Ertuğrul Özkök İfade Verdi
Ertuğrul Özkök, 'Ben Kanunsuz Dinlemelerden, Özel Hayatla İlgili Kayıtların Tutulmasından Şikayetçiyim' Dedi.
Hürriyet Gazetesi Yazarı Ertuğrul Özkök, ''Devrimci Karargah Örgütü'' soruşturması kapsamında ''mağdur'' olarak ifade vermesinin ardından, ''Ben kanunsuz dinlemelerden, özel hayatla ilgili kayıtların tutulmasından şikayetçiyim'' dedi.
Ertuğrul Özkök, İstanbul Cumhuriyet Savcısı Kadir Altınışık'a ifade verdikten sonra Beşiktaş'taki İstanbul Adliyesinden ayrılırken basın mensuplarının sorularını yanıtladı.
Savcılıkta kendisine 4 ya da 5 dinleme tapesi gösterildiğini ve bunlara bakarak incelediğini belirten Özkök, ''Şikayetçi olup olmadığımı sordular. Ben, bunları kimin kaydettiğini ve sakladığını bilmiyorum. Tüm hayatım boyunca illegal dinlemeler ile mücadele ettim. Dolayısıyla bunları kim yaptığıysa, kim sakladıysa bulunmasını rica ediyorum'' dedi.
-''KONUŞMALARIMDA SUÇ UNSURU YOK''-
İllegal telefon dinlemelerinin hangi koşulda olursa olsun insan haklarına karşı yapılmış saldırılardan bir tanesi olduğuna inandığını ifade eden Özkök, telefon konuşmalarının insanın özel hayatı olduğunu söyledi.
Özkök, ''Yani o telefonlarda insan bazen içini döküyor. Bazen annesi, babası ile ilgili konuşabiliyor. Dolayısıyla bunun sadece beni ilgilendirdiğini düşünmüyorum. Zaten gördüğüm konuşmalarda suç unsuru da yok'' diye konuştu.
Ertuğrul Özkök, herkese seslenmek istediğini belirterek, ''Ben telefon dinleme mağduruyum. Bundan 12 yıl önce telefonum dinlenildi. Radyodan, oradan buradan, DYP'den kamuya dinlettirildi ve şunu söyleyeyim; Allah, en kızdığım insanlara, en öfkelendiğim insanlara dahi kendi sesini telefonda dinlemeyi nasip etmesin'' ifadelerini kullandı.
Gazeteci Özkök, sözlerini şöyle sürdürdü:
''Bir insanın, telefonla yaptığı en sıradan, en normal konuşma bile dinlediğiniz zaman, insana bir böğürtü gibi geliyor. Bu psikolojiyi ben herkese anlatmak istiyorum. Çünkü ben bunun mağduruyum. Hürriyet'in genel yayın yönetmenliğini yaptığım için orada artık anladım ki devletin her kademesi beni dinlemiş. Yani MİT'i de Genelkurmay'ı da istihbaratı da dinlemiş. Dinlesinler, legal dinleme varsa benim itirazım yok. Çünkü dinlemeler, gerektiğinde toplumdaki en büyük terör örgütlerini ortaya çıkarılmasında da çok yararlı işler yapıyor. Ben kanunsuz dinlemelerden, özel hayatla ilgili kayıtların tutulmasından şikayetçiyim.
Yani yukarıda biraz baktım. Tapeleri falan görürken aklımdan şöyle bir şey geçti. Herkes beni 28 Şubatçı biliyor, meğer ben de 28 Şubatın mağduruymuşum. Çünkü yapılan dinlemeler, 28 Şubat dönemine ait dinlemeler. Yani bir suç unsuru yok benim telefon dinlemelerim arasında.''
Kayıtlarla ilgili şikayetçi olduğunu kaydeden Özkök, gazetecilerin, ''Kimlerle görüşmeleriniz var?'' sorusuna karşılık da illegal telefon dinlemeleriyle ilgili bilgi veremeyeceğini, bilgi vermeme nedeninin ise kayıtların içinde kendisini mağdur edecek bir durumdan kaynaklanmadığını söyledi.
Bir gazetecinin, ''Daha önce de dinlemeler vardı. Ama bu şekilde gündeme gelmezdi. Dinlemelerin gündeme gelmesindeki uygulama farklılığını siz nasıl değerlendiriyorsunuz?'' sorusuna da Özkök, ''Bu sorunun muhatabı ben değilim, bunu bunu yapanlara sormak lazım'' dedi.
-''HERKES HERKESİ DİNLİYOR BU DEVLETTE''-
Ertuğrul Özkök, açılmasını şöyle sürdürdü:
''14 yıl önce yapılmış bir telefon konuşması, birileri tarafından, kim bilmiyorum, 14 yıl boyunca saklanıyor. Bir insan ruh hastası değilse, sapık değilse niçin saklar bunu? Bir şekilde kullanmak için saklar değil mi? Yani zamanı gelince kullanmak için. O yüzden bugün kendisini güçlü gören insanlara da seslenmek istiyorum. Bakın 14 yıl boyunca saklanıyor. Ben Hürriyetin genel yayın yönetmenliğinden ayrıldığım zaman 'rahatım' dedim, kravatımı attım. Ama bırakmıyormuş yakamızı. 14 yıl sonra önünüze geliyor sizin telefon konuşmalarınız. Suç unsuru yok ama dediğim gibi o telefon konuşmasın