Kiev'de Türkçe Öğrenen Öğrenciler
Kiev'de Doğu Dilleri Okulu'nda savaş ortamında Türkçe öğrenen 100 öğrenci var.
Haber: Melis YILDIRIM - Kamera: Dursun ALKAYA
(KİEV) - Ukrayna'nın başkenti Kiev'de bulunan Doğu Dilleri Okulu'nda yaklaşık 900 öğrenciden 100'ü Türkçe öğreniyor. Bir öğrenci, birinci sınıfta Türkçe öğrenmeye başladığını ve Türk kültürünü çok sevdiğini belirtti. Okul Müdürü Oksana Proskura, çocukların her zaman özenli giyinip mutlu göründüklerini kaydederek, "Çünkü her an yaşamınızı yitirebileceğiniz bir savaşta yaşıyorken aslında her günü çok güzel geçirmek istiyor insan" dedi.
Ukrayna'nın Ankara Büyükelçiliği tarafından düzenlenen basın gezisi kapsamında aralarında ANKA Haber Ajansı'nın da bulunduğu bir grup Türk gazeteci, 1993'ten beri Türkçe eğitim verilen Kiev Doğu Dilleri Okulu'nu ziyaret etti. Okuldaki yaklaşık 900 öğrenciden 100'ünün Türkçe öğrendiği okulda ilk, orta ve lise du¨zeyinde eğitim veriliyor.
17 yaşındaki bir öğrenci, birinci sınıfta Türkçe öğrenmeye başladığını belirterek Türkiye'yi çok sevdiğini söyledi. Öğrenci, "Türk kültürünü çok seviyorum. Geçen yıl Türkiye'ye gittim. Antalya ve İstanbul'da olduk. Benim için hem İstanbul hem Antalya çok iyi şehirler" dedi.
"HER ŞEYE RAĞMEN ÇALIŞMAYA DEVAM EDİYORUZ"
Okulun Türkçe öğretmeni, bir yıldır okulda çalıştığını ve çocukları çok sevdiğini belirterek, "Türkçe öğretmenliğini çok seviyorum. Ben üniversitede, 2021 yılında Türkçe öğrenmeye başladım" ifadelerini kullandı. Türkçeyi ve Türkleri sevdiğini dile getiren öğretmen, savaşın zorluklarından bahsetti. Çocukların stres içinde yaşadıklarını kaydeden öğretmen, "Savaşa rağmen biz çalışmayı ve Türkçe öğrenmeye devam ediyoruz. Çünkü bizim için çok önemli. Diğer Doğu dillerini öğrenmek bizim için çok önemli. Çocuklarımızın iyi bir şekilde öğrenmesi çok önemli. Bu yüzden her şeye rağmen biz çalışmaya devam ediyoruz. Umarım yakın zamanda savaş bitecek ve her şey güzel olacak" şeklinde konuştu.
"ÇOCUKLARIMIZ ÜLKELERİNİ TERK ETMEDİLER"
Okul Müdürü Oksana Proskura, 11 yıldır okulda müdürlük yaptığını belirtti. Sürekli hava saldırısı alarm haritasını takip ettiklerini söyleyen Proskura, Kiev ve yakın şehirlerde bir saldırı olduğunda sığınağa inecek şekilde hareket etmeleri gerektiğini vurguladı. Proskura, okulun üç tane sığınağı olduğu bilgisini paylaştı.
Proskura, bazı günler dört-beş saat sığınakta kaldıklarını belirterek, "Şehir içinde çalan sirenlere ek olarak okul içinde teneffüs gibi sürekli hava saldırı alarmı çalıyor. Böyle olduğunda dört katlı binadan herkes bir anda sığınağa gitmek zorunda kalıyor. Ancak şimdi okulu ziyaret ederken çocukların herkesin ne kadar özenli giyinip mutlu göründüğünü göreceksiniz. Çünkü her an yaşamınızı yitirebileceğiniz bir savaşta yaşıyorken aslında her günü çok güzel geçirmek istiyor insan. Bizim çocuklarımız ülkelerini, başkenti terk etmediler. Kiev'de kalmaya devam ettiler, onca bombardına rağmen. Kiev'de her gün neredeyse bir şey oluyor. Onlarla gurur duyuyoruz" ifadelerini kullandı.
HAVA SALDIRISI ALARMININ UZUN SÜRMESİ DURUMUNDA DERSLER SIĞINAKLARDA İŞLENİYOR
Hava saldırısı alarmı çaldığı zaman yaşananları anlatan Proskura, çocukların yanında acil durum çantalarının bulunduğunu ve siren çaldığında hızlı bir şekilde sığınağa indiklerini söyledi. Önceki hafta her gün üç-dört kere in-çık yaptıklarını hatırlatan Proskura, "Her hava saldırısı aynı değil. Artık çocuklar da bizler de uçan insansız hava aracı mı yoksa balistik füze mi, sesten anlayabiliyoruz. O yüzden bu, bizim panik halimizi de etkileyebiliyor. Daha kontrollü ilerletebiliyoruz süreci" diye konuştu. Proskura, alarm çok uzun sürerse dersleri sığınakta işlemeye devam ettiklerini kaydetti.
Bu tür ziyaretlerin hem çocuklara hem de kendilerine yalnız olmadıklarını hatırlattığını söyleyen Proskura, "Böyle ziyaretlerin Türkiye'den olmasının ise özel bir anlamı var. Kiev'deki Türkiye Büyükelçiliği, bizzat Sayın Büyükelçi, TİKA ofisi, bütün kurumlar okulumuzu, çocuklarımızı destekliyor ve onların her ziyareti, her hediyesi çocuklar için adeta bayram haline geliyor" dedi. Öğrencilerden birçoğunun Türkçe öğrendiğini, Türkiye'yi ziyaret ettiğini ve Türk kültürüne meraklı olduklarına dikkat çeken Proskura, "Biz onlara Türkiye'yi anlatırken kendimiz de farkına varıyoruz ki ne kadar ortak noktamız, ne kadar ortak değerimiz var" şeklinde konuştu.