Son Dakika Haberleri: Malkoç: "Türkiye Güçlendikçe Hem Dünyada Hem Bölgemizde Huzur ve Refah Artacak"

Malkoç: "Türkiye Güçlendikçe Hem Dünyada Hem Bölgemizde Huzur ve Refah Artacak"

28 gün önce

Kamu Denetçiliği Kurumu (KDK) Başdenetçisi (Ombudsman) Şeref Malkoç, "Türkiye'nin huzuru ve refahı Bağdat'ın, Şam'ın, Halep'in Bakü'nün, Tahran'ın, Belgrad'ın ve Üsküp'ün huzuru ve refahıdır.

Kamu Denetçiliği Kurumu (KDK) Başdenetçisi (Ombudsman) Şeref Malkoç, " Türkiye'nin huzuru ve refahı Bağdat'ın, Şam'ın, Halep'in Bakü'nün, Tahran'ın, Belgrad'ın ve Üsküp'ün huzuru ve refahıdır. İnşallah Türkiye güçlendikçe hem dünyada hem bölgemizde huzur ve refah artacak." dedi.

Bazı temaslarda bulunmak için Diyarbakır'a gelen Malkoç, beraberinde kamu denetçileri Saadetin Kalkan, Yahya Akman ve KDK Genel Sekreteri İbrahim Kılınç ile Dicle Üniversitesi'nin eğitim ve öğretim yılı açılış törenine katıldı.

Törende konuşan Malkoç, Türkiye'nin ekonomik, refah, demokratikleşme ve insan hakları alanında çok ciddi mesafe katettiğini söyledi.

1980'li yıllarda Türkiye'de üniversite sayısının 18, üniversitede okuyan öğrenci sayısının ise sadece 150 bin civarında olduğunu bildiren Malkoç, bugün ise 205 üniversite bulunduğunu, öğrenci sayısının ise 7,5 milyona ulaştığını aktardı.

Türkiye'nin yeniden Yunus Emre, Mevlana, İdris'i Bitlisi, İbn-i Sina, Mimar Sinan, Alparslan, Selahaddin Eyyübi, Fatih Sultan Mehmet, Yavuz Sultan Selim ve Mustafa Kemal'e ihtiyacının olduğunu kaydeden Malkoç, onların bu öğrencilerden çıkacağını ifade etti.

Türkiye'nin dünyanın 17'nci büyük ülkesi olduğunu kaydeden "2023'te hedefimiz Türkiye'yi her alanda 10 ülke arasına sokmak. Medeniyetimiz, tarihimiz, coğrafyamız ve her şeyimiz buna müsait. Türkiye'nin huzuru ve refahı Bağdat'ın, Şam'ın, Halep'in Bakü'nün, Tahran'ın, Belgrad'ın ve Üsküp'ün huzuru ve refahıdır. İnşallah Türkiye güçlendikçe hem dünyada hem bölgemizde huzur ve refah artacaktır. Bosna Diyarbakır'dır, Bağdat İstanbul'dur, Üsküp Mardin'dir ve Semerkant Bursa'dır. Geçmişte de böyleydi, bugün de böyledir. Bunu yeniden temin edersek hem ülkemize hem de etrafımıza katkıda bulunuruz." değerlendirmesinde bulundu.

Merhum Necmettin Erbakan'ın başbakan olduğu dönemde Genelkurmay Başkanlığı koridorlarında başçavuşa talimat verilerek kendisine omuz atıldığını söyleyen Malkoç, şöyle devam etti:

"Başka bir komutan ise Erbakan hoca hacca gitti diye çıktı basın açıklamasında küfretti. Türk Silahlı Kuvvetleri terbiyesinde böyle bir şey yok. Bu milletin örf ve adetlerinde böyle bir şey yok. Bu durum ne insanlığa ne de Müslümanlığa sığar. Biz de onların yaptığı gibi yapmayı hocamıza önerdik. O da dilekçe vermemizi istedi. Genelkurmay Başkanlığı'na dilekçe verdik. Dönemin Genelkurmay Başkanı ise 'gerekirse daha ağırını yapacağız' diye bir ülkenin başbakanına bunu söyledi. İşte Türkiye bunlardan kurtuldu. 28 Şubat'ta bu suçu işleyenlerin hepsi yargılandı."

-"15 Temmuz'da canavarlarla karşılaştık"

Avrupa'nın sadece terör örgütü DEAŞ'la mücadele ettiğini ancak Türkiye'nin DEAŞ'ın yanı sıra PKK ve FETÖ gibi örgütlerle de mücadele ettiğini dile getiren Malkoç, şunları kaydetti:

"Devleti ele geçirme hastalığının daha önce cuntacılarda olduğunu görmüştük, günümüzde ise eğitim, sohbet ve dini faaliyet adı altında türeyen bazı güruhun yapmaya başladığını gördük. 15 Temmuz'da canavarlarla karşılaştık. Bu milletin alın teriyle, boğazından kıstığı paralarla aldığı uçağı, helikopteri, tankı milletine karşı yürüttüler. Böyle bir hainlik yaptılar. Türkiye'nin bir kısmını böleceklerdi. 15 Temmuz gecesi Cumhurbaşkanımızı öldürmeye giden bir tim vardı. O tim ormanlara kaçtı gizlendi ve güvenlik güçlerimiz o timi bulduğunda 'çatışma oldu' diye ortadan kaldırabilirdi. Bizim güvenlik güçlerimiz hukuka o kadar riayet ediyor. Saklandıkları yerden onları alarak sanık sandalyesine oturttu ve hesaplarını yargıya veriyorlar. Türkiye bu mücadeleyi de hukukun içerisinde sürdürüyor."

Diyarbakır Valisi Hasan Basri Güzeloğlu ise ülkenin her tarafında tesis edilen huzur ve güven ortamının kentte de hakim olduğunu söyledi.

Türkiye'de artık tüketen değil, üreten bireyler istediklerini, yazılımları kullanan değil, o yazılımları yazan üniversiteler arzu ettiklerini belirten Güzeloğlu, "Bunu yapacak gücümüz, inancımız, heyecanımız ve bilgimiz var. Hep birlikte, başarır, çalışır ve gayret edersek sonuç hepimiz için güzel olacak." ifadelerini kullandı.

Dicle Üniversite Rektörü Prof. Dr. Talip Gül de üniversitelerinin Türkiye'nin en iyi 27. üniversitesi olduğunu bildirdi.

Bölgede ve şehirde oluşan huzur ve güvenin önemli olduğuna dikkati çeken Gül, "Geçmişte 51 olan yabancı öğrenci sayımız bugün 452'ye ulaştı. Avrupa'daki 192 üniversiteyle işbirliği protokolü gerçekleştirdik. Hedefimiz üniversitemizi bölgenin bilim ve kültür merkezi yapmak. Amacımız üniversitemizi Türkiye'nin ve dünyanın en iyi üniversitesi haline getirmek." diye konuştu.

Törene Büyükşehir Belediye Başkanı Cumali Atilla, AK Parti Diyarbakır Milletvekilleri Ebubekir Bal ve Oya Eronat, Cumhuriyet Başsavcısı Kamil Erkut Güre, Bölge Jandarma Komutanı Tümgeneral Halis Zafer Koç, İl Jandarma Komutanı Tuğgeneral Mustafa Başoğlu, İl Emniyet Müdürü Tacettin Aslan, AK Parti İl Başkanı Süleyman Serdar Budak da katıldı.



"11 Kasım'da Kıyamet Kopacak" Deyip İstifa Eden Öğretmenden Yeni Kehanet! Sanayi ve Teknoloji Bakanı'ndan TÜBİTAK Açıklaması: FETÖ İle İrtibatlı Bin 289 Kişinin İşine Son Verildi

ABD Enerji Bakanı'ndan Türk Akımı Projesi Hakkında Küstah Çıkış!