Başbakan Erdoğan Dünya'yı Vicdanını Kaybetmekle Suçladı - Son Dakika

Başbakan Erdoğan Dünya'yı Vicdanını Kaybetmekle Suçladı

20.07.2014 22:25
Başbakan Erdoğan Dünya'yı Vicdanını Kaybetmekle Suçladı

Erdoğan, "Coğrafyamızdaki ölümlere sadece bir istatistik olarak bakan dünya, aslında kendi ruhunu, kendi kalbini, kendi vicdanını kaybettiğinin farkında değil."

Cumhurbaşkanı adayı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, "Coğrafyamızdaki ölümlere sadece bir istatistik olarak bakan dünya, aslında kendi ruhunu, kendi kalbini, kendi vicdanını kaybettiğinin farkında değil. Batı'da, Suriye'deki insan kayıpları konusunda sergilenen hassasiyet, okyanustaki balinaların geleceği için duyulan kaygı kadar bile olmadı, olamadı. Biz, asla onlar gibi olmayacağız" dedi.

Erdoğan, İskenderun Belediyesinin Anıt Alanı'ndaki iftarına katıldı, vatandaşlara hitap etti.

Ramazan ayının Türkiye'ye, tüm insanlığa ve İslam dünyasına hayırlar getirmesini dileyen Erdoğan, iftarı veren İskenderun Belediye Başkanı Seyfi Dingil ve organizasyonda emeği geçenlere teşekkür etti.

İskenderun'da 57 yıl aradan sonra iktidar partisi üyesi bir belediye başkanının göreve geldiğini ve bunun çok anlamlı olduğunu ifade eden Erdoğan, "Bu bir milattır, yeniden dönüşümün, değişimin miladıdır. Bu vesileyle 30 Mart'ta tercihini AK Parti'den, hizmetten yana kullanan tüm İskenderunlu kardeşlerime şükranlarımı sunuyorum" diye konuştu.

İftara İsevi din adamları ile farklı inanç ve cemaat mensuplarının katıldığını belirten Erdoğan, şunları söyledi:

"Hatay ve İskenderun bu güzel sofrayla bir kez daha farklılığını ortaya koyuyor, dünyaya hoşgörü mesajı veriyor. Ortadoğu'da kanın, gözyaşının, farklı olana tahammülsüzlüğün had safhaya çıktığı dönemde Türkiye'de böyle bir sofranın kurulmuş olması hem bölgemiz hem dünya için en güzel mesajdır. Biz, bu sofradaki dostluğu, kardeşliği, dayanışmayı 12 yıl boyunca en güçlü şekilde savunduk, savunmaya devam edeceğiz. Bölgemizde ve dünyada hoşgörüsüzlük ne kadar artarsa artsın Türkiye hep farklı yerde durmaya, hoşgörüyü yüceltmeye devam edecektir."

Başbakan Erdoğan, 100 yıl önce sınırların yeniden çizildiği dönemde, farklılıkların bir arada yaşadığı iklimin de yok edildiğini, 100 yıllık süreçte Ortadoğu'da farklı olana karşı çok acımasızca zulümler gerçekleştirdiğini vurgulayarak, şöyle devam etti:

"Türkiye'de de geçmişte bazı tatsız olaylar yaşandı. Dersim olaylarıyla Alevi vatandaşlarımıza zulmedildi. 6-7 Eylül olaylarıyla azınlık vatandaşlarımıza zulmedildi. Farklılıklara tahammül azaltılmaya, toplumun arasına nifak sokulmaya çalışıldı. 12 yıl önce iktidarı devraldığımızda Türkiye'nin bütün farklılıklarının bir zenginlik olduğunu ifade ettik ve bunun arkasında durduk. Her türlü farklılığı bu ülkenin asli unsuru olarak gördük ve herkesin kendi kimliğiyle kültürüyle kendi yaşam tarzıyla varlığını savunduk. Bu alanda çok önemli ilerlemeler kaydettik.

Doğuda, güneydoğu'da sessiz devrimlere imza attık, Alevi vatandaşlarımızın hakları için önemli adımlar attık. Azınlıkların sorunlarına samimiyetle eğildik, bunları yaparken çok ciddi engellerle karşılaştık. Yaptığımız her reforma karşı çıkanlar, bunu geciktirmek, engellemek isteyenler çıktı. Biz, hiçbir tahrike boyun eğmeden, doğru bildiğimiz, hak bildiğimiz yolda yürüdük. Bugün manzaraya baktığımızda, bu topraklarda dostluğun ve kardeşliğin düne nazaran çok daha iyi noktada olduğunu görüyoruz, inşallah yarın bugünden de iyi olacak."

Yeni Türkiye'nin bütün dinlere, bütün inanç gruplarına, tüm etnik köken ve kültürlere eşit mesafede duracağını belirten Erdoğan, 77 milyonun dost ve kardeş olarak bir arada yaşayacağı herkesin ülkesi olacağını vurgulayarak "Şunu, bir inancın ilkesi olarak söylüyorum: Biz bu ülkede Türk'üyle Kürt'üyle Laz'ıyla Çerkez'iyle Arap'ıyla Gürcü'süyle Boşnak'ıyla Arnavut'uyla, Roman'ıyla Alevi'siyle Sünni'siyle aklınıza ne gelirse 77 milyonun hepsini yaradılanı Yaradan'dan ötürü severiz anlayışıyla seviyoruz, burada ayrımcılığa asla yer yok" dedi.

Türkiye'de yıllar yılı azınlıkların gayrimenkullerine el konulduğunu, AK Parti iktidarıyla bu gayrimenkulleri sahiplerine, azınlıklara devretmeye başladıklarını anlatan Erdoğan, şu ana kadar yaklaşık 3 milyar lirayı bulan gayrimenkul iadesini gerçekleştirdiklerini bildirdi. Erdoğan, "Niçin bizden öncekiler yapmadı? Onların adalet duygusu bizim ulaştığımız yerde değildi de onun için, ama biz bunu gerçekleştirdik. Bakın cek-cak ile konuşmuyorum, yapacağımızı konuşmuyorum, 'yaptık' diyorum, aramızdaki fark bul" ifadesini kullandı.

"CUMHURBAŞKANLIĞI MAKAMI RAHAVET MAKAMI DEĞİLDİR"

Erdoğan, 10 Ağustos cumhurbaşkanlığı seçiminin yeni Türkiye için bir milat olduğunu dile getirerek "Biz, cumhurun başını seçeceğiz, devletin başını seçeceğiz ve cumhurbaşkanlığı makamı bir rehavet makamı değildir. Vazo seçmiyoruz, saksı seçmiyoruz, Türkiye'yi yönetecek bir cumhurbaşkanı seçiyoruz, bunun üzerinde dikkatle duralım" diye konuştu.

Cumhurbaşkanlığı seçimi için açıkladığı vizyon belgesinde farklılıkların bir arada yaşaması konusunda özellikle önem atfettiğine işaret eden Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Her dinin mensuplarının, her mezhebin mensuplarının, her cemaatinin mensuplarının özgürce faaliyet göstermesini, kimliklerini özgürce ifade etmelerini, inançlarını özgürce yaşamlarını savunuyoruz. Yeni Türkiye'de bunu daha güçlü şekilde savunacağımızdan kimsenin şüphesi olmasın. Başkasının özgürlük alanını kısıtlayanlara elbette müsamaha gösterilemez, özgürlükler de yasaklanamaz, kısıtlanamaz, daraltılamaz. Bizim yeni Türkiye dediğimiz kavram işte bu sofradaki manzaradır."

"Tek millet" kavramının içinde Türkiye'de yaşayan bütün etnik grupların mütalaa edildiğini, "tek bayrak" kavramıyla da Türk bayrağını tarif ettiğini belirten Erdoğan, "Bayrağımıza eş, bayrağımıza alternatif bir bayrak düşünenler aldanırlar. Bazı yerlerde direklerden bayrağımızı indirmek suretiyle tatmin olmak gayreti içinde girenler, son günlerde olduğu gibi direklerden indirilirler. Bundan sonrası çok daha farklı olabilir" değerlendirmesini yaptı.

Erdoğan, iktidara geldiklerinde Türkiye'de 26 havaalanı olduğunu, şu anda 52 havalimanı bulunduğuna değinerek Adana- Mersin arasına da Çukurova Havalimanı'nı yaptıklarını, Hakkari'ye de havalimanı yaptıklarını, engellemeye çalışanların da bunu başaramayacağını, sadece havalimanının açılışını geciktirdiklerini dile getirdi.

Başbakan Erdoğan, şöyle konuştu:

"Cumhurbaşkanı adaylarından bir tanesi, Hakkari'ye havalimanı yapılmasını engelleyenlerle dirsek teması halinde. Bunlar bu ülkede kendilerine bu tür destekler olmasa zaten parlamentonun yolunu da bulamazlar fakat biz milletimizin içinden çıktık, milletimizle beraber yürüyoruz. Belli güç odaklarının değil, milletimizin içinden... Birisi 'siyasal Kürtçülerin temsilcisiyim' diyor, öbürü 'siyasal Türkçülerin temsilcisiyim' diyor. Bir tanesi de çıkıyor diyor ki 'ben de kumsalların partisiyim' diyor. Artık kumsallar da elinde kalmadı, artık kumsallarda da AK Parti var.

Barış, hoşgörü, sevgi, saygı anlayışına insanlık olarak bugün her zamankinden daha fazla ihtiyacımız var. Bulunduğumuz coğrafyada, hemen yanı başımızdaki Suriye başta olmak üzere her gün oluk oluk kan akıyor, onlarca, yüzlerce, binlerce, on binlerce can sönüp gidiyor. Suriye'de, Irak'ta, Filistin'te, Libya'da ölen her bir insanın kendi öz kardeşimiz, arkadaşımız, komşumuz, dostumuz olduğunu varsayarak şayet yaşanan trajedinin boyutlarını daha iyi anlarsak inanıyorum ki bölge huzura çok daha çabuk kavuşacaktır."

"Coğrafyamızdaki Ölümlere Dünya İstatistik Olarak Bakan Dünya"

Erdoğan, Batı ülkeleri başta olmak üzere dünyanın neredeyse tamamının Ortadoğu'daki dram karşısında anlaşılması ve inanılması güç bir kayıtsızlık içerisinde bulunduğunu vurgulayarak şöyle devam etti:

"Coğrafyamızdaki ölümlere sadece bir istatistik olarak bakan dünya, aslında kendi ruhunu, kendi kalbini, kendi vicdanını kaybettiğinin farkında değil. Halbuki Hacı Bektaş-ı Veli ne diyor: 'Düşmanın dahi insan olduğunu unutma'... Batı'da, Suriye'deki insan kayıpları konusunda sergilenen hassasiyet, okyanustaki balinaların geleceği için duyulan kaygı kadar bile olmadı, olamadı. Biz, asla onlar gibi olmayacağız. Biz, canı yanan her kardeşimizin acısını yüreğimizde hissetmeye devam edeceğiz. Yardıma ihtiyaç duyan her kardeşimizin yanındayız, yanında yer almaya, ekmeğimizi bölüşmeye, imkanlarımızı paylaşmaya devam edeceğiz. İnsanı yaradılmışların en şereflisi olarak gören bir inancın mensuplarıyız. Yunus Emre ne diyor: 'İki cihan bedbahtı, kim gönül yıkar ise', bırakın öldürmeyi, gönül kırmayı bile onaylamayan bir medeniyetin, kültürün takipçileriyiz."


Başbakan Erdoğan Dünya'yı Vicdanını Kaybetmekle Suçladı
Başbakan Erdoğan Dünya'yı Vicdanını Kaybetmekle Suçladı
Başbakan Erdoğan Dünya'yı Vicdanını Kaybetmekle Suçladı
Başbakan Erdoğan Dünya'yı Vicdanını Kaybetmekle Suçladı
Ttb: 'Tüm Yurttaşları Nitelikli Sağlık Hakkı İçin Sağlıkta Yaşanan Tahribata Dur Demeye Davet Ediyoruz' Ttb: 'Tüm Yurttaşları Nitelikli Sağlık Hakkı İçin Sağlıkta Yaşanan Tahribata Dur Demeye Davet Ediyoruz' HDP Grup Başkanvekili Beştaş gündemi değerlendirdi HDP Grup Başkanvekili Beştaş gündemi değerlendirdi
Kaynak: AA

Son Dakika Güncel Başbakan Erdoğan Dünya'yı Vicdanını Kaybetmekle Suçladı - Son Dakika


Advertisement