Dha Yurt Bülteni-3 - Son Dakika

Dha Yurt Bülteni-3

3 yıl önce

Türk askeri birlikleri 'En büyük asker bizim asker' sloganlarıyla karşılandıOğulpınar Karakolu'ndan İdlip kentine doğru Fırtına obüsleriyle 7 kez atış yapıldıTÜRKİYE'nin de dahil olduğu İdlip'te ateşkesi koruma operasyonunun 2.

Dha Yurt Bülteni-3, System.String[]

Türk askeri birlikleri 'En büyük asker bizim asker' sloganlarıyla karşılandı


Oğulpınar Karakolu'ndan İdlip kentine doğru Fırtına obüsleriyle 7 kez atış yapıldı


TÜRKİYE'nin de dahil olduğu İdlip'te ateşkesi koruma operasyonunun 2. gününde, Hatay'ın Reyhanlı İlçesi'ndeki Oğulpınar Karakolu'ndan, İdlip kentine doğru Fırtına obüsleriyle 7 kez atış yapıldı.


Sabah saat 09.45 sıralarında Suriye sınırındaki karakolumuzdan, Özgür Suriye Ordusu (ÖSO) mensuplarının ilerlediği İdlip'e doğru aralıklı olarak yapılan top atışları ile, ÖSO'nun ilerleyişini kolaylaştırıldığı öğrenildi.


Dün akşam Reyhanlı'ya gelip Oğulpınar Karakolu'na geçen Türk askeri birlikleri ilçe merkezinde vatandaşlar tarafından, 'En büyük asker bizim asker' sloganları arasında karşılandı. Suriye sınırında Türk askerinin aldığı geniş güvenlik önlemi devam ediyor. Sınırda hazır birlikler ve Leopar tanklarının da yer aldığı  askeri araçlar da bulunuyor. Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) ve Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) üst düzey yöneticileri de sınır bölgede bulunuyor.


İdlip, Reyhanlı'ya karayolu ile 45, kuş uçuşu 38 kilometre.


Görüntü Dökümü


------------------------


Tanklar ve askeri araçlardan genel ve detay görüntüler


Tankların ilerlemesi


'En büyük asker bizim asker' sloganları arasında karşılandı.


Haber-Kamera: Ferhat DERVİŞOĞLU- Ramazan ÇELİK-Ufuk AKTUĞ/ HATAY, -


===============================


Diyarbakır'da şehit korucular gözyaşıyla uğurlandı


DİYARBAKIR'ın Silvan İlçesi kırsalında güvenlik güçlerinin düzenlediği operasyon esnasında teröristlerin araziye tuzakladığı patlayıcının infilat etmesiyle şehit olan güvenlik korucuları İhsan Gür ile Cevat Birgiç düzenlenen uğurlama tören ile ile son yolculuklarına uğurlandı.


Silvan İlçesi Dağcılar Köyü kırsalında dün gece saatlerinde güvenlik güçlerinin sürdürdüğü operasyonda PKK terör örgütü mensuplarının daha önce araziye tuzakladığı patlayıcının infilak ettirilmesi ile şehit olan güvenlik korucuları İhsan Gür ile Cevat Bilgiç için Diyarbakır'da uğurlama töreni düzenlendi. 7'inci Kolordu Komutanlığı'nda uğurulama törenine, Vali Vekili Ahmet Naci Helvacı, 7'nci Kolordu Komutanı Tümgeneral Sinan Yayla, Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Cumali Atilla, Cumhuriyet Başsavcısı Kamil Erkut Güre, Emniyet Müdürü Tacettin Aslan ile şehitlerin yakınlarının katıldı. Tören, şehitlerin naaşlarının Ambulanstan alınarak katafalka bırakılmasıyla başladı. Şehitlerin özgeçmişi okunmasının ardından, dualar okunmasıyla tören son buldu.


Uğurlama töreninin ardından şehit güvenlik korucuları 9 çocuk babası İhsan Gür ve 6 çocuk babası Cevat Bilgiç, toprağa verilmek üzere terön alanından Helikopterle Silvan İlçesi'ne bağlı Onbaşılar Köyü'ne helikopterle götürüldü.


Görüntü Dökümü:


-Tören alanından görüntü


-Şehitlerin cenazesi tören alanına getirilişi


-Törene katılanlar


-Şehitlerin yakınlarının ağlamaları


-Duanı okunması


-Cenazelerin uğurlanması


-Cenazelerin helikoptere bırakılması


-Genel ve detay görüntü


Haber-Kamera: Ahmet ÜN-Burak EMEK/DİYARBAKIR, -


==================================


Kurutulmak üzere serilen 5 ton biber çalındı


GAZİANTEP'in İslahiye İlçesi'nde kimliği belirsiz kişi ya da kişiler, kurutulmak üzere tarlaya serilen 5 ton kırmızı biberi çaldı.


Olay, dün gece ilçe merkezine 6 kilometre uzaklıkta bulunan Organize Sanayi Bölgesi yakınlarında meydana geldi. Ahmet Usluol, 15 dönümlük arazisinden topladığı kırmızı biberi kurutmak amacıyla serdi. Sabah saatlerinde geldiği biberleri bulamayan Usluol, şaşkına döndü. Usluol'un ihbarı üzerine gelen jandarma 5 ton biberi çalan kişi ya da kişilerin bulunması için çalışma başlattı.


Ahmet Usluol, biberleri üzerine serdikleri branda ile birlikte çalındığını belirterek, "Sabah erken saatte karıştırmak için geldiğimde biberler yerinde yoktu. Bizim bir haftada ailemizle birlikte topladığımızı, hırsız bir saatte hepsini alıp götürmüş" dedi.


GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ


-------------------------------


Kırmızı biber tarlası


Biber toplayanlar


Yeni topladığı biberi kurutmaya sermesi


Biber sahibi ile röp


Korucuların bölgede devriye gezmesi


Genel ve detay görüntüler


Haber-Kamera: Kadir ÇELİK-GAZİANTEP-DHA)


=============================================


Şifa arayanların 900 yıldan beri umut bağladığı sahabe mekanı


MARDİN'in Derik İlçesi'ne bağlı Dumluca Köyü'ne bağlı Seydoş Mezrası'nda bulunan Hazreti Seydoş Türbesi, Türkiye'nin çeşitli kentlerinde şifa arayanların 900 yıldan beri uğrak mekanı arasında yer alıyor. Türbeye, genellikle felç ve akli dengelerini sonradan kaybedenler gelerek, şifa arıyor.


Derik İlçesi'ne 27 kilometre mesafede bulunan Dumluca Köyü'ne bağlı Seydoş Mezrası'nda bulunan Hazreti Seydoş Türbesi, her yıl şifa arayan binlerce kişinin uğrak mekanları arasında yer alıyor. Çok fazla bilinmemekle birlikte, bu türbeyi ziyaret ederek şifa bulan binlerce kişinin ağızdan ağıza dolaşan hikayelerini duyan ve felç yada akli dengesini sonradan kaybedenler türbeye gelerek şifa arıyor. Aynı ismi taşıyan Seydoş Mezrası'nda yaşayan ve Hazreti Seydoş'un torunlarından biri olduğunu anlatan Necat Durmaz, Hazreti Seydoş ile kardeşi Hazreti Sin (Zine yada Zeynep) türbesinin  şifa arayanların umut bağladığı mekan olduğunu belirterek, "Bu gördüğünüz mekan Hz. Seydoş Efendimiz'indir. Hz.Peygamberimiz'in sülalesindendir, 3 kardeştirler; Biri Hz.Seydoş'un ve Hz. Sin (Zine-Zeynep) buradadır. Hz.Dod ise uzaklığı 2 kilometre aşağıda ovadadır. 3 kardeş olup, 3'ü de burada şehit olmuşlar. Büyüklerimiz. yaşlı olanların anlattıklarına göre, 850-900 sene evvel şehit olmuşlar. Her yerden millet ziyaretlerine gelip, tavaf ediyorlar. Türkiye'nin her yerinden buraya geliyorlar. Bizim Dumluca Köyümüz 26 sene evvel baraj altında kalınca, biz mekanına yakın olduk. Aynı adı taşıyan Seydoş Mezrası'na taşındık. Hayırseverlerle burada mekanını yaptık. Etrafında evler yaptık, cami  ve taziye evi yaptık. Allah razı olsun Kaymakam Beyimiz de bizlere yardım etti. Taziye evimizin gerekli onarımını yaptı" dedi.


Mezra sakinlerinden Hatip Durmaz da, Hazreti Seydoş türbe ziyaretçilerinin çok olduğunu, rivayet edilen suyun türbenin hemen dibinden ktığını söyledi. Suyun kendiliğinden kesildiğini, bir süre sonra yine kendiliğinden geldiğini anlatan Durmaz, jeoloji mühendislerinin de bu durumu çözemediğini kaydetti.


Malabube Aşireti Güneydoğu Anadolu, Irak ve Suriye başta olmak üzere bir çok bölgeye dağılmışlardır. Bu aileye mensup olanlara "Ucaxe Sin-u Seydoş" derler. Malabube veya Şeyhanlı Aşireti günümüzde Diyarbakır, Mardin, Şanlıurfa, Batman, Bingöl, Erzurum, Bitlis, Adıyaman illeri ile İlçelerinde yaşamaktadırlar. Kabileler ve aileler halinde Doğu ve Güneydoğu'daki tüm aşiretlerin arasında bulunurlar. Bu aileler Seyit'dirler. Doğu ve Güneydoğu'da Seyit soyuna dayanan birçok aşiret mevcuttur. Bismil, Çermik, Derik, Kızıltepe, Viranşehir, Siverek, Bozova, Birecik ve Suruç ilçelerinde bir çok Şeyxi aileleri yaşamaktadır. Tamamı kendilerinin Sin ve Şeydoş hazretlerinin soyundan olduklarını kabul etmektedirler. Sin ve Seydoş kardeşler, Mardin'in Derik İlçesi'ne bağlı Dumluca Köyü Seydoş Mezrası'nda metfun olup, Türbeleri ziyaretçilerin akınına uğramaktadır. Seydoşun türbesinin yanında bir memba bulunmaktadır. Bu su ile zamanında yedi değirmen çalışıyordu. Şimdi ise önünde baraj yapılmıştır. Hz. Seydoş bazı zamanlarda bu suyu tamamen keserek mucizevi bir şekilde bir süre sonra bıraktığına inanılır. Yüz yıllardır devam eden bu sırrı henüz çözen olmamıştır. Sin ve Seydoş hazretlerinin 1280'li yıllarda bu bölgeye Bağdat'tan geldikleri sanılmaktadır. Bu zatlar, İslam dinini yaymak için mücadele etmişlerdir. Fakat daha sonra şehit edilmişlerdir. Bacıları Zine Hatun'un kabri Seydoş'un yanında bulunmaktadır. Bir de, Dod adında kardeşleri bulunmaktadır. Dod'un mekanı ise Sin ve Seydoş'tan ayrı bir yerde Derik mıntıkasında yüksekçe bir tepenin üzerindede olup, başucunda iri bir ağaç bulunmaktadır. Bu ağacın tek kök üzerinde açılan iki kolu vardır. Bu kollardan biri palamut diğeri mazıdır.


Görüntü Dökümü


-Hazreti Seydoş ve Kızkardeşi Hazreti.Zeynep Türbeleri tabelası


-Türbeyi ziyarete gelenler


-Diyarbakır'dan türbe ziyaretine gelen Abidin Vural'ın konuşması


-Türbe'nin geçmişini anlatan 70 yaşındaki Necat Durmaz


-Genel ve detay görüntüler


Haber-Kamera: Emrullah KARAKAŞ/DERİK (Mardin), -


==================================================


85 yaşındaki dede, motosiklet ile şifalı bitkiler satarak ailesini geçindiriyor


MARDİN'in Derik ilçesinde yaşayan memur emeklisi 85 yaşındaki Ömer Erat, 25 yıldır motosikleti ile köy ve mezralara şifalı bitkiler satarak ailesini geçindiriyor. Motosiklete tutkunluğu görenleri şyaşırtan Erat, "Ben Motosiklete alışmışım, bundan başka bir vasıtaya binemiyorum. Çocukluğumdan beri kullanıyorum"dedi.


Derik ilçesi Zeytinpınar Mahallesinde oturan ve infaz koruma memurluğundan 25 yıl önce emekliye ayrılan 9 çocuk babası 85 yaşındaki Ömer Erat'ın motosiklet merakı görenleri şaşırtıyor. Emekli maaşının yetmemesi üzerine 25 yıldır motosikleti ile köy ve mezralara giderek şifalı bitkiler satan Erat, yaptığı işi çok sevdiğini söyledi. Memur iken bile işe motosiklet ile gidip geldiğini söyleyen Ömer Erat, "Ben emekli maaşı ile 9 çocuğuma bakamadığını anlayınca çok sevdiğim motosiklet ile iş yapmaya karar verdim ve şifalı bitkileri köylere götürüp satıyorum"dedi. Motosiklere alıştığı için başka vasıtaya binmedeğini söyleyen Erat, "Ben Motosiklete alışmışım, bundan başka bir vasıtaya binemiyorum. Çocukluğumdan beri kullanıyorum. Hayatta olduğum sürece bu motosikleti kullanmaya devam edeceğim"diye konuştu.


Görüntü Dökümü:


-85 yaşındaki Ömer Erat'ın motosiklet kullanması


-Ömer Erat'ın konuşması


-Genel ve detay görüntüler


Haber-Kemera: Emrullah KARAKAŞ/DERİK,-


===============================================


Beslenme alışkanlığını değiştirdi, üç ayda 27 kilo verdi


İZMİR'de, 1.5 yıllık evli olan 27 yaşındaki İbrahim Beşe, çocukluğundan beri yaşam kalitesini düşüren fazla kilolarından kurtuldu. Kardiyolog Mutlu Ece İşgüzar'ın uyguladığı beslenme planına harfiyen uyan Beşe, üç ayda günde üç öğün yemeğini yiyip 27 kilo verdi. 124 kilodan 97'ye inen Beşe, "Yaşam kalitemden bıkmıştım. Şimdi herkese örnek olur hale geldim" dedi. Dr. İşgüzar ise, beslenme alışkanlığının insanın vücudunu ya zehirlediğini yada sağlıklı hale getirdiğini, bunun için hastalarına yardım ettiğini söyledi.


Bayraklı'da market işleten İbrahim Beşe, 1.5 yıl önce evlenip mutlu bir yuva kurdu. Ancak çocukluğundan beri yaşadığı kilo problemleri, artık katlanılmaz bir hale geldi. Günlük hareketlerinin zorluğunun yanı sıra geceleri horlamasına, uyku apnesi hastalığına da neden oldu. Yaşam kalitesini arttırmak için, kabusu haline gelen kilolarından kurtulmak amacıyla yaptığı diyetlerden de sonuç alamayan Beşe, tüp mide ameliyatını ise korkusundan dolayı yaptıramadı.


SAĞLIKLI BESLENİPİ SAĞLIKLI KİLO VERDİ


Gerek çevresinden gerekse de internet üzerinden yaptığı araştırmalardan sonra Kardiyolog Dr. Mutlu Ece İşgüzar'a ulaşan İbrahim Beşe'nin, ilk olarak vücut özellikleri belirlendi. Ardından Dr. İşgüzar, İbrahim Beşe'nin beslenme alışkanlıklarını baştan aşağı değiştirdi. Bu sırada yardımcı olarak da akapunktur ve ozon tedavisi uygulandı. Bu tedavi yöntemine harfiyen uyan İbrahim Beşe, hızla kilo vermeye başladı. Hayali olan 100 kilonun altına inen Beşe, geçen temmuz ayında başladığı tedavi sonrasında 97 kiloya düştü. Hiçbir ilaç kullanmadan sadece doğru beslenmeyle 27 kilo veren alan İbrahim Beşe, "Aşırı kilolar çocukluğumdan beri vardı. Kilolarımdan kurtulmak istiyordum. Çünkü yürümekte, spor yapmakta zorlandım. İlk geldiğim zaman kayıtlarımda yağ ve kas oranlarım belli. Beslenmeyle yağ oranım indi, kas oranım yükseldi. Şimdi eskiden yapamadığım bir şey olan şınav çekiyorum, rahat ve istediğim gibi yürüyebiliyorum. Artık horlamıyorum. Uyku apnesi hastalığım bile kilolardan oluşmuştu" dedi.


"DOKTORUN DEDİKLERİNİ HAYFİYEN UYGULADIM"


Doktorunun dediklerini harfiyen yerine getirdiğini de vurgulayan İbrahim Beşe, "Öğünler arası 5 saati geçirmedim. Su tüketmiyordum, su tüketmeye başladım. Kesinlikle bir kereden bir şey olmaz diye programın dışına çıkmadım. Şimdi meyvelerini toplamaya başladım. İdeal kilolarıma ulaşmak üzereyim. Çevremdeki insanlar da olumlu tepki gösterdi. Dış görünüşümdeki farklılık yakınlarımın, ailemin ve eşimin de hoşlarına gitti. Nasılı yaptığımı soruyorlar. Sağlıklı beslenenlere yardımcı oluyorum. Ben de insanlara bunları anlattığım zamana mutlu oluyorum. İnsanlardaki bu dönüşler bende pozitif etki yaptı. Ben de programa daha fazla bağlı kaldım, bu bana güç, enerji oluyor" diye konuştu.


İŞİN TEMELİ SAĞLIKLI BESLENME


İbrahim Beşe'nin sağlıklı kilo vermesine yardımcı olan Kardiyolog Dr. Mutlu Ece İşgüzar ise hem sağlıklı beslenmenin hem de tedavisinin sırlarını anlattı. Sağlıklı beslenmenin sağlığın temeli olduğunu söyleyen Dr İşgüzar, "Sağlıklı beslenmek için fazla kilolu olmak gerekmiyor, hasta olmamak için sağlıklı beslenme önemli. Beslenmeyi kişiselleştirmek lazım. Fazla kilo için de gelse farklı hastalıkla da gelse bütüncül yaklaşıyoruz. Sağlıklı beslenmesine bakıyoruz. Kişinin bünyesini, metabolizmasını anlamaya çalışıyoruz. Vücuduna göre beslenme tarzını belirliyoruz. Herkesin aynı değil. Kişiselleştirildiği zaman daha başarılı sonuç alınır. Sağlıklı beslenmediğimiz zaman yiyeceklerimiz içimizde birikiyor ve bizi zehirliyor. Sağlıklı beslendiğimiz zaman, doyuyoruz, yediğimiz bize yarıyor. Sağlıklı beslenmediğimiz zaman çok yüksek vitamin açığı oluyor. Vücutta toplanıp bizi zehirliyor" dedi.


Günde 3 öğün ve dengeli beslenmek gerektiğini de anlatan Uzm. Dr. İşgüzar şunları söyledi:


"Üç öğün dengeli beslenme olmalı. Araları boş bırakıyoruz, ara öğün bizi acıktırıyor. Bu araların da 5 saat olmasını istiyoruz. Sindirim sistemi harekete geçmeli. Akşam saat 21.00'den sonra bir şey yemiyoruz. Eğer yersek içeriden zehirlenmemize neden oluyor. Gece terliyoruz, kabuslar görüyoruz. Gıdalarını içeriği önemli. Üç temel gıda protein, yağ, şekeri dengeli alcağız. Yediklerimiz sadece protein yada sebze olmamalı. Protein olmalı ama her öğün sebze de bulunması lazım. Yumurta yiyebiliriz. Yanında mutlaka sebze yemeliyiz. Proteinleri fazla karıştırmıyoruz. Sabah yumurta yedik, yanında peynir yemeyelim. Onu diğer günkü kahvaltıya bırakalım. Ama yanında sebze yiyelim ki zeytin en önemli sebzedir. Yumurta ve peyniri aynı anda yersek hazmı zorlaşıyor ve bize yaramıyor. Bir gün yumurta diğer gün peynir sonra sucuk olabilir. Ancak sucuklu yumurta yemiyoruz."


Uzm. Dr. Mutlu Ece İşgüzar, İbrahim Beşe'ye de bu sağlıklı beslenmeyi uyguladıklarını ve başarılı olduklarını söyledi.


GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ:


İbrahim Beşe ile röp


Uzm. Dr. Mutlu Ece İşgüzar ile röp


Tedavi sırasında görüntü


Haber: Taylan YILDIRIM, kamera: Mücahit BEKTAŞ/ İZMİR


===============================================


Kızı sayesinde umut oldu


TRT Ankara Radyosu Sanatçısı Nurullah Akçayır, kendini TİP 1 Diyabet hastalığıyla mücadeleye adadı. 14 yaşındaki kızı İrem'in 3 yıl önce TİP 1 diyabet hastası olduğunu öğrenen Akçayır, bir grup arkadaşıyla kurdukları dernekle kolları sıvadı. Başkanlığını Hüseyin Devecioğlu'nun yaptığı TİP 1 Diyabet ve Teknolojileri Dernek, hasta çocuk ve ailelerine destek olmaya başladı. Akçayır, memleketi Erzurum'da düzenlenen etkinlikle 12 çocuğa insilün pompası hediye etti. Çocuklar için bir de konser veren Akçayır, hayırsever işadamlarını çocuklara destek olmaya çağırdı. Akçayır, "TİP 1 diyabet ailelerden oluşan bir derneğimiz var. Bu trajediyi biz 7/24 yaşıyan insanlarız. Biz gördük ki diyabet sıkıntılı bir durum. Özellikle çocuk olunca. İnsülün şeker ölçümü için çocuklarımız günde 8 kez parmaklarını delmek zorunda kalıyorlar. Derneğimiz 12 çocuğa insülin pompası taktırdı. Bu pompa sayesinde çocuklar 15 gün boyunca günde 4 kez insülin olmaktan kurtulacak" dedi.


GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ


-Vali SebahattiN Yılmazın kültür merkezine gelmesi


-Salondan detay


-Diyabetli çocuklardan detay


- Anne ve babalarından detay


-Nurullah Akçayır konseri


-Çocuklara hediyeler verilmesi


-SebahattiN Yılmazın konuşması


-Nurullah Akçayır'ın konuşması


Haber-Kamera: Zafer KUMRU/ ERZURUM,


=============================================


Erkenci salatalık yüz güldürmedi


ANTALYA'nın Gazipaşa İlçesi'nde örtü altı salatalık hasadı başladı. İlk salatalıklar iç piyasaya sürülürken, fiyatlar üreticiyi memnun etmedi. Geçen yıl 1.70 liraya alıcı bulan erkenci salatalık bu yıl 60- 70 kuruşa düştü. Gazipaşa Hal ve Komisyoncular Dernek Başkanı Hamdi Fidan, fiyatların yükselmesini umduklarını söyledi.


Gazipaşa'da 30 bin 500 dekar örtü altı alanda sebze yetiştiriciliği yapılıyor. Bunun 2500 dekarında muz, 7 bin dekarında çilek, 9 bin dekarında salatalık, 5 bin 500 dekarında domates ve 6 bin 500 dekarında da fasulye, patlıcan, biber gibi ürünler yetiştiriliyor. Ürünler iç pazarda ve ihracatta değerlendirilirken, bunların en önemlileri arasında yer alan salatalıkta erkenci türün hasadına başlandı. Seralardan toplanan ilk salatalıklar halde alıcı bulmaya başladı. Geçen yıl 1.70 liraya alıcı bulan salatalık bu yıl 60- 70 kuruşa geriledi. Geçen yıla göre fiyatlarda umduğunu bulamayan üretici fiyatların yükselmesini bekliyor.


'FİYATLAR YÜZÜMÜZÜ GÜLDÜRMÜYOR'


Gazipaşa Hal ve Komisyoncular Dernek Başkanı Hamdi Fidan, iyi bir sezon geçirmeyi umduklarını belirterek, erkenci salatalığın yüzleri güldürmediğini söyledi. İlerleyen günlerde fiyatların yükselmesini umduklarını aktaran Fidan, "Hayırlısıyla sezonumuzu açtık. Fiyatlar yüzümüzü güldürmüyor ama ilerleyen günlerde düzeleceğini umuyorum. Yeni sezonun tüm çiftçilerimize, komisyonculara hayırlı olmasını diliyorum. Dilerim bol kazançlı bereketli bir yıl olur" dedi.


'İHRACATIMIZ DAHA BAŞLAMADI'


Komisyoncu Serkan Altın da "İlk erkenci salatalıklarımız yurt içine yollanmakta. İhracatımız daha başlamadı. Fiyatlar şu anda çiftçinin yüzünü güldürmüyor. Erkenci salatalığın fiyatı geçen seneye göre biraz kötü. 60- 70 kuruş civarında gidiyor. Bunda hava şartlarının da etkisi var. Kalitede sıkıntımız yok, kalitemiz iyi. Her zamanki gibi Gazipaşa Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğü'nün denetiminde ilaç, gübre kalıntısı olmadan, üreticiden tüketiciye aracılık yapmaktayız. Mahsullerimiz en iyi şekilde işçilik, en iyi şekilde düzen yapılarak tüketiciye ulaştırılıyor" diye konuştu.


GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ


--------------


Toptancı Hal giriş görüntüsü


Hale salatalık getiren kamyonet


Kasadaki salatalıkların indirilmesi


Komisyoncudaki salatalıkların görüntüsü


RÖP 1: Hamdi Fidan (Gazipaşa Hal ve Komisyoncular Dernek Başkanı)


Salatalık görüntüsü


Salatalıkların kasaya dizilmesi


RÖP 2: Serkan Altın (Komisyoncu)


Detaylar


HABER- KAMERA: Yücel BULUT/GAZİPAŞA (Antalya),


===============================================


Kumlucalı üreticinin alternatifi avokado


ANTALYA'nın Kumluca İlçesi'nde narenciye üreticisi Bilal Bayram, istediği geliri elde edemeyince avokado üretimine yöneldiğini ve ağaç başına 2 bin TL kazandığını söyledi.


Kumluca'da portakal, limon ve nardan istediği geliri elde edemeyen üretici Bilal Bayram, avokado üretimine yöneldi. Kumluca Ziraat Odası Başkanı Süleyman Kayhan, üretici Bilal Bayram'ın avokado bahçesini ziyaret ederek, üretim hakkında bilgi aldı.


Avokado üreticisi Bilal Bayram, "Avokadoyu dönüme 7x7 metre aralığında 30 ağaç olarak dikiyoruz. Bahçelerimize değişik çeşitte avokado meyvesi dikmemiz gerekiyor. Çünkü bu bitkiler tropikal bitkilerdir. Böyle yapmazsak çiçek tozlanması gerçekleşmez ve meyve elde edemeyiz. Şubat veya mart döneminde çiçek açıyor. Ekim ayının sonlarında veya kasım ayının ilk günlerinde hasat ediliyor. Ayrıca kışlık çeşitlerimiz var. Onlar da ocak- şubat aylarında hasat ediliyor. Avokadonun yaprakları anason kokuludur. Bu yüzden yabani böcekler avokado ağaçlarına zarar vermez. Bu yüzden kimyasal mücadele yapılmaz. Doğal ve kalıntısızdır" dedi.


Bir ağaçta 250 ile 1000 arasında meyve olduğunu aktaran Bayram, "Ortalama bir ağaçta 500 meyve olduğunu kabul edersek, tanesi 4 TL'den bir ağaçtan 2 bin TL kazanıyorum. Bir dönümde 30 ağaç var. Su vermekten başka hiçbir masrafı yok. Dönümden en az 60 bin TL kazanıyorum" diye konuştu.


Ziraat Odası Başkanı Süleyman Kayhan da "İlçemizde portakal, limon ve nar meyveleri üretiliyordu. Üreticimiz burada alternatif bir meyve üretmiş. Tüm üreticilerimize alternatif meyve çeşidi olarak avokado tavsiye ederiz" dedi.


GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ


---------------


Meyve bahçesinden görünüm


Ziraat Odası Başkanının meyveleri incelemesi


RÖP 1: Üretici Bilal Bayram


RÖP 2: Ziraat Odası Başkanı Süleyman Kayhan


HABER- KAMERA: Ramazan SARIKAYALI/KUMLUCA,


================================================


Niğde'de 400 polisle asayiş uygulaması


NİĞDE'de 400 polisin katılımıyla kent genelinde asayiş denetimi yapıldı.


Niğde Emniyet Müdürü Salim Cebeloğlu'nun talimatıyla 'Huzur 51 Niğde1' adı verilen asayiş denetimi gerçekleştirildi. 6 noktada önleyici yol denetimi yapılırken, umuma açık yerlerde incelemelerde bulunuldu. Sabit nokta yol denetiminde köpeklerle arama yapıldı.


Niğde Emniyet Müdürü Salim Cebeloğlu, suçun önlenmesi için uygulamaların devam edeceğini söyledi. Cebeloğlu, "Huzur 51 Niğde1' denetimi kapsamında vatandaşlarımızın huzur ve güvenliğini sağlamak üzere şehrin giriş ve çıkışları da dahil olmak üzere 6 ana kavşakta uygulama yaptık. Niğde merkezle birlikte aynı zamanda da ilçelerimizde de uygulama yapıldı. Vatandaşlarımızın güven içerisinde yaşamlarını sürdürebilmeleri için çalışmalarımız sürecek" dedi.


Görüntü Dökümü


------------------------


-Ele geçirilen bıçak ve keserlerden görüntü


-Trafik uygulamasından görüntü


-Araçlar aranırken görüntü


-Detay görüntüler


-Niğde Emniyet Müdürü Salim Cebeloğlu'nun açıklaması


Haber-Kamera: Ali KADI/NİĞDE,


==================================================


Adana Kebap ve şalgamı uluslararası alanda tescillenecek


ADANA Kebabı'nın korunarak gelecek nesillere taşınması için Türk Patent Enstitüsü'nden 'coğrafi işaret ve tescil belgesi' alan Adana Ticaret Odası (ATO), şalgamın da uluslararası patent başvuru sistemine üye 148 ülkede tescillenmesi için yaptığı başvuru sürecini yakından izliyor.


Bu yıl ilki gerçekleştirilen Lezzet Festivali'nde en çok ilgiyi Adana Kebabı gördü. Festival alanında yakılan mangalların başında kebap ve şalgam tüketmek isteyenler uzun kuyruk oluşturdu. Adana Kebabı ve şalgamıyla ilgili coğrafi işaret ve tescil çalışmalarını sürdüren ATO Başkanı Atila Menevşe, 2004'te o zaman adı Türk Patent Enstitüsü olan Türk Patent ve Marka Kurumu'ndan Adana Kebabı'na ilişkin coğrafi işaret ve tescil belgesi aldıklarını anımsattı. Açtıkları Adana Kebap Akademisi'nde her yıl ustalara tescilli Adana Kebabı yapımını öğrettiklerini bildiren Menevşe, bugüne dek 300 işletmenin de Tescilli Adana Kebabı belgesi ve logosu aldığını kaydetti. Adana Kebabı'nın tescil sayesinde korunmaya alındığını aktaran Menevşe, "Adana Kebabı adı altında ilgisiz ürünlerin tüketicilere sunulmasını engelledik, kebabı korumaya aldık" dedi.


'MARKALAŞIRIZ'


Adı Adana ile özdeşleşen şalgam ve kebabın uluslararası bir marka haline gelmesi için çabalarının sürdüğünü bildiren Atila Menevşe, şunları kaydetti: "Adana Kebabı'na uluslararası patent için Avrupa Patent Ofisi (EPO) ve Uluslararası Bürosu'na (IB) yapılan başvuru süreci sonuçlanmak üzere. Gerek ülkemizde gerekse uluslararası patent başvuru sistemine üye 148 ülkede Adana Kebabı'nın aynı kalitede ve aynı lezzette sunulması, gelecek kuşaklara bozulmadan, aslına uygun olarak aynı damak lezzetinde taşınabilmesi konusunda çabamız kesintisiz sürüyor. Şalgama da ulusal patent almak amacıyla geçen yıl Türk Patent ve Marka Kurumu'na başvuru yapmıştık. Şalgamın ulusal patenti sonrası uluslararası coğrafi işaret ve patent işlemlerini tamamlayacağız. Kebap ve şalgama uluslararası patent alınması çok önemli. Böylece ürünlerimizi korumuş oluyoruz ama ayrıca markalaşması için önemli bir adım atılmış oluyor.  Bu çabalarımız valimizden belediyelerimize, sivil toplum kuruluşlarından vatandaşlarımıza kadar herkes tarafından destek görüyor. Ne kadar markalaşan ürününüz varsa o kadar tanıtım ve geliriniz olur. Bu konuyu çok önemsiyoruz."


Görüntü Dökümü


------------------------


-ATO Başkanı Atilla Menevşe'nin kebap yaparken


-Atilla Menevşe ile röp.


Haber-Kamera: Yusuf BAŞTUĞ/ ADANA,


=========================================================


Muradiye'de hizmet atağı


VAN Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Mustafa Yalçın, Muradiye ilçesi'nde yapımı devam eden mezbahane, hayvan pazarı, semt pazarı ve itfaiye merkezinde incelemelerde bulunup, çalışmalar hakkında bilgi aldı.


Van ve İlçelerdeki yatırımlarına her geçen gün bir yenisini ekleyen Van Büyükşehir Belediyesi, bu kamsamdaki çalışmalarını sürdürüyor.  Muradiye İlçesi'ne giden Genel Sekreter Mustafa Yalçın, Yardımcısı Mehmet Yaşar ve ilgili daire amirleri ilçede yapımı devam eden  hayvan pazarı, semt pazarı, su deposu ve itfaiye merkezinde incelemelerde bulunarak çalışmalar hakkında bilgi aldı. Yalçın, Muradiye İlçesi'nin hizmetin en iyisine layık olduğunu belirterek şöyde konuştu:


"Muradiye; çok güzel hizmete müsait şirin bir ilçe. Ama önceki dönemlerde ihmal edilmiş ve yapılması gereken hizmetlerde birikmiş. Biz ilçenin öncelikli olan işlerini yapmaya başladık. İlçe merkezi ve mahalle yollarıyla birlikte 61 kilometrelik asfaltlama çalışması yaptık. Yine bitme aşamasına gelen hayvan pazarı ve mezbahaneyide en kısa zamanda hizmete açacağız. İlçemiz modern bir mezbahanaya ve hayvan pazarına kavuşacak. İlçenin en büyük sorunlarından biride içme suyu sıkıntısı. Biz bu sıkıntıyı göz önünde bulundurarak halkımızın talepleri doğrultusunda yeni bir su deposu yapıyoruz. Bu deponun inşaatına önümüzdeki hafta başlayacak. Bu deponun bitmesiyle birlikte ilçede 4 su deposu olacak. Bu depolarla Muradiye'nin su sıkıntısını çözmeyi hedefliyoruz.İlçeye dört aracın aynı anda çıkabileceği bir bina yapıyoruz. Bina  bu yıl içersinde hizmete girecek. Allah lazım etmesin bir yangında bir afette İlçenin önemli bir ihtiyacını karşılayacak. Büyükşehir Belediyesi tarafından önümüzdeki hafta içersinde yapılacak ihaleyle de ilçemize güzel araçlar tahsis edeceğiz. Şimdiden tüm yatırımlarımız halkımıza hayırlı uğurlu olsun."


Muradiye Kaymakamı Harun Yücel ise, ilçeye uzun yıllardan beri hizmet gelmediğini söyledi. Kaymakam Yücel, Muradiye'nin büyük sorunları bulunduğunu anlatırken, "Büyükşehir Belediyemizin desteğiyle yoğun bir çalışma temposuna girdik. Vatandaşlarımız çalışmalardan oldukça  memnun. Bizde bu mutluluk ve azimle çalışmalarımızı devam ettireceğiz" dedi.


GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ


---------------------------


-Muradiye ilçesi'nde incelemelerde bulunan Van Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Mustafa yalçın


-ilçedeki mezbahane'de incelemelerde bulunup bilgi alırken


-Detaylar


-Yalçın'ın açıklaması


-Yeni yapılan hayvan pazarı yerinde incelemelerde bulunan Yalçın ve beraberindekiler


-Genel ve detay


Haber-Kamera: Arif KARAKAŞ/VAN, -


=============================================

Haber Yayın Tarihi: 08.10.2017 11:41 Kaynak: DHA



Son Dakika

Ferdi Tayfur, dün akşam bir anda dünyada gündem oldu
Firari FETÖ'cü Hakan Şükür: Dolandırıldım, tüm birikimim gitti İngiltere yasak ilişki rezaletini konuşuyor! Gardiyan, uyuşturucu baronuyla birlikte oldu

Son Dakika Haberleri