Biyografi Haftası Rami Kütüphanesi'nde Başladı
Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın düzenlediği Biyografi Haftası, panel ve etkinliklerle devam ediyor.
Kültür ve Turizm Bakanlığı himayesinde hazırlanan "Biyografi Haftası" programı Rami Kütüphanesi'nde başladı.
İbnülemin Mahmut Kemal İnal Vakfı, Biyografi Enstitüsü ve Rami Kütüphanesi desteğiyle hazırlanan programda paneller, dinletiler ve gösterimler hafta boyunca izleyiciye sunulacak.
Kütüphaneler ve Yayımlar Genel Müdürü Taner Beyoğlu, İbnülemin Mahmut Kemal İnal Vakfı Başkanı Ahmet Samet Yapar ve Rami Kütüphanesi Müdürü Ali Çelik'in katılımıyla gerçekleşen açılışın ardından düzenlenen ilk oturumda, Biyografi Enstitüsü Genel Sekreteri Rıdvan Kaşıkçı ile enstitünün icra kurulu üyesi Özge Kahya "Biyografi Kitaplığının İlk Yılı: Koleksiyon, Kullanım ve Etki" konusunu ele aldı.
"Toplumlar hafızalarıyla yaşar"
Kaşıkçı, konuşmasında biyografinin temelde bir insanın hayat hikayesini anlattığına değinerek, "Biyografi bundan çok daha fazlasıdır. Biyografi sadece kişinin doğumundan ölümüne kadar geçen süreci değil, aynı zamanda yaşadığı dönemi, içinde bulunduğu toplumu, fikir dünyasını, mücadelelerini ve eserlerini anlamamıza imkan sağlar." dedi.
Biyografinin bu yönüyle birey ile toplum arasında kurulan güçlü bir köprü olduğunu belirten Kaşıkçı, "İnsanın hayatını okurken, dönemi, zihniyeti, kültürü ve çoğu zaman medeniyetin izlerini de okuruz. Bu nedenle Biyografi Haftası'nı önermemizin ilk sebebi, tarihsel hafızayı canlı tutmaktır. Toplumlar hafızalarıyla yaşarlar. Geçmişini tanımayan toplumların geleceğe sağlam adımlarla ilerlemesi zorlaşır. Bu noktada biyografiler, tarihsel hafızanın en canlı ve en etkileyici anlatım biçimlerinden biridir." ifadelerini kullandı.
"Keşfedilmeyi bekleyen pek çok hayat hikayesi var"
Kaşıkçı, büyük olayları, savaşları, reformları ya da dönüşümleri okurken bazen nicel ve soyut ağırlıklı bir anlatımla karşılaşıldığına işaret ederek, "Oysa bu olayların merkezinde yer alan insanların hayatlarını incelediğimizde tarih daha somut, daha anlaşılır ve daha insani bir boyut kazanır. Bu nedenle biyografi çalışmaları, tarihi insan merkezli okumamıza imkan sağlar." görüşünü paylaştı.
Biyografi Haftası'nı önermelerinin ikinci nedeninin öncü şahsiyetlerin yeni nesillerle buluşmasına katkı sağlamak olduğunu aktaran Kaşıkçı, şunları kaydetti:
"Her toplum, değerlerini ve ideallerini gelecek kuşaklara aktarırken örnek şahsiyetlerden yararlanır. Bu isimlerin hayat hikayeleri, yalnızca başarı öykülerinden ibaret değildir, aynı zamanda sabrın, azmin, fedakarlığın ve kararlılığın somut örnekleridir. Gençler ve toplum bu hayat hikayelerini tanıdıkça, kendi hayatlarına dair yeni ufuklar kazanır. Bu açıdan biyografi, sadece akademik bir alan değil, aynı zamanda güçlü bir motivasyon kaynağıdır.
Biyografi Haftası'nı önemli kılan bir diğer husus ise disiplinlerarası düşünceyi teşvik edecek olmasıdır. Biyografi çalışmaları sadece tarihçilerin ilgi alanına girmez. Edebiyatçılar, sosyologlar, siyaset bilimciler, psikologlar ve hatta eğitim bilimciler biyografik yaklaşımdan yararlanır. Biyografi Haftası, bu disiplinlerarası etkileşimi artıracak önemli bir platform sunacaktır. Bu önerimizin bir başka sebebi, akademik üretimi teşvik etmektir. Ülkemizde biyografi alanında önemli çalışmalar yapılmakla birlikte hala keşfedilmeyi bekleyen pek çok hayat hikayesi var."
"Nisan ayının ilk haftasının Biyografi Haftası olarak kutlanmasını öneriyoruz"
Rıdvan Kaşıkçı, Biyografi Haftası'nı sadece bir etkinlik olarak değil, aynı zamanda bir farkındalık çalışması olarak gördüklerinin altını çizerek, biyografinin akademik dünyadaki yerini güçlendirmek, genç araştırmacıları bu alana teşvik etmek ve toplumun geniş kesimlerinde biyografi bilincini artırmayı amaçladıklarını vurguladı.
Hafta boyunca yapılacak konuşmaların, tartışmaların ve paylaşımların yeni araştırmalara kapı aralayacağına inandıklarını aktaran Kaşıkçı, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Biz bu sene Rami Kütüphanesi ve Biyografi Enstitüsü olarak, Biyografi Haftası için mütevazı bir başlangıç yaptık. Önümüzdeki yıldan itibaren her yıl nisan ayının ilk haftasının Biyografi Haftası olarak kutlanmasını öneriyoruz. Bakanlıklarımızın, Yükseköğretim Kurulu, Türkiye Bilimler Akademisi, Türk Tarih Kurumu, Türk Dil Kurumu gibi kuruluşların, ayrıca edebiyat, sanat, kültür alanında faaliyet gösteren dernekler ve vakıfların Biyografi Haftasını kendi etkinlik takvimlerine yerleştirmelerini öneriyoruz. Umuyoruz ki, önümüzdeki yıldan itibaren özel günler ve haftalar takviminde yaygın biçimde yer alır."
Günün ikinci oturumunda ise Dr. Zeynep Bilgin Geçer ve Doç. Dr. Tuğba İsmailoğlu Kaçır "Türkiye'de Biyografi Çalışmaları" ve "Avrupa'da Biyografi Çalışmaları" başlıklı konuşma yaptı.
"Biyografi Haftası" 5 Nisan'da sona erecek
İncila Bertuğ'un sunumu, kemençede Y. Şehnaz Ayan, lavtada Hüseyin Kıyak ve solist Aynur Ezgi Yüksel'in katılımıyla bugün "Hoş Sada" dinletisi gerçekleştirilecek.
Fatih Demir'in moderatörlüğünde düzenlenen "İbnülemin'e Dair" oturumunda ise Rukiye Kaymakçı konuşma yapacak.
Yarın Süleyman Alnıtemiz, Gülsüm Soydan ve Zafer Erdaş'ın besteleriyle "Cemil Meriç: Poetik Şarkılar" dinletisi yapılacak.
Moderatörlüğünü Emre Eken'in yapacağı "17. Yüzyılda Bir Şeyhülislam, Karaçelebizade Abdülaziz Efendi" oturumu Dr. Günay Kayarlar'ın katılımıyla 4 Nisan'da düzenlenecek.
Mecid Mecidi'nin "Hz. Muhammed: Allah'ın Elçisi" filmi aynı gün, "biyografik sinemada kutsalın temsili" temasıyla ele alınacak. Dr. Halil İbrahim Erbay ve Dilruba Kılıç Kocaışık'ın yöneteceği oturumda, yönetmen Faysal Soysal değerlendirmelerini paylaşacak.
"Biyografi Haftası" 5 Nisan'da Rami Kütüphanesi'nde Adem Turan, Erol Erdoğan, Hüseyin Akın, Zeki Bulduk ve Özcan Ünlü'nün aralarında olduğu isimlerin katılacağı şiir dinletisi ile sona erecek.
Detaylı bilgi için "ramikutuphanesi.gov.tr" adresi ziyaret edilebilir.