Son Dakika Haberleri: Dha Yurt Bülteni-3

Dha Yurt Bülteni-3

2 ay önce İlandır

Datça'daki o inşaat tepki ve cezalara rağmen hızla yükseliyorMUĞLA'nın Datça ilçesinde imara kapalı Sarı Liman Mevkisi'nde bir süre önce yapımına başlanan kaçak inşaat, çıkan haberlere ve kamuoyu tepkilerine ayrıca kesilen cezalara rağmen tüm hızıyla ilerliyor.

Dha Yurt Bülteni-3, System.String[]
Datça'daki o inşaat tepki ve cezalara rağmen hızla yükseliyor

MUĞLA'nın Datça ilçesinde imara kapalı Sarı Liman Mevkisi'nde bir süre önce yapımına başlanan kaçak inşaat, çıkan haberlere ve kamuoyu tepkilerine ayrıca kesilen cezalara rağmen tüm hızıyla ilerliyor. Otel inşaatı olarak bilinen yapıyla ilgili işçiler, "Otel değil, villa yapılıyor" dedi.  

Datça ilçe merkezine 15 kilometre mesafedeki 1'inci derece doğal ve 3'üncü derece arkeolojik SİT alanı içerisinde kalan inşaat, 2'nci kata kadar yükselirken, Datça Belediyesi İmar Müdürlüğü ekiplerince 2'nci kez mühürlendi. Binanın 2'inci katına asılan mühre rağmen işçiler, bu kez de kaçak inşaatın hemen yanındaki alana havuz yapımına başladı. Datça Belediyesi, kaçak inşaat nedeniyle tapu sahibi Vahdet Görgülü adına kesilen para cezasını artırdı. Datça Belediyesi Encümeni, ilk kesilen para cezasından sonra inşaata devam edildiğinin tespit edilmesi üzerine, ikinci kat da dikkate alınarak, metrekare hesabına göre iki ayrı ceza daha kesilmesine karar verdi. Böylelikle kaçak inşaata kesilen para cezasının toplam 63 bin TL'ye yükseldiği öğrenildi.

KAMUOYU TEPKİLİ

Belediyenin suç duyurusundan sonra Cumhuriyet Savcılığı'nın kaçak inşaatla ilgili olarak harekete geçmesi bekleniyor. Datça Belediyesi tarafından, kaçak inşaatın iki katına birden asılan mühürlere rağmen, işçilerin göz göre göre inşaata devam etmeleri şaşkınlık yarattı. Türk Ceza Kanunu'nun 184'üncü maddesine göre yapı ruhsatı alınmadan veya ruhsata aykırı olarak bina yapan, yaptıran ve göz yuman kişilere, bir yıldan 5 yıla kadar hapis cezası verileceğine hükmedilmesine rağmen kaçak inşaata devam edilmesi, kamuoyunda tepkiyle karşılandı. Bir aylık sürenin dolması beklenmeden mühürlenen inşaatta yapım çalışmalarının, kolluk güçlerince derhal durdurulması isteniyor.

OTEL DEĞİL VİLLA YAPILIYORMUŞ

Öte yandan işçiler, kaçak inşaatla ilgili yeni bir iddia ortaya attı. Datça kamuoyunda bugüne kadar kaçak otel inşaatı yapıldığı iddia edilirken; DHA muhabirinin ısrarlı soruları üzerine görüşlerini belirten işçiler, "Otel değil, villa yapılıyor" dedi. Bugüne kadar inşaat sahibi ile hiç karşılaşmadıklarını ifade eden işçiler işlemlerin, ismini vermekten kaçındıkları bir avukat aracılığıyla yürütüldüğünü söylemekle yetindi. Datça Belediye Başkanı CHP'li Gürsel Uçar ise, Sarı Liman Mevkisi'nde süren kaçak inşaatla ilgili gerekli tüm yasal işlemlerin eksiksiz bir şekilde yerine getirildiğini belirtirken, 27 Nisan'da yasal bekleme süresinin sona ermesinden sonra kaçak inşaatın belediye ekiplerince yıkılarak, masrafların inşaat sahiplerinden tahsil edileceğini söyledi.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ:

-------------------------------

Datça'da doğal ve arkeolojik SİT alanı içinde yapılan kaçak inşaatın ön tarafında havuz yapılması

Sarı Liman Mevkiindeki inşaattan görüntü

Kaçak inşaatın ikinci katından deniz ve doğa manzarasından görüntü

Kaçak inşaatın ikinci katına asılan belediye mühründen görüntü

Genel ve Detay görüntü

Haber- Kamera: Mehmet ÇİL/ DATÇA (Muğla),

===========================================

Polise çarpan sürücü:  Trafik yoğundu, kaçacak yer bulamadım

Konya'da makam aracıyla Polisevi'nden çıkan Vali Yakup Canbolat'a selam veren polis memuru Vedat Selvi'ye çarpan sürücü Mürsel Sarı'nın ifadesi ortaya çıktı. Kazadan sonra serbest kalan Sarı, ifadesinde, "Polisevi'nin önüne yaklaştığımda 200 metre kala bir polisin yol ortasında durduğunu gördüm. Frene bastım; ancak duramayıp, çarptım. Polise çarpmamak için kurtarmak istedim; ancak yol trafiği yoğun olduğu için kaçabilecek yer bulamadım" dedi.  

Kaza, geçen 10 Nisan günü Polis Teşkilatı'nın 173'üncü kuruluş yıldönümünde meydana geldi. Polisevi'nden makam aracıyla çıkan Vali Yakup Canpolat'a yol güvenliği alan polis memuru Vedat Selvi(53), selam vermek istedi. Bu sırada yoldan geçen Mürsel Sarı (37) yönetimindeki 42 ZD 282 plakalı otomobil, cadde ortasındaki polis memuru Selvi'ye çarptı. Çarpmanın şiddetiyle savrulup düşen Selvi yaralandı. O anlar ise güvenlik kamerasına yansıdı. Kazanın ardından aracından inen sürücü Sarı'nın olayın şokuyla havaya zıpladığı görüldü. Kazayı gören Vali Canbolat da makam aracından inip Selvi'nin yanına koşup, yardım etti. 

EŞİT KUSURLU BULUNDULAR

Tedavisi süren polis memuru Selvi'nin sağlık durumunun iyi olduğu belirtildi. Selvi ve Sarı'nın kazada eşit oranda kusurlu oldukları yönünde kaza raporu hazırlandığı kaydedildi.

'POLİSE ÇARPMAMAK İÇİN KURTARMAK İSTEDİM 

Sürücü Sarı da  polisteki ifadesinin ardından serbest bırakıldı. Trafiğin yoğun olduğunu ve kaçacak yer bulamadığını belirten Selvi'nin, ifadesinde "Eve giderken Polisevi'ne yaklaştığımda 200 metre kala bir polisin yol ortasında durduğunu gördüm. Frene bastım; ancak duramayıp, çarptım. Polise çarpmamak için kurtarmak istedim; ancak yol trafiği yoğun olduğu için kaçabilecek yer bulamadım."dediği öğrenildi. 

Kaza ile ilgili soruşturma sürüyor. 

Görüntü Dökümü:

-----------------------

Kaza anı güvenlik kamerası 

Polisevinin dışından detay

Haber- kamera: Tolga YANIK KONYA,

===========================================

Manisa lalesini koparana 48 bin 625 lira ceza

Manisa'da yılda sadece bir kez açan ve koruma altına alınan 'Manisa lalesi' (tulipa orphanidea), bu yıl havaların erken ısınmasıyla birlikte 20 gün önce çiçek açtı. Spil Dağı Milli Parkı'nda özel bir alanda yetişen Manisa lalesini koparanların 48 bin 625 lira ceza ödeyeceği açıklandı.

Spil Dağı Milli Parkı'nda yetişen Manisa lalesi, havaların ısınmasıyla çiçek açmaya başladı. Endemik ve koruma altındaki Manisa lalesi, özel önlemlerle korunuyor. Her yıl mayıs ayı başında açan laleler, bu yıl hava sıcaklıklarındaki artışla birlikte yaklaşık 20 gün önce çiçek açtı. Sadece Spil Dağı'nda belirli bir alanda yetişen lalelerin etrafı da yılkı atlarının zarar vermemesi için çitlerle çevrildi. Manisa lalesinin çiçek açtığını gören vatandaşlar, fotoğraflarını çekti, özel olan laleleri dikkatle inceledi. 

KOPARANA PARA CEZASI VAR

Özel bir tür olan ve tehlike altında bulunan Manisa lalesinin korunması için de özel önlemler alınıyor. Çiçeklere veya soğanlara zarar verilmesi halinde bu türün hızla yok olma riski bulunuyor. Bu özel türe zarar verip, biyolojik çeşitliliği tahrip edenlere de geçen yıl Çevre Kanunu'na göre 42 bin 479 lira ceza uygulanırken, bu yıl bu rakamın 48 bin 625 liraya yükseldiği belirtildi. 

GENETİK ÇALIŞMALARI YAPILIYOR

Doğa Koruma ve Milli Parklar 4'üncü Bölge Müdürü Kerim Gençoğlu, "Ülkemizde lalenin 17 türü var. Manisa yöremize de özgü Spil Dağı'nda yetişen özel bir Manisa lalesi türümüz var. Bu türle ilgili Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu'nun talimatıyla, 2015 yılında Tür Eylem Planı başlatıldı. Manisa lalesinin Ahmetli ve Demirci yörelerinde de yetişen genetik olarak farklılıklar gösteren benzerleri var. Biz Manisa Celal Bayar Üniversitesi ile birlikte Manisa lalesinin genetik araştırmalarını yapıyoruz" dedi. Manisa lalesinin bu yıl erken çiçek açtığını dile getiren Gençoğlu, "Manisa lalesi endemik bir türdür ve koruma altında olan bir türdür. Vatandaşlarımızı uyarıyoruz. 'Fotoğraflarını çekin. Milli Parkımıza gidin, laleleri görün ama lütfen koparmayın, zarar vermeyin' diyoruz. Çünkü Manisa lalesi nesli, tehlike altında bir türdür. Bununla ilgili 2872 Çevre Kanunu'nda çok ağır cezalar var. Vatandaşları bu konuda bilgilendirmek bizim görevimizdir. Bu güzel milli parkı hep birlikte korumalıyız" diye konuştu. Manisa Lalesinin dar bir alanda çiçek açtığını kaydeden Gençoğlu, "Biz o alanı koruma altına aldık, uyarıcı levhalar astık. İnsanlar lalelerin açtığı yerlere gitsinler, bu laleleri görsünler. Milli Park halkımıza açıktır" dedi. 

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ:

-------------------------------

Çiçek açan Manisa lalelerinden görüntü

Manisa lalelerini çekenlerden görüntü

Lalelerin açtığı alandan genel görüntü

Koparılmasının yasak olduğunu yazan levhalardan görüntü

Doğa Koruma ve Milli Parklar 4.üncü Bölge Müdürü Kerim Gençoğlu'nun konuşması

Haber- Kamera: Nermin UÇTU- İlker KILIÇASLAN/ MANİSA,

     

============================================

Hayat kurtaran motorize ekipler, görev başında

İzmir'de motorize 112 Acil Servis doktorları, dar sokaklarda, trafiğin yoğun olduğu anlarda vakalara müdahale ediyor. Hayat kurtaran motorize ekipleri trafikte gören sürücüler, doktorları polis sanınca ortaya ilginç görüntüler çıkıyor. Doktor Vural Akçay, trafikte kendilerini gören sürücülerin, hemen emniyet kemerini taktığını ve araç kullanma şeklinin değiştiğini söyledi. 

İzmir'de 112 Acil Servis doktorlarından oluşan 5 motorize ekip bulunuyor. Ekipler, Karşıyaka, Hatay, Göztepe-Güzelyalı-Küçükyalı- Mustafa Kemal Sahil Bulvarı bölgesi, Çeşme ve Buca'da görev yapıyor. Motorize ekiplerin bir yılda müdahale ettikleri vaka sayısı, 2 bin 500'ü buluyor. Hayat kurtaran motorize ekipler, ilk müdahale ekipleri olarak da adlandırılıyor. Sürekli sokaklarda olan ve özellikle trafiğin yoğun olduğu saatlerde veya ambulansların giremediği bölgelere giden ekiplerde görevli doktorlardan Vural Akçay (45), toplumun 'motorize doktor' kavramına pek alışık olmadığını belirtti. Çalışırken öncelikli müdahale etmeleri gereken vakaların yaşanan trafik kazaları sonucu yaralananlar olduğunu ifade eden Vural Akçay, günlük ortalama baktıkları vaka sayısının 10'u bulduğunu belirtti. Yaz aylarında bu sayının arttığını ifade eden Akçay, motorize doktorların, trafikte polis ekipleri ile karıştırıldığını da belirterek, yaşadıkları ilginç anıları şu ifadelerle paylaştı: "Toplum motosikletle çalışan doktor kavramına alışık değil. Bu nedenle bizi gören önce kendine bakıyor, emniyet kemeri takılı değilse önce onu takıyor. Araç kullanması daha farklı oluyor. Genelde polislerle karıştırılıyoruz."

"EMEKLİ OLMAMI İSTİYORLAR"

Çeşme'de görevli olan İsmail Öz (55) de sürekli yollarda olduklarını belirtti. 2010 yılından bu yana motorize ekip olarak çalıştığını kaydeden İsmail Öz, eşi ve oğlunun, korktukları için motorize ekiplerden emekli olmasını istediğini kaydetti. İşini severek yaptığını söyleyen Öz, "Özellikle boğulma vakaları, düşme vakaları, tarfik kazaları vakaları yaz aylarında oldukça artıyor. Çeşme'de zaman zaman ambulanslar vakalara yetmeyebiliyor. Biz, ambulansların yetmediği yerde olaya müdahil oluyoruz. Vakayı sakinleştirmeye çalışıyoruz, olayı yumuşatmaya çalışıyoruz. Bizim arkamızdan da ambulans gelip, vakaya müdahale ediyor. Böylelikle 'Nerede bu devlet, nerede bu ambulas' kavramı bir miktar bizim sayemizde kalkmış oluyor. Çünkü vatandaş hekimle karşılaşıyor" dedi. Zaman zaman trafikte sorun yaşadıklarını da aktaran Öz, şunları söyledi: "Trafikte motosikletli sürücüleri çok da fazla adam yerine koymuyorlar. Motosikletleri araç yerine bile koymuyorlar. Bu işi severek yapıyoruz ama Türkiye'de motorize güvenliği çok az."

"BİZİ DE EVDE BEKLEYENLER VAR"

Motorize ekiplerde çalışmaya 3 ay önce başlayan Dr. Hüseyin Öncü Üstündağ (26), özel hayatında da motosiklet kullandığını vurguladı. Trafikte motosikletlerin dikkate alınmadığından yana şikayetlerini aktaran Üstündağ, kendilerini de evde bekleyenlerin olduğunu ifade ederek, "İnsanların saygısızlığından dolayı muzdaribim. Motosikletler de insan taşıyor. Biz hayat kurtarmaya gidiyoruz. Bizi de evde bekleyenlerin olduğunu unutmasınlar. Görev esnasında yaşadığımız en büyük sorunlardan biri de vatandaşlar. Vatandaşlarda şöyle bir algı var. '5 saniye içerisinde olay yerine ambulans gelsin.' Ama ne yazıkkı ışınlanmayı henüz bulamadık. Trafik kazalarında büyük sıkıntı yaşıyoruz. Halkımızın kazaları izleme gibi bir huyu var. Ben doktor olarak polislik yaptım. Çünkü trafik durdu ve trafiği açmak zorunda kaldım" dedi. 

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ:

-------------------------------

-Motorize ekiplerin vakaya müdahale anı

-Ekiplerin açıklamaları

-Genel ve detay görüntü

Haber: Umut KARAKOYUN- Kamera: Tekin GÜRBULAK/ İZMİR,

=============================================

Liseli Gülcan, terk edilince intihar etmiş

Adana'da Seyhan Baraj Gölü'nde cesedi bulunan lise öğrencisi Gülcan K.'nin (16), erkek arkadaşı Y.A. (17) tarafından terk edilince bunalıma girip, intihar ettiği ortaya çıktı. Olayın ardından ifadesi alınan Y.A.'nın, "9 aydır akadaştık, ayrılmak istediğimi söyledim. 'Sana olan aşkımı ispatlamak için canına kıyarım' dedi. Numara yaptığını sandım. Çok üzgünüm" dediği öğrenildi.

Olay, pazartesi günü  Çukurova ilçesi Adnan Menderes Bulvarı Seyhan Baraj Gölü'nde meydana geldi. Yürüyüş yapanlar, suda ceset görünce polisi aradı. Olay yerine polis, sudan çıkarılan cesedin, İbn-i Sina Kız Sağlık Meslek Lisesi 11'nci sınıf öğrencisi Gülcan K.'ye ait olduğu tespit etti. Adli Tıp Kurumu'nda otopsi yapılan genç kızın cenazesi, ailesi tarafından teslim alınarak toprağa verildi. Olayın ardından soruşturma başlatan Cinayet Büro Amirliği ekipleri, Gülcan K.'nin cep telefonundaki görüşmeleri incelemeye aldı. Genç kızın son olarak Y.A. ile görüştüğü saptayan polis, 12'nci sınıf öğrencisi Y.A.'nın ifadesine başvurdu. Gülcan K. ile 9 aydır arkadaş olduklarını anlatan Y.A., "2 gün önce ayrılmak isteğimi söyledim, kendisine mesaj attım. Olayın olduğu gün bana, 'Sana olan aşkımı kanıtlamak için canıma kıyarım' diye mesaj attı. Beni kazanmak için numara yaptığını düşündüm, intihar edeceğine hiç ihtimal vermedim. Çok üzgünüm" dedi.

Görüntü Dökümü:

------------------------

**arşiv**

Kızın göldeki cesedi

Göl kenarındaki eşyaları

Olay yeri inceleme ekibinin çalışması

Bir gencin konuşması

Ağlayan bir kadının konuşması

Kızın gölde genel görüntüleri

Olay yerindeki vatandaşlardan görüntüler

Cesedin çıkarılması

Sedye ile taşınması

Kalabalığın dağılması

SÜRE: 02'31" BOYUT: 154 MB

Haber: Çağlar ÖZTÜRK-Kamera: ADANA,

==============================================

'İyilik Hareketi' üyeleri, sokakta yemek dağıttı 

Erzurum'da, 'Güçlü İyilik Hareketi' üyesi bir grup üniversite öğrencisi, seyyar arabaya koydukları yiyecekleri sokakta çalışanlar ve çocuklara dağıttı. Evde yaptıkları pasta, börek, kurabiye ve etli pilavı, yükledikleri 'Güçlü İyilik Arabası' ile şehrin en işlek cadde ve sokaklarında gezen öğrenciler, yiyecekleri özellikle çocuk ve sokakta çalışanlara ikram etti. Yiyeceklerden isteyenler de geri çevrilmedi.

Atatürk Üniversitesi'nin çeşitli fakültelerinde öğrenim gören Güçlü İyilik Hareketi'nin yardım sever üyeleri acıkan ancak cebinde parası olmayanların karnını doyurdu. Evde yaptıkları bir birinden lezzetli pasta, börek, kurabiye ve etli pilavı, yükledikleri 'Güçlü İyilik Arabası' ile şehrin en işlek cadde ve sokaklarında gezdiler. Yiyecekleri özellikle çocuk ve sokakta çalışanlara ikram eden öğrenciler, isteyenleri de geri çevirmedi. Halka yiyeceklerle birlikte çocuk istismarı ile ilgili hazırladıkları iyilik görevi kartlarını da dağıttıklarını söyleyen Atatürk Üniversitesi Eczacılık Fakültesi öğrencisi ve Güçlü İyilik Hareketi'nin Genel Koordinatörü Ravzanur Eker, şöyle dedi: "Güçlü İyilik Ailesi olarak sokaktaki çocuklar için Güçlü İyilik arabamızla ücretsiz yemek dağıttık. Erzurum soğuk bir yer ve dışarıda zor şartlarda çalışan ağabeylerimize, amcalarımıza da ikramlarımız oldu. Çocukların karnını doyurduktan son onlarla oyun oynayıp mutlu etmeye çalışan ekibimiz aynı zamanda "çocuk istismarı" ile ilgili hazırladığımız iyilik görevi kartlarını dağıttık. Bu kartlarla amacımız bir çocuğun sesi olmak yerine bütün çocukların sesini çıkarması için toplumu bilinçlendirmek. Kartlarımızla ve güçlü iyilik arabamızla çocuklar için farkındalık oluşturmayı hedefliyoruz. Arabamızdaki yemeklerimiz ise yaptığımız duyurulardan sonra tamamen gönüllülük esasıyla yardımcı olmak isteyen çevremizdeki insanların destekleriyle oluşturuldu. Onlara da teşekkürü borç biliriz. Bugün burada bir çocuğun yüzündeki gülümsemenin sebebi biz olabilmişsek ne mutlu bize." Ücretsiz dağıtılan yiyeceklerle birlikte balonlardan alan çocuklar, üniversiteli ağabey ve ablalarına teşekkür etti.

Görüntü Dökümü

---------------------

yemek dolu seyyar araba

-Öğrencilerin yiyecekleri dağıtması

-Çocukların teşekkür etmesi

-Güçlü İyilik Hareketi'nin Genel Koordinatörü Ravzanur Eker ile röp

(Süre: 3.13 Dk. 353 MB)

Haber-Kamera: Turgay İPEK/ ERZURUM,

============================================

Kadınlar kurdu, çocuklar kullanacak

Sosyal medya üzerinde kurulduktan sonra bir gönüllü ordusu haline gelen 'Kadınsal Hareketler Bunlar' grubu, İzmir'in Balçova ilçesindeki Başöğretmen Atatürk İlkokulu ve Ortaokulu'na kütüphane kurdu. Türkiye'deki ilk online kermeste satış yapan üyelerin bağışlarıyla hazırlanan kütüphane, çocukların katılımıyla açıldı. İzmir'de yaşayan evli ve 3 çocuk annesi 40 yaşında Filiz Akın'ın Mayıs 2016'da kurduğu 'Kadınsal Hareketler Bunlar' grubu, birçok yardım faaliyetinden sonra bir okula kütüphane kurdu. Kimi restoranındaki kahvaltı menülerinden ya da kozmetik malzemelerin satışından kazandığını, kimisi de pasta, el işi ya da örgü malzemesi satarak elde ettiği geliri #khbkütüphanekermesi etiketi ile bağışladı. 120 kadının bağışlarıyla Başöğretmen Atatürk İlkokulu ve Ortaokulu'na 1500 kitabın bulunduğu bir kütüphane kuruldu. Kütüphanenin açılışına Balçova İlçe Milli Eğitim Müdürü Erhan Atilla, Okul Müdürü Turgay Türkan, 'Kadınsal Hareketler Bunlar' grubunun kurucusu Filiz Akın, grup üyeleri ve öğrenciler katıldı. 

BAĞIŞÇILARIN İSİMLERİ PANOYA YAZILDI

Okul Müdürü Turgay Türkan, iki yıldır kütüphanenin yenilenmesini ve çocukları için çekim alanı olmasını istediklerini söyleyerek destek olanlara teşekkür etti. Türkiye'deki ilk online kermesi hayata geçirip kütüphane kurduklarını anlatan Filiz Akın, "Biz kadınlar; dinden, siyasetten konuşmadan, birbirimizi ötekileştirmeden, aynı pencereden farklı yönlere baksak da, birbirimizin elini hiç bırakmadık. Azı çok ettik, yoku var ettik. Bugüne aylar süren çaba sonunda emek emek geldik ve sözün senet olduğunu gösterip, bu uğurda tüm katılımcılarımızın isminin yazılı olduğu panomuzu gururla kütüphanemize astık. Kadınsal Hareketler Bunlar platformu olarak, eğitimin çocukken başladığının bilinciyle her yıl bir kütüphane kurarak eğitime destek olmaya ve 'İyilik bulaşıcıdır' sloganımıza yakışır desteklerle, bizden daha az şanslı insanların gözlerinde ışık olmaya devam edeceğiz" diye konuştu. Üyelerin kütüphanenin kurulumunu yapan Mavi Pusula Eğitim ve Yardımlaşma Derneği'ne (MAPUDER) ödeme yaptığını belirten Akın, ellerini paraya hiç sürmeden kurdukları kütüphanenin 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı öncesi bitmiş olmasının çocuklar kadar kendilerini de mutlu ettiğini dile getirdi. Türkçe öğretmeni Tuğba Tezer de çocukların kitap okuma alışkanlığının bu renkli kütüphane sayesinde daha da artacağını belirterek, destek verenlere teşekkür etti.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ:

-------------------------------

-Kütüphane hazırlığı ve kurulumundan görüntü

-Kadın bağışçılardan görüntü

-Açılış kurdelesinin kesilmesi

-Filiz Akın'ın konuşması

-Kütüphaneyi gezen çocuklardan görüntü

Haber - Kamera: Nevra UÇKAÇ/ İZMİR,

============================================

Didimli muhtar öğrencileri uçurtmayla sevindirdi

Aydın'ın Didim ilçesinde 37 yıldır Hisar Mahalle Muhtarlığı görevini yaparak, taraflı tarafsız herkesin takdirini alan Muhtar Bahri Aşık, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı öncesinde, her yıl olduğu gibi Cumhuriyet İlkokulu'nda okuyan öğrencileri uçurtma dağıtarak sevindirdi.

Hisar Mahallesi halkının 37 yıldır muhtarlık görevine layık gördüğü Muhtar Bahri Aşık, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı'nda Cumhuriyet İlkokulu'nda okuyan öğrencilere uçurtma dağıttı. Muhtar Aşık, kendi cebinden 400 uçurtma alarak, okulda öğrencilere tek tek dağıttı. Her yıl mahallesinde eğitim gören çocuklara uçurtma dağıttığını belirten Muhtar Bahri Aşık, çocukları mutlu etmenin kendisini de mutlu ettiğini ifade ederek, "23 Nisan, Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün çocuklara armağanıdır. Ben de çocukları ve öğrencileri çok seviyorum, bunu tüm mahalle halkı bilir. Çocuklar bizim geleceğimiz. Onlar benden her yıl uçurtma almaya alıştıklarını için ben de onları kırmayarak onları memnun ediyorum. Her yıl 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı öncesinde çocuklara uçurtma dağıtıyorum. Böylece hem kendim, hem de çocuklar mutlu oluyorlar. Muhtar olduğum sürece her 23 Nisan'da çocuklara uçurtma dağıtmaya devam edeceğim" dedi.

Aşık, yıl içinde muhtarlığa gelen çocuklara da uçurtma dağıtarak onları sevindirdiğini söyledi.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ:

------------------------------

-Didim Hisar Mahallesi Muhtarı Bahri Aşık'ın  uçurtma hediye etmesi

-Muhtarı Bahri Aşık ile röp.

-Çocukların muhtarın elinden uçurtmalarını almaları

-Genel ve detay görüntü

Haber-Kamera: Bahattin ALBAYRAK/ DİDİM (Aydın),



3 Çocuk Annesi, Nikah İşlemleri İçin Evrak Gönderdi, Adına Onlarca GSM Hattı Açıldı! 20 Dakika Süren Dolu Yağışı Hayatı Felç Etti, 6 Kişi Hastanelik Oldu

Acun Ilıcalı Yunan Takımından Rodanthi'nin Hilmi Cem'den Hoşlandığını Açıkladı