Aziz İhsan Aktaş'ın kardeşi ve oğlu savunma yaptı
"Aziz İhsan Aktaş suç örgütü" davasında kardeşi Özkan Aktaş ile en büyük oğlu Metin Aktaş savunma yaptı. Özkan Aktaş, "Yıllar öncesine ait ortaklığımdan dolayı suçlanmaktayım" derken Metin Aktaş ise, "İhaleleri yöneten ben değil, şirket yetkilileridir" dedi. İki sanık da üzerlerine atılı suçlamaları kabul etmedi.
Belediye başkanlarına rüşvet vererek ihale süreçlerini organize ettiği iddia edilen ve liderliğini Aziz İhsan Aktaş'ın yaptığı öne sürülen "Aziz İhsan Aktaş suç örgütü" soruşturması kapsamında, 5'i tutuklu 7 belediye başkanının da aralarında bulunduğu toplam 33'ü tutuklu 200 sanığın yargılanmasına devam ediliyor.
Duruşma İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nin kapasitesinin yetersiz olması nedeniyle, Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'nun karşısında bulunan 1 numaralı salonda görülüyor. Duruşmada tutuksuz sanıklar ve taraf avukatları salonda hazır bulundu. Duruşmanın 1'inci haftasında Seyhan Belediye Başkanı Oya Tekin, Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar, Avcılar Belediye Başkanı Utku Caner Çaykara'nın da aralarında bulunduğu tutuklu sanıklar savunma yaptı. Silivri'deki Marmara Ceza İnfaz Kurumları yerleşkesinde görülen duruşmanın üçüncü haftası başladı.
DAHA ÖNCE 3 KİŞİ TAHLİYE EDİLMİŞTİ
Önceki haftalarda, Esenyurt Belediye Başkan Yardımcısı İbrahim Halil Çalış, Avcılar Belediyesi Destek Hizmetleri Müdürlüğü Satın Alma Şefi İbrahim Koçyiğit ile İSFALT ihale komisyonu mali üyesi Oktay Aktaş'ın adli kontrol yükümlülüğüyle tahliyelerine karar verilirken, diğer sanıklar yönünden ise üzerlerine atılı suçların vasıf ve mahiyeti, mevcut delil durumu, suç işlediklerine dair kuvvetli şüpheyi gösteren delillerin bulunması sebebiyle tutukluluk hallerinin devamına karar verildi.
"YILLAR ÖNCESİNE AİT ORTAKLIĞIMDAN NEDEN SUÇLANMAKTAYIM"
Aziz İhsan Aktaş'ın kardeşi Özkan Aktaş savunmasında, 'İddianamede Aziz İhsan Aktaş örgütüne üye olma, suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama, Vergi Usul Kanunu'na muhalefet ve sahte fatura suçlamalarından suçlanmaktayım. Gizli tanık Yaprak, aile üyeleri ve benim adıma suçlamada bulunmuş; fakat emniyete giden e-posta ve mailde ismim dahi geçmemektedir. 2021 yılında Bursa'da Aktaş Grup Sosyal Hizmetler İnşaat Şirketi'ni açtım. Benimle ilgili iddialarda önünüzdeki ceza dosyasında suç tarihim yoktur. Eylem tarihine bakıldığı zaman, 2020 sonrası olan bir iddianamede, yıllar öncesine ait ortaklığımdan neden suçlanmaktayım? Eski ortaklığın ne zamandan beridir ceza kanunu anlamında suç teşkil etmektedir? Bilginay Temizlik Hizmetleri Şirketi'nde 2014 ile 2018 yılları arasında hissem bulunuyor. Bilirkişi raporları ihalelere ilişkin dönemsel incelemesi 2020 ile 2024 yılları arasındadır. Sahibi olduğum dönemde herhangi bir değerlendirme ya da sorumluluğumu gösteren bir tespit iddianamede yoktur. Ben Aziz İhsan Aktaş'ın iddia edilen örgütüne üye değilim. Aziz İhsan Aktaş abim olur. Ticaretimiz farklıdır. Kendisinin bana emir ya da talimat vermesi gibi bir durum yoktur" dedi.
"SOYADIMDAN DOLAYI UYGULANAN YAPTIRIM HUKUKA AYKIRI"
Aktaş savunmasının devamında, "Hangi ihale kapsamında ya da hangi eylem neticesinde haksız kazanç elde ettiğime dair tek bir açıklama yer almamaktadır. Benim şu anda sahibi olduğum tek şirket Aktaş Grup isimli şirkettir. Benim sahibi olduğum şirket ile ilgili herhangi bir suçlama yoktur. Bilginay şirketinin hissedarı olduğum dönemde iddianamede konusu herhangi bir ihaleye katılımım bulunmamaktadır. Bu yüzden ihalelere katılmadığım için gelir elde etmem mümkün değil. İddianamede benim hissedar olduğum dönemde herhangi bir faturaya ilişkin suçlama bulunmamaktadır. MASAK ve vergi kaçakçılığı denetim incelemesinde benim Bilginay şirketinde hissedar olduğum dönemde bir tespit bulunmamaktadır. Bilginay şirketinin yetkilisi olduğum dönemle ilgili herhangi bir tespit yoktur. Ayrıca bilirkişi raporları ve incelemelerinde benim dönemimde şüpheli bir işlem tespit edilmemiştir. Dosya kapsamında hakkımda Vergi Usul Kanunu'na muhalefet suçlamasını teşkil edecek tek bir delil yokken suçlanmaktayım. Bilginay şirketinde Özkan Aktaş olarak hisselerim olduğu 2014 ile 2018 dönemleri arasında herhangi bir faturaya ilişkin suçlama bulunmamaktadır. Daha önceden belirttiğim gibi bu fatura 2024 tarihli olup hissedar olduğum döneme ait değildir. Sahibi bulunduğum Aktaş Grup şirketi, iddianamede müsadere edilmesine karar verilen şirketler arasında bulunmamaktadır. Sahibi olduğum şirket iddianame dışında tutulduğunda, şahsım adına olan mal varlıklarına el koyma tedbir kararının devam edilmesini doğru bulmuyorum. Çünkü benim ticaretim ayrıdır" dedi.
AKTAŞ'IN EN BÜYÜK OĞLU SAVUNMA YAPTI
Duruşmada, Aziz İhsan Aktaş'ın en büyük oğlu olan tutuksuz sanık Metin Aktaş savunma yaptı. Aktaş hakkında iddianamede, suç örgütüne ait Aktaş Bilgi Teknolojileri Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi'nin sahibi olduğu, şirketin kurulduktan birkaç ay sonra Beşiktaş Belediyesi'nden yüksek bedelle aldığı ihalede usulsüzlükler tespit edildiği, kurulan şirkete hisselerin edinimi hususunda örgüt lideri tarafından organizasyonun ve finans desteğinin sağlandığı, şüphelinin örgüt liderinin emir ve talimatları ile hareket ettiği, kendisine duyulan güvenden dolayı adına firma kurulduğu bu nedenle hiyerarşik yapıya dahil olduğu öne sürülmüştü.
"İHALELERİ ORGANİZE EDEN BEN DEĞİL, ŞİRKET YETKİLİLERİDİR"
Suçlamalara ilişkin savunma yapan Metin Aktaş, "Örgüt lideri olduğu iddia edilen Aziz İhsan Aktaş'ın en büyük çocuğuyum. Bugüne kadar ki çalışma hayatım boyunca sahibi olduğum şirkette otorite sahibi olmadım. Alın teriyle ve hakka girmeden ticaret yaptık. Babam Aziz İhsan Aktaş'ın tutuklanmasıyla omuzlarıma büyük bir yük bindi. Babam, amcam ve birçok akrabam hapse girdi. Bize, aileme çok fazla iftira atıldı. Aktaş Bilişim Teknolojileri şirketini ben kurdum. Mağdur edildiğim bu olayda, sanık olarak yargılanıyorum. İhaleleri organize eden ben değil, şirket yetkilileridir. Benim şirkette böyle bir yetkim yoktur. Üzerime atılı tüm suçlamaları reddediyorum, şirketimize konulan tüm tedbirlerin kaldırılmasını talep ediyorum" ifadelerini kullandı.