Son Dakika Haberleri: Dha Yurt Bülteni-2

Dha Yurt Bülteni-2

2 yıl önce

1) FİNİKE'DE MAKİLİK YANGINI ANTALYA'nın Finike İlçesi'nde çıkan yangında 1 dönüm makilik alan yandı.

Dha Yurt Bülteni-2, System.String[]
1) FİNİKE'DE MAKİLİK YANGINI

ANTALYA'nın Finike İlçesi'nde çıkan yangında 1 dönüm makilik alan yandı.

Finike Eski Mahalle'de yerleşim birimlerine yaklaşık 500 metre mesafedeki tepede dün saat 20.00 sıralarında yangın çıktı. Kent merkezinden de fark edilen yangına Orman İşletme Müdürlüğü'ne ait 8 arazöz, 2 su tankeri, 30 orman işçisiyle Finike İtfaiye Müdürlüğü'ne ait tüm yangın araçları ve yangın işçileri müdahale etti.  Yaklaşık 1 saat içinde kontrol altına alınan yangın söndürme çalışmalarını Kaymakam Bahattin Alp Arslanköylü, Belediye Başkanı Kaan Osman Sarıoğlu, Jandarma Komutanı Yüzbaşı Yakup Alagözoğlu, Emniyet Müdürü Başaran Şanlı, Orman İşletme Müdürü Kamil Özer de olay yerine giderek takip etti. Yangın da yaklaşık 1 dönümlük makilik alan yandı.

Görüntü Dökümü

--------------

Uzak plan yangın görüntüsü

HABER- KAMERA: Suat SÖĞÜT/FİNİKE(Antalya),

===================================================

2)MİDYAT'TA 1300 YILLIK TARİHİ KAYA MANASTIRI, KEŞFEDİLMEYİ BEKLİYOR

MARDİN'in Midyat İlçesi'ne bağlı Barıştepe Köyü yakınlarında bulunan 1300 yıllık tarihi kaya Manastırı keşfedilmeyi bekliyor. Süryani rahiplerin inzivaya çekildiği Mor Barsavmo Manastırı olarak da bilinen kaya Manastırının dış duvarındaki kayalardan bazıları ilgisizlik nedeniyle yıkılırken, tarihi kitabe ve yazıtların bir kısmı ise tahrip edildiği görüldü. Mor Yakup Manastırı Rahibi Edip Daniel Savcı, "Biz burada sayıca çok az olduğumuz için maalesef böyle yerlere sahip çıkamıyoruz" dedi. Midyat İlçe merkezine yaklaşık 10 kilometre uzaklıkta bulunan Barıştepe Köyü'nde 1980'li yıllara kadar yoğun olarak yaşayan Süryaniler'in Avrupa'ya göçetmesiyle birlikte köyde bulunan Mor Yakup Manastırı'nda yaşamlarını sürdüren ve günlük ibadetlerini burada yapan din görevlileri ile birkaç aile dışında köyde yaşayan kimse kalmadı. Faal durumda bulunan manastırın dışında dağlık alanda bir kayanın içi oyularak inşa edilen ve bir dönem Süryani rahiplerin yetiştiği merkez konumundaki 1300 yıllık Mor Barsavmo Manastırı ise keşfedilmeyi ve ziyaretçilerini bekliyor.  Bölgede nadir bulunan ve taşıdığı tarihi değeri ile diğer mabetlerden ayrılan, ilk kez görenleri adeta büyüleyen kaya manastırı, bakımsızlıktan ve ilgisizlikten kaderine terk edilmiş görüntüsüyle görenleri şaşırtıyor. Bazı bölümleri yıkılan, içinde ateş yakılan ve duvarlarına yazı yazılan Mor Barsavmo Manastırı hakkında bilgi veren Mor Yakup Manastırı Rahibi Edip Daniel Savcı, "Biz burada sayıca çok az olduğumuz için maalesef böyle yerlere sahip çıkamıyoruz. Özellikle de son yıllarda Anıtlar Kurulu tarafından bazı tarihi eser konumundaki bu değerlere el konuldu. Onarılması gerekiyor. Bazı sebeplerden dolayı zaten onarımını yapamıyoruz, yasak. Bu nedene zaten hiçbir şey yapamıyoruz. Normal olarak bu eserler koruma altına alınmış şekildedir. Bu değerlerimizin, bu eserlerin ne zaman o toprak ve taş yığını altından çıkarılacak onu bilemiyoruz. Yer altında daha çok inanıyorum ki önemli şeyler vardır ve orası gerçekten çok güzel bir mekan. Ama bu son yıllarda maalesef bazı dış duvarda bulunan kayaların kırılarak dökülmesi, güzelliğin çoğunu yok etti diyebiliriz. Belki hala o taşlar toprak altındadır, yani düştükleri yerde olabilirler. Onu bilemiyoruz. Ancak, bir kazı falan yapılırsa, belki daha güzel şeyler çıkabilir oradan. Bizim burada bu tür eserlerin önemi, yada kıymetini, değerini bilemiyoruz. Burada yaşayan insanların zaten bu tür eserlerin değerini hiç bilmemekte. Onun için her gün biraz daha tahrip oluyor, her gün biraz daha zarar görüyor ve yok olmaya yüz tutmuş eserlerdir bunlar. Onlar gibi inanıyorum ki gerçekten yüzlerce, belki de binlercesi yok olmuştur. En azından elimizde kalanları koruyabilsek çok güzel olacak. Yani en çok istediğimiz budur. İnşallah bunlar da ileriki zamanlarda olur, olursa çok seviniriz" dedi.

Görüntü Dökümü

------------------------

-Manastır dağdan uzak görüntüsü

-Manastırın içinde gezinti

-Manastırın önemli bölümleri

-Manastırı gezen kişiler

-Süryani rahibin konuşması

-Genel ve detay görüntüler

Haber-Kamera: Mehmet Halis İŞ/MİDYAT (Mardin), -

====================================================

3)TATİLCİLER ÇEKİLDİ, SAHİLLER KUM ZAMBAKLARINA KALDI

MUĞLA'nın Datça İlçesi'nde, her yıl eylül ayının üçüncü haftasından itibaren bir ay süreyle deniz kenarlarındaki taşlık alanlarda yüzünü gösteren mis kokulu kum zambakları, 11 aylık bekleyişin ardından tekrar açtı.  Datça'ya 25 kilometre mesafede ve iki kilometre uzunluğundaki Palamutbükü sahilinin küçük bir bölümünde, tatilcilerin boşalttığı plajlarda boy gösteren kum zambakları, her yıl olduğu gibi duyarlı vatandaşlar tarafından, etrafları taşla çevrilerek koruma altına alınıyor. Gönüllü koruyuculardan emekli bankacı 63 yaşındaki Tacettin Karataş, kum zambaklarının bir aylık ömürlerinin bulunduğunu belirterek, "Her yıl aynı tarihlerde, her türlü olumsuz koşullara inat, kum zambakları sahillerde taşların arasında hayata tutunmaya çalışıyorlar. Bu yıl eylül ayının üçüncü haftası olmasına rağmen hiç yağmur yağmadı. Kum zambakları buna rağmen açtı. Onların bu yaşam mücadelesine, insanlık olarak saygı duymalıyız" dedi.

Ülkede artık çok ender görülen kum zambaklarının, Datça'da korunma altına alınması gerektiğine dikkat çeken Karataş, "Kum zambakları adeta santim santim boy atıyor. Biz, kum zambaklarının ayaklar altında ezilmesini önlemek amacıyla etrafını taşlarla çeviriyoruz. Ancak bu çabaların yeterli olmadığını biliyoruz. Yöre halkının, dernek çatısı altında bir araya gelerek örgütlenmesi gerekiyor. Kaymakamlık ve Belediyelerimizin de desteği ile kum zambaklarının bulunduğu alanlara uyarı tabelaları dikilebilir. Kum zambakları bu sayede, daha geniş bir bölgede, yaşam alanı bulabilir" diye konuştu.

Görüntü Dökümü

-------------------------

Datça Palamutbükü'nde kum zambaklarından görüntü

Kum zambaklarının gönüllü koruyucularından 63 yaşındaki Tacettin Karataş'ın tek başına sahilde yaptığı koruma çalışmalarından görüntü

Tacettin Karataş ile röp.

Haber- Kamera: Mehmet ÇİL/ DATÇA (Muğla),

===============================================

4)TACİKİSTAN YEMEKLERİ AYDIN'DA



TACİKİSTANLI Fatma Kahraman, Aydın'da eşi Erdem Kahraman ile birlikte restoran açarak Tacikistan mutfağını Aydınlılarla buluşturdu.

Tacikistan ordusunda 10 yıl subay olarak görev yaptıktan sonra 10 yıl önce ordudan ayrılan Fatma Kahraman (39), tatil için geldiği Kuşadası'nda 2006 yılında Erdem Kahraman (34) ile tanıştı. Kısa süre içinde evlenen çift, Moskova'da yaşamaya başladı. Moskova'da uzun yıllar restoran işleten çift, ardından Tacikistan mutfağını Aydın'a taşıdı. Tacikistanlı Fatma Kahraman ile eşi Erdem Kahraman, Aydın'da açtığı restoranın adını Tacikistan'ın başkenti Duşambe koydu. Tacikistan'da değişik tatların olduğunu ve bu lezzeti Türklerle tanıştırmak istediğini anlatan Erdem Kahraman, "Amacımız Tacikistan mutfağını Türk halkıyla buluşturmaktı. Bunu da başardık. Vatanıma geri döndüğüm için çok mutluyum" dedi.

Mutfağa girip 30 çeşit yemek yapabildiğini anlatan Fatma Kahraman, bu işi Türkiye'de yaptığı için çok mutlu olduğunu dile getirdi. Fatma Kahraman, "Tacikistan ordusunda 10 yıl subay olarak görev yaptım. En son görevi bıraktığımda yüzbaşı rütbem vardı. Restorancılığı babamdan öğrendim. Tacikistan ve Rusya'da bu işi yaptım. Şimdi de eşimin ülkesi Türkiye'de restoran açtık. Burayı çok seviyorum. Tacikistan usulü mantı ve pilav ile tabakan, şaşti ve benzeri tatları buradaki damak tadıyla birleştirdim. Duşambe ülkemizin başkenti, onun adını da burada yaşatıyorum" diye konuştu.

Görüntü Dökümü

-------------------------

-Yemeklerden ve restorandan görüntü,

-Fatma Kahraman ve Erdem Kahraman ile röp.

Haber - Kamera: Burhan CEYHAN/AYDIN, (DHA

=======================================================

5)4 KUŞAKTIR KAHVE KAVURUYORLAR

AYDIN'ın Nazilli ilçesinde yaşayan Dövez ailesinin fertlerinden İbrahim Dövez (77) ile oğulları Harun Dövez (50) ve Mustafa Dövez (42), dede mesleğini 4 kuşaktır devam ettiriyor.

Nazilli ilçesinde yaşayan Dövez ailesi 4 kuşaktır kahve üreterek geçimini sağlıyor. Kuru kahvecilik mesleğini babası Mustafa Dövez'den devraldığını anlatan İbrahim Dövez, "Dededen kalma mesleğimizi ben 3'üncü kuşak olarak oğullarıma aktardım. Onların yanında bulunarak oğullarıma yardımcı oluyorum. Şimdi yanımızda bir de torunum yetişiyor. Torunumu 5'inci kuşak olması için hazırlıyorum" dedi.

Kuru kahveciliğin inceliklerine anlatan Dövez, önceden insan gücüne dayanan bu mesleğin teknolojinin de ilerlemesiyle yerini makine gücüne bıraktığını dile getirdi. 60 yıldır kuru kahve üretimi yaptığını anlatan İbrahim Dövez, "Çocukluğumdan beri bu mesleği sürdürdüğüm için kahve hücrelerime işlemiş. Bu meslek benim hem geçim kaynağım hem de kahve kokusuyla huzur buluyorum. Kahveyi öncelikle kavurma makinesinde yaklaşık bir saat kavuruyoruz. Kavrulan kahveyi tekneye boşaltıyor ve tahta kürekle karıştırarak soğumasını sağlıyoruz. Soğuttuktan sonra kahveyi değirmende, Türk kahvesi özelliği olan ince kıvama gelene kadar öğütüyoruz ve satışa hazırlıyoruz. Eskiden insan gücüyle dibeklerle kahveler dövülüyordu. Sonradan makine ile yapılmaya başlandı. Bu tabii ki kahvenin de tadını olumsuz yönde etkiledi. Biz kahvelerimizi Brezilya'dan ithal edilen İstanbul ve İzmir'den getiriyoruz" dedi.

35 yıldan bu yana kuru kahvecilik yaptığını anlatan Harun Dövez ise, "Baba mesleğini yürütmek her yiğidin harcı değildir. Bu mesleği devam ettirmek için elimizden geldiğince çalışıyoruz. Müşterilerimizi memnun edebilmek adına titizlikle çalışıp, onların ekmek teknemizden çıkarken yüzlerinin gülmesini sağlıyoruz. Bize babamızdan kalan bu kuru kahvecilik mesleğini hem isteyerek hem de severek yapıyorum. Büyük dedemizden gelme bir meslek olduğu için gururla yapıyoruz. İsmimizi yaşatmak ve kuşaktan kuşağa aktarmak adına müşterimize saygıda kusur etmiyoruz" diye konuştu.

Görüntü Dökümü

---------------------

-Dövez ailesinden kahve makinesi önünde görüntü,

-İşyerinden detay görüntü,

-Çekirdek kahve makinede kavrulurken görüntü,

-İbrahim Dövez ile kahve kavurma makinesi önünde röportaj

Haber - Kamera: Bahattin ALBAYRAK/ NAZİLLİ (Aydın),

====================================================

6)AYNUR AYDIN VE ZAKKUM SERDİVAN'I COŞTURDU

SAKARYA'nın Serdivan İlçesi'nde düzenlenen 'Mavi Durak Fest'te yaklaşık 20 bin kişi Aynur Aydın ve Zakkum konseriyle coştu. Serdivan'ın merkezindeki Kafeler Sokağı'nda Serdivan Belediyesi ve Serdivan Bağlar Caddesi Kafe ve Restoranlar Derneği(SEBADER) tarafından 'Mavi Durak Fest' isimli bir etkinlik düzenlendi. Organizasyon, akşam saatlerinde düzenlenen kortej yürüyüşü ve yarışmalarla başladı. Kafelerin bulunduğu sokakta kurulan platform önünde ilerleyen saatlerde büyük bölümü öğrencilerden oluşan yaklaşık 20 bin kişi toplandı. Etkinlikte ilk olarak sahne alan pop müziğin sevilen ismi  Aynur Aydın, şarkılarıyla kalabalığı coşturdu. Gençler, ünlü yıldızın şarkılarına hep bir ağızdan eşlik ederek alkış tuttu. Yüzlerce kişi konser alanında ellerindeki telefonlarının ışıklarını açarak unutulmayacak bir görüntü oluşturdu.

Sahneye daha sonra çıkan ünlü müzik grubu Zakkum, duygusal şarkılarıyla kalabalığı mest etti.

Büyük coşkuyla gerçekleştirilen konser gecenin geç saatlerine kadar sürdü.

Görüntü Dökümü

---------------------

-Konsere katılanlar

-Aynur Aydın ve Zakkum şarkı söylerken

-Telefonlarla ışık yakan vatandaşlar

Aziz GÜVENER/SERDİVAN(Sakarya), -

========================================================

7)'ÇALGI ÇENGİ İKİMİZ' EKİBİ, TÜRK FİLMLERİ HAFTASI İÇİN BODRUM'DA

MUĞLA'nın Bodrum İlçesi'nde düzenlenen 7'inci Bodrum Türk Filmleri Haftası'na (BTFH) katılmak üzerine kente gelen 'Çalgı Çengi İkimiz' filmi yönetmeni Selçuk Aydemir, başrol oyuncularından Murat Cemcir ve yapımcı Necati Kocabaş, seyirciyle buluştu.Oasis Alışveriş Kültür ve Eğlence Merkezi'ndeki Cinemarine Sinemaları'nda 'Çalgı Çengi İkimiz' ekibiyle gerçekleştirilen söyleşiye, birçok sinemasever katıldı. Çalgı Çengi İkimiz' filmi yönetmeni Selçuk Aydemir, başrol oyuncularından Murat Cemcir ve yapımcı Necati Kocabaş, sevenleriyle sohbet edip, sorularını yanıtladı.

Söyleşinin başında kısa bir açıklama yapan Bodrum Sinema ve Kültür Derneği Başkanı ve Cinemarine sinemalarının işletme sahibi Cenk Sezgin, "Böylesine keyifli bir ortamda, böylesine fikir ve enerji patlaması yaşayan insanların ortaya çıkardığı performansı sahnede ve perdelerde görüyoruz. Çok gülüyoruz, çok seviyoruz kendilerini. Kendilerini BTFH kapsamında Bodrum'da ağırlayalım istedik. Onları 7 yıldan sonra tekrar ağırladığımız için çok mutluluk duyuyoruz" dedi.

Yönetmen Selçuk Aydemir ise BTFH ilk başladığında Çalgı Çengi filminin ekibi olarak katıldıklarını belirterek, "Bu festivale davet edildiğimizde çok şaşırmıştık. Biz filmi vizyona soktuk ve biri bizi festivale çağırdı. Festival 7'incisine kadar geldi. Çok başarılı bir şekilde devam ediyor. O zaman davet edilmemiz bizim için çok önemliydi. Büyük bir destekti bizim için" dedi.

Filmin yönetmeni Selçuk Aydemir, başrol oyuncularından Murat Cemcir ve yapımcı Necati Kocabaş, söyleşinin ardından salondakilerle selfie yaptı. Söyleşinin ardından salonda bulunanlar, 'Çalgı Çengi İkimiz' filmini izledi.

Görüntü Dökümü

------------------

Söyleşiden görüntü

Filmden görüntü

Haber -Kamera: Hülya ELTEŞ/ BODRUM (Muğla),
Haber Yayın Tarihi: 21.09.2017 09:54 Kaynak: DHA



16 yaşındaki Timur, tüm ailesini balta ile öldürdükten sonra intihar etti
Gözler Meclis'te! İşte emekliye ek zam müjdesinin detayları HDP'li belediye başkanlarının görevden alınmasına İmamoğlu'ndan tepki: Kabul edilemez