Türkiye'nin Çin ile İlişkilerinde Uygur Sorunu Paneli - Son Dakika

Türkiye'nin Çin ile İlişkilerinde Uygur Sorunu Paneli

09.07.2015 18:46
Türkiye'nin Çin ile İlişkilerinde Uygur Sorunu Paneli, System.String[]

Stratejik Düşünce Enstitüsü (SDE) Uzakdoğu Uzmanı Doç Dr. Erkin Ekrem, Çin ile Türk hükümetlerinin Doğu Türkistan yada Uygur sorunu olarak son günlerde öne çıkan konularda birbirlerini anlayamadığını belirtti.

Stratejik Düşünce Enstitüsü (SDE) Uzakdoğu Uzmanı Doç Dr. Erkin Ekrem, Çin ile Türk hükümetlerinin Doğu Türkistan yada Uygur sorunu olarak son günlerde öne çıkan konularda birbirlerini anlayamadığını belirtti.

SDE'nin başkanlık binasında gerçekleştirilen, Türkiye'nin Çin ile ilişkilerinde "Uygur Sorunu" adlı panelde konuyla alakalı uzmanlar bir konferans düzenledi.

SDE Dış Politika ve Uluslararası İlişkiler Programı Koordinatörü Doç Dr. Mehmet Şahin moderatörlüğünde yapılan panele, Orta Asya Araştırmaları Enstitüsü Genel Sekreteri Chienyu Shih ve SDE Uzakdoğu Uzmanı Doç. Dr. Erkin Ekrem konuşmacı olarak katıldı.

Panelde konuşan Ekrem, Türkiye ile Çin'in gerek bölgesel gerekse ekonomik işbirliklerinde zaman zaman uyum sağladığını, zaman zaman da iki ülke arasında gerginlik yaşandığını belirtti. Çin'in ekonomik alandaki en önemli iki projesi gereği Türkiye ve Çin'in birbirleriyle ilişkilerinde dikkatli olması gereken bir noktada birleştiğinin altını çizen Ekrem, "Çin ekonomik gücü ve sahip olduğu teknolojiyle gelişmekte olan ülke durumundaki Türkiye için çok faydalı olabilecek bir müttefik konumundadır" dedi.

- "21. yüzyıl ipekyolu iki ülkeyi birbirine yakınlaştırıyor"

Çin'in 21. yüzyıl deniz ipekyolu ve kara ipekyolu şeklinde iki projeye büyük önem verdiğini belirten Ekrem, 2016 yılında İstanbul boğazını Avrupa'ya bağlayacak tüp geçidin tamamlanmasıyla birlikte iki ülke ilişkilerinin daha da önem kazanacağını savundu.

Ekrem, "2016'dan sonra İstanbul boğazındaki hem denizden hemde karadan bağlantı projeleri tamamlanınca, Çin'den yola çıkan bir tır Türkiye üzerinden Avrupa'ya gidebilecektir. Bu da iki ülke arasındaki ekonomik işbirliğin daha da üst düzeye çıkmasına neden olacaktır. Ancak Çin iki ülke arasındaki tüm bu gerçekliğe rağmen Türkiye'ye karşı Doğu Türkistan konusundan dolayı hep bir çekingenlikle bakmaktadır. 2016'dan sonra da Doğu Türkistan ve Uygur sorunu bu ekonomik gerçekliklere rağmen konuşulmaya devam edecektir. İşte o zaman Türkiye'nin şimdiden ortaya koyacağı Uygur siyaseti önem kazanacaktır" şeklinde konuştu.

Çin hükümetinin de bu yönde bir beklenti içinde olduğunu ifade eden Ekrem, Çin'in Doğu Türkistan ile Uygur sorununu iki farklı sorun olarak gördüğünü belirtti. Ekrem konu ile alakalı şöyle konuştu:

"Doğu Türkistan sorunu ilk kez 1884'te bölgenin ilk defa Çin'in Şincan isimli bir eyaletine dönüşmesi ile ortaya çıkmıştır. Çin ilk defa bölgeyi kendi topraklarına bu dönemde katmıştır. O günden bu güne Doğu Türkistan davası devam etmektedir. Çinlilerin ifadesi ile her 5 yılda bir küçük bir olay, her 10 yılda bir de bölgede büyük bir olay yaşanmıştır. Doğu Türkistan'ın bağımsızlık davasını Uygurlar savunduğu için Çin tarafından ayrı ayrı kabul edilen bu sorunlar birbiri ile bağlanmıştır. Uluslararası kamuoyunda hiç bir zaman 'Doğu Türkistan sorunu' denmez bölgedeki bu sorunlar hep 'Uygur sorunu' olarak adlandırılır. Ancak Çin hükümetinin Uygurların bağımsızlık taleplerini 'bölücülük' faaliyeti olarak görmesi konuya Uygurlar üzerinden yaklaşan Türkiye gibi ülkelere karşı Çin hükümetinde bir tepki yaratıyor. Bu nedenle Türkiye, Şincan Özerk bölgesindeki müslüman halkın refahını ve dini yaşayışlarında özgürlüğünü talep ederken bu ince çizgiye dikkat etmeli"

"Çin bölgedeki etnik grupların taleplerini sadece ekonomik refah ile aşamaz"

Panele katılan konuşmacılardan Orta Asya Araştırmaları Enstitüsü Genel Sekreteri Chienyu Shih ise Çin'in topraklarında barındırdığı etnik farklılıkları yaşatma konusunda sadece ekonomik açılımları yeterli görerek yanlış yaptığını savundu.

Shih, Çin'in 21. yüzyıl ipekyolu projeleri ile ticari koridorda bulunan ülke ve toplumların da faydalanacağı düşüncesini sorunların çözümünde yeterli olacağını düşünerek bugüne kadar başarısız olduğunu belirtti.

Uygurlar gibi etnik kesimlerin dini yaşayışındaki özgürlüğünü ve kültürel varlığını kısıtlayan Çin yönetiminin, bu sorunu çözmede aslında Türkiye'ye ihtiyaç duyduğunu iddia eden Shih, Türkiye'nin konuya "duygusal olarak değil de pragmatik olarak yaklaşırsa" başarılı olabileceğini savundu.

Çin'in Amerika Birleşik Devletlerini ekarte ederek süper güç olmak istediğini belirten Shih, "Çin Avrupa pazarı ile kendi pazarını birleştirerek aslında ABD'yi oyunun dışına itmek istiyor. Bu hedeflerinde Türkiye önemli bir ülke. İşte bu yüzden Çin, Uygur meselesini tüm bu ekonomik hedeflerinin bir parçası yaparak konuyu çözmek istiyor" dedi.

Çin merkezi yönetiminin "Çin Ulusu" adlı bir proje yürüttüğünü ve ülkedeki 56 ulusu "millet" düzeyinde etnik gruba indirgeyerek bu hedefine ulaşma yolunu izlediğini belirten Shih, "Şincan'daki halka uygulanan baskılar da bu politikadan kaynaklanıyor. Yani Şincan'a kültürel varlığın sürebilir ama özerklik durumun kaldırılacaktır denmek isteniyor" şeklinde konuştu.

Çin'in azınlıklar sorununu diyalog yolu ile çözümesi gerektiğini de savunan Shih sözlerini şöyle sonlandırdı:

"Uygurlar sorunu bu topluluk içindeki radikal eğilimli gruplar nedeni ile Türkiye ile Çin arasında sürekli tartışma konusu oluyor. Çin Hükümeti radikal eğilimlere girmekle suçladığı bazı Uygurların Türk hükümeti tarafından da aynı çizgide görülmesini arzu ediyor. Çin bunu sağlayabilirse kendisini başarılı sayacaktır. Ancak Türkiye'nin İslamı yaşayan müslüman halk tanımı ile Çin'in tanımı ayrışıyor. Çin yönetimi Uygurları İslamcı radikaller olarak görürken Türkiye ise inanç özgürlüğü kısıtlanan halk olarak görüyor. Her iki ülke öncelikle bu kavram çatışmasını aşmalı aksi takdirde bu konu Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın yapacağı ziyarette de kasım ayında yapılacak G-20 zrvesinde de sorun olarak ortaya çıkacaktır"

Kaynak: AA

Son Dakika Güncel Türkiye'nin Çin ile İlişkilerinde Uygur Sorunu Paneli - Son Dakika


Son Dakika

Fenerbahçe, Karagümrük'ten 35 yaşındaki futbolcu Lucas Biglia'yı transfer etmek için harekete geçti Fenerbahçe, Karagümrük'ten 35 yaşındaki futbolcu Lucas Biglia'yı transfer etmek için harekete geçti Hande Erçel, mavi mayolu pozlarıyla takipçilerini mest etti Hande Erçel, mavi mayolu pozlarıyla takipçilerini mest etti Beşiktaş'ta Rosier canlı yayında Dorukhan Toköz'e sinkaflı küfürler etti Beşiktaş'ta Rosier canlı yayında Dorukhan Toköz'e sinkaflı küfürler etti Erken seçim iddialarına AK Partili Kurtulmuş'tan yanıt: İki koşulun oluşması gerekiyor Erken seçim iddialarına AK Partili Kurtulmuş'tan yanıt: İki koşulun oluşması gerekiyor Avatar Atakan, 500 lira için hiç düşünmeden karısını böyle suya attı Avatar Atakan, 500 lira için hiç düşünmeden karısını böyle suya attı Yasak aşk nedeniyle tartıştığı eşini 9 yerinden bıçaklayan şahıstan pes dedirten sözler: Pişman değilim Yasak aşk nedeniyle tartıştığı eşini 9 yerinden bıçaklayan şahıstan pes dedirten sözler: Pişman değilim Sosyal hizmet görevlisi, yemek getirdiği evin sahibini ölü buldu Sosyal hizmet görevlisi, yemek getirdiği evin sahibini ölü buldu Galatasaray'ın Devler Ligi'ndeki muhtemel güçlü rakipleri belli oldu! Galatasaray'ın Devler Ligi'ndeki muhtemel güçlü rakipleri belli oldu!
Advertisement