Eğitim-Bir-Sen: Dershane Yasa Tasarısının Bazı Kısımları Huzursuzluğa Davetiye Çıkarır

Son Güncelleme:

Eğitim-Bir-Sen Genel Başkan Vekili Ahmet Özer, dershanelere ilişkin yasa tasarısının bazı kısımlarının çalışanlar ve ülke açısında huzursuzluğa davetiye çıkarmakla kalmayacağını, aynı zamanda bazı hukuki sonuçlarda doğurabileceğini belirtti.

Eğitim-Bir-Sen Genel Başkan Vekili Ahmet Özer, dershanelere ilişkin yasa tasarısının bazı kısımlarının çalışanlar ve ülke açısında huzursuzluğa davetiye çıkarmakla kalmayacağını, aynı zamanda bazı hukuki sonuçlarda doğurabileceğini belirtti.


Eğitim-Bir-Sen Genel Başkan Vekili Özer yaptığı açıklamada, dershanelere ilişkin yasa tasarısının çalışanlar ve ülke açısından huzursuzluğuna davetiye çıkarmakla kalmayacağını aynı zamanda olumsuz bazı hukuki sonuçlar da doğurabileceğinin altını çizerek, "Milli Eğitim Bakanlığının Görevleri, Personeli ve Teşkilat Yapısına İlişkin Olarak Bazı Kanun ve KHK'larda Değişiklik Öngören Kanun Tasarısı'nın bazı kısımları, çalışanlar ve ülke açısında huzursuzluğuna davetiye çıkarmakla kalmaz, aynı zamanda olumsuz bazı hukuki sonuçlar da doğurabilir. Milli Eğitim Bakanlığı'nı, tasarının bazı kısımlarını geri çekmeye davet ediyoruz" ifadelerine yer verdi.


-"UYGULAMANIN ÇOK SAYIDA DAVA SÜRECİNE NEDEN OLMASI DA MUHTEMEL"-


Özer, su anda var olan yazılı ve sözlü sınavda başarılı olmaya dayalı atama sürecinin yerine, objektifliği, denetlenebilirliği ve ölçülebilirliği son derece kuşkulu olan bir yöntemin tercih edildiğine dikkat çekerek şunları kaydetti:


"Okul ve Kurum Müdürlerinin, İl Milli Eğitim Müdürünün teklifi üzerine, Müdür Başyardımcısı ve Yardımcıların ise Okul veya Kurum Müdürünün inhası ve İl Milli Eğitim Müdürünün teklifi ile Vali tarafından dört yıllığına görevlendirilmesini öngören kısım tasarıdan çıkarılmalıdır. Mevcut eğitim kurumu yönetici atama ve yer değiştirme süreci, uzun süredir devam eden müzakereler ve yargı kararları çerçevesinde şekillenmiş olup, atama ve yer değiştirme sistemi mevcut haliyle turmuş durumdadır. Eksiklikleri olsa da mümkün olan en yüksek seviyede objektif, adil ve eşitlikçi bir sistemdir. Kazanılmış hak kayıplarına neden olacak bu türden bir düzenlemeye ihtiyaç olmadığı gibi, uygulamanın çok sayıda sıkıntıya ve dava sürecine neden olması da muhtemeldir. Bu durum, eğitim kurumlarının yönetiminin işlemez hale dönüşmesine sebebiyet verecektir."


-"TASARIDAN BAZI KISIMLARIN ÇIKARILMASI YERİNDE OLACAK"-


Dershanelerin okullarda oluşan program sorunları nedeniyle alternatif eğitim kurumları ve bir tampon kurum hâline geldiğinin altını çizen Özer şu ifadeleri kullandı:


"Eğitimde belli bir kaliteyi yakalayıncaya kadar bunların birer okul dışı destek hizmeti sunan yardımcı kurum hüviyeti almalarının sağlanması eğitimde oluşan boşluğu gidermek için bir gerekliliktir. Dershanelerin kapatılması veya sistem dışına çıkarılarak yokmuş kabul edilmeleri yerine, özellikle dezavantajlı gruplar için sorumluluk yüklenecek ve kendilerinden bu anlamda hizmet alınan ve bunlar için başarı kriterine uymaları beklenen kurumlara dönüşümleri sağlanabilir. Özel dershanelerin 1 Eylül 2015 tarihine kadar faaliyetlerine izin verilirken, dönüşüm noktasında 2017-2018 eğitim-öğretim yılının bitimine kadar süre verilmesi düşünülmüştür. Aradaki iki yıllık sürede söz konusu eğitim kurumlarının idari, mali ve hukuki sorumlulukları yanında işveren sıfatını sürdürüp sürdürmeyeceği, bu dönemde söz konusu kurumların vergi mükellefi sıfatını haiz bir biçimde varlıklarını devam ettirip ettirmeyeceği hususu net değildir. Milli Eğitim Bakanlığı'nın görevleri, personeli ve teşkilat yapısına ilişkin olarak birçok önemli değişiklik içeren kanun tasarısında yer alan aday öğretmenlerle ilgili kısım ile okul ve kurum yöneticilerinin seçimi dışındaki kısımların eleştiriler doğrultusunda yeniden gözden geçirilmesi, az önce ifade ettiğimiz kısımların ise tasarıdan çıkarılması yerinde olacaktır."

Kaynak: ANKA