Dha Yurt Bülteni -8

Son Güncelleme:

Anestezi teknikeri Gözde, böbrek ağrısını dindirmek isterken öldüErzurum Bölge Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde anestezi teknikeri olarak görev yapan Gözde Ç. (25), evinde böbrek ağrısı nedeniyle kullandığı yüksek dozda anestezik madde nedeniyle hayatını kaybetti.

Anestezi teknikeri Gözde, böbrek ağrısını dindirmek isterken öldü


Erzurum Bölge Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde anestezi teknikeri olarak görev yapan Gözde Ç. (25), evinde böbrek ağrısı nedeniyle kullandığı yüksek dozda anestezik madde nedeniyle hayatını kaybetti.


Olay, saat 02.00 sıralarında merkez Palandöken ilçesi Yıldızkent semtinde meydana geldi. Bölge Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde görevli anestezi teknikeri Gözde Ç., evine döndükten sonra böbrek ağrısını dindirmek için iddiaya göre kendisine hastaneden getirdiği anestezik maddeyi enjekte etti. Bir süre sonra Gözde Ç.'nin hareketsiz kaldığını fark eden evdeki nişanlısı, 112'yi arayarak yardım istedi. Eve giden sağlık ekipleri, Gözde Ç.'nin hayatını kaybettiğini belirledi. Genç kızın cenazesi, kesin ölüm nedeninin belirlenmesi için Erzurum Adli Tıp Kurumu'na kaldırıldı, nişanlısı ise ifadesi alınmak üzere emniyete götürüldü.


Kırıkkale'de acı haberi alan Gözde Ç.'nin aile bireylerinin, kente gelmek için yola çıktıkları belirtildi. Genç kızın cenazesinin yapılan otopsi sonrası ailesi tarafından teslim alınarak, Kırıkkale'ye götürüleceği bildirildi.


AYNI HASTANEDE 2 DOKTOR YAŞAMINI YİTİRMİŞTİ


Bölge Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde görevli Anestesi ve Reanimasyon Uzmanı Dr. Buket Tasmacıoğlu (37), 6 Şubat 2010'da nöbet sonrası hastanedeki odasında ölü bulunmuştu. Olaydan bir yıl sonra 22 Nisan 2011'de de aynı hastanede gece nöbetinden çıktıktan sonra odasına dinlenmeye çekilen Acil Tıp Uzmanı Dr. Fatih Bilge (33) de yaşamını yitirmişti. Otopsi raporlarında her iki doktorun da yüksek dozda anestezik maddeden hayatını kaybettiği belirlenmişti. Dr. Bilge'nin koluna enjekte ettiği belirtilen anestezik 'Propofol maddesinin dünyaca ünlü şarkıcı Michael Jackson'un ölümüne de neden olduğu öne sürülmüştü.


Görüntü Dökümü


------------


-Gözde Ç.'nin resimlerinden detay


-Adli Tıp Kurumundan detay


-Adli tıp kurumunda bekleyen vatandaşlar


-Bölge Eğitim Araştırma Hastanesinden detay


-Acilden detay


SÜRE: 01.38 BOYUT: 183 MB


Haber-Kamera: Zafer KUMRU/ ERZURUM,


===================


Afyonkarahisar'da iki kız kardeşin öldürülmesinde ağabey cinayeti itiraf etti


Afyonkarahisar'ın Dinar ilçesinde, evlerinde başlarından silahla vurulmuş halde ölü bulunan iki kız kardeş Aysel (20) ve Hatice Şahin'in (16) ağabeyi B.Şahin (21) cinayeti itiraf etti. Kardeşlerden Aysel Şahin'in yapılan otopsisinde 5 aylık hamile olduğu anlaşıldı.


Dinar'a bağlı Çayüstü köyü merkezine yaklaşık bir kilometre mesafedeki evde, dün öğle saatlerinde Aysel ve Hatice Şahin kardeşleri kanlar içerisinde bulan yakınları, durumu jandarma ve sağlık ekiplerine bildirdi. Olay yerine gelen sağlık ekipleri yaptıkları kontrolde kardeşlerin yaşamını yitirdiğini belirledi. Jandarmanın yaptığı incelemede her iki kardeşin başlarından ateşli silahla vurularak öldürüldüğü anlaşıldı. İncelemelerin ardından iki kız kardeşin cansız bedeni, Afyonkarahisar Devlet Hastanesi morguna kaldırıldı. Jandarma olayda kullanılan silahı ararken, köye giriş ve çıkışlar kapatıldı. Jandarma ekipleri, mahkemeden alınan izinle Cumhuriyet Savcısı gözetiminde köydeki evlerde arama yaptı.


AĞABEY İTİRAF ETTİ


Jandarma olayla ilgili anne ve babayla diğer 4 kardeşin ifadelerine başvurdu. Kardeşlerin en büyüğü olan B. Şahin, jandarma tarafından gözaltına alındı. Jandarmanın titiz bir çalışma yürüttüğü soruşturma kapsamında B. Şahin ifadesinde Aysel ve Hatice Şahin kardeşleri öldürdüğünü itiraf etti. B. Şahin'in ifadesi doğrultusunda cinayetin işlendiği tabanca da olay yerinden yaklaşık 700 metre ileride toprağa gömülü halde bulundu.


5 AYLIK HAMİLE OLDUĞU ANLAŞILDI


Diğer yandan Aysel ve Hatice Şahin kardeşlerin cenazeleri yapılan incelemenin ardından Dinar Devlet Hastanesi'ne gönderildi. Yapılan otopside Aysel Şahin'in 5 aylık hamile olduğu anlaşıldı. Cenazelerin buradaki işlemlerinden sonra toprağa verileceği belirtildi.


Görüntü Dökümü


------------


Köy tabelasından detay


Olay yerinden detaylar


Olay yerindeki araçlardan detaylar


Olayın gerçekleştiği evden detay


Evin içerisinden detay


Dinar Devlet Hastanesi dış plan detayı


347 MB


Haber-Kamera: Tahsin BAYTAR- Satılmış AKKAŞ/DİNAR (Afyonkarahisar),


====================


Çalındığını sandığı otomobilini, evin çatısında buldu


Kütahya'da, Ali İhsan Oturak, çalındığını zannettiği otomobilini bir evin çatısında buldu. Park halindeki otomobilin, el freninin çekilmeden bırakılmasıyla çatıya uçtuğu üzerinde duruluyor.


Olay, Mağruf Mahallesi'ndeki tarihi Hisar Kalesi yakınlarında meydana geldi. Ali İhsan Oturak, namaz kılmak için geldiği Hisar Cami yanındaki rampaya 43 AE 874 plakalı otomobilini park etti. Camiden çıktığında ise otomobilini park ettiği yerde bulamadı. Oturak, otomobilinin çalındığı düşünerek, polisi aradı. Olay yerine gelen polis, otomobilin camiye yaklaşık 100 metre uzaklıktaki bir evin çatısına uçtuğunu belirledi.


Kazanın, otomobilin el freninin çekillmeden bırakılması sonucu meydana geldiği değerlendirilirken, evde kimsenin bulunmaması olası faciayı önledi. Otomobil, çekici ile çatıdan indirildi. Polis soruşturma başlattı.


Görüntü Dökümü


--------------


-Çatıdaki otomobilin,


-Polis ve vatandaşların,


-Caminin görüntüsü,


-Çekici ile otomobilin çatıdan indirilmesi)


Boyut: 328 MB


Haber-Kamera: Oğuzhan KILIÇ/Kütahya,


====================


Cinsel istismar davasında bilirkişi raporu mahkemeye ulaştı


Antalya'da, apartman görevlisi A.Ö.'nün 10 yaşındaki kız çocuğuna cinsel istismarda bulunduğu iddiasıyla tutuksuz yargılandığı dava, sanık avukatının bilirkişi raporunu inceleyerek, beyan hazırlaması için ertelendi. Müzisyenlik yapan bu nedenle de sık sık seyahat eden F.Y., 2017 yılının Mayıs ayında 10 yaşındaki kızını Muratpaşa ilçesinde oturan annesine bırakıp, turneye çıktı.  Geri döndüğünde ise kızının mutsuz olduğunu ve daha önce birlikte ders çalıştığı sitenin apartman görevlisi A.Ö.'nün kızı olan arkadaşının yanına gitmediğini fark etti. Neden gitmediğini sorunca da "Bir daha o eve gitmem" cevabını aldı. Anne F.Y.'nin soruları üzerine küçük kız, A.Ö.'nün kendisine cinsel istismarda bulunduğunu anlattı. Hemen polisi arayan annenin şikayeti üzerine 2 çocuk babası A.Ö. gözaltına alınarak, tutuklandı. Hakkında, 'çocuğun zincirleme nitelikli cinsel istismarı', 'cinsel amaçlı çocuğu zorla hürriyetten yoksun kılma' ile 'tehdit ve kasten yaralama' suçlarından 90 yıl hapis cezası istemiyle Antalya 5'inci Ağır Ceza Mahkemesi'nde dava açıldı.


Ancak mahkeme heyeti, sitenin güvenlik kamerası kayıtlarını incelediğinde, bir otelde çalışan A.Ö.'nün suç tarihinde oturduğu apartmana giriş çıkış yapmadığını tespit etti. Bunun üzerine  5 ay 3 gün tutuklu kalan A.Ö.  adli kontrol şartıyla tahliye edildi. Karara tepki gösteren anne ile  davaya müdahil olan sivil toplum örgütleri, reddi hakim talebinde bulundu.  Nisan ayında görülen duruşmada da mahkeme başkanı, davadan çekildiğini açıkladı.


Davanın 13'üncü duruşmasına tutuksuz sanık A.Ö., anne F.Y. ile taraf avukatları katıldı.


Bilirkişi raporunun dava dosyasına ulaştığı bildirilen duruşmada şikayetçi anne F.Y.'nin avukatı Nuh Mete Gürün, görüntülerin güvenilir olmadığı kanaatinde olduklarını, kayıtların kesik kesik yapıldığını söyledi. F.Y. de ellerindeki raporların, sanığın suçu işlediğini gösterdiğini ifade ederek, "Kızım sanığı dışarıda gördüğünde manen bitik durumda. Kızım bu olaydan sonra epilepsi geçirdi" dedi.


Sanık avukatının raporu incelemek için süre talep ettiği duruşmada Cumhuriyet Savcısı Mustafa Şeran, daha önce verdiği mütaalasını tekrarlayarak, sanığın 'çocuğun nitelikli cinsel istismarı' suçundan cezalandırılmasını ve tutuklanmasını istedi. Diğer suçlardan ise beraat talep etti.


Mahkeme, duruşmayı erteledi.


UCİM BASIN AÇIKLAMASI YAPTI


Duruşma bitiminde, Uluslararası Çocuk İstismarı ile Mücadele Derneği(UCİM) Başkanı Saadet Özkan, basın açıklaması yaptı. Duruşma savcısının talebine destek veren Saadet Özkan, "Bugün sanığın hükümle birlikte tutuklanmasını isteyen savcımıza teşekkür ediyorum. Allah bu ülkede onun gibilerinin sayılarını arttırsın. Çünkü, bütün görsel delilleri saati saatine, hiçbir açık bırakmadan inceledi. Biz orada istismarcının yaptığı rezilliği de net bir şekilde gördük. Size ayrıntılarla ilgili hiç bir şey söyleyemiyorum ama ortada çocuğun yaşadığı, dilimizin varmayacağı bir durum var. Biz bir çocuğun geleceğine kast eden vicdansızla mücadele ediyoruz. Biz ülkedeki bütün vicdan sahibi insanları 2 Mayıs'taki karar duruşmasına bekliyoruz. O gün çocuğumuzun kurtuluşu olacak" dedi. Fertlerin öncelikli görevinin çocukları korumak olduğunu da ifade eden Özkan, "Biz onları korursak, aydınlık günleri göreceğiz. Çocukların, gözü yaşlı annelerin yanında olacağız. Bugün Antalya'da sınıf öğretmenleri tarafından cinsel istismara uğrayan 25 çocuğun haberini aldık. Perişan olduk. 1'inci sınıftan 3'üncü sınıfa kadar istismar edildiğini öğrendik. Çok üzgünüz" diye konuştu.


Görüntü Dökümü


---------------


Dernek üyesi kadınların adliye önünde toplanması


Dernek üyesi kadınlardan görüntü


UCİM Başkanı Saadet Özkan'ın açıklamaları


Açıklama sonunda Saadet Özkan'ın duygusal anları


Adliye dış plan


230 MB - 2.03'


Haber-Kamera: Süleyman EKİN/ANTALYA,


==================


Bu okulda öğrenciler, velileriyle ders işliyor


Çanakkale'nin Gelibolu ilçesindeki 75'inci Yıl Cumhuriyet İlkokulu'nda, ana sınıfı ve birinci sınıf öğrencileri 'Aile Katılım Etkinliği' kapsamında velileriyle birlikte derse giriyor. Veliler, derste çocuklarına kitap okuyor, mesleklerini anlatıyor. Okul öncesi öğretmeni Zeynep Doğan, birkaç yıldır velileri düzenli aralıklarla sınıflara davet ettiklerini belirterek, "Velilerimiz çocuklarının sınıf içerisindeki davranışlarını gözlemleyebiliyorlar. Bu etkinlik ile velilerimiz mesleklerini öğrencilerimize tanıtıyorlar. Öğrencilerimiz velilerimizin bilgi ve tecrübelerinden yararlanma fırsatı buluyor" dedi.


Gelibolu'daki 75'inci Yıl Cumhuriyet İlkokulu'nda, 'Aile Katılım Etkinliği' kapsamında, ana sınıfındaki 103 öğrenci ile birinci sınıflardaki 130 öğrenci, velileriyle birlikte ders işliyor. Veliler haftanın belirli günlerinde okula gelerek çocuklarıyla birlikte oyunlar oynuyor, kek yapıyor ve şarkılar söylüyor. Öğrencilere kendi meslek dallarını anlatan veliler, ayrıca derste çocuklarına kitap okuyor.


'ÇOCUKLARI GÖZLEMLEME İMKANI ELDE EDİYORLAR'


Okulda 10 yıldır görev yapan okul öncesi öğretmeni Zeynep Doğan, birkaç yıldır velileri düzenli aralıklarla sınıflara davet ettiklerini belirterek, "Okul ve aile, çocuk eğitiminin ayrılmaz bir parçasıdır. Biz de 75'inci Yıl Cumhuriyet İlkokulu olarak çeşitli günlerde velilerimizi sınıfımıza davet ediyoruz. Velilerimiz sınıfta bazen mesleki tanıtımlar yapıyorlar. Bazen ilgi ve yeteneklerine göre çocuklarla sanat etkinlikleri gerçekleştirip, oyunlar oynuyorlar. Bu sayede hem çocuklar mutlu oluyor hem de sınıf ortamında çocukları gözlemleme imkanı elde ediyorlar. Bu konuda destek oldukları için velilerimize teşekkür ediyorum" dedi.


'ÇOCUKLARIMIZ BİZİM GELECEĞİMİZ'


Öğrenci velisi Hanife Kaçar ise "Bugün 'Aile Katılım Etkinliği' kapsamında çocuklarımızla okulda bir araya geldik. Her şeyi çocuklarımız için yapıyoruz. Çocuklarımız bizim geleceğimiz. Çocuklarımızla sınıfta çeşitli etkinlikler yapıyoruz" diye konuştu.


'DESTEK OLMAYA GELİYORUZ'


Ana sınıfı A Şubesi öğrencilerinden Mehmet Efe Baydar'ın annesi Müge Baydar da, öğrencilere dikiş makinesiyle dikiş dikmeyi öğretti. Anne Baydar, "Sınıf öğretmenimiz Zeynep Hanım'ın da katkısıyla, öğrencilerimize 'Aile Katılım Etkinliği' kapsamında destek olmaya geliyoruz. Sınıfta öğrencilerimize çeşitli etkinliklerle yardımcı oluyoruz. Meslek grupları hakkında kendilerine uygulamalı olarak bilgi veriyoruz" dedi.


Görüntü Dökümü


--------


-Gelibolu 75. Yıl Cumhuriyet İlk Okulundan ve öğrencilerden görüntü.


-Anasınıfındaki öğrencilerde görüntü.


-Anasınıfı öğrencilerin velileri ile çeşitli etkinlik yapmalarından görüntü.


-Öğretmen Zeynep Doğan ile röp.


-Veli Hanife Kaçar ile röp.


-Veli Müge Baydar ile röp.


Haber-Kamera: Doğan ZELOVA/GELİBOLU(Çanakkale),


==================


Organik kitaplar ilgi gördü


İzmir Kitap Fuarı'nda, bir yayınevi tarafından Türkiye'de ilk defa bir yıl önce yayımlanan okul öncesi dönem için tasarlanmış organik kitaplar, çocukların ve ailelerin ilgisini çekti. Kitapların çevreye zararının olmadığı, ekolojik, kokusuz ve doğal matbaa malzemeleri ile çocukların gelişimi ve yaşı dikkate alınarak basıldığı belirtildi.


İzmir Kitap Fuarı'nda her yıl stant açan İstanbul merkezli bir yayınevi, yaklaşık bir yıl önce okul öncesi çağındaki çocuklar için organik kitap serisi üretti. Pedagog Tolga Canay danışmanlığında, çocukların yaşı ve gelişim özellikleri dikkate alınarak seçilen kitaplardan oluşan seri, miniklerin sağlığına ve çevreye zararı olmayan ekolojik, kokusuz ve doğal matbaa malzemeleri ile üretildi. Sayfaların yüzeyindeki koruyucu laminasyon uygulaması ile çocukların mürekkebe teması engellenen kitap serisi, toplam 26 kitaptan oluşuyor. Her birinde farklı hikayelerin anlatıldığı bol görsel bulunduran kitapların her biri ortalama 35 sayfadan oluşuyor. Kendini kabul ettirme, hayal gücünü geliştirme, paylaşım, sorumluluk, hayvan sevgisi, karakter eğitimi, fedakarlık, birlikte hareket etme, koşulsuz sevgi, kabullenme gibi kazanımlar sağlayan hikayelerden oluşan organik kitapların yazarları arasında ödüllü yazarlardan Todd Parr, Antoinette Portis, Doreen Cronin, Ryan T. Higgins de bulunuyor.


'KÜÇÜK ÇOCUKLAR BU KİTAPLARI RAHATLIKLA ISIRABİLİR'


Organik kitaplar arasında en sevilenlerin Sonja Danowski'nin Küçük Gece Kedisi ve Carolyn Curtis'in Ayı Yürüyüşe Çıkardım adlı kitapları olduğunu söyleyen yayınevi temsilcisi Burcu Atıcı, "Geçtiğimiz sene ilk yayınlandığından beri kitaplara ilgi çok güzel. Gerek velilerimiz gerek öğretmenlerimiz gerekse okuyan çocuklardan beklediğimiz ilgiyi gördük. Organik kitaplar daha yeni bir dünya, çok daha büyüyecek, içine yeni kitaplar katıyoruz sürekli. Türkiye'de ilk kez bizim yayınevimiz üretti organik kitapları. Pedagogumuz Tolga Bey kitapların içeriklerini onaylıyor. Geçen sene çok bilinmiyordu fakat bu sene artık herkes kitapları bilerek geliyor. Üretim malzemeleri tamamen doğal olduğu için 0-6 yaş arası çocuklar hiçbir şekilde kimyasala maruz kalmıyor. 0-3 yaş kitapları ağzına almak konusunda çok hevesli, onlar da gönül rahatlığıyla kitapları ısırabilirler. Kitapların içeriklerinde de hep mesajlar var. Gerek yardımseverlik gerek paylaşmayı öğrenmek olsun, açıktan açığa olmasa da mutlaka bir mesaj veriyor kitaplarımız" diye konuştu.


Organik kitapları inceleyen ebeveynlerden biri olan Banu Yaman, "Gerçekten kitaplar çocukların ağzına burnuna değiyor. Kitabın görselleri de çok başarılı olmuş. Çocuklar görsellere bakıyorlar çünkü. Hikaye de eminim gayet güzeldir. Ben beğendim çok başarılı bir çalışma olmuş" dedi. Fuar ziyaretçilerinden Derya Ağıroğlu, "Kitapları daha önceden de incelemiştim, çocukların kullanması adına uygun. Çeşitli boya maddeleri sağlığa zararlı olduğu için organik maddelerin kullanılması benim için daha iyi" diye konuştu. Kızı için organik kitap alan öğretmen Funda Başkurt ise, "Kitapları mutlaka içeriğini okuyarak, bakarak, inceleyerek alıyorum. Her şey katkılı, her şey zararlı olduğu için ne kadar organik ürün bulursak çocuklarımızı zararlı maddelerden o kadar korumuş oluruz" dedi. Kitapları inceleyen öğrencilerden 9 yaşındaki Ecrin Şekerci ise şunları söyledi:


"Kitaplar çok güzel görünüyor, hepsi organik olduğu için bize zararları yok. Bence herkes okuyabilir."


Görüntü Dökümü


---------


-Stant ziyaretçilerinden genel ve detay görüntüler


-Organik kitaplardan görüntüler


-Burcu Atıcı ile röp.


-Ziyaretçilerle röp.


Haber: Melis KARAKUZULU, Kamera: Mücahit BEKTAŞ/İZMİR,

Kaynak: DHA