Özgür Özel: Dış Politika ve Ekonomi Eleştirisi

Son Güncelleme:

CHP Lideri Özgür Özel, hükümetin dış politika ve ekonomik durumunu eleştirerek uluslararası yalnızlığa dikkat çekti.

(TBMM) - CHP Genel Başkanı Özgür Özel, hükümetin dış politika yaklaşımını eleştirerek, Türkiye'nin Avrupa ile ilişkilerinde ciddi kopuş yaşadığını ve bu durumun ülkeyi uluslararası sistemde yalnızlaştırdığını ifade ederek, "Televizyonlarda 24 saat dış politika yayını yaptırıp onunla millete açlığını unutturmaya çalışıyorlar. Önce herkes şunu bilsin; bu iktidarın dış politikada ilkesi yoktur. Tek amaçları bir şahsi çıkar meselesi ve iktidarın devamı için birilerinden destek alma meselesidir. Bugün ülkeyi yönetenler önce şahsını sonra partisini en son Türkiye'yi düşünmektedirler" dedi.

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, partisinin grup toplantısında, "Diğer taraftan bir de bu vergi düzeni ile ilgili arkadaşlar yeni bir hizmet başlattılar. Bundan sonra takip etmenizi öneririm. İsim hakkını da aldık. 'akpden.com' Bundan sonra 'akpden.com'u yakından takip edin. Köprüleri, otoyolları, babadan dededen miras o canım karlı işletmeleri satmaya kalktıklarında, 'akpden.com'dan hepsini duyuracağız. Ama şimdi 'akpden.com'da sıfır bir otomobil. 1 milyon 200 bin fiyatı olan bir sıfır otomobil. Var ya, 'sepete ekle' diyorsun. Bak 1 milyon 200 bin, sepete ekle var, bastın, tık. Öyle alıp gitmek yok. 'akpden.com.' 1 milyon 200 bin liralık araca 1 milyon 88 bin lira ÖTV. Yetmez, ÖTV'li fiyata 460 bin lira KDV. Yetmez, belki ki sen bu arabanın radyosunu açacaksın, orada TRT Nağme'ye denk geleceksin. TRT'den iki nağme dinleyeceksin. 9 bin lira bandrol ücreti. Toplam vergi 1 milyon 557 bin. Araba 1,2, vergiler toplamı neredeyse 1,6. Arabanın fiyatı oldu sana 2,7 milyon lira. Bundan sonra gençlerin bilgisayarında, gençlerin cep telefonunda, oyun konsolunda niçin alınamıyor, hepsini birden birlikte göreceğiz. 'akpden.com'da. Bizi izlemeye devam edin" ifadesini kullandı.

"Artık bu milletin algı operasyonlarına karnı tok"

Özel, dış politikaya ilişkin şu değerlendirmelerde bulundu:

"Ekonomiyi bitmeyen bir krize sokanlar kendi çıkarları için adaleti, demokrasiyi, insan haklarını yok sayanlar milleti algılarla yönetebileceklerini, sandığa kadar vaziyeti idare edip orada birtakım seçim oyunlarıyla bu milleti bir kez daha kandırabileceklerini ve AK Parti'nin kara düzenini sürdürebileceklerini sanıyorlar. Böyle bir şey yok. Artık bu milletin algı operasyonlarına karnı tok. CHP'yi tüm saldırılara, tüm iftiralara rağmen sahiplendi ve ayakta tutuyor. CHP, kurulduğu gün olduğu gibi bugün bütün anketlerde Türkiye'nin birinci partisi. Ancak ülkeye kalıcı hasarlar veriyorlar. Ekonomide düzeltilmesi güç işler yapıyorlar. Ülkeyi çok büyük borçlandırıyor, varlıkları yok pahasına satıyorlar. 25 yıllık köprünün gelirini üç yıllığını peşin verene veriyorlar. Bir yandan dış politikada berbat işler yapıp, Türkiye'yi bir yalnızlığa, itilmişliğe sokup onarılması güç zararlar veriyorlar. Bir yandan algı operasyonu ile 'millet yoksul ama dış politikada iyiyiz, Erdoğan bizi güvende tutar' gibi CHP'nin tarihinde örneğin İkinci Dünya Savaşına girmemenin ne kadar önemli olduğu söylendiğinde o günlerdeki orduya harp stoğu diye ayrılan buğdayı bildikleri halde 'ekmekte karne vardı' diyenler şimdi açsın, yoksulsun, güvencesizsin ama İran'da savaş var diyerek algı operasyonu yürütüyorlar."

"Dış politika yayını yaptırıp onunla millete açlığını unutturmaya çalışıyorlar"

Televizyonlarda 24 saat dış politika yayını yaptırıp onunla millete açlığını unutturmaya çalışıyorlar. Önce herkes şunu bilsin; bu iktidarın dış politikada ilkesi yoktur. Tek amaçları bir şahsi çıkar meselesi ve iktidarın devamı için birilerinden destek alma meselesidir. Bugün ülkeyi yönetenler önce şahsını sonra partisini en son Türkiye'yi düşünmektedirler. Biz bugün akşam kanallarda yayınlar boyunca 'kralım ne de güzel ipekten kıyafetin var' diyenlere karşı birkaç söz söyleyeceğiz. Bölgemiz de dünyamız da değişiyor. Küresel sistemin dengeleri yeni krizlerin temellerini atıyor ve bu krizler dünyadaki sistemi kökünden sarsıyor. Ülkeler yeni koşullarda kendilerine yeni yön tayin etmeye, yeni ittifak ilişkileri kurmaya yönlendiriyor. Biz bu süreçte Türkiye'nin birinci partisi olmanın verdiği sorumlulukla hareket ediyoruz. Ülkeyi nasıl bedellerle kurduğumuzu ve onu bugünlere kadar getirecek olan dış politika deneyimini çok iyi biliyoruz. Cumhuriyet kadrolarından ve Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ten miras dış politika anlayışını hem hafızamızda tutuyoruz hem de o yaklaşımla önümüze ışık tutuyoruz.

"Trump yönetimi dünyada otoriter liderlerle çalışmayı tercih ediyor"

Ne yazık ki ülkemiz bugün yeni küresel sistemden dışlanmaktadır. Güçlü ülkeler, çok kutuplu dış politikaya yönelirken ülkemiz Erdoğan'ın hataları, umutları ve tercihleri yüzünden tek kutuplu bir hale gelmiştir. O tek kutup Trump yönetiminden ibarettir. Gözünün içine baka baka 'Avrupa'da, Çin'de, Rusya'da yoksun, Amerika'da biz olmasak yoksun' deyip bir Amerikan Başkanının oğluyla İstanbul'da pazarlıklar edip, görüşme olduğunda ne tavizler verileceğini bu kürsünden söyledik. Susarak inkar ettiler, Trump'ın tweetinden sonra gizleyemediler. Bu iktidarın bağlandığı tek kutup, kendi ülkesinde itibarı kalmayan, oyları yüzde 30'lara düşen, bu yıl bitmeden Amerika'da topal ördek olacağına hiç şüphe olmayan hatta belki diğer tarafta çoğunluğu kaybederek dönemin sonunu bile getiremeyecek olan Trump'a bütün ümitlerini bağlamış olan Erdoğan'dan bahsediyorum. Dünyayı krize sokan Trump yönetimi dünyada otoriter liderlerle çalışmayı tercih ediyor. Dünyanın neresinde bir otoriter varsa onu destekliyor. Kendince dünya düzeninde tekno oligarkları, zengin milyarderleri de nerede bir otoriter varsa onu destekliyorlar. Sen kimlerle yan yana düştüğüne bakarsan neden Türkiye'de de Erdoğan dediklerini Avrupa da dünya da görüyor.

"Avrupa kendi savunma gücünü kendi içerisinde arttırmaya yöneliyor"

Trump yönetimi Avrupa ile ayrışıyor. NATO'dan çıkmaya çalışıyor, kendi rekabet alanlarına yöneliyor. Böyle bir durumda herkes NATO'da Amerika'dan sonra en büyük ordu Türkiye'de olduğu için Türkiye'nin ağırlığının artacağını, Avrupa'nın yükselen güvenlik kaygıları sebebiyle Türkiye'ye yeni alanlar açabileceğini söylüyordu. Ama öyle olmuyor çünkü bu iktidar Avrupa'nın ona sunabileceği bu fırsatı göremiyor. Trump'ın ona çizdiği hattan çıkamadığı için değerlendiremiyor. Dış politikada keyfileştirilen, şahsileştirilen sadece Trump'a endekslenen bu iktidar yüzünden ülkemiz Avrupa sisteminden dışlanıyor. Avrupa kendi savunma gücünü kendi içerisinde arttırmaya yöneliyor. Bu iktidar dünyada meşruiyeti kaybetti, bulamıyor. O yüzden ABD'nin hadsiz büyükelçisi o gün meşruiyet tanımı yaparken Antalya Diplomasi Forumu'nda çoraplarını göstere göstere bacak bacak üstüne atmış, 'buralarda demokrasi işe yaramıyor, güçlü tek adamlar lazım' diyor. Bile bile söylüyor ve buna karşı kimse haddini bildirmiyor.

"Erdoğan çıkmış ilk kez Avrupa Birliği'ne selektör yapıyor"

'Çelik kubbeye ihtiyacımız var' dediğimizde dinlemeyenler daha ilk adımları 2024'e kadar atmayanlar Amerika olmasa Türkiye'yi İran'ın füzelerinden koruyamayacaklar. Ki o Amerika da 'NATO'dan çıkacağız' diyor. Ülkemiz Avrupa güvenlik mimarisinden dışlanıyor. Avrupa için güvenlik eylemi olan SAFE, Türkiye'ye hem genel bir güvenlik yapısının içinde yer almayı hem de 2028- 2034 arası savunma projeleriyle önemli bir imkan yakalamayı sunuyordu. SAFE'in dışına atıldık, bütün Avrupa var, biz yokuz. Avrupa'nın güvenlik kaygısına ne çare ne Avrupa'yla birlikte güvenlik kaygımıza bir çözüm yönünde yokuz. Türkiye, Çin ve Rusya gibi Avrupa'nın kapsama alanının dışındaki ülkelerin içinde sayılıyor. Övüne övüne Avrupa Diplomatik Forumu yapıyorlar, Avrupa Birliği ülkelerinden bir tek ülke katılmadı. Dün Sayın Erdoğan çıkmış ilk kez Avrupa Birliği'ne selektör yapıyor. Biz Avrupa'nın önemini vurguladığımızda 'bunlar işi bilmiyor, Avrupa mı kalmış' diyorlardı. O yüzden kimse kusura bakmasın ama Erdoğan'ın yanlışına da alkış tutanlar Türkiye'yi bu felaket duruma düştüğünde bu işin içinden nasıl çıkılacağı konusunda özeleştiri yapacaklar.

"Kimse bu iktidarı stratejik bir ortak olarak görmüyor artık"

Yandaş medya 'dünya lideri' naraları atadursun şu gerçekleri nasıl gizleyeceksiniz; Rusya- Ukrayna savaşında arabulucu olmak istediğimizi açıkça söylüyoruz bırakın gelmeyi cevap dahi vermiyorlar. Barış görüşmeleri Suudi Arabistan'da yapılıyor. ABD- İran savaşı oluyor arabulucu olalım diyorlar, görüşmeler Pakistan'da yapılıyor. İran da Amerika da Türkiye'nin adını dahi anmıyor. Kimse bu iktidarı stratejik bir ortak olarak görmüyor artık. Doğu Akdeniz bizim için stratejik öneme sahip. Adını koyan amiralleri milli duruştaki bir bildirge yüzünden hapisle tehdit edenler, rütbe sökmekle tehdit edenler şimdi mavi vatan meselesinde adeta büyük bir acziyetin altına imza attılar. Amerika, İngiltere, Fransa, Mısır hepsi birden karşımızda. Erdoğan'ın dostu Birleşik Arap Emirlikleri karşımızda. Kralı ölünce yas ilan ettiği Suudi Arabistan karşımızda. Çok güvendiği Katar, Rumlar için sondaj işletmesi yapıyor Doğu Akdeniz'de. Bu zayıflığı gören Yunanistan bütün anlaşmalara aykırı olarak adaları silahlandırıyor ve arkasında bütün Avrupa duruyor. KKTC'yi orta vadede en büyük hedefimiz dünyaya tanıtmak. En yakınımızdaki Türki cumhuriyetlerin tanıması lazım bir tane tanıyan yok."

(SÜRECEK)

Kaynak: ANKA