DHA YURT BÜLTENİ-13 - Son Dakika

DHA YURT BÜLTENİ-13

3 ay önce

İslami değerlerle dalga geçen konsolosluk çalışanlarının cezalandırılmasını istedilerABD Adana Konsolosluğu'nda görevli C.G. ve C.Y.

DHA YURT BÜLTENİ-13, System.String[]

İslami değerlerle dalga geçen konsolosluk çalışanlarının cezalandırılmasını istediler

ABD Adana Konsolosluğu'nda görevli C.G. ve C.Y.'nin Kabe'nin fotoğrafı ve zemzem suyu şişesini tutarak İslami değerlerle dalga geçtiği görüntülere tepki gösteren Adana Sivil İnsiyatif Meclisi Başkanı Mahmut Eraslan, "Kutsallarımızla alay eden şahısların seviyesiz ve ahlaksız paylaşım yapanlar, hakettikleri cezayı almalıdır" dedi.

Amerika Birleşik Devletleri Adana Konsolosluğu'nun 2 Türk çalışanı C.G. ve C.Y., 31 Ekim Cadılar Bayramı kutlaması sırasında sosyal medyada paylaştıkları video sonrası 'halkı kin ve düşmanlığa tahrik ve aşağılama' suçundan gözaltına alınmıştı. İki konsolosluk çalışanı ifadelerinin alınmasının ardından serbest bırakılmış, ABD Büyükelçiliği de olaya ilişkin, "Söz konusu video tamamıyla kişisel amaçlı çekilmiş olup, hiçbir şekilde ABD hükümetinin resmi görüşlerini temsil etmemektedir" açıklaması yapmıştı.

TEPKİ GÖSTERDİLER

Adana Sivil İnsiyatif Meclisi Başkanı Mahmut Eraslan, İnsani Yardım Derneği (İHH) Adana Şubesi'nde konuya ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Eraslan, "Dünya ile birlikte son zamanda ülkemizde yaşanan ve hem toplumsal değerlerimizi baltalamayı amaçlayan hem de kutsallarımızla dalga geçilen olayların tesadüf olmadığını biliyoruz. ABD Adana Konsolosluğu çalışanlarının Cadılar Bayramı'nın ardına sığınarak gerçekleştirdiği provokasyonların farkındayız. Kamuoyunun sinir uçlarıyla oynayan ve halkı galeyana getirmeyi amaçlayan bu tür paylaşımların gelişi güzel ve öylesine olmadığını biliyor ve yaşananları kınıyoruz" dedi.

HAK ETTİKLERİ CEZAYI ALMALILAR

İslam dini ve toplumun değerlerinin hiçe sayıldığı söz konusu olayların görmezden gelinmeyeceğini dile getiren Eraslan, "Kutsallarımızla alay eden şahısların seviyesiz ve ahlaksız paylaşımlarına toplumun tüm kesimlerinden tepki gelince ABD Büyükelçiliği geri adım atıp özür dilemiştir. Milleti tahrik eden, aleni bir şekilde kutsal değerlerimize saldıran bu kişiler sosyal medya aracılığıyla suç işlemiştir. Dolayısıyla suçu işleyenler hak ettikleri cezayı almalıdır" dedi.

Görüntü Dökümü

---------------------------

Adana Sivil İnsiyatif Meclisi Başkanı Mahmut Eraslan'ın açıklaması

Detaylar

Haber: Rüşan Anıl ATAR-Kamera: Ceren BEGEÇ/ADANA,

======================

Gamze öğretmen ara tatilde kaynaştırma öğrencisinin eğitimini aksatmıyor

Kırıkkale'nin Sulakyurt ilçesinde sınıf öğretmeni Gamze Rahime Keskin, kaynaştırma eğitimi gören 2'nci sınıf öğrencisi Büşra Üzüm'ü (10) ara tatilde de yalnız bırakmıyor. Öğretmen Keskin, meslektaşları ile ara tatilde 3 gün boyunca öğrencisinin kent merkezine 60 kilometre uzaklıkta bulunan köyüne giderek eğitim veriyor.

Sulakyurt'ta bulunan Cumhuriyet İlkokulunda 2 yıldır görev yapan sınıf öğretmeni Gamze Rahime Keskin, birinci sınıfta kaynaştırma eğitimi gören Büşra Üzüm ile tanıştı. İlçeye bağlı Alişeyhli köyünde anneannesinin yanında yaşayan öğrencisi Üzüm'ün öz bakım becerileri konusunda sorunlarının olduğunu fark eden Keskin, öğrencisine kendi çocuğu gibi bakmaya başladı. Üzüm'ü normal eğitimin yanı sıra, öz bakım becerilerini de öğreterek hayata hazırlamaya çalışan Gamze öğretmen, ara tatilde de öğrencisini yalnız bırakmadı. Gamze öğretmen okuldaki meslektaşları ile kent merkezine 60 kilometre uzaklıkta bulunan köye giderek öğrencisinin eğitimi aksatmıyor. Ara tatilde meslektaşları ile 3 kez köye giden Gamze öğretmen, öğrencisini yalnız bırakmıyor.

'ARKADAŞLARIYLA KAYNAŞMALI, OYNAMALI'

Gamze öğretmen, bugün beraberinde İlçe Milli Eğitim Müdürü Fedai Akın ve meslektaşları ile Büşra Üzüm'ü ziyaret etti. Ziyarette konuşan Keskin, anne olduğunu ve velisinin durumunu en iyi kendisinin anladığını söyleyerek, "Başta İlçe Milli Eğitim Müdürü ve okul müdürümüzle her türlü fedakarlığı yaparak yola çıktık. Öğrencimizde özellikle öz bakım becerileri yönünden eksiklikler vardı. Öğretmen olarak bir harf veya rakamı öğretmek kolay olabilir. Ben sevgiyle yaklaşarak öncelikle Büşra'nın öz bakım becerilerini kazanmasını kendime görev edindim. Çünkü Büşra, diğer arkadaşlarıyla kaynaşmalı, oynamalı ve onlardan ayrışmamalıydı. Beceri kazanarak hayata tutunmalıydı. İlk olarak tuvalet eğitimiyle başladık. İlk zamanlar zorlandık ama Büşra ile aramızdaki sevgiden kaynaklı iletişimle çok güzel yol kat ettik. Başta tuvaletinin geldiği haber edemiyordu ve kendini ifade edemiyordu." dedi.

'ÖĞRETMENLİK BİR YAŞAM BİÇİMİ BENİM İÇİN'

Keskin, Büşra için neler yapabileceğine dair araştırmalar yaptığını ve uzmanlara danıştığını belirterek, öncelikle bunları yaptığını ifade etti. Arkadaşları arasında kendisini zor durumda bırakmayacak ya da kendisini kötü durumda hissetmesine neden olacak bir ortam yaratmamak adına özel zamanlarda öğrencisiyle ilgilendiğini aktaran Keskin, şöyle devam etti:

"Özellikle öğle aralarında ve mesai bitiminde ilgilendim. Çok şükür 3-4 ay içerisinde tuvalet eğitimini tamamlanmış olduk. Sınıf ortamında tuvaletini yapan bir çocuğumdu. Bunu hiçbir şekilde rahatsızlık hissetmeden, kendime yük olarak görmeden her türlü temizliğini yaptım, her öğrencim içinde yapmaya hazırım. Çünkü öğretmenlik bir meslek değil, öğretmenlik bir yaşam biçimi benim için. Her çocuğu ne kadar ilerletirseniz, onu ne kadar hayata katarsanız benim için en büyük değer budur. Büşra'nın her türlü saç bakımı, yemek yeme alışkanlığı ve temizlik alışkanlıklarında da büyük mesafe aldık. Büşra artık sınıfta herkesten önce hijyen kurallarını sıralayabilen, öz bakımını kendisi yapabilen bir öğrenci haline geldi. Bu, benim için en büyük, en kıymetli ve bana meslek hayatımda en güzel duyguları hissettiren bir şey oldu. Mutluyum."

'TATİLDE YA DA OKULA OLMAK FARK ETMEZ'

Keskin, Büşra'ya daha katabileceği çok şeyin olduğunu ifade ederek, ilerleyen yıllarda çok daha fazla şeyler yapmak istediğini dile getirdi. Büşra'nın şu anda okuyup yazabildiğini anlatan Keskin, "Öz bakım becerileri ve hayatta tutunması gereken becerileri edinmiş olması benim için en büyük kazanım. İnşallah bunları ilerletebiliriz. Öğretmenliği saatlere sınırlandıramazsınız. ya da bir mesai mefhumu olmamalı bana göre. Tatilde ya da okulda olmak fark etmez. Benim için bir yaşam biçimi. Dolayısıyla öğrencimin ihtiyacı olduğunu düşündüğümde her anda ve zamanda görmek, iletişim kurmak isterim. Zaman geçirmek benim için zorluk değil." diye konuştu.

Büşra Üzüm de, "Büyüyünce öğretmen olmak istiyorum. Öğretmenime Öğretmenler Gününde çiçek alacağım." ifadelerini kullandı. Bu arada Büşra Üzüm'ün babasının İstanbul'da çalıştığı, annesi ve anneannesi ile birlikte yaşadığı öğrenildi.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ:

-Ziyaretten görüntü

-Gamze öğretmenin açıklaması

-Büşra'nın konuşması

-Detay

Haber-Kamera:  Hasan AKYILDIZ/KIRIKKALE, -

======================

Soner Çetin, çocuklarla boyama yaptı

Adana'da Çukurova Belediye Başkanı Soner Çetin, 1'inci Adana Çocuk Hakları Festivali'nde çocuklarla sohbet edip, birlikte boyama yaptı.

Çukurova Belediyesi, Kent Konseyi ve Çocuk Hakları Komitesi'ne üye sivil toplum örgütlerinin birlikte düzenlediği 1'inci Adana Çocuk Hakları Festivali renkli görüntüler oluşturdu. Festivale katkıda bulunan sivil toplum kuruluşları ve okulların Çukurova Belediyesi bahçesine kurduğu stantlar, Başkan Soner Çetin tarafından ziyaret edildi. Başkan Çetin, ziyaretinde çocuklarla sohbet ederek, yaptıkları faaliyetler hakkında bilgi aldı. Komutları kaydeden ve sonrasında yerine getiren 'Maccedo' adlı robot büyük ilgi gördü. Başkan Soner Çetin görevlilerden robot hakkında bilgi aldıktan sonra bir süre Maccedo'nun dansını izledi. Ardından çocuklarla birlikte boyama yapan Başkan Soner Çetin ziyaretin sonunda festivale katılan çocuklarla hatıra fotoğrafı çektirdi.

Görüntü Dökümü

-------------------------

Çocukların etkinliklerinden görüntüler

Başkan Soner Çetin'in çocuklarla etkinliklere katılması

Haber-Kamera: ADANA,

======================

' Doğu Akdeniz, stratejik bir denize dönüştü'

Polis Akademisi Başkanı Prof. Dr. Yılmaz Çolak, Doğu Akdeniz'in, hidrokarbon kaynaklarının keşfi ve paylaşımı meselesinde, dünya donanmalarının karşı karşıya bayrak gösterdiği stratejik bir denize dönüştüğünü belirterek, "Akdeniz'in en büyük sınırlarından birine sahip olan Türkiye, ortaya çıkan enerji ihtiyacının en önemli aktörlerinden biri olmakta" dedi.

Polis Akademisi Başkanlığı Uluslararası Terörizm ve Güvenlik Araştırmaları Merkezi'nin (UTGAM) düzenlediği 4'üncü Uluslararası Güvenlik Sempozyumu, 'Akdeniz'de Devlet ve Düzen' temasıyla başladı. Antalya'nın turizm bölgesi Belek'teki bir otelde düzenlenen toplantının açılış konuşmasını yapan Polis Akademisi Başkanı Prof. Dr. Yılmaz Çolak, Akdeniz'in sahip olduğu jeopolitik önem sayesinde her dönemde uluslararası politikanın en önemli merkezlerinden biri olduğunu söyledi. Bölgenin dünyanın en verimli topraklarını barındırdığını, Ortadoğu ve Kuzey Afrika ile Avrupa arasındaki en ideal geçiş noktası olduğunu anlatan Prof. Dr. Çolak, Akdeniz'in dünya tarihine yön veren birçok medeniyete ev sahipliği yaptığına da dikkati çekti.

ÇÖKMÜŞ DEVLETLER ORTAYA ÇIKTI

Akdeniz'in küresel boyutta her alanda etki yarattığını ve yaratmaya devam ettiğini vurgulayan Prof. Dr. Çolak, "Günümüzde de uluslararası politikayı şekillendiren önemli gelişmelerin merkezinde yer alıyor. Günümüzdeki 3 ana gelişme Akdeniz'i genelde uluslararası siyasetin, yerelde de Türkiye'nin ana gündem konusu haline getirdi. Birincisi Akdeniz gittikçe artan oranda güneyden kuzeye doğudan batıya kitlesel göçlerin merkezi haline geldi. İkincisi 'Arap Baharı' sonrasında Akdeniz havzasındaki Müslüman bölgesinde ciddi istikrarsızlık kaynağı, çökmüş devletler ortaya çıktı. Üçüncüsü ise Akdeniz'de ciddi oranda doğal kaynaklar keşfedildi. 2011 yılından başlayan Arap halk hareketlerinin etkileri halen kendini göstermektedir. Bölgede 8 yıldır süren Libya ve Suriye iç savaşları, uluslararası barış ve güvenliği tehdit eden çatışma bölgesine dönüştü" diye konuştu.

KİTLESEL GÖÇ ULUSLARARASI GÜVENLİĞİN TEMEL MESELESİ OLDU

Kitlesel göç hareketlerinin bölgeyi uluslararası güvenliğin temel meselelerinden biri haline getirdiğini kaydeden Prof. Dr. Çolak, şöyle devam etti:

"Doğu Akdeniz, hidrokarbon kaynaklarının keşfi ve paylaşımı meselesi minvalinde, dünya donanmalarının karşı karşıya bayrak gösterdiği stratejik bir denize dönüşmüştür. Küresel ve bölgesel güçler rekabeti öne çıktı. Bu anlamda Akdeniz'in en büyük sınırlarından birine sahip olan Türkiye, ortaya çıkan enerji ihtiyacının en önemli aktörlerinden birisi olmakta ve topraklarında 4 milyondan fazla mülteciyi ağırlayarak uluslararası barış ve güvenliğe katkı sunmaktadır. Bölgesel güç olan ülkemize gelişmeleri yakından takip edip politika ve stratejiler oluşturarak yerel aktörlerin menfaatlerine uygun istikrarlı bir düzen kurulması konusunda önemli roller düşmektedir. Türkiye her ne kadar yeterli kaynaklara sahip olmasa da jeopolitik konumu nedeniyle kaynak ülkeyle arz eden ülke arasında enerji köprüsü olabilme kapasitesine sahiptir. Enerji köprüsü olabilme stratejisi Türkiye'nin uluslararası prestijini ve gücünü artırma açısından önemli olmaktadır. Bölgeden kaynaklanan sorunların, Türkiye'nin hem iç hem dış güvenliğini doğrudan etkileyeceği aşikardır."

Farklı oturumlarla devam edecek sempozyum, 24 Kasım'da sona erecek.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ

-------------------------

Salondan detay görüntüler

Prof. Dr. Yılmaz Çalok'ın konuşması

Haber: Hasan DEMİRBAŞ- Kamera: Emrah GÜL/ANTALYA,


Haber Yayın Tarihi: 22.11.2019 01:52 Kaynak: DHA



Son Dakika

2 ay önce yakalanan PKK'lı terörist Semra Tuncer, uzman çavuşun aracında yakalanmış
Otel odasında bir adamla yakalanan kadını, Endonezya'nın ilk "kadın kırbaç ekibi" cezalandırdı Tartıştığı eşini keserle öldüren kadının kızı: Evin banyosuna kamera koymuştu

Son Dakika Haberleri