5G yayılırken gözler bina içi haberleşmeye çevrildi
1 Nisan 2026 itibarıyla Türkiye genelinde devreye giren 5G teknolojisinde asıl mühendislik sınavı, kalın duvarlar ve betonarme yapılar nedeniyle sinyal kaybı yaşanan metro, hastane ve AVM gibi kapalı alanlarda yaşanacak. 250'den fazla bina içi projeyi yöneten telekomünikasyon mühendisi Bahar Öztürk; yüksek frekanslı 5G sinyallerinin kapalı mekanlarda kesintisiz çalışabilmesi için "dağıtık anten sistemleri" ve operatörlerin ortak altyapı kullanımının kritik önem taşıdığını vurguladı.
1 Nisan 2026 tarihinde İstanbul, Ankara ve İzmir başta olmak üzere 81 il merkezinde devreye giren 5G, önümüzdeki iki yıl içinde ülke genelinde kademeli olarak yaygınlaştırılacak. Ancak yüksek frekans bantlarında çalışan bu yeni teknolojinin kalın duvarlar, cam cepheler ve betonarme yapılar nedeniyle sinyal kaybına uğraması, hastane, alışveriş merkezi, stadyum ve havalimanı gibi yoğun kullanılan kapalı alanlarda bina içi çözümleri öne çıkarıyor. Şehir merkezlerinde açık alan kapsamasının hızla tamamlanmasının ardından asıl mühendislik sınavının kapalı mekanlarda yaşanacağına dikkat çekiliyor. Türkiye genelinde 250'den fazla bina içi haberleşme projesi planlayıp yöneten telekomünikasyon mühendisi Bahar Öztürk, 5G'nin ülke genelinde yayılma sürecini bina içi kapsama açısından değerlendirdi.
Kapalı Alanlarda Sinyal Mühendisliği
Öztürk, 5G'de kullanılan yüksek frekans bantlarının açık alanda sağladığı hız avantajının, kapalı mekanlara girişte önemli ölçüde zayıfladığını belirtiyor. Bu nedenle metro istasyonları, hastaneler, stadyumlar ve üretim tesisleri gibi kalabalık kapalı alanlarda pasif ve aktif bina içi dağıtık anten sistemlerinin devreye alınmasının, 5G'nin vaat ettiği hız ve düşük gecikme performansının kullanıcıya gerçek anlamda ulaşabilmesi için belirleyici olduğunu söylüyor.
18 yıllık mesleki deneyiminde İstanbul Havalimanı, Gayrettepe–İstanbul Havalimanı Metro Hattı ve Yüksek Hızlı Tren gibi ulusal ölçekte toplu ulaşım ve kamu altyapısı projelerinde, bina içi mobil haberleşme çözümlerinin planlanması ve devreye alınması süreçlerinde görev alan Öztürk, saha testleri ve sinyal ölçümlerinin proje tamamlandıktan sonra da düzenli aralıklarla tekrarlanması gerektiğinin altını çiziyor. Kapalı alan projelerinde erken aşamada yapılan doğru mühendislik planlamasının, ilerleyen dönemde ortaya çıkabilecek maliyetli revizyonların önüne geçtiğini vurguluyor.
Çok Operatörlü Ortak Altyapı Modeli
Yeni nesil şebekelerin devreye alınmasında maliyet ve saha erişimi açısından operatörler arası paylaşımlı altyapı modelinin öne çıktığını belirten Öztürk, tek bir bina içi sistemin birden fazla operatöre aynı anda hizmet verebildiği bu modelin, özellikle stadyum ve hastane gibi büyük kapalı alanlarda hem yatırım hem de kurulum süresini kısalttığını ifade ediyor.
Yıllık 400 milyon doları aşan şebeke yatırımlarının raporlama ve kaynak planlaması süreçlerini yürüten Öztürk, 5G'ye geçişin sadece açık alan kapsamasıyla değil, insanların günün büyük bölümünü geçirdiği kapalı mekanlardaki performansla ölçüleceğini vurguluyor. Tedarikçi ve yüklenici koordinasyonunun proje takviminde belirleyici bir unsur olduğunu hatırlatan Öztürk, kapalı alan projelerinde farklı paydaşların aynı takvimde hareket etmesinin sahada zaman kaybını azalttığını belirtiyor. Uzmanlar, önümüzdeki dönemde bina içi 5G dönüşümünün, özellikle yoğun nüfuslu şehirlerde ve toplu ulaşım hatlarında hız kazanacağını öngörüyor.
Ekim Devrim Manduz