Türk Eğitim Sen, 14 Ocak'ta Maliye Bakanlığı'na Yürüyecek - Son Dakika

Türk Eğitim Sen, 14 Ocak'ta Maliye Bakanlığı'na Yürüyecek

13.01.2012 11:36
Türk Eğitim Sen, 14 Ocak'ta Maliye Bakanlığı'na Yürüyecek, System.String[]

Türkiye Kamu Sen ve Türk Eğitim Sen İstanbul İl Başkanı Yrd.Doç.Dr.M.Hanefi Bostan, "Eşit İşe Eşit Ücret" uygulamasını protesto etmek için 14 Ocak 2012 Cumartesi günü Ankara'da eylem yapıp, Maliye Bakanlığı'na...

Türkiye Kamu Sen ve Türk Eğitim Sen İstanbul İl Başkanı Yrd. Doç. Dr. M. Hanefi Bostan, "Eşit İşe Eşit Ücret" uygulamasını protesto etmek için 14 Ocak 2012 Cumartesi günü Ankara'da eylem yapıp, Maliye Bakanlığı'na yürüyeceklerini belirtti.

Yazılı açıklama yapan Hanefi Bostan, yıllardır üniversite öğretim üyelerinin, öğretmenlerin ve üniversiteler ile Milli Eğitim'de çalışan memurların maaşlarının düzeltilmesi için hiçbir çalışma yapılmadığını savunarak, "Bütün ümitler 'Eşit İşe Eşit Ücret' düzenlenmesine bağlandı. Hatta hükümet sürekli olarak bu haksızlığın çözüleceği ümidini yaydı. Ancak gelinen noktada bütün beklentilerin eğitim çalışanları açısından bir hayal ve hüsrandan başka bir şey olmadığı ortaya çıktı. Nitekim bunun en önemli

göstergesi 2 Kasım 2011 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 666 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamedir. Bu kararname ile öğretmenler ve akademisyenler yok sayılmıştır. Üniversiteler ve MEB'deki memurlara çok cüzi oranlarda ek artış öngörülmüştür" ifadelerini kullandı.

Bostan, yıllardır öğretmen ve akademisyen maaşlarında herhangi bir iyileştirme yapılmadığını, ek ders göstergelerinde de tek bir puan artış sağlanmadığını ifade ederek, şunları söyledi;

"Yaşama koşulları giderek ağırlaşırken, enflasyon oranları artarken, zamlar peşi sıra gelirken, öğretmenlerin, akademisyenlerin ve memurların çoğunluğunun aylık geliri yerinde saymakta, eğitimciler ve memurların önemli bir kısmı her geçen gün daha da yoksullaşmaktadır. Kredi kartını bile ödemekte güçlük çeken, borcu borçla kapatan, cüzdanı yangın yerine dönen eğitimciler; bu ülkenin kalkınmasından pay alamadığı gibi, yapılan iyileştirmelerden de hiçbir şekilde faydalanamamaktadır.

Eşit işe eşit ücret

düzenlemesiyle birlikte eğitimcilerin aylık gelirleri, diğer kamu personeline göre çok düşük kalmıştır. Örneğin ek ders ücreti alamayan 9/1'deki öğretmenin maaşının 1577 TL, araştırma görevlisinin 1875 TL, 5/3'deki bir öğretim görevlisinin 1879 TL, 5/2'deki yardımcı doçentin 2210 TL, 3/1deki doçentin 2320 TL, ¼'deki profesörün 3498 TL, üniversite mezunu yeni memur 1330 TL, 1/1'deki bir memur 1556 TL maaş alıyor. Bir müsteşar 759 TL, bir genel müdür 753 TL, bir genel müdür yardımcısı 722 TL ek ödeme

alırken, öğretmen, profesör, doçent, yardımcı doçent, öğretim görevlisi, okutman, uzman, araştırma görevliSİ ek ödeme alamaması, maaşlarının yerinde sayması hangi vicdana sığmaktadır? Milletvekillerimiz, danışmanlarının maaşını 2 bin TL'den 5400 TL'ye, sekreterlerinin maaşını da 4 bin 700 TL'ye çıkartırken, kendi maaşlarını ve emeklilik maaşlarını da %60 oranında artırırken, öğretmenin maaşı 1596 TL'de, doçentin maaşı da 2320 TL de mi kalacaktır? Bu durum çalışma barışını bozmakta, öğretmen, akademisyen ve

memurların çalışma şevkini kırmaktadır. Eşit işe eşit ücret derken, eşitsizlikleri derinleştirmek, yalnızca bir kesimi onurlandırmak ne kadar adildir?"

Üniversitelerde çalışan memurların devletin vermiş olduğu çıplak maaş dışında hiçbir sosyal yardım hakkı bulunmadığını anlatan Hanefi Bostan, diğer kurumlar gibi üniversitelerde çalışan idari personele de üniversite ödeneği verilmesi gerektiğinin altını çizdi. Bostan, üniversitelerde çalışan memurların maaşlarının azlığından dolayı başka kurumlara geçmek için yoğun bir gayret sarf ettiğini ve hatta büyük bir bölümünün de bu geçişi gerçekleştirdiğini vurgulayarak, "Bu nedenle üniversitelerde büyük bir

memur açığı bulunmaktadır. Yine maaş azlığından ve iş güvencesinin bulunmamasından dolayı birçok gencimiz araştırma görevliliğini tercih etmemektedir. Araştırma görevlisi olanlar da fakültelerde yeterli sayıda memur bulunmadığı için bölüm sekreterliği yapmakla yüz yüze bırakılmıştır. Hükümet, Üniversitelerdeki kan kaybını durdurmak için memurlar başta olmak üzere araştırma görevlilerine,

okutman, uzman, öğretim görevlileri ve yardımcı doçentlere gerekli maaş artışını ve ek ödemeyi bir an önce yapmalıdır"

açıklamasında bulundu.

2002 yılında araştırma görevlilerinin maaş durumunu düzeltmek için kanun hükmünde kararname ile "görev tazminatı" adı altında üniversite personeline ve az maaş alan diğer kurumların personeline ek ödeme yapılmasının kararlaştırıldığını anlatan Hanefi Bostan, "Ancak, tam tersine, ek ödemeye Üniversitelerde profesör ve doçentlerden, diğer kurumlarda da en çok maaş alanlardan başlanmış, araştırma görevlilerine,

okutman, uzman, öğretim görevlileri ve yardımcı doçentlere 10 yıllık bir süre geçmesine rağmen

bugüne kadar herhangi bir ek ödeme yapılmamıştır. Üniversiteler ve MEB hariç diğer kurumların büyük bir çoğunluğunda memurlara maaş dışında çeşitli adlar altında ek ödeme yapılmaktadır. Kamuoyuna sürekli olarak öğretim üyelerinin, öğretmenlerin Üniversite ve MEB'de çalışan memurların çok para aldığı şeklinde haberler bombalanmaktadır. Ancak gerçeğin böyle olmadığı önemli bir hakikat olarak karşımızda durmaktadır" dedi.

Hanefi Bostan, Türk Eğitim Sen olarak üniversitelerdeki idari ve akademik personele ve öğretmenlere reva görülen maaş zulmünün bir an önce ortadan kaldırılması için hükümete ve bütün siyasi partilere çağrıda bulunduklarını ifade ederek, "Sesimizi duyurmak için de 14 Ocak 2012 Cumartesi günü bütün şube başkanlarımız ve yönetim kurullarımızla Ankara'dayız ve Maliye Bakanlığına yürüyoruz. Sesimize kulak verecek olan sağduyu ve kamu vicdanıdır" dedi. - İSTANBUL

- Kaynak: İHA

Son Dakika Güncel Türk Eğitim Sen, 14 Ocak'ta Maliye Bakanlığı'na Yürüyecek - Son Dakika


Son Dakika

Karabağ'ın sözde lideri Harutyan panik içinde: SİHA'ların korkusuna sığınağa girdi Son Dakika: Devlet erkanı Atatürk'ün huzurunda! İşte Erdoğan'ın Anıtkabir Özel Defteri'ne yazdığı mesaj ABD'nin yeni keşfi ile ilgili bilim kurulu üyesinden gururlandıran ifadeler: Türkiye, aspirini en başından beri korona tedavisinde kullanıyor Kardeşinin borçları nedeniyle 5 çocuğunun uyuduğu odayı kurşun yağmuruna tuttular Apartmanın otoparkında bulunan bir buçuk metrelik yılanın yakalanma anı kamerada Manavgat'ta defne yaprağından 5 milyon lira gelir bekleniyor Korona tedavisinde çığır açacak araştırma! Herkesin evinde olan Aspirin virüsün düşmanıymış Hagi mi, Alex mi? Fenerbahçe efsanesi Emre Belözoğlu, klişe soruda herkesi ters köşeye yatırdı