Son Dakika Haberleri: Dha yurt bülteni - 2

Dha yurt bülteni - 2

2 ay önce

Ortaca'da 25 hektarlık alanda etkili olan yangını söndürme çalışmaları sürüyorMUĞLA'nın Ortaca ilçesindeki ormanlık alanda gece başlayan yangını söndürme çalışmaları sürüyor.

Dha yurt bülteni - 2, System.String[]

Ortaca'da 25 hektarlık alanda etkili olan yangını söndürme çalışmaları sürüyor

MUĞLA'nın Ortaca ilçesindeki ormanlık alanda gece başlayan yangını söndürme çalışmaları sürüyor. Havanın aydınlanmasıyla birlikte 9 helikopterlerin de katıldığı çalışmalarda, yangının 25 hektarlık alanda etkili olduğu öğrenildi.
Ortaca'nın Gölbaşı Mahallesi Kocabel Mevkii'ndeki kızılçam ağaçlarıyla çevrili ormanlık alanda, dün saat 23.00 sıralarında, henüz belirlenemeyen bir nedenle yangın çıktı. Bölgeden yükselen dumanları görenler yangını orman ekiplerine bildirdi. İhbar üzerine bölgeye çevre ilçelerden gelen desteklerle birlikte; 25 arazöz, 6 su tankeri, 6 dozer, 6 treyler, 5 pikap ve 150 orman işçisi sevk edildi. Şiddetli rüzgarın olumsuz etkilediği söndürme çalışmalarına, havanın aydınlanmasıyla birlikte bu sabah 9 helikopter de destek vermeye başladı. 25 hektarlık alanda etkili olduğu öğrenilen yangını söndürme çalışmaları sürüyor.

Görüntü Dökümü
-----------
Orman işçilerinin alevlere müdahale etmesinden görüntü

Haber- Kamera: Cavit AKGÜN/ ORTACA (Muğla),

==================

Terörden temizlenen köylerde altyapı atağı

Muş'ta güvenlik güçlerinin başarılı operasyonları sonucu terörden arındırılarak, huzurun sağlandığı köyler hizmetle buluşturuluyor. Ulukaya köy yolunda asfalt çalışmasını inceleyen İl Özel İdaresi Genel Sekreteri Şeyhmus Yentür, terörün bitmesi ile devlet yatırımlarının bölgelere taşındığını ifade etti.
Muş'a 60 kilometre mesafedeki Ulukaya köyü ve çevresine terör büyük darbe vurdu. 1993 yılı öncesi mezralarıyla birlikte 120 hane ve bin kişilik nüfusa sahip olan Ulukaya'da terör olayları sonrası büyük bir göç yaşandı. Yöre halkı topraklarını bırakarak kendileri için daha güvenli yerlere gitti. Devlet yatırımları da yapılmayan bölge yıllar sonra güvenlik güçlerinin başarılı operasyonlarıyla terörden temizlendi. Bölgede huzurun sağlanmasıyla birlikte yaklaşık 145 kişi terkettikleri Ulukaya köyüne geri döndü. Geri dönüşlerin sürdüğü Ulukaya köyüne devlet yatırımları da yapılmaya başladı.
ULUKAYA KÖYÜ ASFALTLA TANIŞTI
Muş İl Özel İdaresi, huzurun sağlandığı Ulukuya köyüne alt yapı yatırımı yapmaya başladı. Köye ulaşımı sağlayan yola ilk kez asfalt serildi. Yaklaşık 10 kilometre yolun asfalt yapıldığı köyde çalışmaları inceleyen İl Özel İdaresi Genel Sekreteri Şeyhmus Yentür, terörün bitmesi ile devlet yatırımlarının bölgelere taşındığını ifade etti. Yentür, "Güvenlik güçlerimizin başarılı operasyonları sonucunda, bölgeye huzur geldi. Huzurla birlikte vatandaşlarımız daha öncesinde boşaltmış oldukları köylerine, mezralarına geri döndüler. Devlet olarak bizler de yatırımlar hız vererek, hızlı bir şekilde devlet katkılarını buraya taşımaya başladık. Bunlardan bir tanesi; Ulukaya köyümüzün 10 kilometrelik yolunda asfalt çalışması yapılmaktadır. Asfalt çalışması ilk defa buraya geliyor. Bu çalışmalar devam edecektirö diye konuştu.
Köyün içme suyu problemini giderdiklerini belirten Yentür, tarımsal sulamayla ilgili çalışmaların da sürdüğünü söyledi.
HİZMET OLURSA GERİ DÖNÜŞLER OLUR
Bölgede yaşanan terör olayları sebebiyle 1993 yılında terk ettikleri köylerine geri döndüklerini söyleyen Ulukaya Köy Muhtarı Tahsin Tetik, "Şuanda halkımız köyümüze sevinç içerisinde geri dönüş yaptı. Dönüş yapmaya da devam ediyor. Tabi bununla beraber devletimiz de 10 kilometrelik yolumuzun asfaltını gerçekleştirdi. Eksikliklerimiz de var, yok değildir. Bunları da zaman içerisinde devletimiz giderirse, memnun kalırız, güzel olur. Önemli olan hizmettir, hizmet olursa dönüş olurö dedi.
Devlet hizmetlerinin buluşturulduğu Ulukaya Köyü'nde yaşam süren vatandaşlar da, teşekkürlerini dile getirdi.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ
----------
-Ulukaya Köy yolundan detay
-Köy yolundaki çalışmadan detaylar
-Şeyhmus Yentür'ün çalışmaları takip etmesinden detay
-Köy yolundan geniş detaylar
-Köy içerisinden detaylar
-Terör olaylarından ötürü yıkılan evlerden detaylar
-Köyde yeni yapılan evden detay
-Köy sakinlerinden detay
-İl Özel İdaresi Genel Sekreteri Şeyhmus Yentür Röp.
-Ulukaya Köy Muhtarı Tahsin Tetik Röp.

Süre: 04.51 Boyut: 187 MB)

Haber ve Kamera: Muhammed Sami MARAL/MUŞ,

====================

Otobüs yangınlarında motorda yükselen ısıya dikkat çekti

İzmir'de, şehirlerarası taşımacılık yapan yolcu otobüsünün motor bölümünde çıkan ve aracın kullanılamaz hale gelmesine rağmen 37 yolcunun zamanında tahliye edilmesiyle can kaybı ya da yaralananın olmadığı yangın sonrası, bu tür yangınlar tekrar gündeme geldi. Otobüs Yangınlarını Önleme Derneği Genel Sekreteri Tarhan Aslan, "Kimi otobüsler 24 saat durmadan sefer yapıyor. Bazı otobüsler, motorları hiç dinlendirilmeden, bir sefer biter bitmez tekrar sefere çıkıyorlar. Bazı araçların alternatör bölümünde 800 dereceleri bulan sıcaklıklar oluyor. Dolayısıyla, yakıt borusundaki en ufak bir kaçakta ya da damlamada, araç motorundan yağ kaçması gibi durumlarda bir anda yangın çıkabiliyor" dedi.
İzmir- Aydın Otoyolu Buca gişeleri mevkisinde meydana gelen olayda, Balıkesir'den Alanya'ya giden Yılmaz Albay yönetimindeki 10 HF 026 plakalı şehirlerarası yolcu otobüsünün motor bölümü bilinmeyen bir nedenle alev aldı. Alevleri fark eden sürücü Albay ve araçta görevli olan diğer 2 kişi, otobüsü yol kenarına çekip, 37 yolcuyu tahliye etti. Şoför Albay'ın ihbarı üzerine, olay yerine itfaiye, sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Olay yerine gelen itfaiye ekiplerinin müdahalesi ile yangın söndürülse de otobüs kullanılamaz hale geldi. Şoför Albay, yangının motor kısmından çıktığını ve alevlerin bir anda büyüdüğünü, ancak aracı müsait bir yere çekip, yolcuları zamanında tahliye ettikleri için yaralanma ya da can kaybı gibi üzücü durumlar olmadan atlattıklarını söyledi.
'BAZI ARAÇLARIN ALTERNATÖR BÖLÜMÜNDE 800 DERECEYİ BULAN SICAKLIKLAR OLUYOR'
Konuyla ilgili konuşan Otobüs Yangınlarını Önleme Derneği Genel Sekreteri Tarhan Arslan, özelliklere yaz aylarında birçok otobüsün hiç dinlendirilmeden çalıştırıldığını beilrterek, "Kimi otobüsler 24 saat durmadan sefer yapıyor. Ayrıca, aracın üzerindeki klima çalışıyor, motor çalışıyor, koltukların arkasındaki ekranlar çalışıyor, su ısıtıcıları çalışıyor ve araçta sürekli bir elektrik tüketimi oluyor. ve tüm bunlar motorla ilişkili. Bu yüzden, motorlara çok fazla yük bindiriliyor. Bazı araçların alternatör bölümünde 800 dereceleri bulan sıcaklıklar oluyor. Dolayısıyla, yakıt borusundaki en ufak bir kaçakta ya da damlamada, araç motorundan yağ kaçması gibi durumlarda bir anda yangın çıkabiliyor" dedi.
YETKİLİ SERVİS VURGUSU
Araçların bakımlarının periyodik olarak yapılması gerektiğini belirten Arslan, "Bu bakımların merdiven altı yerlerde değil yetkili servislerde yapılması gerekiyor. Araçlarda problem çıkabilecek teknik bölgeleri en iyi yetkili servisleri bilir ve bu servislerin, araçlarda problem çıkabilecek noktalardaki hasarları tespit etmek için teknik cihazları var. Bu yüzden, çok ufak sorunlar dahi yetkili servislerde tespit edilebiliyor ve bunlar olumsuz sonuçlara yol açmadan giderilebiliyor" dedi.
'YANGIN ALARMI OLMAZSA OLMAZ'
Arslan, 2012'deki yönetmeliğe göre yolcu otobüslerinde yangın algılama ve alarm sistemlerinin olması gerektiğini, ancak bunun araç muayenelerinde 'ağır kusur' yerine 'hafif kusur' sayıldığını beilrterek, "Yangın alarmı konusu, dernek olarak olmazsa olmazımız. Yönetmelikte açıkça belirtilmesine rağmen muayenede hafif kusur sayıldığı için bu hiç kimse tarafından önemsenmiyor ve yapılmıyor."
Yangın algılama ve alarm sistemlerinin, araç muayenesi sırasında 'ağır kusur' sayılması için dernek olarak, imza kampanyası başlattıklarını belirten Arslan, bu konuda devletin yetkili organlarını göreve çağırdı.

Görüntü Dökümü
----------
-Otobüs Yangınlarını Önleme Derneği Genel Sekreteri Tarhan Arslan ile röp.
-Otogardan görüntü
-Otobüslerden, tamir edilirken detay görüntü
-Diğer detay görüntüler

Haber: Davut CAN - Kamera: Mücahit BEKTAŞ/ İZMİR,

================

Veliler endişeli, servisçiler korsandan dertli

Yeni eğitim öğretim yılının başlamasıyla birlikte öğrenci servisi kazaları araçların güvenliğini, servis şoförlerinin tutumlarını bir kez daha tartışılır hale getirdi. Endişeli veliler, servislerin zamanında gidip gelmesine, aracı aynı sürücünün kullanmasına, trafik kurallarına uymasına ve çocuklarının emniyet kemeri takmasına dikkat ettiklerini söylerken, servis şoförleri korsanlardan yakındı.
Eğitim yılıyla birlikte binlerce okul servisi yollara düşerken ilk haftada yaşanan trafik kazaları servislerin güvenliğini gündeme getirdi. Muğla'nın Dalaman ilçesinde servis şoförünün kırmızı ışık ihlali, 17 yaşındaki bir öğrencinin hayatını kaybetmesine neden olurken, DHA konunun tüm taraflarıyla görüştü. İki yıl önce İzmir'in Çiğli ilçesinde kreşe giderken serviste unutulduğu için havasızlıktan ölen 3 yaşındaki Alperen Sakin'in acılı babası Serkan Sakin, okul açıldığı zaman yapılan denetimlerin yıl boyunca sürmesi gerektiğini belirterek, şöyle dedi:
"Servis kazaları yeniden başladı. Annelerin babaların canları yine yandı. Evlatlarımız kazalarda can verdi. Bu canlar bizim, evlatlarımız, canlarımız. Bir an önce bunlara önem verilmesi lazım. Okul açıldığı sırada yapılan denetimler, yıl boyunca devam etmeli. Kızım da servisle gidiyor. Aynı şoförün götürüp getirmesine dikkat ediyorum."
VELİLER TEDİRGİN
Eren Şahin Eronat Ortaokulu önünde çocuklarının okula gitmelerini bekleyen veliler servis araçlarında nelere dikkat ettiklerini anlattı. Velilerden Müge Önbaşlı, "Çocuğumu servise vermiyorum. Yakında oturuyorum. Kendim götürüp, getiriyorum. Son zamanda malum yaşanan olumsuzluklar da beni korkutuyor. Çekiniyorum" dedi. Betül Altındağ, "Çocuğumu servisle okuluna gönderiyorum. Onun ayakta durup durmadığına, hosteslerinin olmasına aynı saatte gelip gitmesine, güvenli olmasına dikkat ediyoruz. Ben oğluma da belli etmeden onu ürkütmeden soruyorum. Sürücünün kurallara uyup uymadığını sorguluyorum" dedi. Velilerden Hülya Bilginoğlu ise "Bu yıl ilk defa servise verdim. Ben sabah evden alan ve akşam eve bırakan şoförün aynı olmasına, emniyet kemerinin takılı olmasına, ayakta gidip gelmediğine dikkat ediyorum. Çocuğum evden çıktığı anda servise binip yerine ulaşıncaya kadar tabii ki tedirginlik yaşıyorum. Servis şoföründen çok çevreden de bazı olumsuzluklar olabiliyor. Sık sık tedbirli olmasını söylüyorum" dedi.
Servis kullanan öğrenciler, araca biner binmez emniyet kemeri taktıklarını, şoför trafik kurallarının ihlal ederse onları uyardıklarını ya da ailelerine bilgi verdiklerini söyledi.
SERVİSÇİLER KORSANDAN YAKINDI
Servis şoförleri ise bu işi korsan yapanlar nedeniyle mesleklerinin itibar kaybına uğradığını ileri sürdü. İzmir Otobüsçüler ve Umum Servis Araçları İşletmecileri Esnaf Odası Başkanı Hasan Basri Bostancı, eğitim almayan üyelerinin olmadığını vurgulayarak şunları söyledi:
"Biz bu mesleği kutsal görev olarak görüyoruz. Eğitimin bir parçasıyız. Türkiye'nin geleceğini taşıyoruz. Araçlarımız TSE'den geçmiş, ilgili uzmanların tetkik ettiği özel donanımlı, nitelikli araçlar. Araçlar her yıl muayeneden geçiyor. Sürücüler ve rehber personel için birtakım kriterler var. Mesela 26 yaşından gün almış, 66 yaşından gün almamış olmalı, 7 yıl deneyim aranıyor. Psikotekniğe sahip olması lazım. Şoför tanıtım kurslarına katılması lazım. Bunu başarıyla bitirmeleri gerekli. Halk eğitimde kurslara tabii tutuluyorlar. Burada empati, farkındalık, öfke kontrolü, ilk yardım, insan ilişkileri konularında eğitim alıyorlar. Sınavda başarılı oldukları zaman sertifika alıyorlar. Bizler meslek odası olarak yetki istiyoruz. Korsan taşımacılık bizim yıllardır bağırdığımız bir olay. Mobil ekip kurulmalı. Bizde de yetkilinin olması lazım. Bizlere yetki verilirse emniyet müdürlüğünün yanında onlara yardımcı oluruz."
Servis şoförü Ercan Aydar da, "Eleştiriler hep bizlere oluyor. Bizim 'S' plakamız var. Bu plakalar kontrol altında olduğunu gösterir. Hiçbir eksiği olmaz. Ben servis şoförü olarak öğrencilerin güvenli şekilde evlerine gitmesi, evlerinden okula gelmesini sağlamalıyım. Trafik kurallarına uymak zorundayız. En çok dikkat çeken bizleriz. 25 yıldır bu işi yapıyorum dikkatli olmamız lazım. Çocuklarımızın can güvenliği çok önemli. Bunun yanında bizim servisçiler olarak en büyük sıkıntımız korsan servis araçları. Onlar sorun çıkarıyorlar, ceremesini bizler çekiyoruz. Korsan araçlar hiçbir belgeyi hazırlamıyor. Biz 29 belge alıyoruz" dedi. Servis şoförü Süleyman Sevgi ise "Ana kurallar araçların bakımlı olması, çocukların güvende olması, emniyet kemerini takmaları. Kurallara uymayan arkadaşlarımızı da uyarıyoruz. Meslektaşlarımızın koltuk harici ayakta öğrenci almalarına karşıyım. Çünkü ayakta olan öğrencinin sigortası yok, kaza olduğu zamana o çocuğun canını önemli" dedi.

Görüntü Dökümü
--------
Velilerle röp
İzmir Otobüsçüler ve Umum Servis Araçları İşletmecileri Esnaf Odası Başkanı Hasan Basri Bostancı röp.
Servisçilerle röp,
Genel ve detay görüntüler

Haber: Taylan YILDIRIM, kamera: Tekin GÜRBULAK/ İZMİR

=======================

Safra kesesinden 400 taş çıkartıldı

Manisa'da gaz sancısı ve karın ağrısı şikayeti ile hastaneye giden 23 yaşındaki Mustafa Barutçuoğlu'nun safra kesesinden, ameliyatla 400 tane taş çıkarıldı.
Genel Cerrahi Uzmanı Dr. Erdem Nalbant, ameliyatı yapmaktan değil taşları saymaktan yorulduğunu söyledi.
Şehzadeler ilçesinde yaşayan üniversite öğrencisi Mustafa Barutçuoğlu, geçen 7 Eylül'de, özel bir hastaneye gaz sancısı ve karın ağrısı şikayetiyle başvurdu. Yapılan tetkikler sonucunda Barutçuoğlu'nun safra kesesinde çok sayıda taş olduğu tespit edildi. Kapalı yöntem ile yapılan ameliyatla Barutçuoğlu'nun safra kesesinden milimetrik boyutlardan 1.5 santimetreye kadar ulaşan 400 taş çıkartıldı. Genç hastanın safra kesesinden çıkan çok sayıdaki taş doktorları da şaşırttı.
Genel Cerrahi Uzmanı Dr. Erdem Nalbant, ameliyatı yaparken değil taşları sayarken yorulduklarını belirterek, "Hastamız bize geldiğinde safra kesesi taşlarına bağlı iltihaplanma şikayeti vardı. Takiplerimiz sırasında maalesef taş bizi beklemedi. Taşlardan bir kısmı ana safra yoluna döküldü. Bu nedenle 'ERCP' dediğimiz işlemle ana safra yoluna dökülen taşlar alındı. Daha sonra cerrahi planımızı yaptık. Ameliyata aldık. Safra kesesinde taşların olduğunu biliyorduk ama bu kadar çok olduğunu tahmin etmiyorduk. Bu kadar çok çıkınca saymak zorunda kaldık. 400 tane taş çıktığını gördük. Genç yaşta bu kadar çok safra kesesi taşı olması nadir bir durum. Çünkü hastamız 23 yaşında. Safra kesesi taşları oluşumunda birçok mekanizma var. Bunlardan biri de kolesterol. Taşlardan bazıları da hematolojik (kan) hastalıklara bağlı olabilir. Hastamızda böyle bir şey mevcut değil. Taşların rengi ve görünümü kolesterol taşlarını andırıyor. Ameliyatımızı laparoskopik olarak gerçekleştirdik. Yani kapalı bir yöntemle ameliyatımızı yaptık. Kendisini taburcu edeceğiz. Çıkartılan taşlar milimetrik boyutlardan 1.5 santimetreye kadar ulaşmakta. Hepsi farklı boyutlarda. Ameliyat yorucuydu ama sayarken daha çok yorulduk" dedi.
'BU KADAR TAŞI NASIL TAŞIDIĞIMA ŞAŞIRDIM'
Ameliyattan sonra safra kesesinden 400 taş çıktığı söylendiğinde kendisinin de çok şaşırdığını belirten Mustafa Barutçuoğlu, "Bu kadar taşı nasıl taşıdığıma şaşırdım. Oysa hastaneye gaz sancısı ve şişkinlik var diye geldim. Sonrasında safra kesesi taşı çıktı. Safra kesesinin olduğu bölgede hep bir sancı vardı. Şimdi kurtuldum. Buraya gelmeden önce ağrı kalbime ve sırtlarıma vurmuştu. Ayrıca yaklaşık 4 seneden bu yana boşluklarımda hafif ağrılar oluyordu. Ameliyatı gerçekleştiren doktorlarıma çok teşekkür ederim" diye konuştu.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ:
-----------
-Çıkartılan taşlardan görüntü
-Safra kesesinden 400 taş çıkartılan Mustafa Barutçuoğlu'nun görüntüsü
-Hemşirelerin hastayı kontrolünden görüntü
-Dr. Erdem Nalbant ile röp.
-Sağlığına kavuşan Mustafa Barutçuoğlu ile röp.
-Genel ve detay görüntüler

Haber - Kamera: Cemil SEVAL/ MANİSA,

====================

Baş ağrısı şikayetiyle geldi kör olmaktan kurtuldu

Antalya'da baş ağrısı şikayetiyle doktora giden emekli öğretmen Sebahat Alvalı'nın (61), beyninde, görme sinirlerine baskı yapan tümör olduğu tespit edildi. Kör olma riskiyle karşı karşıya kalan Alvalı'nın beynindeki tümör, kafatası açılmadan, burnundan girilerek çıkarıldı.
Antalya'da evli ve 2 çocuk annesi emekli öğretmen Sebahat Alvalı, baş ağrısı şikayetiyle 6 ay önce doktora başvurdu. Özel bir hastanede çekilen MR'ında Alvalı'nın beynin taban kısmında, görme sinirine çok yakın bir bölgede, tümör tespit edildi. Gün geçtikçe ağrıları artan Alvalı, Akdeniz Üniversitesi (AÜ) Hastanesi Tıp Fakültesi Beyin ve Sinir Cerrahisi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ethem Taner Göksu'ya başvurdu. Alvalı'nın çekilen MR'ında, görme sinirine çok yakın bir bölgede tespit edilen tümörün yaklaşık 1.5 santimetre çapına ulaştığı belirlendi. Görme sinirlerine baskı için Sebahat Alvalı'nın acı çekmesine neden olan tümör, Doç. Dr. Ethem Taner Göksu ve ekibi tarafından, kafatası açılmadan burnundan girilerek çıkarıldı.
KAFATASI AÇILMADAN BURUNDAN TÜMÖR ÇIKARILDI
Doç. Dr. Ethem Taner Göksu, hastanın kendilerine baş ağrısı şikayetiyle başvurduğunu, yaptıkları muayene sonunda tümörü tespit ettiklerini ifade etti. Hastanın görme kaybı riskiyle karşı karşıya olduğuna değinen Doç. Dr. Göksu, "Biz bu aşamada görme problemleri başlamadan tümörün çıkarılması gerektiğine karar verdik. Tümörü kafatasını açmadan, burundan girerek ameliyat yolunu tercih edip çıkaracağımızı hastamıza söyledik ve bilgilendirdik. Kendisi de kabul etti ve 27 Ağustos'ta operasyonu gerçekleştirdik. Tümörü kafatası açılmadan tamamını burun yolundan çıkarttık. Ameliyattan sonra odasına aldık. Kafatası açılmaması nedeniyle toparlama süreci çok hızlı oldu. Şu anda hiçbir problemi yok. Burun yoluyla çok rahat nefes alabiliyor. Beslenme problemi yok. Birkaç gün içerisinde taburcu olacak" dedi.
BU TİP TÜMÖRE BU YOLLA YAPILAN İLK MÜDAHALE
Burun yoluyla birçok beyin ameliyatını yaptıklarını, bu tip bir tümörü bu yolla ilk kez çıkardıklarını ifade eden Doç. Dr. Göksu, "Bu konudaki tecrübemiz gün geçtikçe artıyor. Çok çeşitli ameliyatları da bu yolla yapabilir hale geldik. Bu tür ameliyatlar dünyada ileri merkezlerde uygulanabiliyor. Her yerde yapılması mümkün olmayan özel eğitim, deneyim ve donanım gerektiren operasyonlar" diye konuştu.
HASTA KÖR OLMAKTAN KURTULDU
Doç. Dr. Ethem Taner Göksu, bu tür tümörlerin daha büyük boyutlara ulaştığında görme sinirlerine baskı yaparak, geri dönüşü olmayacak şekilde körlüğe neden olduğunu söyledi. Doç. Dr. Göksu, bu aşamaya gelmeden tümörü çıkartıp hastayı böyle bir riskle karşı karşıya bırakmakta kurtardıklarını ifade etti.
BEYNİ AÇMADAN BURUNDAN GİRDİLER
Emekli öğretmen Sebahat Alvalı ise beynindeki tümörün tespit edilmesinden sonra ameliyat için doktor arayışına girdiğini söyledi. Araştırmaları sonunda Doç. Dr. Ethem Taner Göksu'ya ulaştığını kaydeden Alvalı, "Testler yapılmasını istedi. Muayene neticesinde doktorumuz, 'beyni açmadan burundan girip bu tümörü alabilirim' dedi. Biz de bu yöntemin uygulanmasına onay verdik ve ameliyat oldum. Çok rahat nefes alıp verebiliyorum, sağlıklıyım, mutluyum" dedi.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ
--------------------------
Üniversite hastanesi dış plan görüntü
Hastanın serviste görüntüsü
Doktorların hasta ile  sohbet etmeleri
RÖP 1: Doç. Dr. Ethem Taner Göksu
RÖP 2: Sebahat Alvalı

227 MB -- 02.03/// HD

Haber: Erol AKKIR-Kamera: Mehmet KILIÇASLAN/ANTALYA,


Haber Yayın Tarihi: 14.09.2019 09:39 Kaynak: DHA



Canlı yayında mesajı ifşa olan Şeyma'dan ilk açıklama: Anlayış istiyorum
KONDA Genel Müdürü Ağırdır: CHP, 23 Haziran'da Kürtlerden aldığı desteği bir daha zor alır Ateşkesin bitmesine saatler kala terör örgütü YPG'den açıklama: Tamamen çekildik