden başlayan kar yağışı, kent merkezinde de kendisini gösterdi. Yağış, hazırlıksız yakalananları olumsuz etkiledi. Havanın karardığı saatlerde kentin ışıkları ile birleşen yağış güzel görüntüler oluşturdu. Tarihi kent meydanında kartpostallık manzaralar ortaya çıkarken, meraklılar bol bol fotoğraf çektirmeyi ihmal etmedi. Gece boyunca etkisini sürdürmesi beklenen yağış nedeni ile şehirler arası yollarda seyredecek sürücülere dikkatli olmaları uyarısı yapıldı.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ:

-------------------------------

-Kent merkezinden görüntüler

-Kar yağışı

Haber-Kamera: Eraydın AYTEKİN - Hüsnü Ümit AVCI/SİVAS,

GÖRÜNTÜ GEÇİLDİ

====================================================

KAYALIKLARA DÜŞEN İRANLILARDAN BİRİ, YERLERİ BULUNSUN DİYE KIYAFETİNİ YAKMIŞ

DENİZLİ'nin Pamukkale ilçesinde dağlık alanda toprağın kayması sonucu kayalıklara düşerek ağır yaralanan ve 8 saat süren operasyonla kurtarılan İran vatandaşlarından birinin, yerlerinin tespit edilebilmesi için kıyafetlerini yaktığı ortaya çıktı.

İran vatandaşı kaynak ustası Mohsen Jamali (27) ile arkadaşı Ramin Cemal (30), geçen 1 Aralık'ta yürüyüş yapmak amacıyla Pamukkale'nin Zeytinköy Mahallesi'ndeki dağlık alana çıktı. İki arkadaş dağlık alanda yürürken, toprak kayması sonucu yaklaşık 10 metreden kayıklara düşerek ağır yaralandı. Cep telefonuyla 112'yi arayıp yardım isteyen İranlı 2 kişiyi kurtarmak için İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğü (AFAD) ile Arama Kurtarma Derneği (AKUT) ekipleri bölgeye gitti. 8 saat süren operasyonla Mohsen Jamali ve Ramin Cemal'in kurtarılarak hastaneye kaldırıldı.

Özel bir hastanede tedavi gören ve vücudunun birçok yerinde kırıklar bulunan Mohsen Jamali, hayati tehlikeyi atlattı, yaşadığı o anları anlattı. Jamali, ekiplerin kendilerini kurtarmasıyla ölümden döndüklerini belirterek, "Yürüyüş yapmak için dağlık alana gittik. Toprak kayınca kayalıklara düştük. Başımdan kanlar akıyordu. Telefonla yardım istedik, ancak yerimizi bildiremedik. Arkadaşım, kıyafetlerini yakarak yerimizi arama kurtarma ekiplerine gösterdi. 8 saat sonra ekipler bizim hayatımızı kurtardı. Onlara çok teşekkür ediyoruz, minnettarız. İyileştikten sonra tekrar dağa çıkmayı düşünüyoruz ama daha güvenli yerlere gideceğiz" dedi.

Sağlık durumu iyi olan diğer yaralı Ramin Cemal'in ise Denizli Devlet Hastanesi'nde tedavisi sürüyor.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ:

-------------------------------

İranlı Mohsen Jamali'den hastanede detay

Hasta yatağında arkadaşlarıyla konuşması

Jamali'nin konuşması

Haber-Kamera: Ramazan ÇETİN/ DENİZLİ,

GÖRÜNTÜ GEÇİLDİ

=======================================

TAŞAN DEREYİ İNCELEYEN VALİ BEKTAŞ: BÖYLE BİR İŞ OLABİLİR Mİ YA?

 

ZONGULDAK'ın Kilimli ilçesine bağlı Çatalağzı beldesinde, taşan dere nedeniyle iki sokağı birbirine bağlayan köprü ve yanındaki tek katlı ev su altında kaldı. Taşkının olduğu yerde inceleme yapan Zonguldak Valisi Erdoğan Bektaş, sorunun her yıl tekrarlandığını söyleyen Çatalağzı Belediye Başkanı Adnan Akgün ve Cumayanı Mahalle Muhtarı İbrahim Cansızoğlu'na, "Bu yıllardır, her sene var. Bu niye yapılmamış kardeşim bugüne kadar? Bu iş olması lazım için var ya DSİ'yi, bizi oturtmayacaksınız? Çözülünceye kadar bizi oturtmayacaksınız? Böyle bir iş olabilir mi ya? Her sene olan bir şey bir daha neden tekrarlıyor?" dedi.

Kırımsa Mahallesi'nden geçen derenin aktığı mağaradaki kanal suyuyla birlikte gelen moloz yığınlarıyla tıkandı. Kanalın tıkanmasının ardından deredeki su yükselerek ormanlık alanda gölet oluşturdu. Baskıya dayanamadan tıkanık kanal açılınca Cumayanı Mahallesi'ne akan suyun debisi yükseldi. Taşan dere, Kışla Mahallesi'ndeki köprüyü ve yanındaki tek katlı evi su altında bıraktı. Derenin etrafındaki yaklaşık 20 evde risk nedeniyle boşaltıldı. AFAD, belediye ve polis ekipleri mahallede önlem aldı. Evlerinin önünde mahsur kalan bazı kişiler, belediyeye ait iş makinesiyle kurtarıldı. Taşan dere nedeniyle yolun karşısına geçemeyenler, köy yolunu kullanarak belde merkezine ulaştı.

VALİ BEKTAŞ'TAN TEPKİ

Zonguldak Valisi Erdoğan Bektaş, suyun yükseldiği yere gelerek incelemelerde bulundu. İncelemenin ardından konuşan Vali Bektaş, mağaradaki sorunu anlatan Çatalağzı Belediye Başkanı Adnan Akgün ve Cumayanı Muhtarı İbrahim Cinoğlu'na, "Bu yıllardır, her sene var. Bu niye yapılmamış kardeşim bugüne kadar?" dedi. Muhtar Cinoğlu da durumu DSİ ve ilgili kurumlara bildirmelerine rağmen bugüne kadar bir çalışma yapılmadığını söyledi. Vali Bektaş da, "İnanılır gibi değil. Bunları fotoğraflıyoruz değil mi hep" diyerek yanındaki görevlilere talimat verdi. Ardından tekrar muhtar Cinoğlu'na dönen Vali Bektaş, "Bu iş olması lazım için var ya DSİ'yi, bizi oturtmayacaksınız? Çözülünceye kadar bizi oturtmayacaksınız? Böyle bir iş olabilir mi ya? Her sene olan bir şey bir daha neden tekrarlıyor? Bildirmek değil? Ne gerekiyorsa yapacağız. Şu tıkanma olayı çözülmesi lazım. Ödenek olur tıkanır tamam ama bu çözülmesi lazım" diye konuştu.

Ardından gazetecilere açıklamalarda bulunan Vali Bektaş, şöyle konuştu:

"Her sene tekrarlanıyormuş, bu sene biraz daha büyükçe olmuş. Yani bu sorunun çözülmesi lazım. Bugüne kadar çözülmemiş. İnşallah kazasız belasız şimdi atlatılmış gözüküyor. Bu sorunun kaynağının çözülmesi gerekir. İlk fırsatta bunu yapacağız. Tesellimiz vatandaşımız zarar görmedi. Birkaç su basan yer var. Onlara yardımcı oluruz. Çok ciddi sıkıntı yaşanmadan vatandaşlarımızın anlattığı o geçit kendiliğinden açılmış ve suya tahliye imkanı doğmuş. Şu anda su akıyor. Bakacağız. Özellikle yazın buraya müdahale yapma imkanımız var. Bu sorunu çözeceğiz. İşi şansa bırakmamalıyız ve bırakmayacağız."

'2 EV SU ALTINDA, 20 EVDE RİSK VAR'

Cumayanı Muhtarı İbrahim Cinoğlu ise derenin geçtiği Cumayanı Mağarası'nın tıkanması sonucu sorunun yaşandığını söyledi. Sorunu DSİ ve ilgili kurumlara her defasında anlatmalarına rağmen bir çözüm alamadıklarını söyleyen Cinoğlu, şöyle konuştu:

"Mağaranın gideri var. Onun ağaçlarla, çalılarla tıkandığı için mağarada yaklaşık 1 kilometre uzunluğunda, 300 metre genişliğinde 30 metre derinliğinde gölet oluşturdu. Bu gölet o bölgemizde evleri risk altına sokmuştu. Su ağırlıktan dolayı basınç yaparak patlaması sonucu aşağıdaki mahallerimizde sel oluşturmaya başladı. 2 ev şu anda su altında. Yaklaşık 20 ev var. Bu derenin 1 kilometre uzunluğu var. Kenardaki yaklaşık 20 ev genellikle risk altında. Genellikle derenin tarafı evlerin arka tarafına denk geliyor. Arka taraflardaki ahır ve kümeslere giriyor. Kalorifer kazanları ve kömürleri hep zarar görüyor. Can konusunda şu anda bir şey yok. Mal güvenliğinde vatandaşın mağduriyeti var. Bu her yıl gündeme geliyor. Daha önceki süreçlerde bildirmiştik. Her yıl belediyeye ve DSİ'ye bildirme konusunda söylüyoruz. Buranın acil olduğunu tekrar iletiyorum. Bu sıkıntıyı vatandaşlarımız her yıl kaldıramaz. Toprağımızı da bu dereler alıyor. Hep risk altında."

Mahallede yaşayan Nevzat Ay da, insanların mağdur olduğunu ifade ederek, "Üzücü bir olay inşallah tekrarını yaşamayız. Halkımız da mağdur. Bu olay bu bölgemizde devamlı yaşanıyor. Bu tür afetlerin inşallah tekrarı olmaz. Burada birkaç ev var. İnsanlar mağdur. Taşan suyun bitmesini bekliyoruz. Sanırım 2-3 gün zaman alır. İnşallah tekrar yaşanmaz" diye konuştu.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ:

-------------------------------

-Taşan dere

-Toplanan vatandaşlar

-Cumayanı Mahalle muhtarı ile röp.

-Vali Erdoğan Bektaş'ın incelemesi

-Vali Erdoğan Bektaş'ın açıklaması

Haber-Kamera: Gürkay GÜNDOĞAN-Aytaç ÖZTÜRK/ ZONGULDAK,

GÖRÜNTÜ GEÇİLDİ

==========================================================

BAŞKAN BOZBEY'İ İSYAN ETTİREN GÖRÜNTÜ

 

BURSA'nın Nilüfer ilçesinde özellikle kırsal alanlara, duyarsızca atılan atıklar Nilüfer Belediye Başkanı Mustafa Bozbey'i isyan ettirdi. Sorumsuzca çevreyi kirletenlere tepki gösteren Bozbey, atıklarla çevreyi kirletenleri halka ilan edeceklerini belirterek, "Bu konudaki mücadele için bütün ilgili kurumları göreve davet ediyorum" dedi.

Nilüfer Belediyesi, sorumsuzca çevreyi kirletenlerle mücadeleyi sürdürüyor. Başta tadilat atıkları olmak üzere çok çeşitli atıkları kentin kırsal alanlarına bırakanlar Nilüfer Belediye Başkanı Mustafa Bozbey'i isyan ettirdi. Dağyenice ve Demirci Mahallesi arasındaki alanda incelemelerde bulunan Nilüfer Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, tarım alanları arasına atık dökülmesine sert tepki gösterdi. Ortaya çıkan görüntülerin çok üzücü olduğunu ifade eden Başkan Mustafa Bozbey, 'Bu atıklar yıllardır hem vatandaşlar hem de bazı firmaların taşeronları ya da alt yüklenicileri tarafından bu bölgelere bırakılarak çevre kirletiliyor. Sadece Çalı, Gümüştepe, Yolçatı değil, Nilüfer'in birçok bölgesinde özellikle dere kenarlarında bu görüntüleri görmek mümkün' diye konuştu.

TEHLİKELİ ATIKLAR DA VAR

Başkan Bozbey, doğaya sorumsuzca atılan atıkların içinde özel tekniklerle imha edilmesi gereken tehlikeli maddelerin de bulunduğunu belirterek, bu konunun çevre açısından daha büyük tehdit oluşturduğunu ifade etti. Bozbey, "İçinde tehlikeli atıkların da bulunduğu bu atıklar tarlaların bulunduğu, hayvanların otladığı alanlara dökülerek hem çevre kirletiliyor hem de buralarda yaşayanların hayatını tehlikeye atılıyor. Yazıktır, elimizi vicdanımıza koyalım. Buralardan ola ki birileri bir şeyler aldı ve çocuklarınıza ulaştırdı. Çocuklarınız bu atıklardan dolayı zehirlendi. Belki sizin veya atanın çocuğu zehirlenecek farkında mısınız?" dedi. Herkesin çevreyi korumak gibi bir sorumluluğu olduğunu hatırlatan Bozbey, konuşmasını şöyle sürdürdü:  

"Biz Nilüfer Belediyesi olarak yıllardır özellikle vatandaşların evlerindeki tadilat atıklarını ücretsiz olarak toplayan tek kurumuz. 64 mahallemizde bize talepte bulunan vatandaşlarımızın tadilat atıklarını ücret talep etmeden alıyoruz. Sadece son bir yılda 25 bin talebe yanıt vererek tadilat atıklarını Atık Bertaraf Tesisi'ne naklettik. Buna rağmen, binlerce kamyon çöpü de doğadan topluyoruz ve ilave masraf yapıyoruz. Sadece bir yılda evsel tadilat atıklarını toplamak için yaklaşık 2 milyon 200 bin TL harcama yaptık. Az bir bedel değil ve bunu hiçbir belediye yapmıyor. Buna rağmen hala böyle bir manzara oluşuyorsa herkes kendisini sorgulamalı"

BOZBEY'DEN SORUMLULUK ÇAĞRISI

Bütün Nilüferlileri yaşanan çevre katliamıyla ilgili duyarlı olmaya davet eden Başkan Bozbey şöyle devam etti:

"Kaçak atık atarken gördüğünüz araçların plakasını fotoğraflayıp bize gönderin, gereğini yapalım. Devletin ilgili kurumlarına da sesleniyorum. Bu tür kurum ve kişileri görmezden gelmeye devam edersek, atık atanlar tespit edildiği halde yaptırım uygulamazsak, bu manzaraları görmeye devam ederiz. Bu devletin ve yetkililerin sorumluluğudur. 'Yetti artık' diyecek duruma geldik. Bu çevre hepimizin. Bu çevrede sağlıklı yaşamak ve gelecek nesillere temiz bir çevre bırakmak hepimizin sorumluluğudur. Atıkları bırakanları tespit etmeye çalışıyoruz. Atılan atıklara bakıldığında maalesef ünlü firmaların taşeronlarının olması bizleri üzüyor. Burada görülen bu atıklar Nilüfer'de faaliyet gösteren bir fabrikamıza ait. Bu fabrikamız inanıyorum ki atıkları buraya atan yükleniciye ağır yaptırım uygulayacaktır. Bu fabrikamızın ana ilkelerinden birisinin çevre olduğunu da biliyoruz. Ama iş verdiği kesimi, kişileri kontrol etme sorumluluğundadır. Biz bütün  fabrikaları uyarıyoruz. Lütfen atıkları gönderdiğiniz yüklenicileri denetleyin. Çöp deponi sahasından fotoğraflayarak size o belgeyi sunmadığı müddetçe, o atık bilin ki bu tür yerlere dökülmeye devam ediyor. Bu konuda hassasiyet ve çevre duyarlılığı bekliyoruz"

'AĞIR CEZALAR VERİLMELİ'

Atıklarını, Bursa Büyükşehir Belediyesi'ne ait Atık Bertaraf Tesisi'ne ücret karşılığında bırakmak yerine ücret ödememek için doğaya atanların ağır bir şekilde cezalandırılması gerektiğini söyleyen Nilüfer Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, "Doğayı katledenleri ağır bir şekilde cezalandırmalıyız. Birçok yerde defalarca temizlememize rağmen atıkların tekrar dökülmesi sorgulanması gereken bir olay. Bundan sonra Nilüfer Belediyesi olarak bu tür yerlerde atılan atıkların arasında bulduğumuz her türlü belgeyi firma gözetmeden kamuoyuna, sosyal medya ve basın aracılığıyla duyuracağız. Başka türlü bunun üstesinden gelemeyeceğiz. Bu konuda ilgili bütün kurumları da göreve davet ediyorum" dedi.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ:

-------------------------------

-Bozbey'in açıklamaları

-Atıkların kaldırılışı

-Detaylar

Haber-Kamera: Muammer İRTEM/BURSA,

GÖRÜNTÜ GEÇİLDİ

======================================

ASİ NEHRİ'Nİ 'SU SÜMBÜLÜ' İSTİLA ETTİ

HATAY merkezden geçen Asi Nehri'nin bir bölümünü su sümbülleri kapladı.

Lübnan'dan başlayan, Suriye sınırını aşarak Türkiye'ye ulaşan ve ters akmasıyla bilinen Asi Nehri, son günlerde adından çok üzerini kaplayan su sümbülleri ile konuşuluyor.

Asi Nehri'nin Antakya yakasında köprü direklerine takılan su sümbülleri, hızla büyüyerek nehri istila ediyor. Vatandaşlar ise Hatay'ın incisi diye adlandırılan Asi Nehri'nden bu görüntünün giderilmesini istiyor. Kış aylarında oluşan olumsuz hava koşullarıyla birlikte her sene Suriye taraflarından Hatay'a doğru geldiği tahmin edilen su sümbülleri, bu yıl sayısındaki artış ile görenleri şaşırtan bir görüntüye neden oldu. Özellikle merkez ilçe Antakya'da köprü ayaklarına takılan sümbüller, belirli alanlarda birikerek bulundukları noktaları istila etti. Giderek artış gösteren su sümbüllerini temizlemek için Hatay Büyükşehir Belediyesi ekipleri dört koldan çalışmalarını sürdürüyor. Ekipler, Asi Nehri'ni eski görünümüne kavuşturmaya çalışıyor.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ:

-------------------------------

Asi Nehri'nin su sümbülleri ile kaplı olmayan bölümünden genel görüntü

Su sümbülleri ile kaplı bölümden genel görüntü

Su sümbüllerine takılan kaucuk yatak detay

Su sümbülleri olan bölüme vatandaşların fotoğraf ve selfie çekme görüntüsü

-Su sümbülleri ile kaplı bölümden genel görüntü

Haber-Kamera: Hüseyin BOZOK/ HATAY

GÖRÜNTÜ GEÇİLDİ

=====================================

MEVLANA'YI ANMA TÖRENLERİ: SEMA AYİNİ İLGİYLE İZLENDİ

MEVLANA'nın ölüm yıl dönümü nedeniyle her yıl 7-17 Aralık tarihlerinde  düzenlenen 'Hz. Mevlana'nın 745'inci Vuslat Yıldönümü Uluslararası Anma Törenleri', Mevlana Kültür Merkezi'nde düzenlenen Sema ayiniyle devam etti. 

Törenlere Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum, Vali Cüneyit Orhan Toprak, Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay, Mevlana'nın 22'nci kuşak torunu Esin Çelebi Bayru ve davetliler katıldı.  Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum, bu yıl düzenlenen Mevlana'yı anla törenmerinin 'Selam Vakti' temasıyla gerçekleşeceğini belirterek, 'selamın' önemine değindi. Kurum,, insan oğlunun dünyanın güvensiz hale getirdiğini bunun nedeninin de selamın ve barışın olmamasından kaynaklandığını söyledi. 

Tören konuşmaların ardından Kültür ve Turizm Bakanlığı Güzel Sanatlar Genel Müdürlüğü İstanbul Tarihi Türk Müziği Topluluğu solisti Ahmet Özhan'ın, Türk tasavvuf müziği konseri  ve tasavvuf tarihi araştırmacı-yazar Tuğrul İnançer'in 'Mesnevi Sohbeti' ile devam etti. Tören, Konya Türk Tassavvuf Müziği Topluluğu'nun sema ayiniyle sona  erdi. Sema ayini ise davetliler tarafından ilgiyle izlendi. 

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ:

-------------------------------

Konserden detay

Sema ayininden detay

Genel ve detay

Haber-Kamera: İsmail AKKAYA- Hasan DÖNMEZ/KONYA,

GÖRÜNTÜ GEÇİLDİ

==================================================

85 YAŞINDAKİ HATİCE NİNENİN TÜRKÜSÜ AYAKTA ALKIŞLANDI

Şanlıurfa'da, çiftçi Hatice Boy (85), Aşık Sefai'ye veda gecesinde sahneye çıkarak türkü söyledi. Salondaki davetliler Boy'u ayakta alkışladı.

UNESCO tarafından yaşayan insan hazineleri ödülüne layık görülen ve Kısaslı Aşık Sefai olarak bilinen Mehmet Acet, 18 yıl görev yaptığı Şanlıurfa Devlet Türk Halk Müziği Korosu'na düzenlenen geceyle veda etti. Şair Nabi Kültür Merkezi'nde düzenlenen veda gecesinde türkü söyleyen Aşık Sefai, 'Hoyratları sadece erkekler mi okur?' diyerek, sahneye doğup büyüdüğü köyde yaşayan ve tarlada çalışarak geçimini sağlayan Hatice Boy'u davet etti. Görevliler tarafından güçlükle sahnenin merdiveninde çıkan Boy, Aşık Sefai'nin yanında oturarak 'Kışlalar doldu bugün' türküsünü seslendirdi. Yöresel kıyafetiyle sahneye çıkan ve titreyen elleriyle mikrofonu tutarak, türküyü hoyrat tarzında seslendiren Boy, salondakiler tarafından ayakta alkışlandı. 

Kısas Mahallesi'nde dünyaya gelen ve 40 yılı aşkın süredir aşıklık geleneğini sürdüren Aşık Sefai mahlasını kullanan Mehmet Acet, aşıklık ve zakirlik alanındaki çalışmalarında yaklaşık 30 civarında semah, deyiş ve nefes ezgisini derleyerek halk müziği repertuarına kazandırdı. Mehmet Acet 2016 yılında aşık-zakir geleneği ile UNESCO tarafından yaşayan insan hazineleri ödülüne layık görüldü. 

Gece sonunda Aşık Sefai'ye katkılarından dolayı plaket takdim edildi.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ:

-------------------------------

Veda gecesi için sahne alan Aşık Sefai   

Sahneye çıkan yaşlı kadın      

Hoyrat olarak türkü okuyan yaşlı kadın

Genel ve detay görüntüler

Haber-Kamera: Ali LEYLAK/ŞANLIURFA,

GÖRÜNTÜ GEÇİLDİ

=====================================



Burnunu Çeşme Suyuyla Temizleyen Kadının Beynini Amipler Yedi Ali Koç, Comolli Kararını Verdi: Takımda Kalıyor

Tatil Planı Yapanlar Dikkat! 10 Günde Kontenjanların Yüzde 40'ı Satıldı Türkiye İle İlişkilerimiz Olumlu Diyen Netanyahu'dan Erdoğan'a Esprili Gönderme: 6 Günde Bir Hitler Diyor