Prof. Dr. Bekler: Marmara depremi, İstanbul nüfusunun yüzde 20'sini etkileyecek - Son Dakika

Prof. Dr. Bekler: Marmara depremi, İstanbul nüfusunun yüzde 20'sini etkileyecek

03.11.2020 09:24

Çanakkale On Sekiz Mart Üniversitesi Deprem Araştırma ve Uygulama Merkezi Müdürü Prof. Dr. Tolga Bekler'den Marmara depremiyle ilgili korkutucu açıklamalar geldi. Her 10 yılda bir 6 ve üstü depremin olduğu söyleyen Bekler "Beklenen deprem İstanbul nüfusunun yüzde 20'sini etkileyecek" dedi.

Çanakkale On Sekiz Mart Üniversitesi (ÇOMÜ) Mühendislik Fakültesi Dekanı ve ÇOMÜ Deprem Araştırma ve Uygulama Merkezi Müdürü Prof. Dr. Tolga Bekler, 30 Ekim tarihinde İzmir'in Seferihisar açıklarında meydana gelen 6.6 büyüklüğündeki depreme ve olası Marmara depremine ilişkin çarpıcı açıklamalarda bulundu.

Türkiye'nin her 10 yılda bir 6 ve üzeri büyüklükte bir deprem ile karşı karşıya kaldığını ifade eden Prof. Dr. Bekler, İzmir depremindeki yıkımda en büyük kabahatin deprem ya da zeminde değil, ciddi anlamda sorun bulunan yapılarda olduğunu söyledi.

Prof. Dr. Bekler: Marmara depremi, İstanbul nüfusunun yüzde 20'sini etkileyecek

"YAPILAR SANKİ PİLAV LAPASI ÜZERİNDE"

Prof. Dr. Bekler, "Zeminin ancak depremde şu şekilde bir sorumluluğu, taşıyıcılığı var. Özellikle dolgu zemin olarak da tabir ettiğimiz bugün Çanakkale'nin de en büyük sıkıntılarından bir tanesidir. Sarıçay deltası buna çok güzel bir örnek. Ova üzerinde kurulması zeminin gelen deprem dalgasını sanki bir pilav lapasının üzerindeki bir yapıyı sallar gibi büyüterek, yapıya aksettirmesi. Yani biz buna kendi bilimsel çalışmalarımızda büyütme deriz. Çanakkale'deki zemin ve zemin koşulları ile İzmir'de yıkılan binaların altlarını oluşturan zemin ve zemin koşulları birebir aynı. Sıvılaşma özelliği gösterir" dedi.

"ÖNLEMLER ALINMADIYSA ÜLKENİN HER YERİNDE BUNLAR YAŞANACAK"

Prof. Dr. Tolga Bekler, "Deprem dediğimiz olay bir tüp ya da nükleer patlaması gibi değil. Binlerce tüpü Bornova'ya koyun, aynı anda patlatın, binalarda, taşıyıcı unsurlarda zarar göremezsiniz, sadece camlar patlar. Basınç, yani P dalgası dediğimiz hareketin etkisidir. Ama işi deprem boyutuna getirdiğimiz zaman iş değişmeye başlıyor. Zarar görebilirlik artmaya başlıyor. Tabi buna karşı yapısal olarak önlem alınmadıysa, gerekli mevzuatlar uygulanmadıysa, yer mühendislik hizmetleri dışında diğer inşaat mühendisliği hizmetleri yapılmadıysa, gerekli denetimler yapılmadıysa maalesef İzmir'de yaşadığımız acı sonuçları, Kocaeli'de, Van'da, Manisa'da, Malatya'da yaşadığımız acı sonuçları yaşayacak hale geliriz" dedi.

"DEPREM DAHA ŞİDDETLİ OLSAYDI ETKİLERİ ÇOK DAHA KÖTÜ OLACAKTI"

İzmir'de, denizdeki fayların ürettiği bir deprem yaşandığını bunun da ister istemez Seferihisar Körfezi'nde, Sığacık başta olmak üzere sahil şeridindeki yapılarda tsunami etkisi oluşturduğunu ifade eden Prof. Dr. Tolga Bekler, "Bu deprem 7.5 büyüklüğünde bir deprem olsaydı, hakikaten çok daha ciddi yıkımlar olurdu. Tsunamiyi de katarsanız daha fazla etkisini görecektik. Çünkü tsunami televizyonlarda gözle gördüğümüz bir sel gibi değil. Selin yüzlerce katı daha hızlısını düşünün. Tonlarca malzemeyi sürükleyip, götürüp, tekrar getirebiliyor. Yani bu deprem 7.5 ve üzerinde olsaydı çok daha büyük ve sarsıcı etkilerini görecektik. Hem tsunami olarak hem de karadaki unsurlar olarak. İzmir'deki mevcut yapı stokunun yüzde 10'luk bir kısmını kaybederdik diye, düşünüyorum" diye konuştu.

MARMARA'DA HEYELAN RİSKİ

Marmara Denizi'nde beklenen depremin tsunami oluşturma olasılığının çok düşük olduğunu, ancak bölgede daha büyük tehdit olarak heyelan riskinin olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Bekler, bunun sebebini şu şekilde açıkladı:

"Marmara bölgesindeki fayların üretebileceği deprem, yanal fayların oluşturacağı bir depremdir. Yani blokların birbirine göre düşmesi zayıf olabilecek bir deprem. Tsunami etkisi son derece zayıftır. Ama Marmara'da zaten tsunamiye gerek bile yok. Çünkü Marmara'ya kıyısı olan tüm il ve ilçelerin sahil şeritlerini oluşturan zemin çok kötü. Avcılar'ın, Silivri'nin, Tekirdağ'ın açıklarında deniz heyelanları var. Bunlar statik dengede duruyor. O dengeyi bir deprem çok kolay bir şekilde bozabilir. 1999 depremi zaten onu yaptı. Marmara depremi o ya da bu şekilde oluşacak. 1912'den bu yana Mürefte'de deprem yok. Burası çok sıkıntılı, bizim sismik boşluk olarak tabir ettiğimiz bir yer. Marmara'ya da en fazla 150 kilometre. İstanbul'u, yani o 20 milyonluk nüfusun neredeyse yüzde 10'unu, yüzde 20'sini olumsuz etkileyecek bir deprem üretebilecek yerler var. Daha önce 7.4, 7.8'lik deprem üretmiş. Marmara Denizi içerisinde 7'nin üzerinde her deprem ciddi hasarlar oluşturabilme özelliğine sahiptir. Denizin çok dibinde olan yerler blok hareketiyle gömülmeyle beraber aşağıya doğru göçmeye başlayacaktır. Zaten oralarda bir de heyelan var. Bugün Küçükçekmece'ye, Avcılar'a gittiğiniz zaman yavaş yavaş Marmara Denizi'ne doğru, Çekmece Gölü'ne doğru kayma söz konusudur. Buralarda kamu binaları da var. İstanbul Üniversitesi'nin eski yerleşkesi hala kullanılıyor mu bilmiyorum, buradadır."

Prof. Dr. Bekler: Marmara depremi, İstanbul nüfusunun yüzde 20'sini etkileyecek
Prof. Dr. Bekler: Marmara depremi, İstanbul nüfusunun yüzde 20'sini etkileyecek
Prof. Dr. Bekler: Marmara depremi, İstanbul nüfusunun yüzde 20'sini etkileyecek
Prof. Dr. Bekler: Marmara depremi, İstanbul nüfusunun yüzde 20'sini etkileyecek

Kaynak: DHA

Son Dakika Güncel Prof. Dr. Bekler: Marmara depremi, İstanbul nüfusunun yüzde 20'sini etkileyecek - Son Dakika


YORUMLAR (1)

Son Dakika

Yine çukura takılıp düşen Orhan Gencebay, bu kez parmağını kırdı Sağlık Bakanı Koca, haritayla paylaştı! İşte il il aşı olanların sayısı Şiddet iddialarını reddeden Özcan Deniz'e eski eşinden yanıt: Kimsenin kariyeriyle bir derdim olmadı Türk gemisine Gine Körfezi'nde korsan saldırısı! 1 gemici öldürüldü, 15 gemici kaçırıldı Erdoğan Bayraktar'dan çok konuşulacak Muharrem İnce paylaşımı! Yeni kurulacak partiye mi katılıyor? Güneşli havaları unutun! Kar geri geliyor, hafta boyunca sürecek 13 yaşındaki kız çocuğu, kendisini hamile bırakan 14 yaşındaki arkadaşı tarafından öldürüldü 5 çocuğunu öldürüp evi ateşe veren kadın canına kıydı, bıraktığı not tüyler ürpertti