İZSU Tesisinde Kamyon Kazası: Sürücü Hayatını Kaybetti
İZSU'ya ait kamyonun çukura düşmesi sonucu sürücü Sabri Kılınç hayatını kaybetti. İhmal iddiaları var.
İzmir Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü (İZSU) Çiğli Atıksu Arıtma Tesisi'nde, çukura düşen kamyonun sürücüsü hayatını kaybetti.
İZSU'ya ait 35 KE 615 plakalı atık toplama kamyonunun sürücüsü Sabri Kılınç'tan (38) haber alamayan yakınları dün saat 23.45'te durumu jandarma ekiplerine bildirdi.
Bunun üzerine çalışma başlatan ekipler, kamyonun tesis bölgesindeki çukura düştüğünü tespit etti.
Ekiplerin çalışmaları sonucu kamyon, vinç yardımıyla bulunduğu alandan çıkarıldı. Yapılan incelemede Kılınç'ın hayatını kaybettiği belirlendi.
Savcılık tarafından, tesis sorumlusu İ.A, şube müdürü G.K, idari işler şefi A.D, iş sağlığı güvenliği uzmanı G.G. ve başşoför M.G'nin şüpheli sıfatıyla ifadelerinin alınması talimatı verildi.
İki çocuk babası Kılınç'ın cenazesi, yakınları tarafından İzmir Adli Tıp Kurumu morgundan teslim alınarak Çiğli ilçesindeki Harmandalı Merkez Camisi'ne getirildi.
Taziyeleri kabul eden baba Bekir Kılınç'ın büyük üzüntü yaşadığı görüldü.
Sabri Kılınç'ın tabutuna sarılan eşi Urkiye ve annesi Yurdagül Kılınç da gözyaşı döktü.
Öğle vakti kılınan namazın ardından Kılınç'ın cenazesi, Harmandalı Mezarlığı'na defnedildi.
Kuzeninden ihmal iddiası
Sabri Kılınç için Gazi Mustafa Kemal Atatürk Mahallesi'ndeki evinin önünde taziye çadırı kuruldu.
Taziyeleri kabul eden Kılınç'ın teyzesinin oğlu İsmail Tufan, AA muhabirine, kuzeninin dün sabah işe gittiğini, ameliyat olacak amcasına yetişmek adına erken çıkmak için izin istediğini ifade etti.
Kuzeni ile son görüşmelerini anlatan Tufan, şunları kaydetti:
"Başşoförü bir vazife daha vermişti. O da vazifeyi icra etmek için döküm sahasına gitmiş. Döküm sahasına gidince havanın yağmurlu olması, zeminin uygun olmaması nedeniyle araç oraya geri geri yanaştığında ters takla atarak çamura gömülmüş. Saat 14.00-14.30 civarlarında olduğunu tahmin ediyoruz. Daha sonra hastaneye gideceği için eşi aramış ulaşamamış. Daha sonra babasını aramışlar. Babası kurumu aramış. Onlar da 'Biz size döneceğiz, bilgilendireceğiz. Bekleyin' demiş. Ama hiçbir cevap alamamışlar. Daha sonra kendi çabalarıyla döküm sahasına arabayı batmış olarak görmüşler. Kurum ondan sonra geliyor. Köyümüzden de bölgeye gençler gidiyor. "
İZSU'nun kurtarma çalışmalarında ihmali olduğunu savunan Tufan, şöyle devam etti:
"İZSU yetkilileri kurtarmak için kesinlikle yardımcı olmamış. Yine kendi çabalarımızla iki tane vinç kiralayıp oradan cenazemizi çamurun içinden aldık. Resmi açıklama yapılacaktır ama çamurun içinde boğularak ölmüş. Hepimiz bu dünyada yaşıyoruz, ölüyoruz. Bunu söylemek çok acı ama inşallah kuzenimizin ölümü İZSU'nun veya diğer kurumların kendine gelmesini sağlar.
Bir döküm sahasında bekçi, bariyer, ışıklandırma, hiçbir şey yok. Sonra bunun başşoförü var. Saat 17.00'de mesaisi bittiğinde kartını basması lazım. Bu bilgileri kontrol eden hiçbir şey yok. Bir iş yerinde çalışıyorsunuz. Orada başınıza bir şey geliyor ve kurumun bundan haberi yok."