Fetö'nün Medya Yapılanması Davası - Son Dakika

Fetö'nün Medya Yapılanması Davası

06.02.2018 12:04
Fetö'nün Medya Yapılanması Davası

Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) medya yapılanmasına ilişkin "örgüt üyeliği" ve "darbeye teşebbüs" suçlarından haklarında dava açılan 20'si tutuklu 29 sanığın yargılanmasına devam edildi.

Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) medya yapılanmasına ilişkin "örgüt üyeliği" ve "darbeye teşebbüs" suçlarından haklarında dava açılan 20'si tutuklu 29 sanığın yargılanmasına devam edildi.

İstanbul 25. Ağır Ceza Mahkemesi'ndeki duruşmada, 20 tutuklu, 4 tutuksuz sanık ile avukatları hazır bulundu.

Yoklama işleminin yapılmasının ardından duruşmada, mahkemeye gelen evraklar okundu. Evraklar arasında sanıklara ait dijital malzemelerdeki verilere ilişkin rapor da yer alıyor. Duruşma, sanıkların raporlara karşı beyanlarının alınmasıyla devam ediyor.

Bu arada sanık Hüseyin Aydın hakkında, aynı suçtan başka bir dava daha açıldığı ve iki davanın dosyasının birleştirildiği öğrenildi.

Davanın geçmişi

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terör ve Örgütlü Suçlar Bürosu savcılarından Murat Çağlak tarafından hazırlanan iddianamede, örgütün sosyal medyadaki propaganda aracı olan "fuatavni" adlı hesabın kurucusu olduğu tespit edilen ve firari olduğu gerekçesiyle hakkında yakalama kararı çıkarılan sanık Said Sefa hakkında "cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti'ni ortadan kaldırmaya veya görevlerini yapmasını kısmen veya tamamen engellemeye teşebbüs etmek" suçundan ağırlaştırılmış müebbet, "silahlı terör örgütü yönetmek" suçundan da 15 yıldan 22,5 yıla kadar hapis cezası talep ediliyor.

İddianamede, sanıklar kapatılan Meydan gazetesinin yazarı Atilla Taş, yine kapatılan "Rotahaber" sitesinin sahibi Ünal Tanık ile gazeteciler Abdullah Kılıç, Ahmet Memiş, Ali Akkuş, Bayram Kaya, Bülent Ceyhan, Bünyamin Köseli, Cemal Azmi Kalyoncu, Cihan Acar, Cuma Ulus, Davut Aydın, Emre Soncan, Gökçe Fırat Çulhaoğlu, Habib Güler, Halil İbrahim Balta, Hanım Büşra Erdal, Hüseyin Aydın, Muhammed Sait Kuloğlu, Muhterem Tanık, Murat Aksoy, Mustafa Erkan Acar, Mutlu Çölgeçen, Oğuz Usluer, Seyid Kılıç, Ufuk Şanlı, Yakup Çetin ve Yetkin Yıldız hakkında da "silahlı terör örgütüne üye olmak" suçundan 7,5 yıldan 15'er yıla kadar hapis cezası isteniyor.

İddianameyi kabul eden İstanbul 25. Ağır Ceza Mahkemesinde 31 Mart'ta yapılan duruşmada, tutuklu sanıklar Atilla Taş, Abdullah Kılıç, Ahmet Memiş, Ali Akkuş, Bayram Kaya, Bünyamin Köseli, Cemal Azmi Kalyoncu, Cihan Acar, Cuma Ulus, Gökçe Fırat Çulhaoğlu, Habib Güler, Halil İbrahim Balta, Hanım Büşra Erdal, Hüseyin Aydın, Muhammed Sait Kuloğlu, Murat Aksoy, Mustafa Erkan Acar, Oğuz Usluer, Seyyid Kılıç, Yakup Çetin ve Yetkin Yıldız'ın tahliyesine karar vermişti. Savcılık, sanıklar Hanım Büşra Erdal, Ahmet Memiş, Bayram Kaya, Cemal Azmi Kalyoncu, Cuma Ulus, Habib Güler, Halil İbrahim Balta ve Muhammet Said Kuloğlu'nun serbest bırakılmasına itirazda bulunulmuş, itirazı kabul eden İstanbul 26. Ağır Ceza Mahkemesi 8 sanık hakkında yeniden yakalama kararı çıkarmıştı.

Tahliye edilen ve aralarında Atilla Taş'ın da bulunduğu 13 sanık hakkında ise İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca "darbe teşebbüsü" soruşturması başlatılmış ve bu kişiler hakkında gözaltı kararı verilmişti. Böylece, yeni soruşturma ve dava kapsamında yapılan itiraz sonucunda tahliyelerine karar verilen 21 kişi, aynı gün yapılan itirazlar sonucu serbest bırakılmamıştı.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı İrfan Fidan tarafından 13 şüpheliye ilişkin "darbeye teşebbüs suçundan hazırlanan 314 sayfalık iddianamede, "silahlı terör örgütüne üye olmak" suçundan İstanbul 25. Ağır Ceza Mahkemesi'ndeki yargılama sırasında serbest bırakılmalarına karar verilen sanıkların, elde edilen ve çözu¨mlemesi yapılan ek deliller uyarınca, "anayasal du¨zeni ortadan kaldırmaya teşebbu¨s" ve "Tu¨rkiye Cumhuriyeti hu¨kümetini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbu¨s" suçlarından gözaltına alındığı ve Ali Akkuş'un haricindekilerin tutuklandığı anımsatılıyor.

İddianamede, örgütün basın-yayın yapılanmasının, halk içerisinde taban kazanmak ve algı operasyonu yapmak amacıyla kullanılan en önemli araçları arasında yer aldığı belirtilerek, basın mensubu ya da STK temsilcisi sıfatıyla sağlanan ifade özgürlüğü ve kısmi dokunulmazlık imkanı ile legal yapının illegalite için hem maske görev sağlayarak gizlenme imkanı yarattığı hem de koruma zırhı sağladığı kaydediliyor. Örgütün kendisinden olmayanı itibarsızlaştırmaya, tasfiye etmeye, suçlu göstermeye yönelik haberlerle toplumun algısını şekillendirdiği ifade edilen iddianamede, iktidarla TSK'yı, TSK ile halkı ya da halk ile iktidarı karşı karşıya getirmeye yönelik her türlü faaliyeti destekleyerek bizzat organize ettiği anlatılıyor.

İddianamede, tüm sanıkların "anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs" ve "Türkiye Cumhuriyeti hükümetini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs" suçlarından ikişer kez ağırlaştırılmış müebbet hapisle cezalandırılması isteniyor. Bu 13 sanık hakkında aynı mahkemede açılan dava dosyası,18 Ağustos 2017'de yapılan duruşmada, "örgüt üyeliği" hakkındaki dava dosyası ile birleştirilmişti.

Davanın görüldüğü İstanbul 25. Ağır Ceza Mahkemesi'nde 5 Aralık 2017'de yapılan duruşmada, savunması alınan tutuksuz sanık Atilla Taş hakkında duruşmalardan bağışık tutulmasına karar vermişti.

Kaynak: AA

Son Dakika Güncel Fetö'nün Medya Yapılanması Davası - Son Dakika


Advertisement