CHP Genel Başkanı Özel, Gezmiş, Aslan ve İnan için düzenlenen anma programında konuştu Açıklaması

Son Güncelleme:

"Sayın Bahçeli'nin dün yaptığı açıklama kıymetli, önemli bir açıklama. Zaten olması gereken bir açıklama. Bir siyasi parti, diğer bir siyasi partiye yargı yoluyla yapılan usulsüz, haksız bir uygulamaya karşı çıkarak sadece bir centilmenlik göstermez, kendisinin de vücut bulduğu o zemini savunuyor olur"

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, "Sayın Bahçeli'nin dün yaptığı açıklama kıymetli, önemli bir açıklama. Zaten olması gereken bir açıklama. Bir siyasi parti, diğer bir siyasi partiye yargı yoluyla yapılan usulsüz, haksız bir uygulamaya karşı çıkarak sadece bir centilmenlik göstermez, kendisinin de vücut bulduğu o zemini savunuyor olur." dedi.

Özel, CHP Ankara İl Başkanlığınca, Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan'ın idamlarının 54. yılı dolayısıyla mezarları başında düzenlenen anma programına katıldı.

Gezmiş ve arkadaşlarının mezarlarının başında saygı duruşunda bulunan Özel, kabirlere kırmızı karanfil bıraktı.

Özel, burada yaptığı konuşmada, Gezmiş ve arkadaşlarının verdiği mücadeleyi saygıyla andıklarını söyledi.

Törenin ardından gazetecilerin sorularını yanıtlayan Özel, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin TBMM Grup Toplantısı'nın ardından CHP ile ilgili yaptığı açıklamalarının sorulması üzerine, şunları kaydetti:

"Sayın Bahçeli'nin dün yaptığı açıklama kıymetli, önemli bir açıklama. Zaten olması gereken bir açıklama. Bir siyasi parti, diğer bir siyasi partiye yargı yoluyla yapılan usulsüz, haksız bir uygulamaya karşı çıkarak sadece bir centilmenlik göstermez, kendisinin de vücut bulduğu o zemini savunuyor olur. Sayın Bahçeli'nin tutumu elbette doğru, kıymetli, saygıdeğer bir tutumdur. Aksine tutum takınanların içinde bulundukları durum akıl tutulmasıdır. Bir siyasi partiyle baş edemeyip de onu yenemeyip de ona sandıkta yenilip de yeni bir sandıkta yenileceğini bilip de yargıdan, yargıdaki militanından medet umanların durumunu millet görüyor ve değerlendiriyor."

"CHP durması gereken yerde duruyor"

Özel'e, İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu'nun CHP'nin Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu'nda yer almasına yönelik sözleri soruldu.

CHP Genel Başkanı Özel, şu yanıtı verdi:

"Biz bulunduğumuz Komisyon'a girerken de söyledik, 'Bizim olduğumuz değil, olmadığımız Komisyon'dan korksun herkes' dedik. Bütün süreç bitti, Komisyon başlarken de şehit aileleriyle gazilerle beraberdik, onların gözünün içine bakarak oturduk. Komisyon raporu yayınlanmadan bir gün önce de yayınlandıktan sonra da birlikteydik. CHP'ye şantaj yapılamaz. Şantaj tek taraflı bir eylem değildir. Bazı eylemler tek taraflıdır, taşı alır atarsınız ama şantajı yaparken o şantaja teslim olacak bir taraf lazım. Türkiye'nin savaş meydanlarında kurulmuş kurucu iradesine şantaj sökmez. Sökseydi bugün burada olmazdık, bu durumda olmazdık. Hep birlikte ayakta olmazdık ve bu kadar net meydan okuyor olmazdık. CHP tarihin doğru tarafında durmak için, annelerin gözünün yaşını dindirmek için, kardeş kanı akmasın diye Deniz Gezmiş ve arkadaşları ölüme doğru giderken savundukları Türklerle Kürtlerin kardeşliğinin ebedi olarak sarsılmadan devam etmesi, birlikte yaşamak, birbirimizde güç vermek, güç almak ve bu zorlu koşullarda Türkiye'yi hep birlikte güçlü kılmak için bulunması gereken yerde bulunuyor, durması gereken yerde duruyor. Bunun için de bu alanı bir husumet, bir rekabet değil bir sorumluluk alanı olarak tarif etmiştik."

Bir gazetecinin, "Devlet Bey'in dün bir açıklaması olmuştu, Öcalan'a dair bir statü çağrısı yapmıştı. Neler söylersiniz?" sorusu hakkında Özel, şu değerlendirmede bulundu:

"O açıklamadan sonra yaptığım Grup Toplantısı'nda terörsüz ve demokratik Türkiye meselesine nasıl baktığımızı, nerede durduğumuzu ve bundan sonra da ne şekilde bir tutum takınacağımızı bir kez daha hatırlatmıştım. Sayın Devlet Bey'in açıklamasını, değerlendirmeleri dinleme sırası ya da bu sorunun yöneltilmesi sırası artık Sayın Erdoğan'dadır. Bu soruyu yanıtlayacak olanlar diğer liderlerdir. Biz pozisyonumuzu dün son derece sarih bir şekilde tarif ettik."

Özel, CHP'nin 38. Olağan Kurultayı'nda usulsüzlük iddiasına ilişkin davada mahkemenin Adem Soytekin'in tanık sıfatıyla beyanının alınmasına hükmetmesine yönelik soruya ise şu yanıtı verdi:

"O davada hiçbir şüphe kalmayana kadar kim dinlenmesi gerekiyorsa dinlensin. Ama kimi dinlemek icap ediyorsa, mesela Adem Soytekin demiş ki 'Bir şey duydum birinden', gelsin anlatsın, kimden duyduysa ona da sorulsun. En ufak bir şüphe kalmayana kadar bu işleri sorsunlar soruştursunlar. Çünkü bu iş leke kaldırmaz bir iş ve CHP'nin kurultayı öyle lekelenebilecek bir kurultay değil. Aksine CHP'de o kurultayda sonuç böyle olmasaydı 104 yıllık Cumhuriyet'te hiçbir siyasi partinin genel başkanı yarışarak değişememiş olacaktı hala daha. Bu kurultay delegenin bir siyasi partinin genel başkanını, demokratik bir yarışta ve centilmenlik içinde değiştirdiği bir kurultay olarak kazananına ve kaybedenine onur belgesi vermiş bir kurultaydır. O kurultayı lekelemeye, iradesini sakatlamaya kimsenin gücü yetmez ama son meczup dinlenene kadar ben sabırla o mahkemenin tüm iddiaları dinlemesini istiyorum. Çünkü her dinlenen bir yıldır ortaya atılan bunca yalanın ne kadar boş olduğunu ortaya koyuyor. Çok memnunum ben her 'Duydum' diyenin çağrılıp 'Nereden duydun, kanıtını söyle, ispatını söyle' demesine. Adem Soytekin de gelsin ne duyduysa söylesin, iddiasının somut bir gerçeğe dayanmadığı ortaya çıksın ve hiçbir şüphe kalmasın."

Kaynak: AA