Merkez Bankası Finansal Hesapları Yayınladı

Son Güncelleme:

Merkez Bankası, sektörler arası finansal bağlantıları yansıtması nedeniyle, son küresel kriz ile birlikte doldurulması önerilen veri boşluğu alanlarından birisi olarak ön plana çıkan finansal hesapları, bugünden itibaren yayınlamaya başladı...

Merkez Bankası, sektörler arası finansal bağlantıları yansıtması nedeniyle, son küresel kriz ile birlikte doldurulması önerilen veri boşluğu alanlarından birisi olarak ön plana çıkan finansal hesapları, bugünden itibaren yayınlamaya başladı Merkez Bankası, sektörler arası finansal bağlantıları yansıtması nedeniyle, son küresel kriz ile birlikte doldurulması önerilen veri boşluğu alanlarından birisi olarak ön plana çıkan finansal hesapları, bugünden itibaren yayınlamaya başladı. 2011 yılı "Finansal Hesaplar Raporu'na göre 2011 yılında mali kuruluşların varlık yapısında yıllar itibarıyla bir değişiklik gözlenmezken, kredilerin toplam varlıklar içindeki payı artarak yüzde 37'den yüzde 51'e çıktı. Hisse senedi dışındaki diğer menkul değerlerin varlıklar içindeki payı ise 2006 yılındaki yüzde 42'lik seviyesinde 2011'de yüzde 27'ye geriledi.


Merkez Bankası'ndan yapılan açıklamada, sektörler arası finansal bağlantıları yansıtması nedeniyle, son küresel kriz ile birlikte doldurulması önerilen veri boşluğu alanlarından birisi olarak ön plana çıkan finansal hesapların, bankanın Genel Ağ sitesinde bugünden itibaren yayımlanmaya başladığı belirtildi. Banka koordinatörlüğünde ilgili kurumlarla işbirliği ile yürütülen bu projede bugüne kadar, parasal mali kuruluşlar, mali aracılar, mali yardımcılar, sigortacılık, merkezi yönetim ve yerel yönetime ait hesaplar hazırlandığına dikkat çeken Merkez Bankası, ekonominin diğer sektörlerine ilişkin finansal hesaplar, söz konusu proje kapsamında tamamlandıkça kamuoyu ile paylaşılacağını bildirdi.


-2015'TE TAMAMLANMASI ÖNGÖRÜLÜYOR-


Mevcut Türkiye uygulamasında sadece yıllık bilançolar olarak sunulan finansal hesapların önümüzdeki dönemlerde daha uzun zaman serilerinin oluşturulması, akım verilerinin eklenmesi ve yayınlama frekansının arttırılması ile birlikte, ekonomideki yapısal değişikliklere daha derinlemesine ışık tutan bir gösterge olarak kullanılabileceğine dikkat çeken Merkez Bankası, bu verilerle uluslararası istatistik standartlara göre derlenmekte olduğundan, Türkiye'deki finansal faaliyetlerin yapısının ve gelişiminin diğer ülkelerle karşılaştırılmasına da olanak sağlayacağını kaydetti. 2011 yılından itibaren mali aracılık sektörü içerisinde yer alan finansal kiralama, faktoring ve finansman şirketlerine ilişkin verilerin mali aracılar sektörüne ve aracı kuruluşlar ile Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu'na ait veriler mali yardımcılar sektörüne dahil edildiğini vurgulayan Merkez Bankası, merkezi ve yerel yönetim hesaplarının da yine 2011 yılı itibariyle veri setine eklendiğini bildirdi. Banka, ilgili kurumlarla yapılan çalışmalar ve TCMB bünyesinde ayrıca yürütülmekte olan konsolidasyon, karşı sektör ve kalan sektör çalışmaları neticesinde, Finansal hesap tablolarının tüm setinin Resmi İstatistik Program'nda öngörüldüğü üzere 2015 yılında tamamlanması hedeflendiğini açıkladı.


-VARLIK VE YÜKÜMLÜLÜKLER FARKLILIK GÖSTERDİ-


Finansal Hesaplar 2011 raporuna göre mali kuruluşların alt sektörleri incelendiğinde, kendi faaliyet alanları çerçevesinde varlık ve yükümlülük yapılarının farklılık gösterdiği görüldü. Parasal mali kuruluşlar sektörünün para ve mevduat yükümlülüğü yarattığı, varlık tarafında ise diğer parasal mali kuruluşlarının kredi ve menkul değer, Merkez Bankası'nın ise menkul değer varlıklarının ağırlıklı olduğu gözlendi. Mali aracıların başlıca finansal varlıklarının kredi varlıkları olduğu, sigorta ve bireysel emeklilik şirketlerinin ise diğer sektörlere ağırlıklı olarak sigorta teknik rezervi yükümlülüklerinin bulunduğu görüldü.


Mali kuruluşların varlık yapısı yıllar itibariyle incelendiğinde önemli bir değişiklik gözlenmemekle birlikte kredilerin toplam varlıklar içindeki payının artarak yüzde 37'den yüzde 51'e çıktığı, hisse senedi dışındaki diğer menkul değerlerin varlıklar içindeki payının 2006 yılındaki yüzde 42'lik seviyesinden 2011 yılında yüzde 27'ye gerilediği görüldü.


-FİNANSAL ARAÇLAR İTİBARIYLA YÜKÜMLÜLÜK YAPISI-


Finansal araçlar itibariyle yükümlülük yapısına bakıldığında, veri derlenen dönemde ortalama yüzde 65 ile para ve mevduatların yükümlülük yapısını belirlediği görüldü. Diğer iki önemli kalem ise yaklaşık yüzde15'lik payları ile krediler ve hisse senetleri ve diğer sermayedir.


Mali kuruluşlar içerisinde yer alan alt sektörlerin varlık ve yükümlülük yapılarında diğer parasal mali kuruluşlar sektörünün yüzde 80'lere yakın bir oranla en büyük alt sektör olduğu ve bunu yüzde10 ile Merkez Bankası'nın izlediği görüldü.


Parasal mali kuruluşların ekonomideki toplam varlık hacminin, 2006-2011 yılları arasında düzenli bir artış eğiliminde olduğu belirlendi. Varlık hacmi Euro Bölgesi ile karşılaştırıldığında ise Türkiye'de 2006 yılında yüzde 78 olarak gerçekleşen parasal mali kuruluşlar finansal varlıklarının nominal GSYH'ya oranının 2011 yılı sonu itibarıyla yüzde 107 olarak gerçekleştiği; aynı oranın Euro Bölgesi ülkelerinde aynı dönemler için yüzde 311 ve yüzde 364 olduğu görüldü.


-GSYH'DEKİ BÜYÜME İLE KARŞILAŞTIRMA-


Parasal mali kuruluşların finansal varlıklarındaki büyüme, GSYH'deki büyüme ile karşılaştırıldığında, 2008 yılında GSYH büyüme oranı yavaşlarken Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası parasal mali kuruluşların varlık büyüme hızında artış gözlendi. 2008 sonrası ise büyüme oranları paralel seyir izledi. 2010 yılından itibaren GSYH büyüme hızı yavaşlarken parasal mali kuruluşların varlık büyüme hızı arttı.


Parasal mali kuruluşların varlık yapısı Euro Bölgesi ile karşılaştırıldığında, Türkiye'de kredilerin yüzde 56'lık payına karşılık Euro Bölgesi'nde bu pay yüzde 39 ile sınırlı kaldı. Aynı şekilde hisse senedi dışındaki menkul değerlerin Türkiye'deki payı yüzde 33 iken Euro Bölgesi'nde bu pay yüzde19 olarak gerçekleşti. Euro bölgesinde para ve mevduatların finansal varlıklar içindeki payı yüzde 32'ye ulaşırken Türkiye'de bu oran yüzde 7 düzeyinde kaldı.


-PARA VE MEVDUATLARIN ORANI TÜRKİYE'DE YÜZDE 68-


Benzer bir karşılaştırma yükümlülükler yönünden yapıldığında, para ve mevduatların oranının Türkiye'de yüzde 68, Euro Bölgesi'nde yüzde 73 olarak gerçekleştiği görüldü. Bir diğer farklılık ise hisse senetleri dışındaki menkul değerler kalemi oldu. Euro bölgesinde bu araçların payı yüzde 15'in üzerinde iken, Türkiye'de yüzde 2 civarında gerçekleşti. Ayrıca hisse senetleri ve diğer sermayenin payı Türkiye'de yüzde 16, Euro bölgesi ülkelerinde yüzde 7.32 olarak gerçekleşti.


-FİNANSAL VARLIKLARIN BÜYÜME HIZI-


2011 yılı "Finansal Hesaplar Raporu'na göre 2006-2011 döneminde, mali kuruluşlar sektöründe Merkez Bankası, TMSF ve aracı kurumlar ile mali aracılar alt sektörlerinin, net finansal değerinin pozitif olduğu görüldü. Parasal mali kuruluşlar sektörü net finansal değeri yıllar itibarıyla genel olarak negatif seyrederken, 2008 yılında ise varlıkların yükümlülüklere oranla daha hızlı büyümesiyle pozitif bir değer aldı. Bu dönemde finansal varlıkların büyüme hızı yüzde 25 olarak gerçekleşirken yükümlülüklerin büyüme hızı ise yüzde 6 ile sınırlı kaldı.


-GENEL YÖNETİMİN FİNANSAL VARLIKLARININ YÜZDE 78'İ MERKEZİ YÖNETİME AİT-


Yerel yönetim ve sosyal güvenlik kuruluşlarından oluşan genel yönetimin finansal varlıklarının yüzde 78'si merkezi yönetime ait iken yüzde 22'si yerel yönetimlerce yaratıldı. Yükümlülük tarafında ise benzer şekilde ağırlıklı olarak merkezi yönetimin yüzde 94 diğer sektörlere karşı finansal yükümlülüğü bulundu. Genel yönetimin varlık yapısının araçlar bazında dağılımına bakıldığında, varlıkların yaklaşık yüzde 40'ını diğer alacaklar kaleminin (gelir alacakları), yüzde 25'ini ise hisse senedi ve diğer menkul değerler oluşturdu. Yerel yönetimlerde ise en büyük varlık kalemini yüzde 60 ile diğer alacaklar oluştururken yaklaşık yüzde 15'i para ve mevduatlardan meydana geldi.


-YÜKÜMLÜLÜKLERİN YÜZDE 80'İ HİSSE SENEDİ DIŞINDAKİ MENKUL DEĞERLENDEN-


Yükümlülüklerin dağılımına bakıldığında ise yüzde 80'inin hisse senedi dışındaki menkul değerlerin (devlet borçlanma senetleri) oluşturduğu görüldü. Bunu, krediler ve diğer alacaklar takip etti. Hisse senedi dışındaki menkul değerler kalemi genel yönetim sektörü yükümlülüklerinin yüzde 75'ini, merkezi yönetim yükümlülüklerinin ise yüzde 80'ini oluşturdu. Varlıkları ağırlıklı olarak para ve mevduatlar ile diğer alacaklardan, yükümlülükleri ise krediler ve diğer borçlardan oluşan yerel yönetimler, genel yönetim sektörü varlıklarının yüzde 22'sine yükümlülüklerin ise sadece yüzde 6'sına sahip. Yerel yönetimlerin net finansal değeri 2009-2011 yılları arasında pozitif seyretti.


Genel yönetim sektöründe 2009-2011 yıllarında arasında merkezi yönetimin finansal değeri negatif gerçekleşirken yerel yönetimlerin net finansal değeri pozitif olarak gerçekleşti. - Ankara

Kaynak: ANKA