AB Savunma Sanayisinde Tek Pazar İhtiyacı
Kubilius, AB'de savunma sanayi parçalanmış, rekabet ve büyüme için tek pazar oluşturulmalı dedi.
Avrupa Birliği (AB) Komisyonunun Savunma ve Uzaydan Sorumlu Üyesi Andrius Kubilius, Avrupa'da savunma sanayi sektörünün parçalanmış olduğunu, bu alanda "tek pazar" oluşturmaları gerektiğini belirtti.
Kubilius, Brüksel'de düzenlenen "Avrupa Sanayi Forumu"nda yaptığı konuşmada, savunma alanında karşılaşılan problemlerin, AB'deki yasal düzenlemelerle alakalı olduğunu söyledi.
AB anlaşmalarının savunma politikası oluşturma yetkisini ulusal otoritelere verdiğini, bundan dolayı AB üyesi 27 ülkenin farklı savunma bütçesi ve politikası olduğunu aktaran Kubilius, ABD'nin, federal bütçe ve savunma politikası yerine 50 eyaletin bu alanlarda farklı düzenlemeleri bulunması durumda daha güçsüz olacağı görüşünü paylaştı.
Kubilius, Avrupa'da savunma sanayinin "tek pazar" eksikliği ve bürokratik engeller nedeniyle yeterince hızlı büyümediğini ve parçalanmış durumda olduğunu belirterek, bu engellerin kaldırılması gerektiğinin altını çizdi.
Lizbon Antlaşması'nın üye ülkelere ulusal güvenlik çıkarlarını korumak için savunma ihalelerinde rekabet ilkelerine uymama istisnası tanıdığına işaret eden Kubilius, bu nedenle "tek pazar"ın kurulamadığını ve yeni kurulan şirketlerin büyümesi için yeterli alan kalmadığını dile getirdi.
Kubilius, "Avrupa Savunma Birliği" ve "Avrupa Güvenlik Konseyi" kurma fikirlerine işaret etti. AB'nin barış zamanı kurulduğunu söyleyen Kubilius, "AB'nin dış ve güvenlik politikası, kurumları ve karar alma süreçleri, günümüzün zorluklarına uygun mu?" sorusunun yanıtlanması gerektiğini vurguladı.
Avrupa'nın savunma sanayi üretiminin istenen hızda büyümediğine, Rusya'nın bu alanda kıtayı geçtiğine dikkati çeken Kubilius, "Rusya'nın üretim kapasitesindeki bu farkın gerçekten çok tehdit edici olduğunu düşünüyorum." dedi.
Avrupa Güvenlik Konseyi fikrinin amacı, AB içinde savunma ve güvenlik konularında daha hızlı ve etkin karar alabilecek, sınırlı sayıda ülkenin yer aldığı bir yapı oluşturmaktı.
Bu öneri, oy birliği gerektiren mevcut AB karar alma mekanizmalarının yavaş kalmasına çözüm olarak ortaya atılmıştı ancak üye ülkeler arasında yetki paylaşımı ve temsil dengesi konularında uzlaşı sağlanamadığı için hayata geçirilemedi.