DHA YURT BÜLTENİ - 7 - Son Dakika

DHA YURT BÜLTENİ - 7

6 ay önce

(ÖZEL)- 1500 yıllık tarihi sütunu çay masası olarak kullanıyorKahramanmaraş'ta tarihi Germanicia Antik Kenti'nin bulunduğu Bağlarbaşı Mahallesi'nde yaşayan emekli Mehmet Boz (74), yıllar önce evinin temel kazısında bulduğu, üzerine harç dökerek düzleştirdiği sütunu çay masası olarak...

DHA YURT BÜLTENİ - 7, System.String[]

(ÖZEL)- 1500 yıllık tarihi sütunu çay masası olarak kullanıyor

Kahramanmaraş'ta tarihi Germanicia Antik Kenti'nin bulunduğu Bağlarbaşı Mahallesi'nde yaşayan emekli Mehmet Boz (74), yıllar önce evinin temel kazısında bulduğu, üzerine harç dökerek düzleştirdiği sütunu çay masası olarak kullanmaya başladı. Boz, 2 yıl önce evine gelen yetkililerden çay masasının Geç Roma Dönemi'ne ait 1500 yıllık tarihi eser olduğunu öğrenince çok şaşırdı.
3 çocuk babası Mehmet Boz, 1977 yılında oturduğu evin temel kazısı sırasında sütun buldu. Sütunu alıp harç ile düzleşmesini sağlayan Boz, daha sonra çay masası olarak evin bahçesinde kullanmaya başladı. 10 yıl önce başlatılan kazı çalışmalarıyla mahalledeki bazı evlerin altından mozaiklerin çıkmasıyla kızının çocukken onadığı küçük taşların Germanicia mozaikleri olduğunu anladığını belirten Boz, sütunun da tarihi eser olabileceğini düşündüğünü söyledi.
'TARİHİN ÜZERİNDE OTURUYORSUN'
2 yıl önce gelen yetkililer sayesinde çay masası olarak kullandığı tarihi sütunun 1500 yıllık olduğunu öğrendiğini belirten Mehmet Boz, taşın çıkarılmasını ve sonrasında yaşananları şöyle anlattı:
"1977'de evi yaptım. Su çekmek için kanal açtığımızda bu taş oradan çıktı. Bizim için bir değeri yoktu. Hanım da dedi ki 'Üstüne bir beton dökelim, oturup çay içelim.' Biz de öyle yaptık. Aradan yıllar geçti, zaman geçti yetkililer geldi buraya artık müzeden mi başka yerden m, onu da tam bilmiyorum, 'Sen bir tarihin üzerinde oturuyorsun ha' dedi bana. 'Ne tarihi?' deyince 'Bu taşın yaşı, 1500 yıl geçmişi var bunun' dedi. ve 'Bu taşı kaybetmeyeceksin. Sana zimmetliyorum ben bunu' deyip, deftere de kaydını aldı gitti. Öylece bunun değerini öğrenmiş olduk. Evin bahçesinde artık sütunu ben koruyorum. Bir yere giderken de evi sütunun başına bir şey gelmemesi için iyice kontrol ediyorum."
'EVİN ALTINDA BAŞKA SÜTUNLAR DA VAR'
Mehmet Boz, yetkililerin bu sözlerinin ardından da evini bir tarihin üzerine yaptırdığını fark ettiğini belirterek, "Bun altında aynı kanal üzerinde çalışırken 3 tane daha çıktı. Onlar da toprağın altında duruyor. Bir tane de bodurumda vardı ve üzerini kapattık. Bu bölgede hemen hemen her evin altında benzer sütunlar bulunuyor" dedi.
'SIVACIYA DÜZLETTİRDİM'
Mehmet Boz'un eşi Zöhre Boz ise tarihi eser olduğunu sonradan öğrendikleri 1500 yıllık sütunu çıkarırken zorlandıklarını söyledi. O dönem sütunu birçok kişinin istediğini belirten Zöhre Boz, "Aşağıdan çıktı, buraya getirdiler. Sütunun etrafı kırıktı ve üzeri düz değildi. Sıvacıya üstüne biraz beton döktürüp, düzelttirip çay masası yaptık. Biz, bunun tarihi eser olduğunu sonradan öğrendik" dedi.

Görüntü Dökümü
---------
Mehmet Boz'un eve girmesi
Zehra Boz'un tepsiyle çay getirmesi
Boz çiftinin tarihi sütunda çay içmesi
Mehmet Boz ile röp.
Zehra Boz ile röp.
Sütundan detaylar

GÖRÜNTÜ BOYUTU: 893 MB

Haber-Kamera: Ömer KOÇ-KAHRAMANMARAŞ-DHA)

==================

Evindeki kediler Yargıtay kararıyla tahliye edildi

Kocaeli'nin Kartepe ilçesinde, 3 engelli kedisiyle yaşayan Jale Kızılsencer(66), alt komşusu tarafından site yönetim planındaki 'hayvan beslenemez' maddesi gerekçe gösterilerek mahkemeye verildi. Toplam 6 yıl süren ve Yargıtay'a kadar giden dosyada karar değişmedi. Tahliye kararını uygulamak zorunda kalan Kızılsencer, kedileriyle birlikte kızının evine taşındı.
Kartepe'de bir sitede 3 engelli kedisi ile birlikte yaşayan Jale Kızılsencer, 2013 yılında alt komşusu tarafından evinde kedi beslediği için mahkemeye verildi. Site yönetim planında bulunan 'Kat malikleri, bağımsız bölümlerinde hayvan besleyemez. Gezdirme amacıyla da giremez' maddesi gerekçe gösterilerek açılan mahkeme, Kocaeli 4. Sulh Hukuk Mahkemesi tarafından kabul edildi. Mahkeme tarafından 2016 yılında evde bulunan kedilerin tahliye edilmesine karar verildi. Kocaeli 4. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin kararının ardından Jale Kızılsencer, dosyayı avukatı aracılığıyla temyiz ederek Yargıtay'a taşıdı. Yargıtay 20. Hukuk Dairesi de yaptığı inceleme sonrasında 2017 yılında yerel mahkemenin kararını onayarak kedilerin evden tahliye edilmesine karar verdi. Bunun üzerine tüm hukuki yolları kapanan Jale Kızılsencer, 29 Mayıs 2018'de kendisine iletilen Yargıtay İlamı sonrasında kedileri ile birlikte kendisi de evden ayrılarak kızının evine taşındı.
Şuanda ik kedisi bulunan Jale Kızılsencer, "2008 yılında taşındığımız siteye 9 yaşındaki bir kedimizle geldik. Sitenin proje mühendisine 'Kedi sorun olur mu?' diye sorduğumuzda, 'Yok. Kedi neden sorun olsun ki?' demişti. Biz de buna güvenerek bu daireyi aldık. Daire çok büyük, 230 metrekare dubleks bir daire. Daha sonra site dolmaya başladı. Alt kata kiracılar, komşular taşındı. Bundan 1-2 sene sonra 'Evde hayvan beslenemez' diye site yönetim planı ortaya çıktı. Tabi bize bu daha önce söylenmemişti. Söylenmiş olsaydı zaten böyle bir siteye yerleşmezdik biz. Ben hayvan sevgisiyle bütünleşmiş bir insanım. Yapamazdım. Alt komşuyla bir takım sorunlar oldu. Su aktı, o düştü, bu düştü gibi sorunlar yaşadık. Ama kedileri bahane ederek beni mahkemeye verdi. Site yönetim planındaki 'Hayvan beslenemez' maddesini kullandı. Mahkememiz 6 yıl sürdü. Daha sonra tahliye kararı çıktı. Biz de tahliye ettik. İlk mahkememiz asliye hukukta oldu. Daha sonra icra yoluyla kedilerin atılması diye karar çıktı. Tekrar biz temyize başvurduk. Hemen hemen 6 yıl sürdü. Bu arada 8 bin TL'ye yakın para ödedim. İcra masrafları, mahkeme masrafları, avukat masrafları derken 8 bin TL'yi buldu. Şu an tahliye olduk." dedi.
Sokaktan aldığı kedileriyle gönül bağı kurduğunu söyleyen Jale Kızılsencer, "Ben bunlarla yaşamak zorundayım. Eğer devlet bana yer gösterip, 'Bu hayvanlar burada bakılacak' dese dahi ben veremem. Çünkü onlarla gönül bağı kurdum. Hakikaten yardıma muhtaçlar. Biri engelli, diğerinin gözü kör. Ben hem maddi hem manevi olarak içerideyim. Devletin bana ödül verip teşekkür etmesi lazım. Evime icra heyeti geldi. 'Polis yoluyla kedileri alacağız' dediler. Ben kendilerini içeriye almadım. Kedilerimi tek tek gösterdim. Bir zorbalıkla bir şeyler yapılmaya çalışıyor. Ama bu çözüm değil bence. Ben davayı kaybettim gibi görünüyor. Ama ben davamı kaybetmedim. Halen peşindeyim. Sonuna kadar da mücadele edeceğim. Çünkü gerçekten yardıma muhtaç bir sürü hayvan var. Ben bunların sesi olacağım. Bu bakıma muhtaç hayvanlarımız da kurtarılacak. Ben onların peşindeyim. Ben dışarıdan parayla cins kedi alıp bakmıyorum ki. Yardıma muhtaç hayvanın peşindeyim" diye konuştu.

Görüntü Dökümü
-------------
Jale Kızılsencer'in kedileri ile birlikte görüntüsü
Jale Kızılsencer ile röp.
Detay

HABER: Dinçer AKBİR-KAMERA: Alişan KOYUNCU/KARTEPE(Kocaeli),

====================

Karaman'da fuhuş operasyonu: 2'si kadın 3 gözaltı

Karaman'da polis tarafından yapılan operasyonda, kadınları para karşılığı erkeklerle cinsel ilişkiye girmeye zorladığı iddia edilen Şaban K. (58) ile Azerbaycan uyruklu  Zevinar J. (48)  ve ablası Nina J. (49)   gözaltına alındı.
Karaman Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şubesi Ahlak Büro Amirliği ekipleri,  Şaban K.'nin (58), kentte yabancı uyruklu kadınları para karşılığında erkeklerle para karşılığı cinsel ilişkiye girmeye zorladığı bilgisini aldı. Bunun üzerine teknik ve fiziki çalışma başlatan polis, Şaban K.'nin Azerbaycan uyruklu Zevinar J. ve  Nina J.'yi, otomobilde  fuhuş yaptırdığını saptadı. Ardından düzenlenen operasyonla Şaban K. ve iki kardeş gözaltına alındı.   Gözaltına alınan şüpheliler sağlık kontrolüne getirildiği sırada gazetecilerin neden gözaltındasınız sorusuna Nina J., 'Bilmiyorum' diyerek cevap verdi.
Şüphelilerin sorgusu sürüyor.

Görüntü Dökümü
----------
Şüphelinin sağlık kontrolüne getirilişi
Şüphelilerin emniyet müdürlüğüne getirilmesi

Haber- Kamera: Muammer ŞEN KARAMAN DHA))

==================

Bolkar dağları eteklerine Doğa Anıtı

Niğde Valisi Yılmaz Şimşek, Doğaseverleri Dünyanın tek ötmeyen kurbağa türü olan Toros Kurbağası'nın (Rana Holtzi) yaşadığı Karagöl'ü görmeye davet etti.
Bolkar dağları eteklerinde bulunan 2 bin 320 rakımlı Meydan Yaylası - Karagöl mevkiinde Sıfır Atık Temalı  Doğa Anıtı Açılışı gerçekleştirildi. Dünya Çevre Günü nedeniyle Ulukışla İlçesine bağlı Maden Köyü Meydan Yaylasına Sıfır Atık Temalı  Doğa Anıtı Açılışı gerçekleştirildi. Açılışın ardından Dünyanın tek ötmeyen kurbağa türü olan Toros Kurbağası'nın (Rana Holtzi) yaşadığı Karagöl'e doğa yürüyüşü yapıldı. Doğa Anıtı açılışına Niğde Valisi Yılmaz Şimşek, Ak Parti Niğde Milletvekilleri Yavuz Ergun, Selim Gültekin, Niğde Belediye Başkanı Emrah Özdemir, Niğde Emniyet Müdürü Salim Cebeloğlu, kurum amirleri, vatandaşlar ve çevreciler katıldı.
Niğde Valisi Yılmaz Şimşek, "Herkesi buralara gelmeye bu güzellikleri görmeye davet ediyorum. Geldikleri zaman lütfen doğayı kirletmesinler doğayı kirletmeden bu güzellikleri görsünlerö dedi.

Görüntü Dökümü
----------------
Açılıştan görüntü
Anıta el izleri  bırakılması
Vali Yılmaz Şimşek'in açıklaması
Karagöl'den görüntü
Dünyanın tek ötmeyen kurbağa türünden görüntü
Genel ve detay görüntüler

Süre: 04'17"   Boyut: 285 MB

Haber-Kamera: Ali KADI/NİĞDE,

=================

Faraşin Yaylası'nda 'Koyun Kırkma Şenliği'

Şırnak'ın Beytüşşebap ilçesinde bulunan ve yıllarca terörle gündeme gelen Kato Dağı eteklerindeki 2 bin 625 rakımlı Faraşin Yaylası'nda, 'Koyun Kırkma Şenliği' düzenlendi.
Şenliğe Kültür ve Turizm Bakanı Yardımcısı Prof. Dr. Ahmet Haluk Dursun, Vali Mehmet Aktaş, İl Jandarma Komutanı Selçuk Yıldırım, Beytüşşebap Kaymakamı İsmail Pendik, Şırnak Belediye Başkanı Mehmet Yarka, kamu kurumlarının müdürleri ve besiciler katıldı. Askeri helikopterle şenlik alanına gelen protokol üyeleri, koyun kırkma işlemini izleyip, besicilerle sohbet etti ardından 'Yoğurt ve Peynir Yarışması' düzenlendi. Yarışmalarda birinci olanlara, altın hediye edilirken, şenlikte renkli görüntüler oluştu.
'COĞRAFİ İŞARETİ ALAN PEYNİRCİLİK YAPMAMIZ LAZIM'
Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Dursun, bölgedeki güzelliklere katkı vermek için çalışma yaptıklarını belirterek, "Bizim için büyük bir sevinçtir, bayramdır. Yani esas bayramlardan bir tanesi de bu yaylaların, meraların açılmasıdır. Benim esas hedefim, Beytüşşebap ve Faraşin Yaylası'ydı. Bu işin temeli huzur, güven ve yaylada otlayabilen koyun sayısının çokluğudur. O size sadece ekonomiyi göstermez. O, bölgedeki huzurun ve doğru ekonomik yapılanmanın olduğunu da göstermiş olur. İnşallah bu koyunu biz sadece etinden değil, diğer bütün vasıflarından sütünden ve mutlaka peynirinden yararlanıp, markalaşmış yine coğrafi işareti alan peynircilik yapmamız lazım" dedi.
'TERÖR TEHDİDİNİ BÜYÜK ORANDA ORTADAN KALDIRDIK'
Vali Aktaş ise bölgedeki terör tehdidini büyük oranda ortadan kaldırdıklarını vurgulayarak, "İnsanlarımız burada hayvanlarını otlatamadılar, diğer faaliyetlerini yapamadılar. Terör örgütünün burada insanlarımızın canına, kanına, namusuna el uzattığı gibi maalesef ekonomisine de el uzatmış oldu. Burada bu anlamda büyük bir gerilemeye neden oldu. Ta ki geçtiğimiz 2- 3 yıl öncesine kadar bu olumsuz durum devam etti. Ama son yıllarda güvenlik güçlerimizin büyük gayretleri ile fedakarlıkları, Beytüşşebaplı hemşehrilerimizin destekleriyle hamdolsun günümüz itibarıyla bu terör tehdidini büyük oranda ortadan kaldırdık" diye konuştu.
Beytüşşebap Belediye Başkanı Aşan da yöre sakinlerinin rahatlıkla yaylara çıkıp, üretim yaptıkları için mutlu olduklarını ve bölgenin tanıtılmasını istediklerini söyledi.

Görüntü Dükümü
-----------
Yaylada yoğun güvenlik önlemleri
Yaylaya inen helikopter
Helikopterden inen bakan ve veraberindekiler
Yayladan görüntüler
Yayla alanında kurulan kıl çadır ve Türk bayrakları
Yaylada misafirleri için pişirilen yemek
Koyun kırkma görüntüleri
Yarışmalar ve ödül töreni
Konuşmalar
Genel ve detay görüntüler

GÖRÜNTÜ BOYUTU: 488 MB

Haber-Kamera: Emin BAL/ BEYTÜŞŞEBAP (Şırnak),

===================

Kazdağı kırmızı beneklisine özgürlük

Kazdağları'ndaki derelerde yaşayan kırmızı benekli alabalık yasak yöntemlerle yapılan avlanma nedeniyle nesli tükenme tehlikesiyle karşı karşıya. Bu tehlikeye dikkat çekmek isteyen Ceylan ve Mehmet Aslan, Gökkuşağı alabalığı yakalamak için attıkları oltalarına takılan kırmızı benekli alabalıkları doğal ortamına saldı, o anları da kameraya kaydetti.
Kazdağları bölgesinde kurulan çiftliklerde çeşitli alabalık türleri yetiştirilerek ziyaretçilere satışı yapılırken, derelerde doğal ortamda yetişen alabalıklar ise, bilinçsiz avlanma nedeniyle büyük tehdit altında. 4/2 numaralı amatör amaçlı su ürünleri avcılığını düzenleyen tebliğ, doğal alabalık türlerinin avcılığını belirliyor. Tebliğ, Kazdağı'ndaki derelerde yetişen kırmızı benekli alabalıklar için 25 santim boy limiti ve kişi başı günlük 3 adet sınırlaması getiriyor.
Handeresi'nde tamamen yasak olan kırmızı benekli alabalık avcılığı, diğer alanlarda ise 1 Ekim- 28 Şubat tarihleri dışında belirtilen şartlarda yapılabiliyor. Ancak buna uyan vatandaşlar olduğu gibi, kimyasal maddeler, patlayıcı ve elektrik kullanarak avlanan kişiler de bulunuyor.
Çanakkale'nin Bayramiç ilçesinin Kazdağı eteklerinde yaşayan duyarlı köylüler, yok olma tehlikesi bulunan doğal kırmızı benekli alabalığın korunması için farklı yöntemlerle mücadele veriyor. Kuru ağaç dallarıyla dere ve su birikintilerinin üzerini kapatıp, ağ ve serpmeyle kırmızı benekli alabalıkların tutulmasına engel oluyor. Bazı vatandaşlar ise, oltalarına yakalanan kırmızı benekli alabalıkları yeniden doğal ortamına salarak duyarlılık gösteriyor.
Kazdağları'ndaki derelere sık sık Gökkuşağı cinsi alabalık avlamaya giden iki arkadaş Hüseyin Ceylan ve Mehmet Aslan, oltalarına takılan kırmızı benekli alabalıkları nesli tükenmek üzere olduğu için doğal ortamına geri bıraktı. Arkadaşlardan Hüseyin Ceylan, "Bu kırmızı benekli alabalıkların nesli tükenmek üzere. Yakalandığında onları yaşam alanlarına iade edelim. Sağlık için faydalı bir balık ama nesli tükenmekte. Lütfen bu konuda duyarlı olalım. Sabahtan beri yakaladığım en az 15'inci balık. Limit üstü dahi olsa hepsini suya salıyorum" dedi.
Kırmızı benekli alabalıklar, özellikle yöre halkı tarafından bazı sağlık sorunlarına iyi geldiği gerekçesiyle canlı olarak yutularak yeniliyor. Özellikle mide rahatsızlığı yaşayanlar, canlı olarak yuttukları yavru kırmızı benekli alabalıklar ile şifa bulduklarını ileri sürüyor.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ
------------
Kazdağındaki derelerden görüntüler.
Avlanan Hüseyin Ceylan ve Mehmet Aslan'dan görüntüler.
Hüseyin Ceylan ve Mehmet Aslan'ın oltalarına yakalanan kırmızı benekli alabalıkları doğal ortamına salmalarından görüntüler.
Hüseyin Ceylan'ın, kırmızı benekli balığı dereye salarken avcılara yaptığı çağrıdan görüntü.

Haber-Kamera: Burak GEZEN/BAYRAMİÇ (Çanakkale),

==================

Çanakkale Boğazı'nda devasa vatoz görüntülendi

Çanakkale'de büyük balıkları avlamasıyla tanınan rekortmen dalgıç Müjdat Turan (46), boğazda trofe avı için yaptığı dalış sırasında, zehirli ve çok tehlikeli olan yaklaşık 3 metre boyunda devasa vatoz balığını görüntüledi. O an, vatoz tarafından öldürülen Avustralyalı ünlü belgeselci, timsah avcısı Steve Irwin'in aklına geldiğini belirten Turan, "Boğazlarda bu büyüklükte bir vatoz ben ilk defa görüyorum. Yaklaşık 3 metre boyunda ve 100 kilo ağırlığında, kuyruğu ise kolumdan daha kalındıö dedi.
Çanakkale Boğazı'nın Kepez beldesi sahilinde akşam saatlerinde büyük balıkları avlamak ve görüntülemek için serbest dalış yapan Müjdat Turan, yaklaşık 3 metre uzunluğunda ve 100 kilo ağırlığındaki bir vatoz ile karşılaştı. Devasa vatozun kendisine doğru yaklaştığını görünce korktuğunu ve içine bir ürperti düştüğünü anlatan Müjdat Turan, ilk önce ne yapacağına karar veremedi. O anda, 'Acaba kaçsam mı ki' diye düşündüğünü belirten Turan, daha sonra cesaretini toplayıp, dev vatozu sualtı kamerası ile görüntülemeyi başardı.
'AKLIMA STEVE IRWİN GELDI'
Yıllardır tüpsüz serbest dalış yaptığını, boyundan, kilosundan ve yaşından daha büyük balıklar avladığını belirten Müjdat Turan, şöyle konuştu:
"Çanakkale Boğazı'nda daha önce ben Çiçina cinsi bir vatozu görüntülemeyi başarmıştım. Hatta bilim adamları tarafından kayıtlara geçildi. Manta vatozları da var, onlar daha çok büyüyor. Ama bu daha çok zehirli ve tehlikeli olan vatoz cinsiydi. Çok büyük bir vatoz balığıydı, yaklaşık 100 kilogram civarı. Yıllardan beri dalış yaptığım halde ben bu büyüklükte bir vatoz balığını boğazlarda ilk kez görüyorum. Bu vatozu görüntülerken aklıma Steve Irwin geldi. 44 yaşında ünlü bir belgeselciydi, 'timsah avcısı' diye lakabı vardı. Vatozun ani bir hamlesiyle hayatını kaybetmişti. Bu vatozlar kuyruklarını bir akrep gibi çok hızlı şekilde kullanabilir ve hançer şeklinde olan kuyruğundaki iğnesini de vücudunuza batırabilir ve o zehir sizi orada öldürebilir. Onun için çok yaklaşmadan, korkarak da olsa heyecan dolu bir çekim yaptım. Bir an korkum daha da arttı. Ama yine de bu dinozorlar çağından kalmış canlıyı görüntülemek için son ana kadar devam ettim çekimlerime ve onunla birlikte derinliklere kadar yüzdüm. Sonra o karanlıklarda kayboldu gitti. Bu büyüklükteki bir vatozu, çok tehlikeli olmasına rağmen görüntülemeyi başardım. Boyutları da benim kameramın kadrajına sığmadı. Onu yaklaşık 3 metre uzaklıktan çektim. Tahminim, normal bir otomobil büyüklüğündeydi. Kuyruğu da kolumdan daha kalındı. Çok yaklaşmadan, uzaktan çekim yaptım.ö
'ÇOK HEYECAN VERİCİYDİ'
Dev vatozu avlamak yerine, görüntülemeyi seçtiğini anlatan Müjdat Turan, "Onu avlamak, o hayvanı sadece öldürmek olurdu. Yararlanmayacaksak bu hayvana ve doğaya zarar vermemek gerekir. Onu avlamamak benim için daha etik bir davranıştı. Onun için avlamadım ve suyun altında sadece süzülüşünü izledim. Bu benim için çok heyecan vericiydi. Ne kadar korksam da bu heyecanı yaşamak çok güzeldi. Onu izledim, çekimlerimi yaptım ve sosyal medyada takipçilerim ile bunu paylaştım. Herkes hayranlığını ifade etti. Denizin altında bu kadar yıl, hiçbir tuzağa yakalanmadan, bu büyüklüğe ulaşması gerçekten çok şaşırtıcı. Çünkü denizlerimizde onlarca tuzak var. Bu tür vatozlar da olta ve ağ gibi tuzaklara yakalanıp yok oluyor. Bu balığın bu kadar gizemli bir şekilde karanlık sularda bu boyutlara ulaşması beni de, takipçilerimi de şaşırttı" dedi.

Görüntü Dökümü
----------
Müjdat Turan'ın sualtında çektiği dev vatozdan görüntüler.
Müjdat Turan ile röp.

Haber-Kamera: Burak GEZEN/ÇANAKKALE,


Haber Yayın Tarihi: 07.07.2019 12:30 Kaynak: DHA



Son Dakika

Uygunsuz görüntüleri ortaya çıkan oyuncu Berk Oktay'dan dava sonrası ilk açıklama: Namus davamdır
İçişleri Bakanı Soylu: Her şeyi bırakıp gazetecilik yapmak istiyorum Son dakika: Parti için resmi başvuruyu yapan Davutoğlu'nun ekibinden ilk açıklama: Partinin logosu ve ismi yarın açıklanacak