Dervişoğlu'ndan Ulus Devlet Vurgusu
İYİ Parti lideri Dervişoğlu, ulus-devletin önemini ve mevcut hükümetin sorunlarını eleştirdi.
İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, "Bizim çelik kubbemiz de demir kubbemiz de öncelikle Cumhuriyet'tir. Ulus bilinci yoksa, ulus-devlet yoksa, Türkiye'nin ulusal savunması sağlanamaz" dedi.
İYİ Parti lideri Dervişoğlu, TBMM'de partisinin grup toplantısında konuştu. Dervişoğlu, dünya düzeninin değiştiğini belirterek, "Bugün hür düşüncenin hayat verdiği dünyanın ruhu can çekişiyor. Geleceğin daha iyi olacağına dair iyimserliğin çoktan solduğu, yarınlara dair kaygının göğüsleri daralttığı tuhaf bir dönemden geçiliyor. İnsan aklının adeta deliler tarafından esir alındığı, dünyayı savaşa, kaosa ve kargaşaya sürüklediği bir zaman yaşanıyor. Ne şanssızlıktır ki, açlığın ve hatta salgınların dahi geri döndüğü, orman kanunlarının yeniden geçerli olduğu bu dönemde ülkemiz, ulus-devletin kıymetini bilmeyen, adeta hakikatle savaşan bir hükümet tarafından yönetilmektedir. Hatadan hataya koşuyorlar. Vazifelerinin üstesinden gelemiyorlar. Dışarının çalkantılarından milletimizi koruyamıyorlar. Karmaşıklaşmış tüm bu sorunlar karşısında insanımızın tutunacak dalı olamıyorlar. Yaşadığımız derin ekonomik krize hamasetle, vatanımızın her karışında hissedilen güvensizliğe de garip bir müsamaha ile yaklaşıyorlar" dedi.
'CUMHURİYETİ GÜÇSÜZ KILMAK, KİMSEYE FAYDA GETİRMEZ'
Dervişoğlu, "Burada söylemek istediğim açıklıkla şudur; bizim çelik kubbemiz de demir kubbemiz de öncelikle Cumhuriyettir. Ulus bilinci yoksa, ulus-devlet yoksa, Türkiye'nin ulusal savunması sağlanamaz. Tüm meselelere işte bu zaviyeden bakıyoruz. Farkımız da budur. Onların 'Terörsüz Türkiye' projesi, ulus-devletten kesin olarak uzaklaşmak demektir. Bizse, Türkiye'nin bekasının yurttaş haklarının tam ve kamil şekilde sağlanmasından geçtiğini biliyoruz, söylüyoruz. Cumhuriyet'i sahipsiz ve güçsüz kılmak, kimseye fayda getirmez. Ulus vasfını, Cumhuriyet'ten ayırmak, üniterlikten taviz verecek kapılar açmak, Truva'nın kapılarını açmaktır. O kapı da başıboş değildir, herkes bunu böyle bilsin" diye konuştu.
'TÜRKİYE SEBEBİYLE HİÇBİR İNSANA ZARAR GELMEMELİ'
ABD-İsrail ve İran savaşında bir dönüm noktasına gelindiğini söyleyen Dervişoğlu, "Trump yönetimi, Tahran'da konuşabileceği bir yönetim arzu ettiğin ve nükleer çalışmaların sonlanması başta olmak üzere, yeni yönetim ile anlaşabileceğini söylüyor. Bunun olmaması durumunda ise İran'ı, bütün enerji altyapısını imha etmekle ve Hark Adası'nı işgal etmekle tehdit ediyor. Öte yandan, Tahran'daki yönetim ise bu talepleri egemenlik haklarına karşı açık bir saldırı olarak değerlendirmekte ve Hürmüz Boğazı'nı kapalı tutacağını, Amerikan varlığının bulunduğu bölge ülkelerini de hedef alacağını söylemektedir. Temennimiz elbette ki bu savaşın bir an evvel bitmesidir. Ancak, yaşanan krizin dünya ekonomisine yükü her geçen gün artarken, savaşın şiddetini artıracağını öngörebiliriz. Mevcut durumun sonlanması için eğer taraflar geri adım atmazsa, ABD ve İsrail'in kazanmak, İran rejiminin ise ayakta kalmak için her adımı atabileceği bir döneme giriyoruz. Türkiye için tarafsızlığını korumak her zamankinden daha zor olacaktır. Ancak bunu başarmak zorundadır. Türkiye duygusal malum odakların refleksleriyle, Avrasyacı propagandanın etkisiyle, geleneksel ilişkilerini bozacak, ittifaklardan dışlanacak adımlar atmamalıdır. Topraklarının İran'a karşı savaşta kullanılmasına izin vermemelidir. Bu savaştan Türkiye, tek bir vatandaşının burnu bile kanamadan çıkmalıdır. Aynı şekilde Türkiye sebebiyle de hiçbir insana zarar gelmemelidir" ifadelerini kullandı.