Son Dakika Haberleri: Sit Alanı İçinde Kalan Hayatları Çekilmez Hale Geldi

Sit Alanı İçinde Kalan Hayatları Çekilmez Hale Geldi

2 yıl önce

Sit alanı içinde kalan hayatları çekilmez hale geldi Milli Parklar ve SİT kıskacındaki Manavgat Beşkonak'a bağlı 180 haneli Altınkaya Mahallesinde 117 ev 1. ve 3.

Sit Alanı İçinde Kalan Hayatları Çekilmez Hale Geldi, System.String[]

Sit alanı içinde kalan hayatları çekilmez hale geldi

Milli Parklar ve SİT kıskacındaki Manavgat Beşkonak'a bağlı 180 haneli Altınkaya Mahallesinde 117 ev 1. ve 3. derece sit alanı içinde

Dedelerinden kalma 100 yıllık evlerde yaşamaya çalışan ve izinsiz çivi bile çakamayan mahallelinin en büyük sıkıntısı tuvalet sorunu

Manavgat Kaymakamı Mustafa Yiğit: "3. derece sit alanlarında izinli tadilat olabilir ancak 1. derece sit alanları için yapılacak bir şey yok"


ANTALYA - Milli Parklar ve SİT alanı kıskacındaki Manavgat Beşkonak'a bağlı Altınkaya Mahallesi sakinleri yıkılan evlerine çivi çakamazken, tuvaletleri olmadığı için büyük sıkıntı yaşıyor.Tek geçim kaynaklarının hayvancılık olduğunu belirten Altınkayalılar, Milli Parklar'ın doğaya bıraktığı vahşi hayvanların, besledikleri küçük ve büyükbaş hayvanlarını yemesi nedeniyle hayvancılıktan da vazgeçiyor.Altınkaya Mahallesi'nde yaşayan vatandaşları İmar Barışı'ndan yararlanmaya davet eden Manavgat Kaymakamı Yiğit, İmar Barışı'nın Altınkayalılar için bulunmaz fırsat olduğunu belirterek " 3. derece sit alanlarında izinli tadilat olabilir ancak 1. derece sit alanları için yapılacak bir şey yok" dedi.

Manavgat'a 70 kilometre mesafede bulunan Beşkonak'a bağlı resmi ismi Altınkaya, tarihteki ismi Selge, yaşayanların ise Zerk olarak adlandırdığı mahallede 47 tanesi 1. derece sit alanında, 70 tanesi de 3. derece sit alanında olmak üzere sit alanı içerisinde kalan 117 evde yaşayan 450 dolayında vatandaş zor şartlarda hayatını idame ettirmeye çalışıyor. Bazı sokaklarına yol olmaması nedeniyle araç giremeyen köyün tek geçim kaynağı olan hayvancılık ta Milli Park tarafından doğaya bırakılan yabani kurtlar yüzünden bitme noktasına geldi. Aynı şekilde Milli Parkın yaban domuzların vurulmasını yasaklaması nedeniyle köyde tarım da yapılamaz halde.

Evlerde tadilat yapılamıyor

Harabeye dönen evinde tadilat yapmak isteyen yöre halkı, yüklü miktarda para ve hapis yatma tehlikesiyle karşı karşıya kaldığı için korkudan çivi bile çakamıyor. Tapu sorunlarıyla boğuşan yöre halkı insanca yaşayabilmek için Milli Parklar, Orman, Müze ve belediyenin yardımını bekliyor.

100 yıl önce dedelerinin, babalarının yerleşerek yaşamaya başladığı Beşkonak Zerk'te insanlar dedelerinin, babalarının yaptığı taş evlerde tadilat yapamadıkları, bir çivi bile çakamadıkları gibi tuvalet bile inşa edemiyor. Bu problem sadece Zerk halkının değil, Zerk'in ortasında bulunan 10 bin kişilik Tiyatroyu ve diğer tarihi yerleri görmek için gelen yerli ve yabancı turistleri de yakından ilgilendiriyor. Büyük bölümü hala ayakta olan Selge Tiyatrosunu görmek için özellikle yaz aylarında her gün yüzlerce turist Zerk'e geliyor. Vatandaşlar, kendilerine çivi çaktırmayan, tuvalet çukuru bile açtırmayan yasakların tabela dikilmesi için tiyatronun kapısına çukurlar açılması ve tiyatroya yaklaşık 500 metre mesafedeki Zerk'in girişine bugün tamamen harabeye dönmüş, kullanılmadığı için köylüler tarafından samanlık olarak kullanılan büyük bir tuvaletin yapılmasına izin verildiğini idda ediyor.

Yerli ve yabancı turistlere rezil oluyoruz

Altınkaya sakinlerinden Süleyman Bahar, mahallelerinin 70'li yıllarda sit ve milli park alanı ilan edildiğini belirterek "Yaklaşık 180 hane köyümüz. Bu 180 hanenin tamamı da sit ve milli park kurumları yüzünden kıskaca alınmış, tuvalet yapmanın dahi yasak olduğu, çivi çakamadığımız sahipsiz bırakılmış antik bir kent. Bu konuda gerekli kurumlara defalarca dilekçe verdik, müracaatlarımızı yaptık fakat bir türlü çözüm bulunamadı. Yaşanan sorunlar yüzünden köyün gençleri burada yaşamak istemiyor. Yıkık evlerde artık yaşlılar yaşıyor. Mahallemizdeki evlerin büyük bölümünde bırakın insanın yaşamasını hayvan bağlasan durmaz. Ama elimiz kolumuz bağlı. Çivi çakmamız bile yasak. Çakmaya kalkışanlar da yargılanıp para ve hapis cezasına çarptırılıyor. " dedi.

Mahallenin sit ve milli parkla olan probleminin mutlaka çözülmesi gerektiğini söyleyen Bahar, " Yerli ve yabancı binlerce turist ziyaret ediyor bu köyü. Özellikle bu Selge antik kentini ziyaret ediyor ve ziyarete geldikleri vakit yerli ve yabancı turistler için tuvalet bile yok köyde. 21. yüzyıl Türkiyesindeyiz. Burası uluslararası alana hitap eden bir bölge. Milli park alanı. Selge antik kentinin bulunduğu bir alan. Bizlere gelsin, ilgilensinler. Bizim tapumuz yok, zilliyetlik hakkımız yok. Burada yaşıyoruz. Bu köyü, bu ormanı, bu tarihi koruyan bu köylü. Şimdi, dağlarda köylünün geçim kaynağı kıl keçileri var. köylü keçilerini barındırmak için ağıl yaptığında milli park idarecileri geliyor "sen bu ağılı neden yaptın?" diye ağır ceza uyguluyor. Köylü tamamen kıskaca alınmış. Yapılaşma yok, hayvan bakma yok. Tüm bunlar yoksa bu köylüyü burada neden yaşatıyorsun? " diye konuştu.

90 yaşındaki Havva ninenin çilesi

Eşi ölen, çocukları da başka yerlerde yaşayan 90 yaşındaki Havvana Sevinç ise ne tuvaleti, ne de banyosu olmadığını belirterek "Rezil oluyorum. Yağmur yağdığında kap alıp getiriyorum, kap koyuyorum damlalar üstüme akıyor. Yataklarım halılarım çürüdü. Büyüklerimiz bizim derdimizin çaresine baksın. İnsan durmaz bu evin içinde. Şimdi içine girsen buraya tuvalet bile demezsin. 5 çocuk besledim içinde. Allah devletimize ömür versin, sağlık versin. Milli parkçılar bir yandan sıkıştırdı, ormancılar bir yandan sıkıştırdı. Biz ne yapalım. Odun yakmayalım mı? Bu ağacı taşı bizim babalarımız korudu. Bizim dedelerimiz ektirdi bu ağaçları. Her gün 4-5 hayvanımızı kurtlar yiyor. Şu taşı şurdan alıp şuraya koyamıyorum. Bize bir yer göstersinler. ya bir tuvalet yeri versinler ya bir hamamlık yeri versinler. ya da bizi sulu bir yere götürsünler bizi oturtsunlar. Bir bölük turist geliyor utanıyoruz. Ateş yakamıyorum. Odunum yok. Aldırmıyorlar getirdiğimizi de geri götürüyorlar ormancılar. Çok reziliz" dedi.

Ağır cezada yargılandı

Kaşık ve oklava yaparak geçimini sağlayan 75 yaşındaki Bayram Bahar, en büyük sıkıntılarının yıkılan evlerini tamir edememeleri ve tuvaletlerinin bulunmaması olduğunu belirterek "Bir misafirimiz gelse tuvalet ve banyomuzun olmaması nedeniyle yerin dibine giriyoruz. Ben şurada tenekede ayda bir su kaynatmak suretiyle banyomu yapabiliyorum. Bu insanlık mı. Dedemden kalma bir örgü vardı. Bir ineğim vardı üstüne gölge yapmak için plastik çektim. Bekçi zabit tuttu. Ağır cezada yargılandım. Orada plastiği söktüm dedim o sebepten beraat ettim. " dedi.

Manavgat Kaymakamı Dr. Mustafa Yiğit; "Altınkaya'nın sorunu imar Barışı ile çözülebilir"

Altınkaya Mahallesi'nde yaşayan vatandaşları İmar Barışı'ndan yararlanmaya davet eden Manavgat Kaymakamı Yiğit, İmar Barışı'nın Altınkayalılar için bulunmaz fırsat olduğunu söyledi.

Altınkaya Mahallesi'nde 47 tanesi 1. Derece sit alanında, 70 tanesi de 3. Derece sit alanında olmak üzere sit alanı içerisinde 117 ev bulunduğunu belirten Manavgat Kaymakamı Dr. Mustafa Yiğit, burada yaşayan vatandaşlarımızı vakit geçirmeden imar barışı için başvuruda bulunmaya çağırdı.

İmar barışının başvurularının devam ettiğini ve başvuru için ciddi istisnalar olmadığını söyleyen Kaymakam Yiğit " Birinci derecede sit alanlarında da olsa, Ormanda da olsa yapısı olan herkes başvurabiliyor. Altınkaya Mahallesi bir kısmı birinci derecede sit alanında, bir kısmı üçüncü derecede sit alanında olan bir bölge. Onlarda başvuru hakkına sahip. İmar Barışı onların sorunlarına da çözüm getiriyor. En azından önemli problemleri ki bu vatandaşlarımızın çoğu yargılanıyor. Yargılanıyorlarsa başvurdukları, belgelerini adli makamlara teslim ettikleri takdirde yargılamaları düşüyor. Bu önemli bir kazanım. Çünkü köylü oraya yerleşmiş. Adliyeyle şunla bunla işi olmaz aslında ama birinci derecede sit alanında bulunmalarından dolayı yargılama aşamasından geçiyor. " dedi.

1. derece sit alanları için yapılacak bir şey yok

İmar Barışıyla bu davaların düştüğünü, 3. derece sit alanında evi bulunan vatandaşların imar barışı başvurusu yapmaları durumunda evlerinin tadilatını ve eksiklerinin bir bölümünü giderebileceklerini kaydeden Kaymakam Yiğit şöyle devam etti: " 3. derece sit alanı içinde evleri bulunan vatandaşlar tuvalet ve çatı düzenlemesi gibi eklentilerini yapabilirler. Ne var ki 1. Derece sit alanı için bunları söylememiz mümkün değil. Burada çok katı kurallar var. İmar barışından faydalansa bile yeni bir eklenti yapmaları mümkün görünmüyor. Bu konuda kuruldan izin de çıkmıyor. Bu yasadan kaynaklanan kültür, tabiat varlıklarını koruma kanunundan kaynaklanan hükümler. Birinci derece sit alanlarında hiç bir şekilde yapısal faaliyete izin verilmiyor. Bu insanların tabii tuvalet vb. sorunlarını kurumlarla görüşerek kısmi çözümler getirilebilir diye düşünüyorum. Ama temelli yapısal anlamda izin vermeye ne onların yetkisi var ne de bizim yetkimiz var. Ancak yasal değişiklikle olabilir. Bu da şu aşamada görülmüyor"

Sit Alanı İçinde Kalan Hayatları Çekilmez Hale Geldi

Haber Yayın Tarihi: 25.07.2018 11:18 Kaynak: İHA



Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın övdüğü Kastamonu pastırmasına talep arttı
Performans sanatçısı Datuna, 120 bin dolara satılan 'duvara bantlanmış muzu' yedi Mucit öğretmen, sobaya döşediği tesisat ile tüm evini ısıtıyor