Kılıçdaroğlu, CHP TBMM Grup Toplantısı'nda konuştu: (3) - Son Dakika

Kılıçdaroğlu, CHP TBMM Grup Toplantısı'nda konuştu: (3)

27.04.2021 14:06

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, "Yurtta barış, dünyada barış ekseninden, İhvan eksenine kayan bir dış politika oldu.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, "Yurtta barış, dünyada barış ekseninden, İhvan eksenine kayan bir dış politika oldu. Bu eksen kayması, Türkiye'nin başını belaya soktu." dedi.

Kılıçdaroğlu, partisinin TBMM Grup Toplantısı'nda yaptığı konuşmada, Türkiye Dışişleri Bakanının kim olduğu sorusunu yönelterek, bu alanda herkesin konuştuğunu savundu.

Kemal Kılıçdaroğlu, "Dışişleri Bakanın kim? Mevlüt Çavuşoğlu mu? Zurnanın son deliği. İbrahim Kalın mı? Arada bir konuşuyor, sanki dışişleri sözcüsü. Hulusi Akar mı? Bazen şöyle bazen böyle. Fahrettin Altun mu en yetkin kişi? Bunların tamamı konuşuyor. Konuşmayan, Dışişlerinin bürokrasisi. Konuşturmuyorlar onları. Türkiye'nin bu denli bir itibar kaybına uğramasının temelinde Türkiye'nin yönetilmemesi geliyor. Akılla yönetilmiyor, önyargıyla yönetiliyor; 'ben kralım, tek başıma yönetirim Türkiye'yi, her şeyi biliyorum'. Böyle bir havaya girdiğiniz andan itibaren o ülke kaybeder. Nitekim, Türkiye kaybediyor." diye konuştu.

Dışişlerinin şahsileştirildiğini öne süren Kılıçdaroğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Şöyle diyordu Erdoğan: 'İngiltere, Fransa, Almanya ve şahsım dörtlü bir zirve yaptık. 'Türkiye' yok. Lafa bakın, ego patlamasına bakın, şu kibre bakın. Bunlar dış politikayı bilir mi? Tarihsel derinliğini bilirler mi acaba? Bir büyükelçi olmanın hangi süreçlerden geçtiğini acaba bunlar bilirler mi? Bol maaş alacaklar, altlarında arabası olacak, bayrakları taşıyacaklar, ne kadar üçkağıtçı adam varsa büyükelçi tayin edeceksin, sonra diyeceksin ki 'Türkiye Cumhuriyeti büyük devlettir.' Bu, 'şahsım hükümetinin' başımıza açtığı belalardan biri."

"Türkiye dış politikada eksen kayması yaşadı"

Türkiye'nin dış politikada eksen kayması yaşandığını iddia eden Kılıçdaroğlu, şunları kaydetti:

"Yurtta barış, dünyada barış ekseninden, İhvan eksenine kayan bir dış politika oldu. Bu eksen kayması, Türkiye'nin başını belaya soktu. Başka bir ülkenin iç işlerine karışmayacaktık, her ülkenin iç işlerine karıştık. Kendi ülkesini değil, başka ülkeleri adam etmeye kalkıyor. Sen önce kendi ülkeni büyüt, kalkındır, işsizliği önle, saygınlık kazandır, zaten diğer ülkeler seni örnek alırlar. Sen bunu yapmıyorsun; İhvan neyi öngörmüşse, aynı politikayı dışarıda uyguluyorsun.

Kadim dostumuz, Mısır ile aramızı bozdu. Mısır'ın terörist ilan ettiği kişileri, İstanbul'a getirdi, imkanlar sağladı, televizyon kurdurdu, radyo kurdurdu, 'Mısır'ın aleyhine yayın yapın' diye. 'Yanlış yapıyorsun' dedik. Sen Mısır'ın önemini bilmiyor musun? Bilmiyor, çünkü tarih bilmiyor. Mısır'ın terörist olarak kabul ettiklerini getirdi, Türkiye'de ağırladı. Peki bölücü terör örgütlerini bir başka ülke oturup ağırladığında biz hep beraber itiraz etmiyor muyuz? Bu kadar beceriksiz, dünyadan bu kadar habersiz, tarihinden bu kadar habersiz ilk kez bir kişiyi görüyorum. El-Ezher Üniversitesi, Mısır için çok değerli. Bu üniversitenin yöneticilerine söylemediği kötü laf kalmadı.

Suriye'deki iç çatışmalar... Ne işin vardı kardeşim senin orada? Bir gün önce dost dediğine, 180 derece dönüp ertesi gün, 'Düşman ilan ediyorum'. Sende devlet bilinci, söylem bilinci, ahlak yok mu? Türkiye Cumhuriyeti devletini yöneten kişi, emperyal güçlerin oyuncağı olursa bu noktaya geliriz işte. Suriye'de 600 bin kişi hayatını kaybetti. 3 milyon 655 bin kişi Türkiye'ye iltica etti. 24 saatte Emevi Camii'nde namaz kılacaklardı, Süleyman Şah Türbesi'ni kaçırdılar. Bahçeli'ye de söyleyin, kendi bayrağını indirip, kendi toprağından kaçanlara ne zamandan beri milliyetçi deniyor, benim bildiğim onlar vatan hainidir. İdlib'de 33 askerimiz şehit edildi, hesabını soramadılar. Koşa koşa Moskova'ya gittiler, dakikalarca kapıda beklediler. Bu ülkenin itibarını, saygınlığını ayaklar altına nasıl alıyorsunuz? Koltukları uğruna, paraları uğruna vazgeçmeyecekleri hiçbir değerleri yoktur. Bunların bu ülkeye verecekleri toplu iğne ucu kadar fayda yoktur."

Avrupa Birliğine tam üyelik için yola çıkıldığını ancak şimdi Türkiye'nin totaliter bir ülke olarak tanımlandığını savunan Kılıçdaroğlu, "Öyle bir noktaya geldik ki yabancı bir devletin başkanı, Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin bir numaralı koltuğunda oturan adama 'aptal olma' diyor, tık yok. Buna en büyük desteği veren de sözde milliyetçi geçinen Bahçeli. Nasıl olur bu? İtiraz etmesi lazım. 'Türkiye Cumhuriyeti Devleti'ni aşağılayamazsın' demesi lazım. Bir de kalktı, Trump bir daha seçilsin diye gidip seçim kampanyasına destek verdiler." ifadesini kullandı.

Kılıçdaroğlu, AK Parti iktidarları döneminde Lozan'a göre silahtan arındırılması gereken Ege Adaları'nın silahlandırıldığını, adamların gelip orduyu burada teftiş de ettiğini söyledi.

Yunanistan Dışişleri Bakanının, Türkiye Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu ile yaptığı basın toplantısında Türkiye'ye meydan okuduğunu öne süren Kılıçdaroğlu, "Düne kadar kimsenin yüreği yetmezdi. Benim ağırıma gidiyor. O saygın, o güçlü Türkiye Cumhuriyeti Devleti'ni ne hale getirdiler." diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın, İsrail Başbakanı Netanyahu'nun oğlu İstanbul'a "Konstantinopol" dediği için tepki gösterdiğini anımsatan Kılıçdaroğlu, "Biden ne dedi? Bahçeli'ye soruyorum... Sen ne diyorsun? Senin partinin önünde 'milliyetçi' yazıyor." görüşünü paylaştı.

AK Parti ve MHP seçmenine seslenen Kılıçdaroğlu, "Bu söylediklerimin içinde, çıkıp, şu cümle yanlıştır diyorsanız herkesten özür dileyeceğim. Söylediklerimin tamamı doğruysa, senin de sorumluluğun var. Bu ülke sadece benim değil, 84 milyonun ülkesidir, bu ülkeye hepimiz sahip çıkmak zorundayız." dedi.

"128 milyar doları kime verdiniz?"

CHP olarak bütün il ve ilçelere "128 milyar dolar nerede?" diye pankart astıklarını anlatan Kılıçdaroğlu, şöyle devam etti:

"Bu sorunun anlamı nedir biliyor musunuz? Merkez Bankasının kasasında, Türkiye Cumhuriyeti Devleti'ne ait 1 doları dahi yok demektir. Onun için soruyoruz, 128 milyar doları kime verdiniz? Bir araştırmacı ne diyor? Türkiye bugün savaşa girse herkes biliyor ki kasasında 1 doları bile yok. Herkes horozlanıyor, herkes bağırıp çağırıyor, herkes Türkiye'nin aleyhinde konuşuyor. Erdoğan, sesini kesmiş, ortalıkta geziyor, o da biliyor felaketin ne olduğunu. Biz, '128 milyar dolar nerede' derken, Türkiye'nin geleceğini, itibarını savunuyoruz. 128 milyar dolar kime peşkeş çekildi? Hala açıklama yok. Merkez Bankasını devre dışı bırakacaksınız, bir protokolle parayı alacaksınız Hazine'ye, damat kime istediyse satacak. Kime sattın arkadaş? Ama cevabını alacağız. 'El değiştirdi...' Hırsız malı çaldığında zaten değiştiriyor. 'Biz niye el değiştirdi' diye sormuyoruz, kime verdiniz, hangi kur üzerinden verdiniz, malı kim götürdü? Ben bunu soruyorum. Sizin babanızın parası mı o? O nedenle Yunanistan'ın Dışişleri Bakanı gelip Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nde, Türkiye Cumhuriyeti'ni eleştiriyor, eleştirme gücünü buluyor. Biliyor ki kasalarında para yok. Türkiye'nin bugün ekonomik bağımsızlığı yoktur. 128 milyar doları yok ederek, birilerine vererek, Türkiye'nin ekonomik bağımsızlığını tehlikeye attınız."

Merkez Bankası'nın 2009'da da 4 milyar 163 milyon dolar sattığını, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın 2010 bütçesi üzerine konuşurken bu duruma tepki gösterdiğini hatırlatan Kılıçdaroğlu, "Erdoğan, 4 milyarın hesabını soracağım diyor. 128 milyar nereye gitti?" ifadesine yer verdi.

Kılıçdaroğlu, Merkez Bankası'nın döviz rezervinin 16 Nisan 2021 itibarıyla "- 60 milyar 400 milyon dolar" olduğunu iddia etti.

"128 milyar dolar nerede?" sorusunun cevabını hala almadıklarını söyleyen Kılıçdaroğlu, "Sandıkta alacağız, sandıkta soracağız, birlikte soracağız. Sandığı getirin diyorum, korkudan getirmiyorlar." dedi.

Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin kendi vatandaşına neden dolarla borçlandığını da soran Kılıçdaroğlu, "Türk lirası yok mu? Nerede kaldı?" sorusunu yöneltti.

Kılıçdaroğlu, Türkiye'nin, dünyanın en yüksek faizi ile borçlanan ülkesi olduğunu savunarak, "Tam bir sömürü çarkı. 83 milyonu Londra'daki bir avuç tefeciye mahkum ettiler. Bir ayda 1 milyar 800 milyon dolar dışarıya faiz ödüyoruz, bir günde 57 milyon 800 bin dolar, bir saatte 2 milyon 400 bin dolar faiz ödüyoruz." açıklamasında bulundu.

Washington'a tayin edilen büyükelçinin üç ay geçmesine rağmen Hala ABD Başkanı Biden'a güven mektubunu sunmadığını anımsatan Kılıçdaroğlu, şunları söyledi:

"Dışişleri Bakanlığının yetim çocuğu gibi Washington'da geziyor; acaba Biden beni kabul eder de güven mektubunu verebilir miyim diye. Şu Türkiye'nin geldiği hale bakın. Bunları aşacağız. Ben açık ve net söylüyorum, Recep Tayyip Erdoğan artık Türkiye Cumhuriyeti Devleti için bir milli güvenlik sorunu haline gelmiştir. Mısır'da sağır sultan da artık bunu biliyor. Bunun ayrıntılarını bir başka salı günü veririm, 'hangi gerekçeyle milli güvenlik sorunu haline geldi' diye. Biz umudumuzu asla kaybetmeyeceğiz. Çok badireler atlattı Türkiye Cumhuriyeti Devleti. Ama her badireyi başarıyla sonlandırdı. Yine başarıyla, beraber sonlandıracağız. Yine dostlarımızla birlikte sonlandıracağız. Esnafımızla, çiftçimizle, emeklimizle, taşeron işçimizle herkesle birlikte sonlandıracağız. Bu ülkeyi yaşanabilir, cennet bir ülke haline getireceğiz."

(Bitti)

Kılıçdaroğlu, CHP TBMM Grup Toplantısı'nda konuştu: (3)
Kılıçdaroğlu, CHP TBMM Grup Toplantısı'nda konuştu: (3)
Kılıçdaroğlu, CHP TBMM Grup Toplantısı'nda konuştu: (3)
Kılıçdaroğlu, CHP TBMM Grup Toplantısı'nda konuştu: (3)

Bahçeli, MHP TBMM Grup Toplantısı'nda konuştu: (1) Bahçeli, MHP TBMM Grup Toplantısı'nda konuştu: (1) GÜNDEM ÖZETİ / 17 Mayıs 2022 GÜNDEM ÖZETİ / 17 Mayıs 2022 Kılıçdaroğlu'ndan Çiftçilere: 'Siz Üreteceksiniz Biz de Destekleyeceğiz. Çiftçimiz Rahat Bir Nefes Alacak' Kılıçdaroğlu'ndan Çiftçilere: 'Siz Üreteceksiniz Biz de Destekleyeceğiz. Çiftçimiz Rahat Bir Nefes Alacak'

Kaynak: AA

Son Dakika Güncel Kılıçdaroğlu, CHP TBMM Grup Toplantısı'nda konuştu: (3) - Son Dakika


Advertisement