Son Dakika Haberleri: Dha Yurt Bülteni -5

Dha Yurt Bülteni -5

6 gün önce

Eber Gölü yeniden hayat bulduAfyonkarahisar İleri Biyolojik Atık Su Arıtma Tesisi'nde arıtılan sular, Akarçay üzerinden Eber Gölü'ne gönderiliyor.

Dha Yurt Bülteni -5, System.String[]
Eber Gölü yeniden hayat buldu

Afyonkarahisar İleri Biyolojik Atık Su Arıtma Tesisi'nde arıtılan sular, Akarçay üzerinden Eber Gölü'ne gönderiliyor. Afyonkarahisar Belediye Başkanı Burhanettin Çoban, "2011'den beri tesisimizden tamamen arıtılmış sularımızı Eber Gölü'ne gönderiyoruz. Eber bir kuş ve balık cenneti. Daha önce maalesef yanlış sulama varken, artık 2011 yılından itibaren bunların tamamı ortadan kalkmış oldu. Eber Gölü sayemizde kurtulmuş oldu" dedi.

Afyonkarahisar- Konya yolu üzerinde, Afyonkarahisar Belediye Başkanı Çoban'ın girişimleri, Afyonkarahisarlı olan, dönemin Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu'nun desteğiyle 2011'de yaptırılan İleri Biyolojik Atık Su Arıtma Tesisi hizmete alındı. Afyonkarahisar Belediyesi'nce yaklaşık 12 milyon euroluk yatırım bedeliyle inşa edilen ve günlük 44 bin metreküp kapasiteye sahip tesis, Türkiye'de azot ve fosfor giderimi yapabilen, Avrupa Birliği (AB) standartlarındaki 3- 4 tesis arasında yer alıyor.

7 GÜN 24 SAAT KONTROL

Afyonkarahisar Belediyesi ile merkeze bağlı 7 belde belediyesi ve 10 köye hizmetin verildiği tesis, toplam 280 bin kişinin atık sularını arıtıyor. Afyonkarahisar'da bulunan tüm işletmelerin, sanayi sitelerinin ve organize sanayi bölgesinin atık sularının tamamı bu tesiste arındırılırken, tesis, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Sürekli Atık Su İzleme Sistemi ile 7 gün 24 saat kontrol ediliyor.

110 MİLYON METREKÜP ATIK SU ARITILDI

Tesiste AB standartlarında atık su arıtımı yapılırken, arıtılan sular, Akarçay üzerinden Eber Gölü'ne deşarj ediliyor. Arıtma tesisinin faaliyete geçirildiği 2011 yılından itibaren yaklaşık 110 milyon metreküp atık su arıtımı gerçekleştirildi. Bu arıtma işleri için 8 yılda toplam 50 milyon liralık harcama yapılırken, yatırım maliyeti olan 12 milyon euro da hesaba katıldığında atık suların arıtılması ve Eber Gölü'nün korunması için 122 milyon liralık harcama yapıldı.

ARITILAN SULAR TARIM ARAZİLERİNDE KULLANILACAK

Tesiste arıtılan suların dezenfekte edilerek, tarımsal sulamada kullanılması için de çalışmalar sürdürülürken, atık suların doğrudan tarla sahiplerinin arazilerine iletilip, tarımda kullanılacağı belirtildi. Bölgede kuru tarımdan sulu tarıma geçilerek, tarımsal gelirde önemli artış sağlanması hedefleniyor. Proje, yeniden kullanım olarak Türkiye'de uygulanacak ilk proje olarak gösteriliyor. Yaklaşık 10 bin dönüm arazinin sulanması için sulama sistemi inşaatının yüzde 80'inin tamamlandığı ve 2019 yılı içinde devreye alınacağı kaydedildi.

'BÜYÜKŞEHİR OLMAMAMIZA RAĞMEN TESİSİ YAPTIK'

Afyonkarahisar Belediye Başkanı AK Parti'li Burhanettin Çoban, tesisin örnek olduğunu belirterek, "Büyükşehir olmamamıza rağmen 2009 yılından beri aslında büyükşehirmiş gibi çevreci bir belediye anlayışına hakim olduk ve bunu hayata geçirdik. Bunlardan bir tanesi atık su arıtma tesisimiz" dedi. 

'GÜNLÜK 40 BİN METREKÜP SU GELİYOR'

Tesise günlük 40 bin metreküp atık su geldiğini kaydeden Başkan Çoban, merkezin yanı sıra belde ve köylerin atık sularının da tesise gelerek, arıtıldığını söyledi. Çoban, şöyle konuştu:

"Burada son derece modern sistemlerle Çevre ve Şehircilik Bakanlığı standardında su arıtılıyor. Biz burada sadece Afyonkarahisar merkezinin atık sularını değil; hem merkezimizin hem 7 belediyemizin ve ilaveten 10 köyümüzün atık sularını arıtıyoruz. İlkokullardaki tüm öğrencilerimizi belirli periyotlarla buraya getirerek, atık su bilinci nedir onlara gösteriyoruz. Şimdiye kadar 22 bin öğrenciyi tesisimizde gezdirdik. Bunun yanında Türkiye'de örnek bir tesis. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'mız tarafından tesisimiz övgüyle anılıyor. Yine üniversitelerimiz çevre mühendisliği bölümü öğrencileri, derslerini uygulamalı olarak bizzat burada yapıyor."

'TÜRKİYE'DE HERKESİN ÖRNEK ALDIĞI TESİS'

Tesise giren atık suyun arıtıldıktan sonra berrak hale dönüştüğünü uygulamalı anlatan Çoban, "Tesisimiz yılda 365 gün 24 saat esasına göre çalışıyor. Şu gördüğünüz az önce tesisten aldığımız giriş suyumuz. Şu da tesisimizden çıkan suyumuz. Gördüğünüz gibi tamamen berrak bir su. Biz bunu Akarçay'ımıza bırakıyoruz. Akarçay'ımız nereye gidiyor? Bir kuş cenneti olan ve çok güzel bir gölümüz olan Eber'e gidiyor. 2011 yılına kadar maalesef şehrimizin, köylerimizin ve kasabalarımızın atığı direkt Akarçay üzerinden Eber'e gidiyordu. Eber Gölü tabiri caizse tamamıyla çevre felaketiyle karşı karşıya kalacaktı; ama 2011 yılında sağ olsun o zaman ki bakanımız Veysel Eroğlu beyin destekleriyle biz bu tesisimizi ilimize kazandırdık. Tesisimiz zamanın fiyatları ile 12 milyon euroya mal oldu. Türkiye'de herkesin örnek aldığı bir tesis" diye konuştu.

'ARITILMIŞ SUYLA 10 MİLYON METREKARE SULANACAK'

Arıtılmış suyun tarımsal alanda sulama için kullanılması yönünde yapılan çalışmalarda sona gelindiğini kaydeden Başkan Çoban, arıtılmış su ile 10 milyon metrekare tarımsal alanın sulanabileceğini söyledi. Çoban, açıklamasına şöyle devam etti:

"Türkiye'de olmayan bir uygulamamız daha var. Bu nedir? Az önce bahsettiğim gibi günlük 40 bin metreküp su giriyor ve çıkıyor. Çıkan sular Akarçay üzerinden Eber Gölü'ne gidiyor. Burada yine müthiş bir proje başlattık ve Türkiye'de bir ilk. Şu an Hollanda ve İran bu projeyi takip ediyor. Çıkan arıtılmış sularımızı tarımsal sulamada kullanmak istiyoruz. Bununla ilgili bir dezenfekte ünitesi imalatına başlandı. Şu an çalışmalar devam ediyor. Bittiği zaman arıtımdan çıkan sular tarımsal sulamaya uygun hale geldiği için Karaaslan köyü ve Sülümenli beldesi gibi 10 bin dekar yani 10 milyon metrekare tarla sulama imkanına kavuşmuş olacak. Modern bir sulama ile damlama sulama sistemleriyle 10 bin dekar tarlamız da inşallah sulanmış olacak ki bu da Türkiye'de bir ilk."

'EBER GÖLÜ SAYEMİZDE KURTULDU'

İleri Biyolojik Atık Su Arıtma Tesisi'nde arıtılan suların kuş ve balık cenneti olan Eber Gölü'ne gönderildiğini dile getiren Başkan Çoban, bu sayede Eber Gölü'nün de kurtulduğunu vurguladı. Çoban, "2011 yılından beri tesisimizden tamamen arıtılmış sularımızı Eber Gölü'ne gönderiyoruz. Eber Gölü'müz bir kuş ve balık cenneti. Eber Gölü'müzden birçok tarlamız ve meyve ağacımız sulanıyor. Daha önce maalesef yanlış sulama varken artık 2011 yılından itibaren bunların tamamı ortadan kalkmış oldu. Eber Gölü sayemizde kurtulmuş oldu" dedi.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ

----------

Tesisin DRONE görüntüsü

Tesis girişinden detay

Tesisin ölçüm tabelasından detay

Tesis içerisinden detay

Laboratuvarda çalışmalar yapılırken detay

Arıtılmış ve arıtılmamış su numunelerinden detay

Havuzlardan detay

Havuzlardan görevliler numune alırken detay

Bakanlığın izleme konteynırından detay

Genel detaylar

Belediye Başkanı Çoban'ın karşılanmasından detay

Başkan Çoban ile röp

Çoban konuşmasında numuneleri gösterirken

Başkan Çoban ve numunelerden detay

Haber-Kamera: Satılmış AKKAŞ/AFYONKARAHİSAR,

================

Siyah havuç üreticisi dertli

Konya'nın Ereğli ve Karapınar ilçelerinde yetişen siyah havuç, başta ABD, Avrupa ve Uzakdoğu olmak üzere 25 ülkeye ihraç ediliyor. Bölge çiftçisi yükselen maliyetler nedeniyle para kazanamamaktan dertli.

Topraktaki kireç ve potasyum dengesinin elverişli olması nedeniyle Ereğli ve Karapınar ilçelerinde 25 bin dekarlık alanda siyah havuç üretiliyor. Yıllık üretilen 120 bin ton havucun yaklaşık 90 bin tonu, gıda ve kozmetik sanayinde, doğal gıda boyası olarak kullanılmak üzere fabrikalara veriliyor. ABD, Avrupa ve Uzakdoğu olmak üzere 25 ülkeye ihraç edilen siyah havuç, ekonomiye yaklaşık 45 milyon euro katma değer sağlıyor. Siyah havucun geri kalan kısmı da iç piyasaya satılıyor ve bunun büyük bir bölümü de şalgam üretiminde kullanılıyor. İçeriğindeki antitoksin madde nedeniyle kanser hastalığına da iyi geldiği düşünülen siyah havucun tüketimi fazla ilgi görüyor. 

ÜRETİCİ KAZANMIYOR 

Mayıs ayında ekilen ve kasım ayında hasadı yapılan  havucun bölge açısından önemli bir ürün olduğunu söyleyen çiftçi Ayhan Erkol, üreticinin para kazanamadığını dile getirerek, şunları söyledi:

"Maliyetler yükseldi. Şu an ne havuç ekilir, ne de para kazanılır. 1 dönüm tarladan 3 ila 4 ton havuç hasat ediyoruz ve maliyeti ise 2 ila 3 bin lira. Kilosunu ise fabrikalara 47 kuruşa satıyoruz. Ürettiğimiz ürün artık maliyetini bile karşılamıyor. Fabrikalar alım fiyatını yükseltmezse, önümüzdeki yıllarda havuç üretimi düşer. Çünkü ben para kazanamadığım hatta zarar ettiğim ürünü niye ekip, yetiştireyim." Siyah havuç ile hem bölgenin hem de ülkenin adının yurtdışına duyurulduğunu belirten Erkol, "Yetkililer ve fabrika sahipleri, üreticinin sesine kulak versin. Kulak verilmezse havuç üretimi de biter" dedi.

Görüntü Dökümü 

------------------

Dronle havuç hasatından detay

Hasadın yapılması 

Röportaj 

Haber- Kamera: Atilla ATMACA EREĞLİ KONYA DHA))

====================

Mama çalarken yakalanan şüpheli, başka marketten de ayçiçek yağı çalmış

Diyarbakır'da girdiği markette, reyondan aldığı bebek mamasını montunun içine gizleyip çalmak isterken kasiyere yakalanan şüphelinin, bu kez başka marketten 5'er litrelik 2 ayçiçek yağı çaldığı anlar kameralara yansıdı.

İskanevleri semtinde bulunan market zincirinden 23 Şubat'ta mama çalarken kasiyerlere yakalanan kimliği belirsiz kişinin başka marketlerde de hırsızlık yaptığı ortaya çıktı. Şüpheliyi çaldığı mamalarla birlikte yakalayan kasiyerlerin ürünü geri aldığı için şikayetçi olmadıkları öğrenilirken, polis kentteki diğer marketlerde de araştırma başlattı.

Yapılan araştırmalarda, güvenlik kamerasına yansıyan şüphelinin, başka markette farklı hırsızlık olaylarına karıştığı ancak iş yeri yetkililerinden şikayet olmadığı belirlendi. Bağlar ilçesi Sento Caddesi üzerinde bulunan markette 11 Mart'ta meydana gelen hırsızlık da kameralara yansıdı. Görüntülerde, şüphelinin 5'er litrelik 2 ayçiçek yağını çaldığı anlar yer aldı.

Marketlerde mama ve çeşitli ürünler çaldığı belirlenen şüphelinin yakalanması için Asayiş Şube Müdürlüğü Hırsızlık Büro Amirliğince çalışma başlatıldı.

Görüntü Dökümü:

--------

Şüphelinin yağları alma anı

Şüphelinin yağları alarak uzaklaşması

Genel ve detay görüntüler

GÖRÜNTÜ BOYUTU: 839 KB

Haber: Canan ALTINTAŞ- Kamera: DİYARBAKIR,

================

Denetimli serbestlikle cezaevinden çıktılar, koyun sürüsü sahip oldular

Bursa'nın İnegöl ilçesinee yaşayan ve cezaevinden Denetimli Serbestlik şartıyla çıkan İsmail Uslu ile Bahattin Demirtaş, başvurdukları İŞ-KUR'un desteğiyle koyun sürüsü sahibi oldular.

İnegöl Cumhuriyet Başsavcılığı Denetimli Serbestlik Şube Müdürlüğü ile Türkiye İş Kurumu (İŞ-KUR) İnegöl Şubesi tarafından hükümlülerin sosyal hayata adaptasyonunun sağlanması amacıyla açılan kursa katılan İsmail Uslu (39) ve Bahattin Demirtaş (56), kurs belgesiyle başvurdukları İŞ-KUR'dan küçükbaş desteği aldılar. Geçtiğimiz yıl toplam 50 bin lira civarında destek alan iki hükümlü, aldıkları küçükbaş hayvanlar sayesinde iş sahibi oldu. İlk olarak 65 koyunla hayvan yetiştiriciliğine başlayan iki hükümlü işi büyüterek bir senede 140 küçükbaş hayvan sahibi oldu.

"MÜCADELE VEREN KAZANIR"

Kocakonak Mahallesinde küçükbaş hayvan yetiştiriciliği yapan İsmail Uslu(39), "İşlemiş olduğumuz suçlardan cezamızı çektik ve denetimli serbestlik şartı ile cezaevinden çıktık. İŞ-KUR aracılığıyla 25 bin lira destek ve 30 civarında koyun aldık. Bir senede sadece benim sürüm 70 koyuna ulaştı. Tüm hükümlü arkadaşlarımız bu desteklerden yararlanabilir. Mücadele veren kazanır. Devlet böyle bir imkan veriyor. Devletimizin verdiği destekle iyi duruma geldik. " dedi. Yeni Yörük mahallesinde küçükbaş hayvan yetiştiriciliği yapan Bahattin Demirtaş (56) ise, "Denetimli serbestlik kapsamında İŞ-KUR desteğine başvurdum. Destek kabul edildi. Bana 35 koyun verdiler. Şu anda 60 civarında koyunum var. Üretimimizi artırmaya devam edeceğim. Devletimizden Allah razı olsunö dedi.

Görüntü Dökümü

---------

-Hayvanlardan, sürüden ve ahırlardan görüntüler

İş-Kur tabelasından görüntüler

-Hükümlülerden görüntüler

Röportajlar

Süre:  2.16 Boyut: 246 MB

Haber-Kamera: Yavuz YILMAZ/INEGOL,DHA

==================

Tiyatro bileti alabilmek için 26 saat sıra bekledi

Adana'da yaklaşık 300 sanatsever, bu yıl 21'ncisi düzenlenen Devlet Tiyatroları Sabancı Uluslararası Adana Tiyatro Festivali oyunlarından tükenmeden biletlerini alabilmek için dün sabah kuyruğa girmeye başladı. Sıraya ilk giren Saadet Ballı, 26 saatlik bekleyişin ardından toplamda 21 bilet satın aldı.

Biletleri geçen yıl 2 saatte tükenen ve bu yıl 21'inci kez düzenlenen Devlet Tiyatroları-Sabancı Uluslararası Adana Tiyatro Festivali kapsamında sergilenecek olan 8'i yabancı, 14'ü yerli, 31 oyunun biletleri bugün sabah 10.00'da satışa çıktı. 15 TL'ye satılan biletleri tükenmeden satın almak isteyen yaklaşık 300 tiyatrosever, dün sabah saatlerinen itibaren Hacı Ömer Sabancı Kültür Merkezi'nde uzun kuyruklar oluşturdu. Tiyatro severler, geceyi bilet kuyruğunda geçirirken, bazılarının kamp çadırında uyuması dikkat çekti.

9 YILDIR İLK BİLETİ SATIN ALIYOR

Tiyatroseverlerden Saadet Ballı, son 9 senedir olduğu gibi bu yıl da ilk bileti satın alan isim oldu. Toplamda 26 saat sıra beklediğini kaydeden Ballı, "21 tane oyun bileti satın aldım. Her yıl geliyorum, her yıl ilk bileti ben satın alıyorum. Elbette ki beklediğime değiyorö dedi. Pelin Erkoçu ise yılda bir kez gerçekleşen bu festivalde yerli ve yabancı tiyatro gruplarını izleme fırsatı bulduklarına değinerek, "Böyle bir fırsat olduğu için çok şanslıyız. Dün saat 10.00'dan bu yana sıra bekleyen insanlar var. Oyunlar çok iyi ama bu sıra beklemenin keşke başka bir yolu olsa veya tüm biletler internetten satılsa çok daha iyi olabilirö diye konuştu. Geceyi çadırda geçiren Sungur Alp Can da son 2 yıldır festival oyunlarını takip ettiklerini dile getirdi. 27 Mart Dünya Tiyatro Günü'nde 21. kez perde açacak festival biletlerinin önümüzdeki saatlerde tükenmesi bekleniyor.

Görüntü Dökümü

----------------

Hacı Ömer Sabancı Kültür Merkezi'nin dış görüntüsü

Bilet Kuyruğundan detay görüntüler

Çadır kurup bekleyen genç ile röp

İlk biletleri alan kadın ile röp

Sırada bekleyen genç kız ile röp

-Genel ve detay görüntüler

SÜRE: 03'58"  BOYUT 439 MB

Haber: Nuri PİR-Kamera: Can ÇELİK/ADANA,

================

Sivas'ta kar yağışı

Sivas'ta sabah erken saatlerde başlayan kar yağışı kentte etkili olurken, hava sıcaklığı sıfırın altına indi.

Hava sıcaklığının mevsim normallerinde seyrettiği Sivas'ta, gece saatlerinde başlayan yağmur sabah saatlerinde yerini kar yağışına bıraktı. Meteoroloji verilerine göre kar yağışının görüldüğü saatlerde hava sıcaklığı sıfırın altında 2 derece olarak  ölçüldü. Kentteki soğuk havanın etkisini birkaç gün daha sürdüreceği öğrenildi. Kar yağışı tarihi kent meydanında güzel görüntüler oluşturdu. 

Görüntü Dökümü:

----------

-Kent merkezinden görüntüler

-Kar yağışı

Haber-Kamera:  İrfan ÖZŞEKER/SİVAS,  

===================

Çapraz dölleme ile doğan çift başlı yavru balıklar şaşırtıyor 

Rize'de, 30 yıldır alabalık yetiştiriciliği yapan Mustafa Memoğlu (70), alabalıklara çapraz dölleme yaparak 500 bini aşkın yavru balık elde etti. Çapraz döllemeyle farklı balık ırkı da geliştiren Memoğlu'nun tesisinde, tek gövdede, çift başlı, birbirine yapışık yavruların yer alması, görenleri şaşırttı.

Çamlıhemşin ilçesi Fırtına Deresi'nde, 30 yıldır alabalık yetiştiriciliği yapan Mustafa Memoğlu, çapraz dölleme yaparak farklı balık ırkı geliştirmeyi amaçladı. Bu yıl ilk kez Fırtına Deresi'ndeki kırmızı benekli alabalık ile gökkuşağı kültür alabalığına çapraz dölleme yapan Memoğlu, ortaya yeni bir ırk çıkarmayı başardı. Kaynak alası ile kırmızı benekli alabalığa da çapraz dölleme yapan Memoğlu, 1 milyona yakın yumurtadan 500 bini aşkın yavru elde etti. Bu yavrulardan bazılarında genetik bozukluklar ortaya çıktı. Döllme ile genetik bozukluğu görülen bazı balıkların ise tek gövdeli, çift başlı, birbirine yapışık olması dikkat çekti. Gövdesi tek, başı çift olan yavru albino balıklar, görenleri de şaşırttı.

'İLGİNÇ BİR ŞEYLE KARŞILAŞTIM'

Alabalık üreticisi Mustafa Memoğlu, 30 yıldır alabalık yavrusu ürettiğini ve yurt dışına da sattığını belirterek, dölleme ile ortaya çıkan çift başlı yavru balığı ilk kez gördüğünü söyledi. Memoğlu, "Çiftliğimde 3 ayrı tür balık üretiyorum. Bu yıl farklı bir şey yapmak istedim. Fırtına Deresi'ndeki kırmızı benekli alabalık erkeği ile gökkuşağı kültür alabalığının yumurtasına çaprazlama bir dölleme yaptım. Bir gen değişikliği olsun, nasıl bir ırk çıkacak diye görmek istedim. Bir de yurt dışından gelen kaynak alası ile kırmızı benekli alabalığa da çaprazlama dölleme yaptım ve ilginç bir şeyle karşılaştım. Ben de ilk kez gördüm. Yumurtadan çıkan yavrular arasında 2 başlı olan, göbekten birbirine yapışık değişik bozuk balıklar var. Albino balıkların yanında değişik renklerde balıklarda çıktıö dedi.

'BU YAVRULARI ÖZENLE BÜYÜTECEĞİM'

Araştırma Enstitüsü ve Su Ürünleri Fakültesi'ndeki hocalarla iletişime geçeceğini de kaydeden Memoğlu, "Bu yavruları çok özenle büyüteceğim. Bakalım büyüyecekler mi, sonrasında bir müdahale gerekecek mi? Operasyonla mı ayrılacak? Hocalarla görüşüp teknik bilgi alacağım. 1 milyona yakın yumurta sağıyorum, 500 binin üstünde yavru var. Sakat olan çok az ama renkleri farklı olan yavru çok oldu. Büyüyünce gerçek renkleri o zaman belli olacak. Lezzeti nasıl olacak? Doğaya uyum sağlayacak mı? Araştırma yaptık; 'nasıl bir ırk çıkacak' diye denemek istedim. Belki çok güzel, kaliteli bir ırk olur, lezzeti daha güzel olur, hastalıklara daha dayanıklı olur. Fırtına Deresi'ne de bu yavrulardan salacağım. Küçük sulara da bırakacağım. Şelale ve göllere de bırakacağım. Sonucu 3 ay sonra net olarak göreceğizö diye konuştu.

Görüntü Dökümü

--------

Çiftlikteki balıklardan görüntüler

Çift başlı balıkların görüntüleri

Alabalık görüntüleri

Memoğlu konuşma

Detaylar

Haber-Kamera:  Arzu ERBAŞ/ÇAMLIHEMŞİN (Rize), -

=================

DJ Betül, kadınlar arası eğlencelerin aranan yüzü oldu

Antalya'da 3 yıldır profesyonel DJ'lik yapan Betül Hünerci (39), kadınların kendi aralarında düzenlediği eğlencelerin aranan yüzü oldu.

Betül Hünerci, Antalya'da 3 yıldır profesyonel olarak DJ'lik yapıyor. Hünerci, kadınların kendi aralarında düzenlediği etkinliklerde kadın DJ eksikliğini hissederek bu mesleği seçtiğini söyledi.

Küçükken kapı gıcırtısına dahi oynadığını söyleyen Betül Hünerci, "Setup'ın başında olmak ve o kulaklığı takmak benim için mükemmel bir duygu. Severek, isteyerek ve haz duyarak yapıyorum mesleğimi. Kulaktan dolma bir DJ değilim, sertifikalarımı aldım ve tamamen bu mesleğe kendimi adadım. Düğün, nişan ve özellikle kına gecelerinde hizmet veriyorum. Geline ve gelinin arkadaşlarına en unutulmaz geceyi yaşatmak, onları eğlendirmek için çabalıyorum. Küçükken kapı gıcırtısına dahi oynardım. Şimdi ise onları oynatıyorum. İnsanları eğlendirmek, bana da zevk veriyor" açıklamasında bulundu.

'MUHAFAZAKARLIK OLARAK DÜŞÜNMEMEK LAZIM'

Hemcinslerinin bazen müzikleri planlayacak ve eğlenceye yön verecek kişinin kadın olmasını isteyebildiğini ve bu durumun doğal olduğunu ifade eden Hünerci, "Sadece muhafazakarlık olarak düşünmemek lazım. Bazen kadınlar, kendi aralarında daha rahat olur. Eğlenceye daha rahat devam etmeleri açısından kadın DJ ayrıntısı da önemli olabilir" dedi.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ

-------------

Hünerci'den görüntü

Etkinlik alanından genel görüntü

Başörtülü DJ Betül Hünerci'den röp.

Setup'tan görüntü

355 MB/// 01.50ö

HABER- KAMERA: Berkay KUNT/ANTALYA,



Erdoğan, Kendisine Uzatılan Notta Telefon Numarasını Göremeyince Talimatı Verdi Can Eriğin Tanesi 3 TL'den Satılıyor Devlet Bahçeli, Erken Seçim Sorusuna Net Yanıt Verdi Teröristbaşı Abdullah Öcalan İçin Bir Tutuklu PKK'lı Daha İntihar Etti