Son Dakika Haberleri: İstinaftan, Sela Okuyan İmama Palayla Saldıran Sanığa Ceza

İstinaftan, Sela Okuyan İmama Palayla Saldıran Sanığa Ceza

23 gün önce

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesi, Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) 15 Temmuz darbe girişimi sırasında Fatih'teki Mihrişah Hacıkadın Camisi'nde sela okuyan imama ve cemaatten bir kişiye saldırdığı iddia edilen Zeki Türkeri'ye 12 yıl 10 ay 17 gün hapis cezası verdi.

İstinaftan, Sela Okuyan İmama Palayla Saldıran Sanığa Ceza, System.String[]
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesi, Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) 15 Temmuz darbe girişimi sırasında Fatih'teki Mihrişah Hacıkadın Camisi'nde sela okuyan imama ve cemaatten bir kişiye saldırdığı iddia edilen Zeki Türkeri'ye 12 yıl 10 ay 17 gün hapis cezası verdi.

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesi'ndeki duruşmaya, tutuklu sanık Zeki Türkeri, şikayetçiler Adem Tunoğlu ve Nihat Altın ile taraf avukatları katıldı.

Duruşmada söz verilen sanık Zeki Türkeri, olay sırasında başkalarının saldırısına uğradığı için camiye yöneldiğini savunarak, "Beyanların aksine ben 'Sizin devriniz bitti.' şeklinde bir ifadede bulunmadığım gibi 'Neden sela vermiyorsunuz?' diyerek sitem ettim. Sonunda tartışma çıktı. Kendimi korudum. Elimde inşaat işi yaptığım için kullandığım yaklaşık 2 milimetre kalınlığında sac vardı." diye konuştu.

Şikayetçi cami imamı Adem Tunoğlu ise "Olay gecesi talimat gereği cami imam hatibi olarak sela okudum. Diğer müşteki Nihat Altın ile camide oturduğumuz sırada sanık geldi. Kapıların neden kapalı olduğunu söyleyip duvardan atladığını belirterek, elinde pala olduğu halde küfürlü sözler söyleyip, sela okumamıza kızıp 'Sizin devriniz bitti.' anlamında sözler söyledi. Daha sonra görüntülerde olduğu gibi bize saldırdı. Şikayetçiyim." dedi.

Nihat Altın da şikayetinin devam ettiğini belirterek, sanığın cezalandırılmasını istedi.

Savcının mütalaası

Duruşmada, esas hakkındaki mütalaasını sunan Cumhuriyet Savcısı Enis Luş, sanık Zeki Türkeri hakkında "terör örgütü üyesi olmamakla birlikte örgüt adına suç işlemek", "yaralama" ve "hakaret" suçlarından yerel mahkemece hükmedilen cezanın usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle istinaf başvurularının reddine karar verilmesini istedi.

Sanık Zeki Türkeri'nin, şikayetçi Nihat Altın'a yönelik eyleminin "öldürmeye teşebbüs" suçu olarak değerlendirilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirten Savcı Luş, şunları kaydetti:

"Katılan Nihat Altın beyanında, sanığın kendisine vurması sonucunda başından yaralanınca, sanığın kendisini bıraktığını ifade etmiştir. Bu beyandan sanığın yaralama eylemini gerçekleştirdikten sonra kendi iradesi ile eylemini sonlandırdığı anlaşılmaktadır. Öldürme kastıyla hareket eden kişinin kendi iradesi ile bir kere vurup yaralama eylemini meydana getirdikten sonra eylemini sonlandırması düşünülemez. Bu nedenle sanık hakkında 'öldürmeye teşebbüs' suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün kaldırılarak, 'kasten yaralama' suçundan cezalandırılması ve tutukluluk halinin devamına karar verilmesini talep olunur."

Savcının mütalaasına ilişkin beyanı sorulan müşteki avukatı Bülent Yılmaz, savcının mütalaasında "öldürmeye teşebbüs" suçunun "yaralama" suçuna dönüşeceği yönünde iddiada bulunduğunu belirterek, "İncelenen görüntü kayıtları sanığın eyleminin yoğun kasıtla müvekkile yönelik elverişli aletle vurmak suretiyle gerçekleştirdiğini göstermektedir. Eylem öldürmeye teşebbüs suçunu oluşturmaktadır. Yerel mahkemenin kararı yerindedir. Tüm hükümler yönünden istinaf talebinin esastan reddini talep ederiz." diye konuştu.

Son sözü sorulan sanık Türkeri, "Ben öncelikle mağdur taraftan yaşananlardan dolayı pişmanlığımı belirtip özür diliyorum. Olay günü darbeye destek amaçlı eylemde bulunmadığım gibi darbeyi önleme kastıyla herkes gibi Cumhurbaşkanı'nın talimatı doğrultusunda sokağa çıktım. Olaylar bu şekilde gelişti. Anlık gelişen olaylarda amacım kendimi korumaktı. Beraatimi ve tahliyemi talep ediyorum." ifadelerini kullandı.

Öldürmeye teşebbüs yerine yaralamadan ceza

Davayı karara bağlayan ceza dairesi, İstanbul 22. Ağır Ceza Mahkemesi'nin sanık hakkında "silahlı terör örgütü üyesi olmamakla birlikte örgüt adına suç işleme" suçundan 4 yıl 2 ay, cami imamı Adem Tunoğlu'na yönelik "kasten yaralama" suçundan 1 yıl 10 ay 15 gün ve "kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret" suçundan da 1 yıl 2 ay 17 gün verilen hapis cezalarına yönelik yapılan istinaf başvurularının yerinde görülmediği gerekçesiyle reddine karar verdi.

Daire, sanık Zeki Türkeri hakkında "kasten öldürmeye teşebbüs" suçundan verilen 12 yıl 6 aylık hapis cezasına ilişkin mahkumiyet hükmünün kaldırılmasına karar vererek, sanığın "kasten yaralama" suçundan 5 yıl 7 ay 15 gün hapisle cezalandırılmasına hükmetti.

Sanığı toplamda 12 yıl 10 ay 17 gün hapis cezasına çarptıran daire, tutukluluk halinin de devamını kararlaştırdı.

Yerel mahkeme, 19 yıl 9 ay ceza vermişti

FETÖ'nün darbe girişimi sırasında Fatih'teki Mihrişah Hacıkadın Camisi'nde sela okuyan imama ve cemaatten bir kişiye palayla saldırdığı iddia edilen Zeki Türkeri gözaltına alınmış ve çıkarıldığı hakimlikçe tutuklanmıştı.

 İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nca hazırlanan iddianamede, Adem Tunoğlu'nun Mihrişah Hacıkadın Camisi imamı olarak görev yaptığı, sanık Zeki Türkeri'nin de Fatih'te oto lastik iş yeri tamircisi olarak çalıştığı anlatılmıştı.

Adem Tunoğlu'nun 15 Temmuz 2016'da FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarınca tüm ülke çapında vuku bulan darbe girişimi devam etmekte iken, Diyanet İşleri Başkanlığı'nın darbeye karşı halkın bilinçlenmesini sağlamak amacıyla sela verilmesi çağrısı üzerine Nihat Altın ile birlikte Mihrişah Camisi'ne gittikleri aktarılan iddianamede, Tunoğlu'nun cami hoparlöründen sela okuduğu belirtilmişti.

İddianamede, sSela sesini duyan ve o anda darbe girişimi olduğunu bildiği anlaşılan sanık Zeki Türkeri'nin bu duruma engel olup karşı çıkmak amacıyla kesici aletle Mihrişah Camisi'ne geldiği, "Bitti sizin devriniz. Hepiniz hesap vereceksiniz. Bundan sonra biz konuşacağız." diyerek elindeki döner bıçağını imam Adem Tunoğlu'na vurmak için hamle yaptığı ve göğüs altından yaraladığı, sonra da Nihat Altın'ın da kafasından ve kolundan yaraladığı kaydedilmişti.

Sanığın bu şekilde "silahlı terör örgütüne üye olma", "cebir ve şiddet kullanarak, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın öngördüğü düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs", "kasten öldürme" ve "hakaret" suçlarından 2 kez ağırlaştırılmış müebbet ve 12 yıla kadar hapisle cezalandırılması istenmişti.

İstanbul 22. Ağır Ceza Mahkemesi de 17 Mart'ta verdiği kararında, "silahlı terör örgütü üyesi olmamakla birlikte örgüt adına suç işlemek" suçundan 4 yıl 2 ay, şikayetçi Nihat Altın'a yönelik "kasten öldürmeye teşebbüs" suçundan 12 yıl 6 ay, imam Adem Tunoğlu'nu karşı "kasten yaralama" suçundan 1 yıl 10 ay 15 gün ve katılanlara yönelik "kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret" suçundan da 1 yıl 2 ay 17 gün hapisle cezalandırılmasına karar vermişti.

Sanık Türkeri'yi toplamda 19 yıl 9 ay hapis cezasına çarptıran mahkeme heyeti, tutukluluk halinin de devamını kararlaştırmıştı.

Sanık avukatının mahkemenin kararına itiraz etmesi üzerine dava dosyası İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesi'ne gelmiş, dosyayı inceleyen daire, davanın yeniden görülmesi amacıyla duruşma günü vermişti.


Mete Yarar'dan Çarpıcı Afrin Yorumu: Bunu Yapabilecek Ülke Sayısı 5'i Geçmez Son Dakika! Türk Askerinin Afrin'deki İlk Görüntüleri
Son Dakika! Türk Askeri, Afrin Toprakları İçinde 5 Kilometre İlerledi