Sonsuzluğun Efendileri – Kıyamet Vadisi 1. Bölüm Özeti
Sonsuzluğun Efendileri
Sonsuzluğun Efendileri – Kıyamet Vadisi 1. Bölüm Özeti
Tanrı’lar çağı, insanoğlunun huzuruna açılmıştı. Tanrı’ların üzerinde bulunan Yüce, kendi gücünü ve nefesini verebileceği bir insan seçti. Onu kendi sınırsızlığı kadar tüm zamanların gerçeğiyle de sardı. Ona öyle bir güç verdi ki, zamanı geldiğinde bütün sırlar o kişinin ayakları altına serilecekti. Ama bunun için o kişinin de Yüce’yi bulması ve anlaması gerekiyordu. Öyle büyük bir aşk olmalıydı ki, sonucu tanrısal aşka bağlanmalı, Yüce’nin gözyaşlarını kalbinde taşımalıydı. Söz konusu kişinin yerini ancak Bilge Oraha bulabilirdi. Çünkü tanrısal frekans bir bilgenin esaretine verilmişti. Bilge Oraha, evrenlerin en korkunç hapishanesi olan Talamus’ta esaret altına girmiş, orada bedenini, aklını ve zihnini kaybetmişti. Çünkü Talamus, şeytani bilgisayar Ankor’un insanları değişime uğrattığı, hatta onları yok ettiği en derin hiçlikti. Oraya hapsedilen hiçbir canlı ne canlı, ne de ölü olarak çıkabilmişti. Orası en ufak bir düşünüşün ve hareketin olmadığı dipsiz bir kayboluştu.
Bilge Oraha, her şeyden umudunu kestiği bir sırada Yüce’yi buldu. Yüce’nin ışığıyla kendi içindeki yokluk evresinden ve Talamus’tan kurtuldu. Bunun yanında evrenlerin bilgeliği ve sonsuzluğun derin felsefesine sahip oldu. Artık Oraha eskisi gibi olmayacak, kendisine verilen kutsal görevi tamamlamak için ne gerekirse yapacaktı. Bu görev, Hazar ismindeki çocuğu bulup yetiştirmekti. Astral yolculuklara çıkan Bilge Oraha, sonunda Hazar’ı buldu. Onu koruması için Yüce melek Arvin’i görevlendirdi.
Hazar’ın kişiliğinin içinde dipsiz bir insanlık vardı. Bir de şizofren benliğinde rüya kanalı diye bir sistem vardı. Aslında bu sistemden çok bir veri tabanıydı. Ankor bilgisayarına karşı durabilecek kadar sınırsız bir özgürlükle donanmış rüya kanalı, insanlığın kalan son umuduydu. Hazar’ın başarısız olması durumunda Ankor insanlığı tamamen ele geçirecek, var oluşun sonu gelecekti. Şeytani bilgisayar, Hazar’ı durdurmak için karanlık evrendeki İnsigna kapısını açmış, oradaki iblis Darkon’u serbest bırakmıştı. Öfke, şiddet ve hırs içindeki iblisin tek amacı Hazar’ı yok etmekti. Arvin, Hazar’ı bulduktan sonra onu korumaya başladı. Ama yaşlı olan Arvin’in fazla zamanı yoktu. Gezgincinin gelmesiyle birlikte Hazar’ın serüveni başladı. Küçük bir çocuğun dünyasına aniden giren bu iki varlık, çocuğun sahip olduğu yaşamı tamamen alt üst etti. Hazar için artık yeni bir yaşam vardı. Bunlar haykırışlarla uğultulu rüyaların ardındaki bilinmeyen gerçeklerdi.
Hazar, fantastik âlemlerin açılmasıyla, normal dünyadan bilinmeyen yaratılışa doğru geçti. Ona yolda eşlik eden Elem, Arvin ile beraber kötülükleri uzak tutmaya çalışıyordu. Bilge Oraha gibi birçok dünya görmüş olan Elem, Hazar’ı Tanrı savaşçısı Atilla’ya götürdü. Çünkü onu karanlığın kötülüklerinden ancak Atilla koruyabilirdi. Yüce’nin savaşçısı olan Atilla, gücünü hem kendisinden, hem de kutsal kılıç Kaledzar’dan alıyordu. Hazar, Elem ve Atilla ile birlikte kıyamet vadisinin üzerind