Babacan'dan İktidar ve Muhalefet Eleştirisi

Son Güncelleme:

DEVA Partisi lideri Babacan, iktidarı ve muhalefeti belediyelerdeki yolsuzluk ve kayyım uygulamalarıyla eleştirdi.

DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, "İktidar seçmenin verdiği yetkiyi ve demokrasiyi yok sayıyor. Öte yandan ana muhalefetin yönettiği belediyelere bakıyoruz, skandal üzerine skandal görüyoruz. Bazı belediyelerde yolsuzluk almış başını gitmiş durumda. Üstelik kendileri de bu durumu kabul ediyorlar; çünkü bazı belediyelerde gerçekten savunulacak bir tablo yok" dedi.

DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, TBMM'de Yeni Yol Partisi grup toplantısında konuştu. Babacan, 31 Mart yerel seçimlerinin üzerinden 2 yıl geçtiğini ve iktidarın, muhalefetin kazandığı belediyelere kayyım atayarak ya da yargı eliyle ele geçirdiğini söyledi. Babacan, "İktidar seçmenin verdiği yetkiyi ve demokrasiyi yok sayıyor. Öte yandan ana muhalefetin yönettiği belediyelere bakıyoruz, skandal üzerine skandal görüyoruz. Bazı belediyelerde yolsuzluk almış başını gitmiş durumda. Üstelik kendileri de bu durumu kabul ediyorlar; çünkü bazı belediyelerde gerçekten savunulacak bir tablo yok. Görüyorsunuz; bir tarafta iktidarın yargı sopasıyla belediyeleri devşirmeye çalışması, diğer tarafta ana muhalefetin hesapsızlığı, denetimsizliği ve iş bilmezliği. İktidar ile ana muhalefet mesele belediyeler ise tam tencere kapak olmuş durumda. Olan o şehirlerde yaşayan vatandaşlarımıza, hizmet bekleyen insanlarımıza oluyor. Gerçekten Türkiye genelinde belediye hizmetlerine baktığımızda büyük bir gerileme var. Hizmet üretemiyorlar, kimi korku altında kimi de menfaat şebekelerinin içinde kendi işlerine bakmıyorlar. Milletimiz bu iki yanlışın ortasında kalıverdi. Şehrimizin sorunları da sümen altı edildi. Aslında siyasi partilerin belediyelerle alakalı kendi iç denetim mekanizmalarının olması lazım" ifadelerini kullandı.

'TÜRKİYE SAVAŞA HAZIRLIKSIZ YAKALANDI'

ABD-İsrail ve İran arasında süren savaşa ilişkin konuşan Babacan, şu ifadeleri kullandı: "Savaş öncesi gerekli hazırlıklar yapılmadığı için ülkenin maliye politikası alanı sıfırlandığı, mali kurul olmadığı için ve Merkez Bankası'nın yedek akçeleri yıllar önce sıfırlandığı için maalesef Türkiye bu savaşa hazırlıksız yakalandı. Merkez Bankası savaş başladığından bu yana 40 milyar doların üzerinde bir dövizi satmak zorunda kaldı. Bunu yaparken de gizli saklı yapıyorlar. Haberlerde duyuyor musunuz; yok. Ancak Merkez Bankası bilançosu açıklandıkça bakanlar görüyor, döviz azalmış, bu kadar döviz satılmış. Şeffaflık olmayınca güven olmaz. Yıllarca Merkez Bankası bu müdahaleleri açık ve şeffaf bir şekilde yaparken, 2019 yılında örtmeye başladılar ve o günden bu yana yeni ekonomi yönetimi şeffaflığa geçmedi. Halbuki her vatandaşın hakkıdır; bugün dolar kuru 44 liraysa bu acaba piyasalarda kendi dengesinde mi, yoksa Merkez Bankası 5 milyar dolar satarak onu orada zorla mı tutmaktadır? Şu anda bu bilgi tamamen karartılmış durumdadır. Neyden korkuyorsunuz, neyi saklıyorsunuz? Acaba sakladığınız bilgiler birilerinin elinde var ve onlar bu işten büyük para kazanıyorlar, menfaat mı elde ediyorlar?"

Kaynak: DHA