Son Dakika Haberleri: Rize'de "Bir Dava ve Fikir Adamı Olarak Mehmet Akif Ersoy" Konferansı Düzenlendi

Rize'de "Bir Dava ve Fikir Adamı Olarak Mehmet Akif Ersoy" Konferansı Düzenlendi

8 yıl önce

Rize'de "Bir Dava ve Fikir Adamı Olarak Mehmet Akif Ersoy" konferansı düzenlendi.

Rize'de

Rize'de "Bir Dava ve Fikir Adamı Olarak Mehmet Akif Ersoy" konferansı düzenlendi.


Rize İsmail Kahraman kültür Merkezinde düzenlenen konferansa, Rize Valisi Seyfullah Hacımüftüoğlu, İl Jandarma Komutanı Albay Turhan Talu, Cumhuriyet Başsavcısı Atilla Aslan ile Rize Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Osman Karamustafa ile davetliler katıldı.


Kafkas Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. İsmail Kaya, konferansta yaptığı konuşmada, Mehmet Akif'in birçok yeteneğe sahip olmasına rağmen tevazu hırkasını giydiğini ve hayatını bu tevazu içerisinde sürdürdüğünü belirtti.


Mehmet Akif'in Arnavut bir baba ile Buharalı bir annenin çocuğu olarak dünyaya geldiğini, bu farklılığın da onun kişiliğine yansıdığını kaydeden Kara,


"Farklı kültürlerle yoğrulan Akif isyan ruhunu, kararlılığı, ayak diremeyi babadan, sanatkarlığı ve tevazuyu ise anadan almıştır. Akif, ulema sınıfından değildi. Medrese bilgilerini babasından almış, modern okullarda eğitim görmüştür. Akif, aynı zamanda, gelenekçi tarafları ile modern yanları olan bir siyasi kişilikti" dedi.


Mehmet Akif'in fikriyatı açısında üzerinde durulması gereken en önemli konulardan birisinin onun ahlak anlayışı olduğunu dile getiren Kara, şunları söyledi:


"Akif'in ahlak anlayışının temelinde, tek tek Müslüman bireyleri ve toplumu ayağa kaldırarak talepkar bir ahlak anlayışını oluşturmak istemesi bulunmaktadır. Mehmet Akif Ersoy ümidimizin, imanımızın, vatan severliğimizin, hürriyet aşkımızın şairidir. Duruşu ile topluma örnek bir şahsiyettir. Ersoy'un Safahat isimli eseri, bilgisizliğe, taklitçiliğe ve batı dünyası karşısında kapıldığımız küçüklük duygusuna bir isyan çığlığıdır. Milletimizi fikirleri, eserleri ve şahsiyeti ile hizmet etmiş bulunan mütefekkir şairimizin hatırasını yaşatmak ve genç nesillere tanıtmak başta gelen görevlerimizdendir. İstiklal Marşı gibi bir daha yazılabilmesi mümkün olmayan muazzam bir marşı milletimize hediye eden şairimizin bu eseri bir dik duruş, bir dinamizm kazanma, bir iman dağı tazelemedir."


Mehmet Akif'in Mısır'a gidişinin adeta gönüllü bir sürgün, inzivaya çekiliş olduğunu kaydeden Kara, şunları ifade etti:


"Cumhuriyet tarihinde en demokrat meclis olan 1. TBMM'de Burdur Milletvekili olarak yer alan Mehmet Akif, 1924 yılında ikinci Meclis'te yer almadı. Kırgın bir şekilde İstanbul'a döndü. Daha sonra Mısır'a gitti. Burada maddi ve manevi olarak geçirdiği 10 yıl, şairin kendi içindeki zenginlikleri daha fazla fark ettiği dönemdir. Eğer bu dönem olmasaydı tasavvufi bir meşrebi olmamasına rağmen, hatta söylemleri ile tasavvufi söylemin örtüşmemesine rağmen içindeki o mistik ve tasavvufi zenginliği büyük bir ihtimalle göremeyecektik."


- RİZE

Haber Yayın Tarihi: 01.01.2012 12:00 Kaynak: AA



Meteoroloji'den beklenen haber geldi! Yeni haftada kar var
Kara Cuma'da firmaların fiyat oyunu ifşa oldu Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk duyurdu: Lisede sınıfta kalma geri geliyor