İşçi Reyhan Tüfekçi: "Eril Düzenin İş Yerlerinde Yıkılması Gerekiyor. Aynı Şartlarda Çalışan Erkek ve Kadınlarda, Kadın Daha Çok Baskıya Uğruyor" - Son Dakika

İşçi Reyhan Tüfekçi: "Eril Düzenin İş Yerlerinde Yıkılması Gerekiyor. Aynı Şartlarda Çalışan Erkek ve Kadınlarda, Kadın Daha Çok Baskıya Uğruyor"

26.11.2022 18:30

DİSK-AR’ın raporuna göre, çalışma çağındaki 32,7 milyon kadından sadece 6,1 milyonu kayıtlı ve tam zamanlı istihdamda bulunuyor. Hastanede temizlik işçiliği yapan Reyhan Tüfekçi, tam zamanlı çalışan kadın işçilerden sadece biri. Tüfekçi, kadınların iş yaşamında karşılaştığı sorunlara ilişkin; “Kadınlara daha az ücret veriliyor, erkeklere kıyasla… Burada asıl eril düzenin iş yerlerinde yıkılması gerekiyor. Aynı şartlarda çalışan erkek ve kadınlarda, kadın daha çok baskıya uğruyor. Söz hakkı verilmiyor kadınlara” diye konuştu.

HABER: CEYLAN SAĞLAM- KAMERA: EYLEM LADİN DEĞER

DİSK-AR'ın raporuna göre, çalışma çağındaki 32,7 milyon kadından sadece 6,1 milyonu kayıtlı ve tam zamanlı istihdamda bulunuyor. Hastanede temizlik işçiliği yapan Reyhan Tüfekçi, tam zamanlı çalışan kadın işçilerden sadece biri. Tüfekçi, kadınların iş yaşamında karşılaştığı sorunlara ilişkin; "Kadınlara daha az ücret veriliyor, erkeklere kıyasla… Burada asıl eril düzenin iş yerlerinde yıkılması gerekiyor. Aynı şartlarda çalışan erkek ve kadınlarda, kadın daha çok baskıya uğruyor. Söz hakkı verilmiyor kadınlara" diye konuştu.

Genel-İş Emek Araştırma Dairesi (EM-AR) tarafından 2 Mart'ta hazırlanan "Kadın Emeği Raporu"nda, kadınların iş yaşamında yaşadığı haksızlara ilişkin verilere yer verilmişti. Söz konusu rapora göre; erkekler kadınlardan yüzde 27,4 daha fazla kazanıyor. Her 10 kadın işçiden sadece biri sendikalı. Dolayısıyla, kadın işçilerin sendikalaşma oranı yüzde 10 iken, erkeklerin yüzde 15,7 şeklinde.

Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu Araştırma Merkezi'nin (DİSK-AR), "İşsizlik ve İstihdamın Görünümü Raporu"nda ise, çalışma çağındaki 32,7 milyon kadından sadece 6,1 milyonu kayıtlı ve tam zamanlı istihdamda bulunuyor. TÜİK'in "İşgücü İstatistikleri" eylül ayı verilerinde ise, mevsim etkisinden arındırılmış işgücüne katılma oranı erkeklerde yüzde 71,3 kadınlarda ise yüzde 35,0 olarak belirlendi.

Sağlık-İş Üyesi Reyhan Tüfekçi, tam zamanlı çalışma yaşamında bulunan kadınlardan sadece biri. Hastanede temizlik işçiliği yapan Tüfekçi, kadınların yaşadığı ekonomik zorluğu ve çalışma yaşamında kadınların karşılaştığı sorunları anlattı. Tüfekçi, ANKA Haber Ajansı'na şunları söyledi:

"KADINLARIN UĞRADIĞI ŞİDDETİN BİR KISMINI BİLİYORUZ"

"Kadına şiddet mevzusunda, kadınların uğradığı şiddetin bir kısmını biliyoruz. Çünkü evlerde kapalı kapılar arkasında çok daha fazlasını yaşıyorlar. Gerek fiziksel şiddet gerek ekonomik şiddet gerek psikolojik şiddeti oldukça ağır bir şekilde atlatmaya çalışıyoruz. Bu kol kırılır, yen içinde kalır mantığından vazgeçmelerini tavsiye ediyorum. Çünkü 'kadın cinayetleri, kadına şiddet politiktir' diyoruz. Gerçekten bu baskı daha da artacak. O yüzden bir an önce kendi ayakları üzerinde durmaya başlayarak, gerekli tüm hukuki anlamda ne yapmaları gerekiyorsa önlerini açmaları gerekiyor.

Aile yapısını bozuyorlar diye yürüyüşler düzenliyorlar. Neye göre kime göre aile? Ben içeride baskı görüyorsam, şiddet görüyorsam bu aile mi sizce? LGBTİ artı insanlar da aynı şekilde baskı görüyorlar. Bunlarında aile yapısını bozduğunu iddia ediyorlar ama bence bunu kabullenerek başlamaları gerektiğini düşünüyorum. Söylediğim gibi, herkesin ayağının üzerinde durması gerekiyor.

"ŞU ANDA BOŞANMIŞ KADINLARIN MASRAFLARI İKİYE KATLANMIŞ DURUMDA"

Ben birçok kadın tanıyorum ki şiddet görüp de sadece ekonomik kriz yüzünden, ekonomik sorunlar yüzünden boşanamadığını biliyorum. Şu anda boşanmış kadınların masrafları ikiye katlanmış durumda. Bir de nafakayı kaldırmaya çalışıyorlar, her yönden kadınları vurmaya çalışıyorlar. Bunlarla mücadele etmemiz gerektiğini düşünüyorum.

"AYNI ŞARTLARDA ÇALIŞAN ERKEK VE KADINLARDA, KADIN DAHA ÇOK BASKIYA UĞRUYOR. SÖZ HAKKI VERİLMİYOR KADINLARA"

Tanıdığım birçok kadın ekonomik şartlardan dolayı boşanamıyor. İş yerlerinde uğradığı baskı ve mobbing, eşit işe eşit ücret meselesi… Kadınlara daha az ücret veriliyor, erkeklere kıyasla. Aynı işi yapmalarına hatta daha ağır iş yapmalarına rağmen yine de daha az ücret alıyorlar. Örneğin ped meselesi, pedin ücretsiz ulaşılması gerektiğini düşünüyorum. Regl izinlerinin olması gerektiğini düşünüyorum. Ücretli doğum izinlerinin uzun süreli olması gerekiyor, en az iki ay olması gerekiyor ve bunun için mücadele etmek gerekiyor.

Burada asıl eril düzenin iş yerlerinde yıkılması gerekiyor. Aynı şartlarda çalışan erkek ve kadınlarda, kadın daha çok baskıya uğruyor. Söz hakkı verilmiyor kadınlara. Bunun için gerçek anlamda bir mücadele verilmesini gerektiğini düşünüyorum. Bu eril düzenin, hükümetin özellikle kadınlara karşı özel bir antipatisi var. Özellikle kadınları daha ağır işte çalıştırarak hem de iş hayatında uzaklaştırmaya çalışarak, gece sokaklara çıkmasını engelleyerek, öldürülen bir kadının orada ne işi varmış, onu giymeseymiş gibi doğuracak çocuğa karışan bir hükümet ile mücadele edilmesi gerekiyor.

"HAKKIMI SAVUNURKEN BENİ DİNLEMİYORSUNUZ O ZAMAN BEN DE SESİMİ YÜKSELTMEK ZORUNDAYIM"

Erkek düzenin yıkılıp kadınla erkeğin eşit bir şekilde yürümesi gerekiyor. İş yerlerinde kadınların fikri hiç alınmıyor. Benim kendi yaşadığım bire bir şeyler var. Mesela sesimi yükseltmemem gerektiğini söylerler. Neden, çünkü ben bir kadınım ama hakkımı savunmam gerekiyor. Hakkımı savunurken beni dinlemiyorsunuz o zaman ben de sesimi yükseltmek zorundayım.

Bir kadın olarak, sendikal alanda mücadele vermeye çalışıyoruz, fakat kadınların sendikalaşma konusunda, mücadele konusunda çok çekindiğini görüyorum. Özellikle arkadaşlarımın özellikle 'sen emekli olacaksın, senin yaşın ileri' diyorlar ama asla bunun yaşla, emeklilikle ilgisi yok. Herkesin sendikalaşıp hakkını araması gerekiyor, öğrenmesi gerekiyor. Herkesin hakkını arayıp öğrenmesi gerekiyor. Çünkü bugün, işyerlerindeki genç arkadaşlarımız haklarının ne olduğunu hiçbiri bilmiyor. Üstelik de en az lise mezunu. Bunun içinde doğru yerde sendikalaşmak gerektiğini düşünüyorum. Ben bu alanda mücadele vermeye devam edeceğim. Genç arkadaşlara da tavsiye ediyorum, sonuna kadar mücadele etmeleri gerekiyor. Ama sendikal alanda ama hakları alanda. Bugün hak üzerine hak almamız gerekirken, elimizdeki haklarımızdan oluyoruz. Hem kadın olarak hem işçi olarak hem anne olarak bizleri evlere kapatmaya çalışıyorlar. Bizleri iş alanından uzaklaştırmaya çalışıyorlar ve biz bunları sineye çekiyoruz. Aslında bir araya geldiğimiz zaman, sendikalaştığımız zaman yapamayacağımız hiçbir şey yok. Bozamayacağımız hiçbir eril düzen yok."

Kaynak: ANKA
YORUMLAR
500

Son Dakika Güncel İşçi Reyhan Tüfekçi: 'Eril Düzenin İş Yerlerinde Yıkılması Gerekiyor. Aynı Şartlarda Çalışan Erkek ve Kadınlarda, Kadın Daha Çok Baskıya Uğruyor' - Son Dakika

Bu haber ANKA tarafından hazırlanmış olup habere Sondakika.com tarafından hiçbir editöryal müdahalede bulunulmamıştır. ANKA tarafından hazırlanan bütün haberler sitemizde hazırlandığı şekliyle otomatik servis edilmektedir. Bu nedenle haberin hukuki muhatabı ANKA kurumudur.

Advertisement