Son Dakika Haberleri: Dha Yurt Bülteni-6

Dha Yurt Bülteni-6

3 yıl önce

1)KURTULMUŞ'TAN HALEP'TEKİ CAMİ SALDIRISI AÇIKLAMASI: "SİVİLLERE ZARAR VERİLMESİ İNSANLIK SUÇUDUR"BAŞBAKAN Yardımcısı Numan Kurtulmuş, Suriye'nin Halep şehri Cina Köyü'ndeki camiye yapılan hava saldırısını "İnsanlık ve savaş suçu" olarak niteleyip, CHP Antalya Milletvekili Deniz Baykal'ın,...

Dha Yurt Bülteni-6, System.String[]
1)KURTULMUŞ'TAN HALEP'TEKİ CAMİ SALDIRISI AÇIKLAMASI: "SİVİLLERE ZARAR VERİLMESİ İNSANLIK SUÇUDUR"

BAŞBAKAN Yardımcısı Numan Kurtulmuş, Suriye'nin Halep şehri Cina Köyü'ndeki camiye yapılan hava saldırısını "İnsanlık ve savaş suçu" olarak niteleyip, CHP Antalya Milletvekili Deniz Baykal'ın, anayasa değişikliği paketine eleştirerek, "Böyle bir yetkiyi peygambere versen peygamberi bozarsın. Olmaz, kimseye bu yetki verilmez, verilmemeli..." sözleriyle ilgili de "Böyle bir benzetme yanlış bir benzetmedir, batıl bir benzetmedir ve milletin inançlarını küçük düşürecek bir benzetmedir. Kabul etmiyoruz" dedi.

Çanakkale'de bulunan Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş, bu sabah programına Çanakkale Valisi Orhan Tavlı'yı ziyaret ederek başladı. Valilik önünde bürokratlar tarafından karşılanan Kurtulmuş, ardından Valilik anı defterini imzaladı. Beraberinde Çanakkale Valisi Orhan Tavlı ve AK Parti Çanakkale Milletvekili Ayhan Gider ile birlikte basın mensuplarının gündeme ilişkin sorularını yanıtlayan Kurtulmuş, Suriye'nin Halep şehri Cina Köyü'ndeki camiye yapılan hava saldırısına ilişkin soruya, "Tabii ki Suriye'deki bu gelişmeler herkesi üzüyor. 6 yıldır devam eden bir savaş var. Bunun ilk 3 yılı bir iç savaş şeklinde, son 3 yılı ise vekalet savaşları şeklinde gelişti. Şu anda neredeyse terör örgütlerinin hepsinin cirit attığı bir ülke. Maalesef, dünyanın bütün ordularının da bir şekilde savaşın içerisine dahil olduğu bir Suriye'den bahsediyoruz. Bir an evvel Suriye'de barışın sağlanması için müzakerelerin hızlandırılması gerektiği kanaatindeyiz. Suriye halkının istediği, yani öyle tepeden inme, zorla kabul ettirilmiş bir barış değil, 600 bin insanını kaybeden, Halep'i, Şam'ı Humus'u, bütün büyük şehirleri yerle bir olmuş olan Suriye'nin halkının kabul edeceği bir barışın sağlanmasını arzu ediyoruz. Bunun için de üzerimize düşen sorumluluğu yerine getirmeye gayret ediyoruz. Ancak dün akşam ki olay gibi maalesef son derece üzücü olaylar ortaya çıkıyor. Olan sivil halka oluyor. Bu olayın detaylarını henüz bilmiyoruz. Kim tarafından bombalandığını, bu bombalamanın arkasındaki güçlerin kimler olduğu çok detaylı bir şekilde bilinmiyor. Kim olursa olsun, sonuçta sivillere zarar verilmesi insanlık suçudur, kabul edilebilir bir durum değildir. Bir an evvel herhalde önümüzdeki saatler içerisinde burada esas suçlunun kim olduğu, bombanın niye patlatıldığı, kimler tarafından buranın bombalandığı ortaya çıkacaktır. Şu aşamada net bilgimiz olmadığı için bir şey söylemiyoruz ama ne olursa olsun bu bir insanlık suçudur, bir savaş suçudur. Sivillerin, camide bulunan insanların, bir ibadethanenin bombalanmasını kabul etmek mümkün değildir" dedi.

"BATIL, MİLLETİN İNANÇLARINI KÜÇÜK DÜŞÜRECEK BİR BENZETMEDİR"

CHP Antalya Milletvekili Deniz Baykal'ın, referandumda oylanacak anayasa değişikliğini eleştirdiği Trabzon'daki konuşmasındaki, "Böyle bir yetkiyi peygambere versen peygamberi bozarsın. Olmaz, kimseye bu yetki verilmez, verilmemeli..." sözleri hatırlatılarak bu konudaki düşüncesi sorulan Kurtulmuş, şunları söyledi:

"Gerçekten kabul edilebilir bir söz değildir. Bir, önce peygamberler beşerdir ama şaşmazlar. Beşer şaşar lafı son derece yanlış bir laf. Peygamberler bizim inancımıza göre masumdurlar, suçsuzdurlar. Peygambere inanmanın gereği peygamberlerin suçsuz olduğuna inanmaktır. İkincisi, Hazreti Peygamber'den sonra artık bir peygamber gelmeyeceği için bunun üzerinden bir benzetmede bulunmak son derece yanlış ve çirkindir. Üçüncüsü, bir seçim, referandum kampanyası yapıyoruz. 'Hayır' dersiniz, 'hayır'ı başka gerekçelerle izah edebilirsiniz. Ancak, 'hayır'ı izahta zorlandığınız zaman böyle bir sözün söylenmesi asla kabul edilemez. Bu doğrudan doğruya dinin siyasete alet edilmesidir. Dini değerlerin siyasi kaygılarla harcanmasıdır. Baykal, tecrübeli bir siyasetçi. Ümit ederim ki bunları kast etmediğini çok kısa bir süre içerisinde açıklayacaktır. Aksi takdirde milletimizin büyük çoğunluğunun inançlarını tahrip etmiş olur. Yani küçük düşürmüş olur. Bu da doğru değildir. Kabul edilebilir bir durum değildir. Kendisinden bir açıklama bekliyorum. 'Sözlerim yanlış anlaşıldı onu kast etmedim' demesi, ne kast ettiyse onu açık bir şekilde ortaya koyması lazım. Böyle bir benzetme yanlış bir benzetmedir, batıl bir benzetmedir ve milletin inançlarını küçük düşürecek bir benzetmedir. Kabul etmiyoruz."

Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş, valilik ziyaretinin ardından Gelibolu'ya geçti.

Görüntü Dökümü

------------------------

-Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş'un Valilik önünde karşılanması.

-Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş'un açıklamaları.

( Haber-Kamera: Burak GEZEN/ ÇANAKKALE,

==============================================================

2)CHP LİDERİ KILIÇDAROĞLU: DEVLET ADAMI DİLİNİ TUTMAYI BİLECEK

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, çeşitli açılış ve ziyaretler Aydın'a geldi. Referandum çalışmalarını da yürüten Kılıçdaroğlu, kentteki ilk ziyaretini Buharkent İlçesi'ne yaptı. Burada kahvehanede vatandaşlarla oturan Kemal Kılıçdaroğlu, sandıktan 'evet' çıkması durumunda gerginliklerin kutuplaşmaların sona ereceğinin söylendiğini hatırlatarak "Kutuplaşmayı siz yaratınız. Yurt dışında yaşayan herkes, Türkler diken üstünde. Acaba bizi geri gönderecekler mi? diye. Diline hakim olamayan adam devleti iyi yönetemez. Devleti iyi yönetecek adam diline hakim olacak. Söylediği lafın nereye gideceğini bilecek" dedi. CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, çeşitli açılış ve ziyaretler Aydın'a geldi. Referandum çalışmalarını da yürüten Kemal Kılıçdaroğlu, kentteki ilk ziyaretini Buharkent İlçesi'ne yaptı. Burada cadde üzerinde vatandaşları selamlayan esnafı ziyaret edip işlerini soran CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, daha sonra bir kahvehaneye gitti. Burada vatandaşlarla çay içen Kılıçdaroğlu, daha sonra otobüs üzerinden konuştu. Rejimin değiştirmek istendiğini öne süren Kılıçdaroğlu, şunları söyledi:

"Tek adam rejimine geçmek istiyorlar. Elimizi vicdanınıza koyup 16 Nisan'da sandığa gedeceğiz. Doğrusu nedir? Eğrisi nedir? Vatandaş sandığa gidecek. Erzurum Kongresi'ni tek adam yapmadı. Sivas Kongresi'ni tek adam yapmadı. Amasya Tamimi'ni tek adam yayımlamadı Hep birlikte mücadele ettik. Bir kişiye bütün yetkiler verilmez dedik. Söylemeye devam ediyoruz. Önümüzde fırsat var. Demokrasiyi savunma güçlendirme fırsatı. Bütün yetkileri bir adama mı verelim? Ortak aklı mı etkin kılalım? Mesele bu kadar basittir. Tek adamların olduğu rejimlere bakalım. Saddam vardı Irak'ta ne oldu? Kaddafi vardı Libya'da ne oldu? Suriye'nin durumu malum. Biz kendi devletimizi kurarken bütün yetkileri tek adama vermedik. Milli iradeyi biri kişi neden kaldırsın. Beraber çalışıp mücadele edeceğiz. Benim sorumluğum var. Sizin de sorumluluğunuz var. Bir kişi neden her şeye hakim olsun. Bizim aklımız yok mu?"

"ŞU SORUNUN CEVABINI MERAK EDİYORUM"

"Evet' diyenlerin 'rejim değişikliği değil' dediğini hatırlatan Kılıçdaroğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:  "Rejim değişikliği değil de nedir? Suriye'de de, İran'da da, Libya'da da cumhuriyet vardı. Aynı rejimiydi. 140 yıllık parlamento geleneğimiz var. Bakanlar kalkacak. Hiçbir milletvekili bakan olmayacak. Başkanın kaç yardımcısı olacak kimse bilmiyor. Çünkü yetki bir kişide, kimse bilmiyor. Şimdi söz sizde millette. 'Neden Anayasa Mahkemesi'ne gitmiyorsunuz' dediler. Mustafa Kemal Atatürk'ün şu sözünü hatırlatalım. Amasya'da söyledi. 'milletini istiklalini, yine milletini azim ve kararlığı kurtaracaktır'. Milletin istiklalini 2017 yılında yine milletini azim ve kararlılığı kurtaracaktır. Sandığa gidip tek adamlığa karşı çıkacaksınız. Şu sorunun cevabını hep merak ediyorum. Cumhurbaşkanı tarafsız mı olmalı? Cumhurbaşkanı partizan mı olmalı? Partizan olsun diyorsanız giden 'evet' verin. Ama partizan olmasın diyorsanız, memleketin hayrı için 'hayır' oyunu kullanın. Bunu söylüyorum."

"KUTUPLAŞMAYI SİZ YARATTINIZ"

Sandıktan 'evet' çıkması durumunda gerginliklerin kutuplaşmaların sona ereceğinin söylendiğini de hatırlatan Kılıçdaroğlu, "Kutuplaşmayı siz yarattınız. Yurt dışında yaşayan herkes, Türkler diken üstünde. Acaba bizi geri gönderecekler mi? diye. Diline hakim olamayan adam devleti iyi yönetemez. Devleti iyi yönetecek adam diline hakim olacak. Söylediği lafın nereye gideceğini bilecek. Denizli işadamları merak ediyor. 'İhraç ettiğimiz malları Avrupa'ya gönderiyoruz, onlarda almazsa kime satacağız' diyorlar. Domatesi, fasulyeyi, tekstili nereye satacaksınız?" dedi. Bu sırada vatandaşların 'Barzani' diye seslenmesi üzenine Kılıçdaroğlu, "Davet ettiler değil mi. Buraya getirdiler. Biliyorsunuz" karşılığını verdi.

"EVET'İ ANLATAMIYORLAR"

Referandumda 'hayır' oyu için destek isteyen Kılıçdaroğlu, "Hayır diyenlere terörist diyorlar. Çünkü nedene evet diyeceğini anlatamıyorlar. Çünkü buna evet diyecek tarafı yok. Bir kişiyi ikna ettiğimiz zaman Türkiye Cumhuriyeti'ni 24 saatte ele geçirebilirsiniz. Bunlar FETÖ diyorlardı. '35 yılda paralel devlet kurdular' diyorlar. 35 yıla gereke yok, bir kişi her şeyi yapacak. 1 Mart tezkeresini unutmayın meclis buna izin vermedi. Bu meclis milli iradeyi temsili eden meclistir. Beraber kardeşçe yaşamak için. Bayrağın altında onurumuzla yaşamak için" sözleriyle konuşmasını bitirdi. Otobüsün önünden vatandaşları selamlayan CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Nazilli'ye gitmek üzere yola çıktı.

Görüntü Dökümü

----------------

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun açıklamaları

Genel ve detay görüntüler

(Taylan YILDIRIM - Burhan CEYHAN/ AYDIN

=====================================================

3)LİBYA'DA BATAN GEMİNİN KAYIP MÜRETTEBATINDAN 2'Sİ ZONGULDAKLI KARDEŞLER

LİBYA'da batan Türk bandıralı kuru yük gemisinin kayıp 5 mürettebatı arasında Zonguldaklı 45 yaşındaki Cevceddin ve 41 yaşındaki Celalettin Tunca kardeşlerin de olduğu belirtildi. Şirket yetkililerinin haber verdiği Tunca kardeşlerin ailesi büyük üzüntü yaşadı. İstanbul'dan Libya'ya mermer tozu götüren Tınaztepe-S adlı kuru yük gemisi, Misurata Limanı açıklarına demirlediği sırada olumsuz hava koşulları nedeniyle dün sabah saatlerinde battı. Hepsi Türk olan mürettebattan 8'i kurtarılırken, 5'i kayboldu. Kaybolan mürettebat arasında Zonguldak'ın Keller Köyü'nde oturan Cevceddin ve Celallettin Tunca kardeşler olduğu da öğrenildi. 15 yıllık gemici Cevceddin ile 5 yıllık Celalletin Tunca'nın 5 yıldır aynı gemide çalıştıkları belirtildi.

İYİ HABER BEKLİYORLAR

İki kardeşin kaybolduğu haberi köyde yaşayan annesi 76 yaşındaki Hanife ve babası 88 yaşındaki Nurettin Tunca ile diğer yakınlarını üzüntüye boğdu. 3 çocuk babası Cevceddin Tunca'nın eşi Gülseren Tunca gözyaşı dökerken, iyi haber beklediklerini söyledi.

Emekli maden işçisi baba Nurettin Tunca, oğullarının makine dairesinde çalıştığını söyleyerek, "En son 5 gün önce telefonda konuştuk. Libya'ya gittiklerini söylediler. Yıllardan beri birlikte gemilerde çalışıyorlar. Çocuklarımızın bulunmasını istiyoruz. Bir an önce haber almak istiyoruz" dedi. Anne Hanife Tunca ise geminin battığını ve kayıplar arasında çokcuklarının da olduğunu şirket yetkililerinin kendilerine söylediğini anlatarak, "Bekliyoruz burada. Hiçbir haber verenimiz yok. Yetkililer bize destek olsun. Haberleri izliyoruz bir şey öğreniriz diye" dedi.

Gözyaşlarına boğulan iki kardeşin ablası 47 yaşındaki Sevgi Adakoğlu da "Benim iki kardeşim gemiye gitti dönemedi. Birinin 3 tane çocuğu var. En son konuştuğumuzda helalleştik. Bana, 'Yurt dışından bir şey istiyor musun?' dedi. Bir süre dönemeyeceğini söyledi. Cumhurbaşkanı, başbakan bizim sesimizi duysun. Yetkililerden bize ulaşan olmadı. Bize yardım etsinler. Allah'ım onları bize bağışlasın. Benim kardeşlerim daha gençler. Onları bize kavuştursunlar. Ben onlar olmadan yaşayamam" dedi.

Görüntü Dökümü:

--------------------------

-Baba Nurettin Tunca ile röp.

-Anne Hanife Tunca ile röp.

-Abla Sevgi Adakoğlu ile röp.

-Muhtar Kazım Aldemir ile röp.

-Ailenin ağlaması

-Televizyondan haberleri izlemesi

-Evden detaylar

Süre: (6.39) Boyut: (212 MB)

Haber-Kamera: Gürkay GÜNDOĞAN/ZONGULDAK,

=====================================================

4)ALİ FUAT YILMAZER'İN AVUKAT KIZI İSTANBUL'A GÖNDERİLDİ

İSTANBUL Cumhuriyet Savcılığı'nın talimatı üzerine gözaltına alınan İstanbul eski İstihbarat Şube Müdürü Ali Fuat Yılmazer'in Sakarya Barosu'na kayıtlı avukat kızı Fatma Saadet Yılmazer sağlık kontrolünden geçirildikten sonra İstanbul'a gönderildi.

İstanbul Cumhuriyet Savcılığı'nın talimatı üzere İstanbul eski İstihbarat Şube Müdürü Ali Fuat Yılmazer'in kızı avukat Fatma Saadet Yılmazer Adapazarı'nda gözaltına alındı. Sakarya Emniyet Müdürlüğü'ne bağlı ekipler, Fatma Saadet Yılmazer'in evinde arama yaptı. Babasının avukatlığını yapan Fatma Saadet Yılmazer'in evinde yapılan aramada babasına ait 3'ü ruhsatlı biri ruhsatsız 4 tabanca ele geçirilirken, bilgisayar, hard disk, hafıza kartı, telefon, 1 dolarlar, Bank Asya'ya ait hesap cüzdanları ve terör örgütünün elebaşı Fethullah Gülen'e ait kitap ve CD'lere el konuldu. Bugün Sakarya Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde sağlık kontrolünden geçirilen Fatma Saadet Yılmazer, İstanbul Emniyet Müdürlüğü'ne götürüldü. Yılmazer hastaneden çıkarken gazetecilerin sorularına cevap vermedi.

Görüntü Dökümü

------------------------

Sağlık kontrolü için getirildiği hastaneden çıkarılışı

Zafer TOKUŞ-Aziz GÜVENER/ADAPAZARI(Sakarya),

=======================================================

5)BİTLİS'TE PKK/KCK OPERASYONU: 12 GÖZALTI

BİTLİS Emniyet Müdürlüğü ekipleri tarafından PKK/KCK'ya yönelik yapılan operasyonlarda, aralarında emekli bir polisin de bulunduğu 12 şüpheli gözaltına alındı.

Bitlis Valiliği tarafından yapılan açıklamada, PKK/KCK terör örgütünün faaliyetlerinin deşifre edilmesi ve engellenmesine yönelik olarak sürdürülen çalışmalar kapsamında, Bitlis Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şubesi ekipleri tarafından eş zamanlı operasyon düzenlendiği belirtildi. Açıklamada şöyle denildi:

"17 Mart 2017 tarihinde PKK/KCK terör örgütüne milis/işbirlikçilik faaliyetlerinde bulunmak, terör örgütü propagandası yapmak suçlaması ile, aralarında Tatvan HDP ilçe Başkanı, Bitlis İHD eski başkanı ve emekli bir polis memurunun da bulunduğu 13 şahsa yönelik 12 adrese Bitlis merkez, Tatvan, Güroymak ve Ahlat İlçelerinde eş zamanlı olarak operasyon düzenlendi. Operasyonda H.C., İ.C., M.K., T.N., E.Ö., C.T., M.R.A., K.A., M.T., M.Ö., E.K., M.S., yakalanarak gözaltına alınmış, haklarında adli tahkikata başlanılmıştır."

Görüntü Dökümü (Polis Kamerası)

---------------------------

-Ekiplerin operasyona çıkmaları

-Yolda ilerlemeleri

-Ekiplerin operasyon yapacakları mahalleye girmeleri

-Göz altına alınanların hastaneye sağlık kontrolüne getirilmesi

-Detay görüntüler

Özcan ÇİRİŞ/ BİTLİS,-

=======================================================

6)TÜKETİCİLER BİRLİĞİ: ORANTISIZ GÜÇ, HAKEM HEYETLERİNE BAŞVURULARI AZALTTI

TÜKETİCİLER Birliği Genel Başkanı Mahmut Şahin, kaymakamlıklarda kurulan Hakem Heyetleri'ne 2014 yılında 5 milyon başvuru yapılırken, bu rakamın 2016'da 1 milyon 700 bine düştüğünü belirterek, "Bizim yıllarca uğraşıp almış olduğumuz hakların, bir gecede yapılan düzenlemeyle tekrar bankalara verildiğini gördük. Dolayısıyla burada orantısız bir güçle karşı karşıyayız. O haklar bir çırpıda elimizden alınınca, doğal olarak hakem heyetlerine başvurular da azaldı" dedi.

Tüketiciler Birliği ve Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından, 15 Mart Tüketiciler Günü nedeniyle "Tükenmeden Tüketelim" konulu bir konferans düzenlendi. Kadir Has Kültür Merkezi'nde düzenlenen konferansa, Tüketiciler BUirliği Genel Başkanı Mahmut Şahin, Milli Eğitim Müdürü Osman Elmalı, okulların müdür yardımcıları ve herber öğretmenler katıldı. Konferansta konuşan Tüketiciler Birliği Genel Başkanı Şahin, "İnsanlarımızın hak arama bilincindeki zaafını biliyoruz. Özellikle kamuda hak aramak, hakkımı arıyorum demek, çok zor. İnsanlarımız, hak aradıklarında horlanmışlardır, zorluk çıkarılmıştır, yüzlerine dahi bakılmamıştır. Hakkını almaktansa, bu zorluklar karşısında hakkından feragat etmiş çok insan tanıyorum. Mahkemelerin yüzü soğuktur, 'Adamın suratına bak, mahkeme duvarı gibi' deyimi boşuna yerleşmemiştir" ifadelerini kullandı.

Hak arama noktasında tüketicilerin mahkemelere gitmediğinin görülmesi üzerine, bu işin mahkeme dışında halledilmesi için, kaymakamlıklarda hakem heyetleri kurulduğunu belirten Şahin, şunları kaydetti:

"Hakem Heyetleri'nin kurulması, güzel bir gelişmeydi ve bizleri memnun etti. Hakem heyetlerine, 2014 yılında 5 milyon gibi bir başvuru yapıldı. Daha önce 20 bin olan hak arama başvuruları, hakem heyetleri sayesinde 2014 yılında 5 milyona ulaştı. Ancak 2014 yılından sonra ne olduysa, bu başvurular erimeye başladı ve 2015'te 3 milyona, 2016'da ise 1 milyon 700 bine geriledi. Peki 2016'da ne oldu da başvuru sayıları düştü? Tüketiciler olarak biz de orantısız bir güçle karşı karşıyayız. Bu orantısız gücü bize uygulayanlar, bankalar, GSM operatörleri, zincir mağazalar, markalar ve özellikle dolandırmak için kurulmuş firmalar. Bunlar içinde yıllarca uğraştık ve bankaların haksız kazançlarını tespit ettik. Bunların pek çoğunu yargı kararlarıyla kesinleştirdik. Bizim yıllarca uğraşıp almış olduğumuz bu hakları, bir gecede yapılan düzenlemeyle tekrar bankalara verildiğini gördük. Dolayısıyla burada orantısız bir güçle karşı karşıyayız. O haklar bir çırpıda elimizden alınınca, doğal olarak hakem heyetlerine başvurular da azaldı. Biz bu azalma karşısında susmayacağız ve kanunlar çerçevesinde haklarımızı aramaya ve tüketicileri bilinçlendirmeye devam edeceğiz. Hak aramanın, hakkın ne kadar sıkıntılı ve önemli olduğunu ilkokul sıralarından itibaren anlatmazsak, bir süre sonra nasıl yaşarsanız öyle inanırsınız noktasına geliyoruz."

Konferansta konuşan Milli Eğitim Müdürü Osman Elmalı da, tüketicilerin bilinçli olması gerektiğini ve bilinçli tüketimle birlikte israfın da önleneceğini bildirdi. Elmalı, "Bilinçsiz tüketici ve israf eden kişi, kendine ve topluma büyük zarar vermektedir. Her konuda bilinçli davranmalı ve tüketirken de bilinçli olmalıyız. Burada öğrendiklerinizi, diğer öğretmen arkadaşlarınıza ve öğrencilerinize iletmenizi istiyoruz. Bizim dinimiz de israfı sevmiyor. Yüce Allah Kur'an-ı Kerim'de, (Yiyiniz, içiniz, israf etmeyiniz) buyuruyor" diye konuştu.

Görüntü Dökümü

-----------------------

-Tüketiciler Birliği Başkanı Mahmut Şahin'in açıklaması

-Konferanstan detay görüntüler

Haber-Kamera: Zafer BARIŞ/KAYSERİ, DHA)

DV 1 DOSYA, 5 dakika, 21 saniye/170,8 MB



Erdoğan'ın Sağ Kolu Olan Şehit Erol Olçok'un Eşi: Şehitleri Kaça Sattınız? PKK'nın İğrenç Yüzü Günlükte Ortaya Çıktı: Kendini Dedesi Yaşındaki Teröristin Kucağında Çıplak Olarak Bulmuş Şarkıcı Göksel'in Yataktaki Cesur Pozu Olay Oldu